Yazılımcı Salısı’ nda Bu Hafta – İlkay Günel

Değerli HD Tekno Haber takipçileri; röportaj serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu hafta yine keyifli bir isim İlkay Günel ile güzel bir röportajı sizler için derledik.

Bugüne kadar yazılım dünyasına ürettiği güzel içeriklerle değer katan İlkay; bu keyifli röportaj ile birlikte tecrübelerini, yazılım dünyasının geleceği ile ilgili fikirlerini bizimle paylaştı.

İlkay’ ın güncel tuttuğu blog adresinden teknik makaleleri okuyabilirsiniz. [İlkay Günel Blog]. Ama öncesinde bu keyifli röportaja göz atmanızı öneririz.

HD Tekno Haber : Kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? İlkay Günel Kimdir?

İlkay Günel : 1993 Samsun doğumluyum ve Samsun’luyum. İlk ve orta okulu İstanbul’da okuduktan sonra liseyi Samsun’da okudum. İstanbul’da üniversite kazandıktan sonra İstanbul’a döndüm ve 2016 yılında İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezuniyetin ardından 7 aya yakın bir süre Test Otomasyon Mühendisi olarak çalıştım ve 2017 Ocak ortası ile şu anki işim olan Yazılım Geliştirme Uzmanlığı pozisyonunda çalışmaya başladım.

HD Tekno Haber : Hangi sektörde çalışıyorsunuz?

İlkay Günel : Yazılım sektöründe çalışıyorum. Asseco SEE, bankalar ve üye işyerleri için NestPay ve Merchant Safe UniPay isimli e-ödeme geçidi çözümleri üretiyor. Ben, NestPay çözümünü geliştiren ekipte, yazılım sorunlarını çözme ve yeni özellikler ekleme görevlerini yerine getiriyorum.

HD Tekno Haber : Çalıştığınız sektörde kullandığınız teknolojileri, yazılım ürünleri nelerdir?

İlkay Günel : En başta kullandığımız platform teknolojisi olarak Java gelmekte, ürünümüzü core Java dili ve Java dili üzerinde gerçekleştirilmiş teknolojiler ile gerçekleştiriyoruz. Maven, Spring ve Git de kullandığımız teknolojilerden bazıları. Bunun yanında şirket işlerimiz de JIRA üzerinden hallediliyor. Ide olarak Eclipse kullanıyoruz ve ona ait pluginler kullanıyoruz.

HD Tekno Haber : İş hayatınızda faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir?

İlkay Günel : En başta gelen kişi takım liderim Sinan Özışık. Takıldığım, çözemediğim noktaları ona danışarak çözüyorum. Onun dışında ekip arkadaşlarım da aynı şekilde çokça faydalandığım kişiler. Kullandığım kaynak olarak net bir kaynak söylemeyem fakat internetten çokça faydalandığım söylenebilir. Bilmediğim ya da hata aldığım durumlarda hemen internetten araştırıp çözmeye çalışıyorum. Bazı zamanlarda internetin altını üstüne getirdiğim oluyor.

HD Tekno Haber : Sizce bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı?

İlkay Günel : Bu ve benzeri sorular bana mail yolu ile de geliyor ve genellikle verdiğim cevap şöyle oluyor. Öncelikle kesinlikle birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi olmaktan ileri geçilip bilgi sahibi olunmalı. Fakat bu sırada da üzerinde uzmanlaşılacak bir teknoloji belirlenip onun üzerinde gelişilmeli. Tek noktaya bağımlı kalmak ve kendini sadece bir şey üzerinde geliştirmek ileride zararı dokunacak bir hareket olabilir. Benim tavsiyem bir alanda uzmanlaşırken diğer alanlarda da bilgi sahibi olunması yönünde.

HD Tekno Haber : Teknoloji dünyasını yakından takip eder misiniz? Takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?

İlkay Günel : Fırsat buldukça technopat.net, shiftdelete.net ve chip.com.tr gibi adresler üzerinden teknolojik gelişmeleri takip etmeye çalışırım. Bunun yanında Twitter’dan takip ettiğim yazılımcılar da benim için güzel bir kaynak oluyor.

HD Tekno Haber : Yazılımcı olarak is hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek adına neler yapıyorsunuz?

İlkay Günel : Ben aktif olarak blog yazarlığı ve video yayıncılığı yapıyorum. İş hayatı dışında yeni teknolojiler, frameworkler, kütüphaneler öğrenmeye çalışıyorum ve bunları blog ya da video vasıtası ile insanlarla paylaşmaya çalışırım. Bunun yanında eğer o hafta uygunsam Özgür Yazılım Günleri gibi etkinliklere katılmaya çalışıyorum, o etkinliklerden çok güzel bigiler edinilebiliniyor.

HD Tekno Haber : Türkiye’ de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

İlkay Günel : Ülkemizdeki yazılım sektörü kesinlikle potansiyeli çok büyük bir alan. Gelişime oldukça müsait ve iş imkanları genişleyecek şekilde büyüyor. Bu nedenle genç arkadaşlara verebileceğim en samimi tavsiye üniversite hayatınız boyunca kendinizi bu sektöre hazırlayacak şekilde sıkıca çalışmanızdır.

Şu anda Java ve .NET teknolojiler ülkemiz için popüler ve ideal durumdalar ve uzunca bir süre daha bence popülerliğini koruyacaklar. Bunların yanında Angular, Ember gibi MVC mimarsindeki JS kütüphaneleri de gelecekte popülaritelerini daha çok arttıracaklar. Özellikle sunucu katmanında Node.JS’in gelişi ile bu popülerleşme hızlandı gibime geliyor.

HD Tekno Haber : Size göre ülkemizde; yazılım sektörünün eksikleri / sıkıntıları nelerdir?

İlkay Günel : Benim eksiklik olarak görebileceğim şey maalesef yazılım geliştiricilerinin kendilerine yeni şeyler öğrenme, kendini daha fazla geliştirme noktasında vakit ayıramıyor oluşu olacaktır. Çünkü duruma baktığınızda günün 7-8 saatini bir monitör karşısında geçiren bir insanın her akşam eve geldiğinde de ya da her haftasonlarında da vaktini yine bir monitör karşısında geçirmek istememesi gayet doğal bir durum.

Bunun yanında yazılımcılarımıza hak ettiği değerin verilmesi gerekiyor. Genel olarak edindiğim izlenim çalışan kişilerin hak ettiği maaş, kıdem, imkan gibi şeylere sahip olamaması oluyor ve bu durum da yazılımcılara verilen değerin azlığından meydana geliyor.
Son olarak bir de bizden dünya çapında çıkan yazılım tek tük ile kalıyor. Ülkemiz çok sayıda çok kaliteli yazılımcıya sahip ve dünya çapında daha çok yazılım çıkarılabilir fakat çıkmayışı bizim için bir eksiklik olarak kalıyor.

HD Tekno Haber : Yazılım sektöründe Türkiye’yi dünyanın neresinde konumlandırıyorsunuz?

İlkay Günel : Ülkemiz kesinlikle düya yazılım sektörüne göre hiç kötü bir noktada değil aksine benim gözlemim çoğu ülkeden iyi olduğu yönünde. Daha iyi noktaya gelemez mi elbette gelebilir sadece ihtiyacımız olan şey verimli ve düzgün çalışıp iyi fikirlere sahip çıkmak ve desteklemek.

HD Tekno Haber : Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğiniz etkinleri (Katıldığınız / Katılacağınız) paylaşır mısınız?

İlkay Günel : Herkese yönelik olabilecek ve ücretsiz katılımın sağlanabileceği etkinlikler bence çok azlar. Bazı birtakım etkinliklerin de fiyatları bence çalışan kişiler için bile oldukça yüksek oluyor ve şirketlerinin sponsorluğu olmadan katılamıyorlar.

Linux Yaz Kampı, Özgür Web Teknolojileri Günleri, Özgür Yazılım Günleri, GDG İstanbul etkinlikleri benim aklımda yer etmiş olan etkinlikler. Yaz Kampı hariç diğer etkinliklere katılmaya gayret ediyorum.

HD Tekno Haber : Akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır?

İlkay Günel : Bilgisayar Mühendisliği eğitimini baz alarak konuşursak ülkemizdeki üniversitelerde bu eğitim çok teorik kalıyor. Açıkçası sektörümüz ile üniversite eğitimimiz arasında bir uçurum var. Üniversitede sadece dersler ile ilgilenip başka şeyler için vakit ayırmayan arkadaşlar mezun olmaya yakın iş arayışına başladıklarında sudan çıkmış balığa dönmekteler. Ben akademik eğitimi çok çok yetersiz buluyorum.

HD Tekno Haber : Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?

İlkay Günel : En başta araştırmacı ve meraklı olsunlar. Şu anki günümüz gençliği okuma ve araştırma noktasında kötü noktada.

Öğrenim hayatınızda sadece üniversite derslerinize odaklanmayın. Kendinizi geliştirmeye daha çok vakit ayırın. Bu kendinizi geliştirme adımları sırasında bol bol proje yapın. Bu projeyi yapıyorum ama çok küçük falan demeyin mutlaka yapın.

Mutlaka bir Github ya da Bitbucket hesabınız olsun ve yaptığınız projeleri buralarda paylaşın. Proje olmasa bile yazdığınız ve işe yarar olduğunu düşündüğümüz küçük kodlarınızı da paylaşın.

En kötü bu projelerinizi anlatacağınız bir bloğunuz olsun. github.io, wordpress, blogger gibi siteler üzerinden ücretsiz bir şekilde bloglar edinebilirsiniz ya da türm kontrolü sizde olan blog da edinebilrsiniz ama benim tavsiyem bir bloğunuz olsun.


İlkay’ a bu keyifli röportaj ve bilgi/tecrübe aktarımları için HD Tekno Haber olarak çok teşekkür ediyoruz.

Bugüne kadar İlkay gibi kıymetli isimlerle yaptığımız röportajları tek bir sayfada görmek isterseniz linkini ziyaret edebilirsiniz.

Şu duyurumuzu bir kez daha yapmak isteriz. Yazılım dünyasında yer alan; en yenisinden en uzmanına kadar, elimizden geldiğince, düşüncelerini siz değerli takipçilerimize iletmek için herkese mikrofunumuzu  uzatmaya çalışıyoruz. Eğer sizlerin de yazılım dünyası üzerine söyleyecek iki çift sözü varsa lütfen iletişim sayfamızdan bize erişin ve sizlerle röportaj yapma şansına erişelim.

Bilgisayar Kavramları YouTube Kanalına Misafir Olduk

Kurucularımızdan Cüneyt Yeşilkaya; Bilgisayar Kavramları Youtube kanalında bir röportaj için misafir olup Web Crawling ve Web Scraping konularında sorulan sorulara cevap verdi.

Röportaj konuları genel olarak aşağıdaki gibi;

  • Web Crawling nedir?
  • Web Scraping nedir?
  • İnternet ortamından programatik bir şekilde nasıl veri çekilir?
  • Veri toplamada yaşanan sorunlar ve çözümler
  • Web Crawling araçları nelerdir? Özellikleri nelerdir?
  • Bir Crawler seçilince neye bakmak lazım?
  • Bir siteden bilgi toplarken nelere dikkat etmek lazım?
  • Girişimcilik
  • Türkiye’ den arama motoru çıkar mı?

Bu temel başlıklarda gerçekleşen röportajda ilişkili konulardan da kısaca bahsedildi.

Aşağıdaki videoda röportajı izleyebilirsiniz.

Yazılımcı Salısı’ nda Bu Hafta – Onur Demirtaş

Değerli HD Tekno Haber takipçileri; röportaj serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu hafta yine keyifli bir isim Onur Demirtaş ile güzel bir röportajı sizler için derledik.

Bugüne kadar genellikle okuldan mezun olmuş insanlarla röportaj yaptık ama öğrenci arkadaşlarımıza örnek olsun, onları da cesaretlensin diye bu hafta kıymetli bir öğrenci ile röportaj yaptık.

Öğrencilik hayatı devam ederken ne kadar güzel işlerin yapılabildiğini görmek adına Onur ile yaptığımız röportajı çok önemsiyoruz.

Onur Demirtaş ile röportajımızı okuyabilirsiniz.


HD Tekno Haber : Merhaba Onur. Röportaj davetimizi kabul ettiğin için çok teşekkür ederiz. Takpçilerimizin seni biraz tanıması adına “Onur Demirtaş Kimdir” diye sorguğumuzda neler söylemek istersin?

Onur Demirtaş: Merhaba ben Onur Demirtaş. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği 4. Sınıf öğrencisiyim. Bu aslında ikinci üniversitem. Daha önceden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ ni bıraktım. O mesleğin bana uygun olmadığını biraz geç de olsa anlamıştım. Şu an gerek bölümümden gerekse mesleğimden oldukça memnunum.

HD Tekno Haber : Peki şimdi çalışıyor musun? Yazılım sektöründen devam mı?

Onur Demirtaş: Yazılım sektöründe çalışmaktayım. Yaklaşık 2 senedir freelancer yazılım geliştirici olarak çeşitli şirketler ve şahıslar için mobil & web uygulamalar geliştiriyorum. Ayrıca şu an Trendyol’da uzun dönem stajdayım. Hem native Android hem de native iOS tarafında geliştirmeler yapıyorum. Trendyol’un mobil uygulamalarını geliştirmek için buradaki deneyimli yazılımcılarla beraber çalışıyoruz.

HD Tekno Haber : Bu çalışmalarında kullandığın teknolojileri, yazılım ürünleri biraz anlatabilir misin?

Onur Demirtaş: Aslında deneyimli ve başarılı bir yazılımcı asla teknoloji ayrımı yapmaz. Fakat muhakkak her yazılımcının sevdiği belli başlı diller ve teknolojiler vardır. Benim en sevdiğim diller Java, Javascript ve Swift diyebilirim. En sevdiğim teknolojiler ise veritabanı alanında MongoDB, mobil geliştirme framework’ü olarak ise Ionic Framework. Ionic Framework yazılımcılara muazzam derecede hızlı bir şekilde hybrid mobil uygulama geliştirme imkanı sunuyor. Eğer ciddi derecede kurumsal bir mobil proje yapmayacaksanız Ionic Framework’ü herkese tavsiye ederim. Benim şu ana kadar yaptığım mobil uygulamaların hemen hemen % 80’i Ionic Framework ile oldu.

HD Tekno Haber : Klasik sorumuzla devam edelim. Sence bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı?

Onur Demirtaş: Ben şahsen bir çok teknoloji hakkında fikir sahibiyim. Fakat gerçekten uzman olduğum belki 2-3 yazılım dili & framework var. Tüm teknolojilerde uzman olmak imkansız gibi bir şey. Zaten her teknolojiyi sevmek gerek böyle bir şey için. Bu da pek mümkün değil. Ben öncelikle birkaç teknoloji üzerinde uzmanlaşmayı fakat gene de bir çok teknoloji hakkında fikir sahibi olma taraftarıyım.

HD Tekno Haber : İş hayatında faydalandığın kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir? Kimleri takip edersin, ne okursun, dinlersin?

Onur Demirtaş: İş hayatımda öğrenme kaynağı olarak Udemy platformunu kullanıyorum. Bana oldukça faydalı bilgiler kazandırıyor. Zaten kuponlarla kursları oldukça ucuza satın alabiliyorsunuz. Bunun dışında Linkedin’den başarılı yazılımcıları & şahısları takip etmeyi de ihmal etmiyorum. Takip ettiğim belli bir kişi yok açıkçası. Anasayfamda önemli bir makale veya paylaşım görürsem hemen inceliyorum.

HD Tekno Haber : Teknoloji dünyasını yakından takip eder misin? Takip ettiğin teknoloji siteleri nelerdir?

Onur Demirtaş: Evet takip ediyorum. Ben teknoloji dünyasını takip etmek için daha çok Linkedin’i kullanıyorum. Takip ettiğim belli bir blog veya haber portalı yok.

HD Tekno Haber : Yazılımcı olarak iş hayatı dışında mesleki anlamda kendini geliştirmek adına neler yapıyorsun?

Onur Demirtaş: Ben aslında kod yazmadan duramıyorum. İş yapmadığım zamanlarda ve boş zamanlarımda kendime aklıma gelen fikirlerle ilgili mobil & web uygulamalar yapıyorum. Çünkü mesleğime aşığım diyebilirim.

HD Tekno Haber : Türkiye’ de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsun, sence gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Onur Demirtaş: Türkiye’de yazılım sektörünün daha çok gelişmesi gerek. Fakat bence bir çok ülkeye göre daha iyi durumdayız diyebilirim. Mobil teknolojiler zamanla daha da güçlenecek. Ayrıca IOT & Machine Learning alanlarında da ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu alanda da büyük atılımlar olacaktır.

HD Tekno Haber : Sana göre ülkemizde yazılım sektörünün eksikleri / sıkıntıları nelerdir?

Onur Demirtaş: Ülkemizde yazılım alanındaki en büyük sıkıntı bence yazılımcılara verilen değerin azlığı. Çoğu yazılımcı gerçekten hak ettiği maaşları almıyor veya gereken saygıyı görmüyor. Yazılımcılara daha çok değer verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Eğer yazılımcılar hak ettiği değeri görürlerse daha özveriyle çalışırlar ve daha başarılı projeler ortaya çıkar.

HD Tekno Haber : Yazılım sektöründe Türkiye’i dünyanın neresinde konumlandırıyorsun?

Onur Demirtaş: Bence bir çok ülkeye göre oldukça iyi durumdayız. Fakat daha gelişmeye ihtiyacımız var. Özellikle ABD’deki yazılım sektörü ile kıyaslayınca ciddi eksiklerimiz var.

HD Tekno Haber : Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğin etkinleri (Katıldığın / Katılacağın) paylaşır mısın?

Onur Demirtaş: Bence Türkiye’ de yazılım alanında güzel etkinlikler oluyor. Özellikle Hackathon’ lar ve girişimcilik yarışmaları & etkinlikleri son zamanlarda oldukça artmış durumda. Takip ettiğim belli bir etkinlik yok. Eğer gerçekten ilgimi çeken bir etkinlik olursa zamanım olduğunda katılıyorum.

HD Tekno Haber : Öğrencilik ve iş hayatını bir arada yürüten birisi olduğun için şu soruyu sormak istiyorum. Akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır?

Onur Demirtaş: Bence akademik hayatın iş hayatı ile çok alakası yok. Çünkü Türkiye’de akademik eğitim yurtdışına nazaran daha fazla teorik. Bunun da iş hayatına olumsuz etkileri oluyor. Fakat üniversite hayatı insana eğitimin dışında bir çok şey katıyor. Üniversitedeyken daha kolay çevre yapabiliyorsunuz ve kendinizi daha çok geliştirebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi kendini geliştirmek bence kişinin elinde. Okul insana hazır bir şey sunmuyor.

HD Tekno Haber : Son olarak yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere ne gibi önerilerde bulunmak istersin?

Onur Demirtaş: Aslında ben de gencim 🙂 Yaşıtlarıma önerebileceğim şey eğer gerçekten bu mesleği seviyorlarsa bu alana yönlenmeleri ve kendilerini sürekli geliştirmeleri. Yazılım öyle bir şey ki kendinize her yerde bir şeyler katabilirsiniz. Boş durmasınlar ve sürekli proje yapsınlar.


Onur’ a bu keyifli röportaj ve bilgi/tecrübe aktarımları için HD Tekno Haber olarak çok teşekkür ediyoruz.

Bugüne kadar Onur gibi kıymetli isimlerle yaptığımız röportajları tek bir sayfada görmek isterseniz linkini ziyaret edebilirsiniz.

Şu duyurumuzu bir kez daha yapmak isteriz. Yazılım dünyasında yer alan; en yenisinden en uzmanına kadar, elimizden geldiğince, düşüncelerini siz değerli takipçilerimize iletmek için herkese mikrofunumuzu  uzatmaya çalışıyoruz. Eğer sizlerin de yazılım dünyası üzerine söyleyecek iki çift sözü varsa lütfen iletişim sayfamızdan bize erişin ve sizlerle röportaj yapma şansına erişelim.

Yazılımcı Salısı’ nda Bu Hafta – Ali Gören

Değerli HD Tekno Haber takipçileri; bu hafta yine değerli bir isim ile yazılım dünyası üzerine keyifli bir röportaj yaptık. Kod yazmadığı günü olmayan Ali; yazılım dünyasına adım attığından bu yana ilk defa bir röportaj yapmanın verdiği heyecanını bizlerle paylaştı sizlere de iletmemizi istedi.

Twitter’ dan takip edenler İf Then Else.. isimli ve @yazilimci_adam kullanıcı adı ile bilse de asıl adı Ali Gören : )

Röportajımıza başlayalım.

HD Tekno Haber : Ali öncelikle röportaj davetimizi büyük bir heyecanla kabul ettiğin için çok teşekkür ederiz. Biz ekip olarak seni tanıyoruz ama takipçilerimizin de seni tanıması için hakkında kısaca bilgi verebilir misin? Ali Gören kimdir diye sorduğumuzda neler söylemek istersin?

Ali Gören : Öncelikle 23 yıllık bir insanım herkes gibi :). Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden 2016 yılında mezun oldum. Staj yaptığım yerde işe de başladım. 1 yıl 2 aydır aktif olarak çalışanım yani.

Kendime henüz uzman yazılımcı gözüyle bakmadığım için uzmanlaşma hayalim front-end tarafında. Tabii ki hayat burada bize neler gösterir, ne gereksinimler doğrultusunda ilerleriz bunu şimdiden kestirmek güç. Fakat şu bir gerçek ki hedefim front-end alanında uzmanlaşmak (Şu anda full stack olarak çalışsam bile) 🙂

HD Tekno Haber : Peki şimdi hangi sektörde çalışıyorsun?

Ali Gören : Yazılımcıyım. Yazılım sektöründe çalışıyorum. Çalıştığım şirket olarak bahsedersem eğer otomasyon sistemleri üreten bir firmayız. Restoranından tutun da bakım yönetim sistemine kadar.

Normalde ürettiğimiz ürünler masaüstü platforma hitap ediyor olsa da bi gerçek var ki kitlelere ulaşabilmenizin yolu artık web ve mobilde olmaktan geçiyor. Ben de bu doğrultuda masaüstü uygulamalarının web dönüşümlerini gerçekleştiriyorum.

HD Tekno Haber : Bahsettiğin bu dönüşümleri/geliştirmeleri yaparken kullandığınız teknolojileri yazılım ürünleri nelerdir?

Ali Gören : İşimiz veri olduğu için öncelikle veri tabanından başlamak istiyorum. Veri tabanı tarafında MSSQL ya da MySQL tercih ediyoruz. Ancak kilit noktada bulunan tüm yazılımlarımız MSSQL üzerinde çalışıyor.

Şu anda kilit noktada bulunabilecek ama yakın zaman içerisinde desteği tamamen kalkacak çok eski bir yazılımımız var. O yazılım hem Access kullanıyor hem de bazı işlemleri, kontrol edebilmeleri adına internete de bağlantı sağlıyor. MySQL burada kullanılıyor. Burada müşterilerin müşterileri şeklinde düşünürsek çok kapsamlı bir veri ağına sahibiz.

İşin masaüstü kısmına dair çok fazla teknik bilgim olmasa da yazılım dili olarak C# kullanılıyor. Eski programlarımızda sanırım Delphi kullanılmış. Burada sorun oluşunca müdahale şansımız da kalmamakta.

Web kısmında backend kısmında ise aslında seçim bize bırakılıyor olsa da sürdürülebilirlik ve müdahale edilebilirlik açısından daha kolayına yönelim mevcut.

Access kullanan programın, web paneli için PHP kullandık. Ayrıca bir de henüz daha duyurusunu yapmadığımız bir startup sahibiyiz. Feedback aşamasında. Burada da PHP ve MySQL kullandık. Bu sistemi sıfırdan ben kodladım. Benden önce çalışan arkadaşımın yaptığı sistemi bozmak durumunda kaldık. Legacy kod gerçekten çok fazlaydı.

Son olarak masaüstü programların web dönüşümlerini backend kısmında Asp.NET Teknolojisini kullanarak gerçekleştirmekteyiz. Bu dönüşümlerde MVC kullanıyoruz. Klasik formlar mı kaldı yahu 🙂

front-end kısmında şu an kimseye fark ettirmeden düzenlediğim bir projede VueJS kullandım. Fatih Acet sağolsun bir hayli etkilemişti beni. Ama genellikle zamanla yarışır durumda olduğumuz için çok ekstra maceralara atılma durumu olmuyor özellikle projelerde full stack konumdaysanız. Projelerde bootstrap kullanıyoruz. Haliyle yanında kardeşi sayılabilecek jQuery de dahil oluyor. Ancak bu demek değil ki her işimizi jQuery ile halletmeliyiz. Yeri gelince push state yazabiliyoruz ya da ne bileyim ES6 yazıyoruz. ES6 ve sunulan imkanlardan olabildiğince faydalanıyorum. Çünkü gelişmem gerekiyor. Bunu da en kritik öneme sahip projelerde deneyimliyorum. Çok da uzatmayayım 😛

HD Tekno Haber : Baya farklı teknolojiler ve dilleri bir arada kullanıyorsunuz. Tabi bu teknolojileri kullanmak için biraz da bilmek gerekiyor. İş hayatınızda faydalandığın kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir?

Ali Gören : İş yerinde en büyük kaynağım ekip arkadaşım Burak. Onun dışında dışarıda kaynak olarak öyle herkese “bu nasıl yapılır” şeklinde sorular sormayı bıraktım. İş hayatında soru sorup cevap almak için günlerce bekleyemezsiniz.

Genellikle sorunları kendim çözme taraftarıyım. Ancak kimi zaman sanıyorum ki tecrübesizliğimden kaynaklı oluyor çözemediğim ya da kavrayamadığım durumlar oluyor. Bu gibi durumlarda tek kaynağım StackOverflow oluyor.

Stackoverflow’ da soruyu hiç okumadan cevaba bakıyorum. Genelde cevabın binlerce oy almasını da umursamadan sorunumu çözüyorum.

Kişisel olarak bloglar beni çok etkiliyor. Orada yazılan bir yazı aklıma proje olarak geliyor. İşten eve geldiğimde proje oluşturup aklıma geleni yazıyorum. Bunun faydasını da gördüm tabi. Eskisi kadar kötü kod yazmıyorum. Bunun haricinde iş hayatımı etkileyecek çok kişi yok sorunu kendiniz çözmeniz gerekiyorsa kendi kendinizin öğretmeni olmak zorundasınız çünkü.

HD Tekno Haber : Bir kaç yazılım dili ile uğraşan biri olarak sana şu soruyu sormanın çok doğru olacağını düşünüyorum. Sana göre bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı?

Ali Gören : Her şeyden yarım yarım bileceğinize mutlaka bir teknoloji üzerinde uzmanlaşmanız gerekiyor. Dediğim gibi uzmanlık alanımı front-end’e kaydırma taraftarıyım. Ama bugün C# yada PHP haricinde NodeJS, Python ve Ruby’de yazabiliyorum. Ne derece iyi olduğum çok önemli değil ama yazabiliyorum. C# ile yaptığım sistemleri bu platformlarda zorlansam da yapıyorum. Çok fazla pratik ile aşılıyor sorunlar.

Ama bu dünyada yeniyseniz öncelikle birisini öğrenmenizi öneririm. Simultane olarak iki ya da daha fazla dili aynı anda öğrenmeniz hem çok fazla enerji gerektiren bir şey hem de mükemmel bir yoğunlaşma yani dikkat gerektiren şey. Bir dili sorunları çözecek kadar iyi kullandıktan sonra diğer tüm dilleri anlamanız çok da uzun sürmüyor.

HD Tekno Haber : Peki teknoloji dünyasını yakından takip eder misin? Takip ettiğin teknoloji siteleri, teknoloji ile ilgili hesaplar nelerdir? Teknoloji için hangi kaynaklardan besleniyorsun?

Ali Gören : Bu soruya geçmiş ve günümüz olarak cevap vermek isterim. Çünkü bu 1 yıl 2 aylık süreçte ciddi manada bir okuyucu değilim. Üniversitede de pek becerebildiğim söylenemez. Ama ondan öncesinde sıkı bir okuyucuydum.

RSS okuyucuma ne düşerse onu okuyorum. Twitterda beni takip eden ve benim takip ettiğim kişileri stalklayarak (hehe çok iyiyimdir) direkt sitelerini RSS okuyucuma alıyorum. Ciddi manada ufkumu açan birçok blog oldu.

Fatih Acet’ in kanalı malum popüler VueJS‘i onun sayesinde öğrendim. Doğukan Güven Nomak var onun kanalını Youtube’ dan takip ederim. Youtube’ daa tek videosu olsa dahi herkesi o mecradan takip ederim.

Diğer kanalları ise hacker news, reddit, mühendislik blogları, mediumda yer alan geliştirici blogları ve stacoverflow. Stackoverflowda en çok oy alan, cevap gönderilen soruları okuyorum. Adamlar biliyo be abi diyorum. Gerçek bilgi içeren kaynak orası bence.

HD Tekno Haber : Yazılımcı olarak is hayatı dışında mesleki anlamda kendini geliştirmek adına neler yapıyorsun?

Ali Gören : Her gün kod yazıyorum. Ben front-end alanında uzmanlaşmak istediğim için işin en derin noktasını da öğrenmem gerekiyor. jQuery biliyorum ama JavaScript bilmiyorum yazılımcısı olmak istemiyorum yani.

Bu yüzden de haftanın 7 gününü bölümledim kendime. Bir gün sadece test yazıyorum. Birgün frameworkleri kullanıyorum (react, angular, vue, vs..). Haftasonları genelde MDN, HTML 5 Rocks okuyorum. Burada JavaScriptten öte specleri falan yakalıyorum ki dilde görünür şeyler kadar arkada neler oluyor da önemli.

HD Tekno Haber : Biraz da büyük resme bakmaya çalışalım. Türkiye’ de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsun, sence gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Ali Gören : Türkiye olarak maalesef çok geriden gelen bir ülkeyiz. Ülke ne kadar refah içinde olursa bizi ileriye götürecek şeylere de o kadar çok yoğunlaşacağız. Sektör olarak birkaç yazılım firması haricinde teknoloji seçiminde çok esnek değiliz. Günü kurtarma ve para endeksli yönetimler gelişimin önündeki en büyük engel.

Dünyadan bahsedecek olursam eğer henüz daha tamamen ben buradayım dememiş VR teknolojisi, IoT teknolojisi, Giyilebilir teknolojiler ön planda olacak diye düşünüyorum. Ayrıca ülkemizde pek üzerine düşülmüyor ama ama Robotik önemli bir alan. Boston Dynamics ve daha nicesi örneği verebiliriz.

Yine ülkemizde olmayan ancak dünyanın bilimde yol katetmiş önemli ülkelerinde nano teknolojiyi kullanan firmalar var. Nano teknolojinin, data akışı içerisinde sürekli var olduğu bir dünya hayal edin. Nano boyutlarda milyarlarca cihaz belki de siz fark etmeden yastığınızın altında bekliyor olabilecek.

Bizim aleme bakacak olursak veri madenciliğinin şu an hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünen benim gibi birçok kişi vardır. Gelecekte veri madenciliğinin çok daha popüler olacağını düşünüyorum. Ancak tabi ki yukarıda saydığım alanlar da bir o kadar önemli olacak. Muhtemelen yazılımcılar ve yazılımcı olmak isteyenler forumlara sordukları soruları değiştirecekler.

HD Tekno Haber : Sana göre ülkemizde; yazılım sektörünün eksikleri / sıkıntıları nelerdir?

Ali Gören : Değişime, yeniliğe kapalı olmak. Yeni olandan korkmak. Bu firmanın eksiği, problemi olduğu gibi mesleği itibariyle yazılım geliştirme görevini yerine getiren kişilerle de alakalı. Bir şirketin üretim süreçleri değiştirilemiyor ise bu şirket yöneticileri kadar geliştiricinin de sorunu bence.

Bahane üretmeyi ve bu bahanelerin ardına saklanmayı da çok seviyoruz. Bir de çalışmaktan kaçıyoruz. Üretmekten kaçıyoruz. Var olan ile yetinmeyi bilmelisin gibi bir ananevi alışkanlık var. Ancak üreten genç nesil olarak yetinmemeliyiz. Daha fazlasını istemeliyiz. Buna aç olmalıyız.

Diğer başlıklar bana göre bahaneler ancak tüm bunlara rağmen global çapta bir şeyler üretemeyişinizin nedeni desteğinizin olmayışı, vizyon sahibi yöneticilerin olmayışı ve gerçek yol göstericilerle henüz tanışmamış olmanız. Bunlar da doğal olarak eksik ya da sıkıntı olarak sektöre geri dönüyor.

HD Tekno Haber : Ülke olarak bu alanda geriden geldiğimizi belirttin ama şöyle bir dönüp baktığında yazılım sektöründe Türkiye’i dünyanın neresinden konumlandırıyorsun?

Ali Gören : Yazılımı bulanlardan çok daha iyi kod yazabileceğimizi biliyorum. Yazılımcının sanatçı yazılımın da bir sanat eseri olduğunu biliyorum. Sanırım cevap burada. Türkiye henüz sanatla barışık bir ülke değil. Bu yüzden nice sanatçılar, onlara sahip çıkan vizyonlu kişilerin olmayışı nedeniyle başka ülkelere beyin göçü yapıyor. Bu da istatistiklere o ülkelerin en iyi kod yazan ülkeler olduğu şeklinde yansıyor.

HD Tekno Haber : Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğin etkinleri (Katıldığın / Katılacağın) paylaşır mısın?

Ali Gören : LYK var burada en önemli görünen etkinlik olarak. Ancak LYK’ nın belirli bir kısıtı var ve açıkcası, GNU Linux ve eğitmenlerinin aynı felsefeyi paylaştıklarını düşünmüyorum.

Etkinlik olarak bir ara hackathonlar çok revaçtaydı. Sanıyorum ki bankalar milyonluk uygulamalarını binlerce TL’ ye yaptırınca bu hackathonlar da sona erdi.

Ben yeterince etkinlik olduğunu düşünmüyorum. Jstanbul etkinliğine katılmak gibi bir hayalim var.

HD Tekno Haber : Akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır?

Ali Gören : Ben burada akademik hayatın fırsat olduğunu düşünenlerdenim. Öğrenci olarak düşünecek olursak 2 yıllık okuyan kişilerin 2 kocaman yılı, 4 yıllık okuyanların 4 kocaman yılı var önlerinde. Bu süreçte gerçekten bu işe gönül vermişlerse kendilerini çok iyi bir şekilde geliştirmemeleri için hiçbir engel bulunmamakta.

Hikayeyi hatırlayamadım ama mühendislik okuyamamış bir Google çalışanı vardı. O adam kendisini bir mühendis olarak geliştirebilmişse genç beyinlerin kendilerini geliştirme konusunda engelleri olduğunu düşünmüyorum.

Akademisyenlik hakkında ise maalesef o konuya dair bir fikrim bulunmamakta.

HD Tekno Haber : Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere hangi önerilerde bulunmak istersin?

Ali Gören : Sorunlardan korkmayın, kaçmayın. Sorunları daima kendiniz çözmeye çalışın. Bir de benim de henüz eksik olduğum ama sizin mutlaka yapmanız gereken şey sorumluluk alın.

Çok çalışın ve hata yapmaktan korkmayın. Her yaptığınız hata bir sonraki seferde yapmadığınız hata olarak karşınıza çıkıyor. Ve değişimden yeniliklerden korkmayın. Yarını görebildiğiniz sürece yeniliğe adapte yaşayın. Kararsız olmayın. Klişe olacak belki ama aldığınız en kötü karar bile kararsız olmaktan iyidir.

Ve evet dil önemli ama ilk aşamada sanmıyorum ki şart olsun. Fakat saçınıza ak düşmeden onu da halledin derim. Kitap okuyun, bizi duygusuz sananlar varmış öyle duydum. Gayet iyi bir şekilde kitap ya da şiir okuyabiliriz hatta yazabiliriz de. Yazılımcı olunca sizi siz yapan şeyler elinizden alınmıyor. Kısacası bunları yapın, zaten yapıyorsanız da bırakmayın.


Ali’ ye bu keyifli röportaj ve bilgi/tecrübe aktarımları için HD Tekno Haber olarak çok teşekkür ediyoruz.

Bugüne kadar Ali gibi kıymetli yazılımcılarla yaptığımız röportajları tek bir sayfada görmek isterseniz linkini ziyaret edebilirsiniz.

Şu duyurumuzu bir kez daha yapmak isteriz. Yazılım dünyasında yer alan; en yenisinden en uzmanına kadar, elimizden geldiğince, düşüncelerini siz değerli takipçilerimize iletmek için herkese mikrofunumuzu  uzatmaya çalışıyoruz. Eğer sizlerin de yazılım dünyası üzerine söyleyecek iki çift sözü varsa lütfen iletişim sayfamızdan bize erişin ve sizlerle röportaj yapma şansına erişelim.

Yazılımcı Salısı’ nda Bu Hafta – Altuğ Bilgin Altıntaş

Yazılımcı Salısı’ nda bu hafta; kitaplarını okuduğumuz, etkinliklerine katıldığımız kıymetli bir ismi, Altuğ Bilgin Altıntaş‘ ı ağırlıyoruz. Yazılım dünyasındakı işler – sıkıntılar, kitaplar, projeler, süreçler, genç yazılımcılara tavsiyeler, kodcu.com’ un hayata geçmesi vb. merak edilen tüm soruları sorduk. Altuğ Bey samimi bir dille tüm sorularımızı siz değerli takipçilerimiz için cevapladı.

HD Tekno Haber : Böyle yoğun bir dönemde öncelikle bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için tüm takipçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Altuğ Bilgin Altıntaş kimdir diye sormak istediğimizde neler söylemek isteriniz?

Altuğ Bey : 1999 yılında Koç.net firmasında çalıştım. 2003 yılında yayınlanan Java ve Yazılım tasarımı kitabının yazarıyım. Uzun yıllar yazılım geliştirme süreçlerinin içerisinde bulundum. En büyük tutkum 2010 yılında Toyota firmasına danışmanlık yaparken öğrendiğim Yalın yaklaşımı yazılım alanına uygulamak. Bu doğrultuda 2013 yılında David Anderson’ ın liderliğini yaptığı LeanKanban University’ nın Akredite Kanban eğitmeni sertifikasını aldım.

HD Tekno Haber : Kodcu.com’ dan biraz bahsedebilir misiniz? Nasıl doğdu, ne durumdasınız?

Altuğ Bey : Kodcu.com 2003 yılında Java Kitap Projesiyle birlikte başladı. Şu anki haline 2011 yılında geldi. Kodcu.com’ u fikirleri gerçeğe dönüştüren bir yazılım evi olarak düşünebilirsiniz. Bu ev içerisinde başta proje geliştirme süreçleri olmak üzere, eğitimler, etkinlikler ve ar-ge süreçlerimiz bulunmaktadır.

HD Tekno Haber : Yazılım dünyası ile ilgili olarak kurucu ortaklığını yaptığınız gruplar/topluluklar var. Bu gruplar hakkında bilgi verebilir misiniz, kimler dahil olabiliyor bu gruplara?

Altuğ Bey : Yoğun bir şekilde İstanbul Java User Group’ un etkinliklerine katkı vermeye gayret gösteriyoruz. Bu yıl üçüncü kez düzenlenecek olan Java Day İstanbul 2017 etkinliği yine İstanbul Java User Group tarafından organize edilmektedir.

HD Tekno Haber : Yazılım dünyasına kazandırdığınız kitaplar da var. Biraz bahsedebilir misiniz? Yeni kitaplar yolda diyebilir miyiz?

Altuğ Bey : 2003 yılında ilk baskısı yayınlanan Java Programlama Dili ve Yazılım Tasarımı kitabı şu an 7. baskısına ulaştı. Bu kitap nesneye yönelik programlama dilinin temellerini gösteren bir kitap olması sebebiyle halen popüler bir kitap olmaya devam ediyor. Kitap yazmak zorlu bir süreç ama önümüzdeki dönemde yeni kitap fikirlerini hayata geçirmeyi istiyorum.

HD Tekno Haber : Çalıştığınız sektörde kullandığınız teknolojiler, yazılım ürünleri nelerdir?

Altuğ Bey : Probleme göre seçilen projeler değişiklik gösteriyor. Sabit kullandığımız teknolojilerin başında; Spring geliyor. Önyüz tarafında React.js ve Angular 2 ile geliştirdiğimiz projelerimiz mevcut. Veritabanı kısmında son dönemler MongoDB ise vazgeçilmezimiz.

Teknoloji araçlarının dışında proje geliştirirken Kanban yaklaşımını uyguluyoruz. Yine analiz aşamasında BDD (Behavior-driven development) bizim için vazgeçilmezlerimizden bir tanesi.

HD Tekno Haber : İş hayatınızda faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir?

Altuğ Bey : Kindle ile tanışalı hayatım değişti. Amazon üzerinden yazılım, yönetim, metodoloji konularında bir çok kaynak okuyorum. Şu an okuduğum kitap “Toyota Kata“. Yazılım ile doğrudan ilişkili değil ama organizasyon gelişimi ve kalite süreçlerinde çok faydası oluyor. Onun dışında Github üzerinden başka insanların yazdığı kodları okumakta çok faydalı bir faaliyet olduğunu belirtmek isterim

HD Tekno Haber : Sizce bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı?

Altuğ Bey : Sektör şu anda full stack developer (herşeyden azar azar anlayan) uzmanı arayışı içerisinde. Diğer adıyla “T” şeklinde uzmanlar. Sektör neden “T” şeklinde uzmanlara ihtiyaç duyuluyor? Çünkü Süreçler gittikçe karmaşık hale geliyor ve bir uzmanın birçok alanda oynaması bekleniyor. Örneğin; Orta katman teknolojilerini çok iyi bilsin ama veritabanından da anlasın veya önyüz noktasında Javascript de yazabilsin.

Bu noktada JavaDay İstanbul 2017 etkinliğine katılanlara özel düzenlediğimiz Full Stack Developer eğitim programını duyurduk. Amacımız yazılım uzmanlarının tüm katmalardaki teknolojilere başlangıç yapmalarını sağlayabilmek. Full Stack Developer eğitim programı hakkında daha fazla bligi sahibi için https://javaday.istanbul/fullstackprogram linkini ziyaret edebilirsiniz.

HD Tekno Haber : Türkiye’ de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Altuğ Bey : Yazılım sektörü hızla gelişiyor ve fakat ustalık noktasında çok eksiğimizin olduğunu düşünüyorum. Ustalık kavramı yurt dışında çok önemli bir şekilde takip ediliyor ve uygulanmaya çalışılıyor. Diğer yandan çoğu yazılımcı arkadaşımızın github profilleri halen boş. Artık günümüzde yazılımcıları işe alırken özgeçmişleri değil github profilleri ön planda. Github profilleri aynı zamanda paylaşmanın da önemli bir yolu olarak görüyorum. Geleceği kestirmek zor ama yapay zeka, makine öğrenmesi ve javascript gibi konu başlıklarına yatırım yapılması gerektiğine inanıyorum.

HD Tekno Haber : Size göre ülkemizde; yazılım sektörünün eksikleri / sıkıntıları nelerdir?

Altuğ Bey : Türkiye’ de Hazelcast, Primefaces gibi benim görebildiğim en büyük sıkıntı, Türkiye yazılım sektörünün dünya ligine çıkmaması. Demek istediğim açık kaynaklı projelerle katkıda bulunması . Örneğin Oracle firması Apache vakfına Openoffice’ ı bağışlarken veya Google’ ın açık kaynak olarak sunduğu Guice projesi açık kaynak kodlu sunarken, Türkiye’de bu hedeflerin yanı.

HD Tekno Haber : Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğiniz etkinleri (organize ettiğiniz / katıldığınız / katılacağınız) paylaşır mısınız?

Altuğ Bey : Türkiye’ de özellikle İstanbul’ da çok güzel yazılım temalı etkinlikler var ve her geçen gün bunların sayısı artıyor. Bu gerçekten çok sevindirici bir haber. İstanbul JUG topluluğu olarak Türkiye’ deki en etkili yazlım etkinliklerinden biri olan İstanbul Java Day konferansını düzenliyoruz. Bu sene 3. kez İstanbul Java Day etkinliğini düzenliyoruz. 30+ üzerinde yerli ve yabancı konuşmacı konuğumuz var. Biletlerin çoğu tükendi, 500+ üzerinde geliştiriciyi bu etkinliğe bekliyoruz.

HD Tekno Haber : Akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır?

Altuğ Bey : Akademik eğitim problem çözme yetkinliği kazandırması gerekir. Problemler her geçen gün değişebilir. Örneğin ben üniversitede Pascal programlama dili ağırlıklı bir eğitim aldım. Şimdi Pascal dili yok ama orada öğrendiğim kabiliyetleri güncel teknolojilerle harmanlayıp zorlu problemleri ekip olarak çözebiliyoruz. Meta beceri kazandırmak üniversitelerin en büyük sorumlulukları arasında olmalıdır. Yoksa Java, C# veya X programlama dilinin 10 sene sonra ne olacağını kimse bilemez.

HD Tekno Haber : Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?

Altuğ Bey : Başkasının kodlarını incelesinler (bkz : gitgub gibi) ve aldıkları eğitimi kesinlikle yeterli görmeyip sürekli okusunlar.

Altuğ Bey’ e katkıları için çok teşekkür ediyoruz.

HD Tekno Haber olarak bir röportajımızın daha sonuna gelirken bir daha belirtmek isteriz ki;

Yazılım dünyasında yer alan; en yenisinden en uzmanına kadar, elimizden geldiğince, düşüncelerini siz değerli takipçilerimize iletmek için herkese mikrofunumuzu uzatmaya çalışıyoruz. Eğer sizlerin de yazılım dünyası üzerine söyleyecek iki çift sözü varsa lütfen iletişim sayfamızdan bize erişin ve sizlerle röportaj yapma şansına erişelim.

Yazılımcı Salısı’nda Bu Hafta – Elif Boncuk

Yazılımcı Salısı‘ nda bu hafta; GDG etkinliklerinden tanıdığımız, sunumlarını dinlediğimiz, birbirinden farklı programlama dillerini tecrübe etmiş, Full-Stack mobile developer Elif Boncuk misafirimiz oluyor.

HD Tekno Haber olarak soruyoruz Elif Hanım Cevap veriyor. İşte röportajımız…

HD Tekno Haber: Elif hanım; röportaj teklifimize olumlu dönüş yaptığınız için öncelikle teşekkür ediyoruz. Ekip olarak sizleri yakından takip ediyoruz ancak sizi tanımayan takipçilerimiz için hakkınızda bilgi verebilir misiniz? Elif Boncuk kimdir diye sorduğumuzda neler söylemek istersiniz?

Elif Boncuk: Merhaba öncelikle burada bana da yer verdiğiniz için ve böyle faydalı ve Türkçe olarak yazılan bir siteyi hayatta tuttuğunuz için teşekkürler.

Açıkçası, teknolojiye her zaman ilgi duymuş olsam da kodlamayla tanışmam 2006 yılı Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazanmamla gerçekleşti.

Şuan ismim daha çok Android ile geçiyor ancak; hem öğrenim hem de çalışma hayatım boyunca farklı farklı programlama dillerinde projelerim oldu. 2011 yılında ekip arkadaşlarımla beraber .NET’de gerçekleştirdiğimiz bir projeyle Yazılım Tasarımı kategorisinde Türkiye 2.’si olmuştuk. Öncesinde de katıldığımız Microsoft’un yaz okulunda aslında ilk küçük mobil uygulamamızı Windows Phone için yazmıştık. O dönemler tabi Windows Phone yeni çıkıyor. Ama bir yandan da Android de piyasaya yeni gelmiş ve denemek istiyordum. Tabi Blackberry’ler henüz daha popüler. Bitirme projemizle katıldığımız yarışmalardan birinden aldığım ödülle kendime küçük, ortalama bir Android telefon almıştım. İşim ne olursa olsun hobi olarak Android öğrenmeyi planlıyordum.

Şirket mi kursak, yüksek lisans mı yapsak, yurt dışında dil okuluna mı gitsek derken; mezun olduğum yaz şu anki şirketimde çalışmaya başladım. Ben işe başladığımda ekibimiz farklı işlerle ilgileniyordu, bir ay kadar sonra Mobil Yazılım Uygulamaları ekibine dönüştük. Ben de ekibimde Mobil’de ilk Android ile başlamış oldum. Böylece aslında hobi olarak yapmayı planladığım bir şey işim olmuş oldu.

Sonrasında tabi, iOS de yazmaya başladık. Şimdi back-end’ini de yazıyoruz. Full-Stack mobile developer 🙂 5 yılı aşkın bir süredir çalıştığım şirketimde şu an bir Scrum ekibinde Yetkili Yazılım Uzmanı olarak çalışmaya devam ediyorum.

Profesyonel yaşamım dışında da mümkün olduğunca komunitilerle iç içe olmaya çalışıyorum. Yaklaşık bir yıldır Google Developers Group ve Women Techmakers Istanbul’da co-organizer olarak görev alıyorum, organizatör, konuşmacı.

Ağustos’da Android üzerine Google Developer Expert oldum. Bir diğer yandan 2010 yılından beri de aktif olarak blog yazıyorum. Son zamanlarda genelde yazılarım Android üzerine. Son bir yıldır medium üzerinde de yazmaya başladım.

Biraz daha bakış açımı genişletip, farklı konularda da yetkinlik kazanmak için 2 yıl kadar önce Bahçeşehir Üniversitesi MBA programına başlamıştım. Yavaş yavaş ilerleyerek bu yaz tamamladım.

Bunlar dışında mümkün olduğunda fotoğraf çekmeye zaman ayırmaya çalışıyorum aslında. Dijital fotoğrafçılıkla profesyonel olarak ilgileniyorum.

HD Tekno Haber: Son on yılınız teknoloji dünyası adına baya renkli geçmiş görünüyor. GDG etkinliklerinde aktif bir şekilde yer alıyorsunuz. GDG ile biraz başlamak istiyoruz. Konu ile ilgili fikri olan veya hiç bilgisi olmayan bir kişi için tanımlamak gerekirse; GDG Nedir? GDG kapsamında neler yapıyorsunuz, etkinlikleriniz nelerdir?

Elif Boncuk: (GDG) Google Developer Grouplar aslında, Android, App Engine, Google Chrome platformlarından Maps, Youtube, Google Calendar gibi product API’larına kadar tüm alanlarda Google teknolojilerine ilgi duyan yazılımcılara hitap eden komünitilerdir. Dünya üzerinde toplam 100 ülkede 555 şehirde aktif gruplar var bildiğim kadarıyla. Biz de GDG İstanbul olarak bunlardan biriyiz. Türkiye üzerinde toplam 15 chapter bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla GDG İstanbul, GDG Ankara, GDG Eskişehir, GDG Düzce, GDG Kütahya, GDG İzmir, GDG Sivas, GDG Tekirdağ, GDG Konya, GDG Trabzon, GDG Edirne, GDG Kocaeli, GDG Adana, GDG Isparta, GDG Samsun.

Bir de yine GDG tarafından kurulan WTM’ler var.

WTM’lerin de amacı temel olarak kadınların teknolojideki yerinin biraz daha artması. 2012 yılında Google I/O’dan bir önceki gece o zamanki Google [X] VP’si Megan Smith tarafından yılda bir kez teknolojide yer alan kadınların bir araya gelmesi fikriyle doğup 2013 yılında global bir marka haline gelmiş. WTM İstanbul ise 2014 yılında kuruldu.

GDG’ler aslında temel olarak bilgi paylaşımında bulunmak için kurulmuş, herkese açık komunitiler. Biz de bu kapsamda her ay en az bir kere etkinlik düzenliyoruz. Burada herkes gelip deneyimlerini paylaşabiliyor. Bir diğer güzel tarafı da sizle teknolojiye aynı ilgide kişilerle bir arada olduğunuz için çok güzel dostluklar kurabiliyor olmanız 🙂 Bunun dışında Hackathonlar düzenliyoruz. Hackathonlara katılıyoruz. Sene içerisinde düzenlik olarak yaptığımız bazı etkinliklerimiz var. Bunların en büyüğü şu an dönem olarak içerisinde bulunduğumuz Devfest‘ler. Dünya üzerinden birçok ülkeden alanında uzman kişiler gelip konferansta deneyimlerini aktarıyorlar. Nisan, Mayıs aylarında yaptığımız Android’i sıfırdan öğrendiğimiz, öğrettiğimiz Study Jam‘ler var. Yılda bir kere Google’ın San Francisco’da düzenlediği, yeni teknolojilerini tanıttığı Google I/O konferansı sonrasında ve öncesinde etkinliklerimiz oluyor. Öncesinde hep beraber Keynote’u izlediğimiz I/O Extended’lar sonrası deneyimlerimizi aktardığımız After I/O etkinlikleri oluyor. Bir de global’de yılda bir kere düzenlenen GDG Lead’lerinin katıldığı GDG Summit var.

WTM tarafında ise yine aylık olarak etkinlikler düzenlenebiliyor ama Devfest’e denk olarak WTM tarafında da yılda bir kere Dünya Kadınlar Günü’ne yakın tarihlerde büyük konferanslar düzenleniyor.

Bu arada GDG İstanbul büyük bir komunite etkinliklerde görev alan çok fazla sayıda kişi var. Ortaya çıkanlar gerçek bir ekip ürünü. En güzel tarafı da hiç bir maddi çıkar olmaması sebebiyle yapılan her şeyin gerçekten istenerek, gönüllülükle yapılıyor olması. Yer alan herkesin ismini saymam imkansız ancak mesela Women Techmakers konferansını düzenleyen ekibi resimden inceleyebilirsiniz.

WTM Nedir? WTM Ekibi 2016
Elif Hanım’ dan Aldığımız Resim

HD Tekno Haber: Bu kadar güzel ve sürekli olan aktivitelerden bahsetmişken şunu sormak istiyoruz. Bu etkinliklerde Google’ ın katkısı nedir? İletişiminiz nasıl oluyor?

Elif Boncuk: Google her zaman ana sponsorumuz ve devamlı iletişimde olabileceğimiz bir Developer Relations Region Lead var. Bazı etkinliklere sponsor oluyorlar, bazılarını Google ofisinde yapabiliyoruz. Yaptığımız etkinliğin konusuna göre eğer uygun olurlarsa aylık etkinliklerde Google’ dan konuşmacılarımız oluyor.

HD Tekno Haber: Etkinlikler hayatınızın bir tarafı diğer bir tarafı da iş yaşamınız. Hangi sektörde çalışıyorsunuz?

Elif Boncuk: Finans sektöründe yazılımcı olarak çalışıyorum.

HD Tekno Haber: Dışarıdan bakıldığında şöyle bir durum görünüyor. Yazılım dünyasında bildiğiniz gibi Finans sektörü çok yoğun. Böyle yoğun ve stresli bir sektörde çalışırken bir yandan da sürekliliği olan ve vakit alan etkinliklerde yer alıyorsunuz. Böyle bir tabloyu göz önüne aldığımız zaman; genel olarak faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Takip ettiğiniz kişiler kimlerdir?

Elif Boncuk: Aslında temel kaynağım Twitter. Takip ettiğiniz tüm blogların güncel postlarını da bulabiliyorsunuz, popüler teknoloji haberlerini de, bir api’ın yeni versiyonu çıktığında da en hızlı şekilde. “Reading Club for Developers” mottosuyla çıkan pointer.io‘nun da paylaşımları çok başarılı. Tabi konferanslara, meetuplara katılmak da bir diğer bilgi akışı. Bu sayede sektörde neler kullanılıyor, farklı şirketler hangi çözümleri uyguluyor, yeni trendler neler daha hızlı bir şekilde öğrenebiliyoruz.

Kişiler dediğimizde ise, yine Twitter üzerinde takip ettiğim birkaç isim(mesela Jake Wharton) var ama bu noktada çalıştığımız kişilerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Beraber çalıştığınız kişilerin de araştırmacı, yardımlaşmaya, hem bilgi vermeye hem bilgi almaya açık olması önemli. Mesela Clean Code prensiplerini benimsememde ve uygulamamda en büyük katkı şu an çalıştığım şirketteki çalışma arkadaşlarım olmuştur.

HD Tekno Haber: Farklı teknolojileri deneyimlemiş biri olarak size şunu sormak istiyoruz. Sizce bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı? Artıları – Eksileri nelerdir?

Elif Boncuk: Yazılım her gün değişen gelişen bir dünya. Tek bir konu üzerinde uzmanlaşmak çok zor. Belki geçici dönemlerle bir konu üzerinde uzman ama çok fazla konu hakkında bilgi sahibi olmayı hedefleyebiliriz. Mesela Android Java tabanlı ama yeni bir dil. Java bilmek öğrenmeyi hızlandırabilir ama yine de yeni bir konu. Ardından IOS geliştirmeyi de öğrendiğimde, birbiriyle kıyaslayıp ikisindeki ihtiyaçları eksileri, artıları çıkarmaya başlamıştım ki bu gibi durumda sadece birini bilen bir kişiye göre daha avantajlı olmuş oluyorsunuz. Bir diğer tarafta farklı bir düzlemde gidersek de mesela yaptığınız işi full stack olarak yaptığınızda, tüm akışa hakim olmuş oluyorsunuz. Bunlar dışında mobil yazan birinin webde de deneyimi olması yeni frameworkleri denemesinden zarar gelmez.

Adrian Kosmaczewski’nin Being A Developer After 40 isimli çok ilham verici bir makalesi var. Herkese tavsiye ederim. Orada kurduğu bir cümle çok hoşuma gitmişti. Her sene yeni bir programla dili öğrenmeyi hedefleyip, basit bir calculator programını yeni öğrendiği dilde yazarak aynı algoritma farklı bir dil yaklaşımıyla yeni bir dil öğrenmiş ve uygulamış oluyor.

HD Tekno Haber: Bir Yazılımcı olarak is hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek adına neler yapıyorsunuz?

Elif Boncuk: Google Developers chanellında çok güzel videolar var. Buradan yeni paylaşımları mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum. Udacity’deki eğitim videoları çok başarılı. Çok fazla konuda çok detaylı eğitim videoları var. Yine buradaki dersleri de almaya çalışıyorum. Yeni çıkan bir özellik olduğunda deneyimleyip sonrasında da ilgili kodu paylaşmaya ve bloglamaya çalışıyorum. Bu sayede daha detaylı incelemiş ve öğrenmiş oluyorum.

Konferanslara, meetuplara hem konuşmacı hem katılımcı olarak mümkün olduğunca katılmaya çalışıyorum. Konuşmacı da katılımcı da olunsa mutlaka kendinize bir şeyler katarak ayrılıyorsunuz.

Twitter ve medium üzerinde ilgilendiğim konulardaki paylaşımları takip etmeye çalışıyorum.

İş hayatında projelerimizi geliştiriyoruz aslında, çok fazla şey öğreniyoruz ama yaptığımız iş kapsamında. Daha fazlası için kendi alanımızda yeni çıkan lib’leri, frameworkleri ya da kullandığımız ide nin yeni versiyonunu kendimiz deneyimlemeliyiz.

HD Tekno Haber: Türkiye’ de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Elif Boncuk: Aslında Türkiye’yi dünyanın geri kalanından ayıramıyorum. Dünya’da hangi alanlar popüler olursa bizde de aynısı olacaktır. Ama çok değişken bir sektördeyiz, akıllı telefonlar, akıllı saatler şimdi akıllı arabalar. Neler olacağını hep beraber göreceğiz. 🙂

HD Tekno Haber: İçinde yer aldığınız  bir konudan bir sorumuz olacak. Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğiniz etkinleri (Katıldığınız / Katılacağınız / Organize ettiğiniz) paylaşır mısınız?

Elif Boncuk: Aslında Türkiye’de bu konuda çok aktifiz, çok fazla topluluk var. Benim kendi takip ettiklerim; tabi direk olarak içinde yer aldığım için ilk önce GDG ve WTM İstanbul (ve Türkiye’deki tüm chapterlar), Agile Turkey, Istanbul JUG, Istanbul Coders, Android Istanbul.. Böyle sonsuz ilerleyen bir liste var. Bir diğer taraftan da kadın yazılımcıları biraz daha teşvik etmek için Kadın Yazılımcı, Django Girls,… gibi topluluklar var. Hepsi çok güzel işler çıkarıyorlar.

Bir de uluslararası kalitede çıkardığımız konferanslar var. GDG Devfest’ler, Agile Turkey Summit, Istanbul Techtalks şu an aklıma gelenler.

Yavaş yavaş şirketler de kendi komunitilerini kurmaya başladı. Yani aslında zaten iyi bir yerdeyiz ama giderek daha da iyi bir konuma geliyoruz.

HD Tekno Haber: Biraz daha temele inecek olursak; Akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır, geriye dönüp baktığınızda neler hatırlıyorsunuz?

Elif Boncuk: Öğrencilik günlerime geri döndüğümde, bir Structured bir de Object Oriented bir dersi ilk sene detaylı olarak ve ders olarak aldıktan sonra, lab ödevlerimizde 2 haftalık periyodlarda derslerden bağımsız her seferinde farklı bir programlama dilinde küçük bir proje verilirdi. O programlama dilini kendimiz öğrenip, raporlaması dahil projeyi bitirip teslim etmemiz beklenirdi. Hocalarımızın sürekli söyledikleri “Biz size öğrenmeyi öğretiyoruz” cümlesi o zamanlar çok zorlanmış da olsak şu an çok daha anlamlı geliyor. Kodlama bilincini kazanmak için bir yerden başlamamız gerekiyor. Akademinin, temel bilgiler dışında bize verdiği en büyük katkı bu aslında. Ama sonrası tamamen kişilere kalmış.

HD Tekno Haber: Son olarak; yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?

Elif Boncuk: Kendilerine 2 soru sorabilirler. 1-Üretmeyi seviyor muyum? 2- Sürekli öğrenmeye açık mıyım? Eğer her ikisine de cevapları evetse doğru yerdeler. Çünkü ne enerjisi ne de değişimi, yenilenmesi hiç bir zaman bitmeyecek bir meslekte olacaklar. Her yeni öğrendikleri dilde “Hello World!” ü gördükleri andaki sevinci kaybetmedikleri sürece doğru yerdeler 🙂

Elif Boncuk Kimdir

Elif Hanım ile dolu dolu bir röportaj yapmış olduk. Katkıları için kendilerine çok teşekkür ediyoruz.

Yazılım dünyasında yer alan; en yenisinden en uzmanına kadar, elimizden geldiğince, düşüncelerini siz değerli takipçilerimize iletmek için herkese mikrofunumuzu  uzatmaya çalışıyoruz. Eğer sizlerin de yazılım dünyası üzerine söyleyecek iki çift sözü varsa lütfen iletişim sayfamızdan bize erişin ve sizlerle röportaj yapma şansına erişelim.

Yeni bir Yazılımcı Salısı’ nda yeni düşüncelerle görüşmek üzere.

Yazılımcı Salısı’nda Bu Hafta – Uğur Umutluoğlu

Yazılımcı Salısı?nda 10 yılı aşkın süredir sektörde aktif olarak yer alan aynı zamanda eğlenceli capsleri ile tanıdığımız Uğur Umutluoğlu var. Uğur Umutluoğlu Microsoft teknolojileri üzerinde geniş tecrübesi ile bir dönem MVP görevi de üstlendi. Hdteknohaber ekibi olarak okuyucularımız için sorduk Uğur Umutluoğlu cevapladı. 

Hdteknohaber: Kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Uğur Umutluoğlu: 2006 yılında ODTÜ Bilgisayar Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. 2004 yılından beri yazılım sektöründe aktif olarak çalışıyorum. Üniversite 3. sınıfta ODTÜ Teknokent’te bir yazılım evinde başlayan meslek hayatıma şu an özel bir yazılım şirketinde Yazılım Geliştirme Yöneticisi olarak devam ediyorum. Yönetici dediğime bakmayın, mesaimin yarısından çoğu yine kod yazmakla geçiyor.

Hdteknohaber: Hangi sektörde çalışıyorsunuz?

Uğur Umutluoğlu: Yazılımcıyım, yazılım alanında geliştirici, danışman ve eğitmen olarak çalışmaktayım. Sektörel proje deneyimi olarak ise bugüne kadar Telekom, Bankacılık, Finans, E-Ticaret, enerji ve uzaktan eğitim gibi farklı sektörlerde birçok projede görev aldım.

Hdteknohaber: Çalıştığınız sektörde kullandığınız teknolojileri yazılım ürünleri nelerdir?

Uğur Umutluoğlu: Mezun olmadan önce çalıştığım iki firmada 1,5 yıl boyunca PHP ve MySQL ile geliştirme yapmıştım. Sonra .NET teknolojilerine geçiş yaptım ve yaklaşık 10 senedir C# ile web, masaüstü ve SOA projeleri üzerine geliştirmeler yapıyorum. C#, ASP.NET, MVC, Web API, WPF, SQL Server, Oracle, Visual Studio gibi dil, platform ve ürünler kullanıyorum.

Hdteknohaber: İş hayatınızda faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir?

Uğur Umutluoğlu: Analiz dokümanları, teknik tasarım dokümanları desem oluyor mu? 🙂 İş hayatı deyince işin içine süreçle ilgili herşey giriyor aslında, ama siz daha ziyade teknik olanları soruyorsunuz sanırım. En önemli iki kaynağım Stackoverflow ve GitHub. Bunların dışında CodeProject‘ten oldukça faydalanırım, Reddit ve Hacker News‘a sıklıkla bakarım.

Scott Hanselman, Scott Guthrie, Martin Fowler gibi değerli abilerimizin yazılarını takip etmeye çalışırım. Türkiye‘den de Burak Selim Şenyurt, Muhammed Tahiroğlu, Arda Çetinkaya ve Özcan Acar takip ettiğim kişiler arasında aklıma ilk gelen isimler.

Hdteknohaber: Sizce bir yazılım teknolojisi üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi mi olmalı?

Uğur Umutluoğlu: Her ikisi de olmalı bence, yani belirli bir teknoloji üzerine uzmanlaşmalı ama bunun yanında farklı ve alternatif teknolojilerle ilgili temel/orta seviyede bilgili olmalı her yazılımcı. Tek platform veya teknoloji üzerine uzmanlaşmak ve diğer konulara uzak durmak yazılımcının gelişimini azaltan ve onu körelten bir durumdur. Örneğin web uygulamaları geliştiriyorsanız mobil dünyadaki gelişmelerden, back-end yazılımcısı iseniz front-end tarafındaki gelişmelerden haberdar olmanız size vizyon katacağı gibi, alacağınız kararlarda doğru seçimler yapmanıza ve işinizi daha kaliteli yapmanıza yardımcı olacaktır. Yazılım teknolojileri sürekli kendini yeniliyor ve değişiyor, bugün kullandığınız bir aracın veya yaklaşımın birkaç sene sonra esamesi bile okunmayabilir. Bu nedenle her zaman farklı teknolojilere ve ürünlere göz ucuyla bakmak bizi gelişime ve değişime hazır tutacaktır.

Hdteknohaber: Teknoloji dünyasını yakından takip eder misiniz? Takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?

Uğur Umutluoğlu: Bu soruyu 5 sene önce sorsaydınız “aşırı şekilde takip ederim” der ve size bir dünya blog, teknoloji sitesi vs. sayabilirdim. Ancak 2011 yılında baba olduktan sonra teknoloji ve yazılım dünyasını takip etme konusuna eskisi kadar zaman ayıramaz oldum.

Yine de takip edebildiğim kaynakları sayayım: Twitter‘da takip ettiğim kişilerin paylaşımlarından oldukça faydalanıyorum. Bunun dışında çoğu sabah iş yerinde çayımı içerken bir yandan Reddit ve Hacker News‘de yapılan paylaşımlara göz gezdirip ilgimi çeken yazıları okumaya çalışıyorum. Devnot.com‘da editörüm, oraya eklenen tüm yazıları virgülüne kadar okuyorum zaten. Editörlük görevinin yanında teknik anlamda da ciddi katkısı oluyor bana. GitHub, Stackoverflow… Bunları zaten önceki sorularda belirtmiştim, olmazsa olmaz kaynaklarımız bunlar

Hdteknohaber: Yazılımcı olarak iş hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek adına neler yapıyorsunuz?

Uğur Umutluoğlu: Mimari konular, kurumsal çözümler ve ALM konularıyla ilgili yazılar okumaya, örnek projeler ve tasarımları incelemeye çalışıyorum. Bunun dışında yıllardır bu işin içinde bulunan arkadaşlarımla ve hocalarımla bir araya geldiğimde onların deneyimlerini dinlemek ve aklıma takılan şeyleri sormak da mesleki anlamda çok faydalı oluyor.

Hdteknohaber: Türkiye’de yazılım sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Uğur Umutluoğlu: Bu soruyu 100 yazılımcıya sorsanız en az 90’ı IoT diyecektir sanırım. Ben de aynı görüşteyim, yakın gelecekte drone‘lar, robotlar, sürücüsüz otomobiller, birbiriyle konuşan cihazlar ve kendi kendine karar verebilen sistemler hayatımızda fazlasıyla yer bulacaktır. Çok geleceğe gitmeye gerek yok zaten, IoT’nin izlerini bugün bile hayatımızda görmeye başladık.

Ugur Umutluoglu
Ugur Umutluoğlu

Hdteknohaber: Yazılım temalı, Türkiye’de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğiniz etkinleri (Katıldığınız / Katılacağınız) paylaşır mısınız?

Uğur Umutluoğlu: 4-5 yıl öncesine kadar yapılan etkinlikleri yetersiz buluyordum. Ancak son yıllarda sosyal medya üzerinden etkileşime geçen ve Eventbrite, Meetup gibi ortamlarda aktif şekilde yer alan yazılımcılar artık daha fazla etkinlik düzenliyor. Buradaki tek sıkıntı etkinliklerin ağırlıklı olarak İstanbul’da yapılmasıdır. Başta Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi şehirlerde de bu tarz etkinliklerin giderek artmasını temenni ediyorum.

Çorbaya biz de biraz tuz atmak gayretindeyiz tabii. 5 Mart’ta Bulut Bilişim Zirvesi‘ni düzenledik. Kısmetse mayıs ayı içerisinde de Nedirtv‘nin geleneksel Yazılım Teknolojileri Semineri‘nin 10.sunu yapacağız, katılmak isteyen yazılımcıları bekleriz.

Hdteknohaber: Sizin de yıllardır ülkemizde birçok yazılım etkinliği düzenlediğinizi, bu etkinliklerde konuşmacı olarak yer aldığınızı biliyoruz. Bu konularla ilgili deneyimlerinizi paylaşabilir misiniz?

Ugur Umutluoglu
Ugur Umutluoğlu

Uğur Umutluoğlu: Etkinlik organize etmek ve düzenlemek gerçekten zor bir iş. Mekan ayarlamak, konuşmacılar bulmak, onları uygun zamanlarında bir araya getirmek, yazılımcılara ulaşabilmek… Dışarıdan basit gibi görünebilir ama organize eden kişiler için haftalar hatta aylar süren bir süreç. Yorucu ama keyifli bir iş, takip edemediğim ve bilmediğim konularla ilgili yeni şeyler duyabiliyorum bu etkinliklerde, birçok yazılımcıyla tanışıyoruz, ortak şeyler paylaşıyoruz, konuşuyoruz. Tabii ki en önemlisi artısı her etkinlikte onlarca hatta yüzlerce yazılımcıya bir şeyler katabilmek.

Biz 2006 yılında yayın hayatına başlayan Nedirtv.com‘u ilk açtığımızda “her yıl en az 1 tane yazılım etkinliği yapmalıyız” hedefi koymuştuk kendimize. Şu an 10. yılımızı doldurduk ve bu hedefi fazlasıyla tutturduk. Düzenli olarak her yıl büyük bir etkinlik yapmanın yanında yine üniversitelerden davet aldıkça etkinlik düzenliyoruz. Önümüzdeki aylarda da geleneksel hale gelen etkinliğimizin 10.sunu düzenleyeceğiz.

Hdteknohaber: Sosyal medyada yazılım ve yazılımcılarla ilgili yaptığınız esprili caps çalışmalarınızı sıkça görüyoruz. Bu capsleri nasıl hazırlıyorsunuz, diyaloglar veya oradaki mesajlar nasıl oluşuyor?

Uğur Umutluoğlu: Evet, bayadır böyle çalışmalar yaparak günlük hayatımıza renk katmaya çalışıyorum. Aklıma gelen veya günlük hayatta denk geldiğim eğlenceli bir durumu bir resimle örtüştürebilirsem açıyorum Photoshop’ı, resmin altına kırmızı bir çerçeve ve üzerine aklıma gelen eğlenceli bir diyalog ekliyorum ve oluyor size yazılımcı caps’i. Bu bazen bir karikatür montajı olurken, bazen bir TV programına yapılan montaj veya eğlenceli bir resme uydurulan mesaj/diyalog vs. olabiliyor. Misal Kemal Sunal ile Şener Şen‘in filmdeki bir diyaloğu birden aklımda senior bir yazılımcı ile stajyer yazılımcının diyaloğunu çağrıştırabiliyor. Ben hazırlarken eğleniyorum, yazılımcıları da eğlendirebiliyorsak ne âlâ 🙂

Hdteknohaber: Lisans eğitiminiz mühendislik fakültesi değil de eğitim fakültesi, bu durum iş hayatınızı etkiledi mi? Mühendislik okumamanın zorlukları oldu mu sizin için?

Ugur Umutluoglu
Ugur Umutluoğlu

Uğur Umutluoğlu: Mühendislik dışı bölümlerden mezun olanlar için yazılımcı olmak zorlu bir süreç. Ben teknik liseden mezun oldum, lisede iyi bir programlama temeli attım. Katsayı sorunu nedeniyle maalesef mühendislik okuma şansım olmadı, ama bu açığı kapamak için üniversite yıllarımda kendi çabalarımda sürekli kendimi geliştirmeye gayret ettim. Okuduğum bölümde çok fazla teknik ders alma şansım yoktu, ben de geceleri bilgisayar başında HTML, PHP, ASP, ASP.NET, C++, Visual Basic.NET ve C# gibi dillere çalışarak kendimi geliştirdim. Bu sayede iş hayatına atıldığımda çok zorluk çektiğimi söyleyemem. Ama kabul etmek lazım, eğitim fakültesi vb. yerlerden mezun olanlar için yazılımcı olmak zor bir iş.

Hdteknohaber: Genel olarak yazılım dünyasında çalışanlara yüksek egolu gözüyle bakılıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Uğur Umutluoğlu: Ego, kibir… Bunlar çoğu insanın fıtratında olan şeyler, sadece yazılımcılara özel bir durum değil. Ben de eskiden yazılımcıların çok ego sahibi olduğunu düşünüyordum ama son yıllarda bu fikrim biraz değişti,. Aslında ego sandığım şeyin kibir ve kendini beğenmekten ziyade daha iyi koşullarda, daha güzel projelerde çalışma isteğinden doğan bir durum olduğunu fark ettim. Bunları istemek de çok anormal olmasa gerek. Aşırı egoya sahip yazılımcılar tabii ki yine çıkıyor karşımıza, ama ben eskisi kadar yadırgamıyorum nedense, alıştım sanırım bu duruma 🙂

Hdteknohaber: Çocuklarınızdan bahsettiniz, yoğun iş temposu, etkinlikler vs ile birlikte onlara yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?

Uğur Umutluoğlu: Evet, iki kız çocuğum var. Yoğun iş temposu, stres, yorgunluk… Hepsi akşam eve gelince kapının dışında kalıyor. Çocuklarımla zaman geçirmek için elimden geldiğince çabalıyorum, akşamları onlar yatmadan asla bilgisayar başına oturmam mesela, hatta kolay kolay telefonu da elime almam. Tabii ki topluluk sitelerimizle çok uğraştığım zamanlarda, etkinlik dönemlerimizde biraz kaytarıyorum ve çocuklardan biraz uzak kalabiliyorum. Eskiden aşırı işkolik biriydim, çoğu akşam kucağıma bilgisayarı alır salona kurulurdum. İlk kızım doğmadan önce radikal bir karar verdim aslında ve bu tip alışkanlıklarımı terk ettim. Çok sık blog yazıları yazardım, forumlarda takılırdım, teknik kitaplar, makaleler okurdum ama hepsi 4-5 yıl öncesinde kaldı. Hatta Microsoft MVP unvanını bırakmamdaki en önemli etken artık bu işlere fazla zaman ayırmak istemememdi. Aileniz iş hayatınızdan daha önemli sonuçta.

Hdteknohaber: Evet, bir dönem MVP olduğunuzu biliyoruz. Bu süreçte birçok teknolojiyi ilk duyanlardan olma fırsatı yakaladınız. Sizce nasıl bir süreç MVP’lik? Ciddi yararlarını gördünüz mü? Bıraktığınızda hayatınızda ciddi değişiklikler oldu mu?

Uğur Umutluoğlu: MVP’lik Microsoft teknolojileriyle ilgilenenler için hem güzel bir onur, hem de güzel bir fırsat. Ürün ve araçları birçok kişiden önce deneme şansı buluyorsunuz, mail gruplarındaki güzel tartışmalara katılıyorsunuz, bazı ürünler geliştirilirken ilk sizin haberiniz oluyor, hatta o ürünle ilgili Microsoft’taki geliştirici ekiplere tavsiyelerde dahi bulunabiliyorsunuz. Diğer taraftan insanlara daha kolay ulaşabiliyorsunuz. MVP’liği bırakınca yukarıda saydığım olanaklardan biraz uzak kaldım tabii ki, ama hayatımda çok ciddi bir değişikliğe yol açtığını söyleyemem.

Hdteknohaber: Nedirtv, Devnot vb. organizasyonlarda yer alıp konuşmacı olarak birçok konuda bizlere eğitim veriyorsunuz. Hiç kendi firmanızı kurup sadece eğitimlere odaklanmayı düşündünüz mü?

Uğur Umutluoğlu: Sadece eğitim odaklı değil ama yazılım geliştirme, danışmanlık ve eğitim üzerine bazı düşüncelerim var. Uzun yıllardır düşündüğüm bir konu aslında, bakalım zaman ne gösterir. İleride böyle bir firma kurmak ve güzel işler çıkarabilmek bize de nasip olur belki.

Hdteknohaber: Genelde aynı grupla eğitim verip etkinliklere katılıyorsunuz. Kendi aranızda oluşturduğunuz etkinlik eğitim vs konularında birlikte hareket ettiğiniz bir topluluğunuz var sanırım. Bu grup nasıl oluştu?

Uğur Umutluoğlu: Aslında bir grup olalım, etkinlikleri birlikte yapalım gibi bir amacımız hiç olmadı. Zaman içerisinde birbirimize destek olarak, bu tip etkinlikler yaparak uyumlu çalıştığımızı gördük. Sonrasında sağ olsun ekibimizdeki hiçbir arkadaş “ben artık yokum” demedi, tam tersine daha fazla destek olmaya çalıştı. 1 ay sonra etkinlik yapalım diye bir mail attığımda, birkaç gün içerisinde etkinlikle ilgili tüm konuları hızlıca planlayıp seminer programını çıkardığımız zamanlar bile oluyor, o derece uyumluyuz. 🙂 4-5 kişilik çekirdek bir kadromuz var, yaptığımız son 3-4 etkinlikte ise aramıza yeni kişiler de katılmaya başladı ve kadroyu oldukça genişlettik. Örneğin geçen sene yaptığımız Nedirtv etkinliğinde 12 konuşmacı yer aldı.

Bu eğlenceli ve içten röportajınız için ekibimiz ve okuyucularım adına Uğur Umutluoğlu‘na teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda büyük bir bilgi birikimini ve bakış açısını dinlemek bizim için büyük keyifti. Başka bir röportajda görüşmek üzere.

Yazılımcı Salısı’nda Bu Hafta – Burcu Doğan

Yazılımcı Salısında bu hafta çok uzaklardan bir konuğumuz var. Burcu Doğan; kendisi yeni teknolojileri kullanmakla kalmayıp yeni teknolojileri üreten bir yazılımcı. Burcu Doğan Google Go programlama dili geliştirme ekibinde. Yazılım sektöründe böyle bir şirkette, böylesine önemli bir projede bir Türk yazılımcının olması bizim için hem umut hem de gurur sebebidir. Böylesine büyük şirketler daha fazla Türk meslektaşlarımızın olmasını temenni ediyor ve aşağıda Burcu Doğan ile yer yer keyifli, bazen de ağır konuları konuştuğumuz röportajımızı okuyabilirsiniz.

Hdteknohaber: Burcu hanım öncelikle bize ve okuyucularımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Burcu Doğan: Bir süredir Google‘da Go programlama dili üzerine çalışıyorum. Şu anki çalışma alanım ise Go‘yü düşük konfigürasyonlu gömülü boardlarda daha yaygın olarak kullanılacak bir programlama dili haline getirmek. Bu kapsamda ayrıca Google‘ın yeni olarak yayınladığı Brillo dağıtımı ve Brillo‘nun resmi olarak desteklediği boardlarda Go‘nun resmi geliştirme dillerinden birisi olmasını sağlamak var. Öncellikli olarak ARM işlemcilerine odaklanmış olsak bile, x86 ve MIPS de gündemimizde. Go, son iki sürümünden beri Garbage Collector (çöp toplayıcı) duraklama performansı açısından Stack (yığıt) boyutundan bağımsız olarak büyük derecede yol kat etti. Takımımın amacı ayrıca genel olarak düşük konfigürasyonlu sistemlerde Garbage Collector (çöp toplayıcı) ve çalışma zamanına ait genel geçer her şeyin belli bir kalitede olduğundan emin olmak.

Resmi işimin yanı sıra, Go‘nün runtime’ini minimalize ederek yeniden yazmak ve AVR‘a derlenen minimal bir Go yaratma hayalim var. Dilin bu minimal hali Microcontroller‘da çalışabilecek. Ek olarak, birçok açık kaynaklı Go paketi ve aracının yazarıyım. Projelerimin bir kısmı rakyll üzerinden takip edilebilir.

Go‘dan önce Google‘da API altyapısı üzerine çalışmaktaydım. Google‘dan önceki hayatım ise çeşitli yazılım şirketlerinde geniş bir spektrumda çalışarak geçti. Alanımın sadece lisans diplomasına sahibim ve çok başlangıç noktasında terk etmiş olduğum bir doktora programı maceram var.

Hdteknohaber: Bu detaylı girişinizde birçok yanınızdan da bahsettiniz. Hem yeni hem teknolojiye yön verecek çalışmalar içerisindesiniz. Peki bu güzel şeyleri yaparken hangi kaynaklardan yada kişilerden yararlanırsınız.

Burcu Doğan: Bu konuda oldukça şanslı olduğumu söyleyebilirim. Dünyaya global açıdan pratik etkisi olan bir araştırma projesinde çalışıyorum. Çalıştığım kişilerin bazıları bilgisayar bilimine (ve mühendisliğe) temelden katkı yapmış insanlar. Olanların bu kadar son noktasında olup aynı zamanda tarihsel gelişimi direkten kişilerden tüm detaylarıyla dinleyebilmek oldukça faydalı diye düşünüyorum. Körü körüne değil, bilgi sahibi olarak bazı fikirleri alıp bazılarını terk etme ayrıcalığım var. Programcılıkta uzmanlaşmanın çok büyük bir kısmı formal eğitimden çok usta-çırak ilişkisine dayanıyor. Son birkaç yıldır gürültünün dışında, tarihsel yükten uzak ve temellere çok daha yakın bir bakış açısı kazandım. Go dilinin tasarımsal gayelerine dikkat edecek olursanız, bahsettiğim tarzda bir kültürün ürünü bir dilden bahsettiğimi görebilirsiniz.

Hdteknohaber: Belirttiğiniz gibi bilgisayar biliminin geçmişinde önemli etkisi olan insanlar ile çalışmaktasınız. Bu insanlarla insanlığa pratikte faydalar sağlayacak işler yapmaktasınız. Google Go dili üzerine büyük çalışmalarınız var. Peki, sizce bir yazılımcı kendini nasıl geliştirmeli? Bir teknoloji üzerinde hakimiyetini arttırmalı mı yoksa dünyada neler oluyor deyip genel olarak çeşitli teknolojilere göz gezdirmeli midir?

Burcu Doğan: Bu sorunun cevabı siyah ya da beyaz değil. Uzmanlık gerektiren işlerin kritikliği bir gerçek ama geneli görebilen ve ona yön verebilen mühendislere de ihtiyaç var. Dilediğiniz kariyer hedefi ne olursa olsun, hayat imkanlarınız dahilinde bazen sizi bir tarafa götürüyor ve o oluyorsunuz. Kariyeriniz boyunca gömlekleri değiştirip uzmanlaşmayı ya da daha genel çalışmayı seçebilirsiniz. Fakat bazen, bu sizden çok sizden beklenen sorumluluklarla alakalı bir husustur. Ek not olarak, kıdemlileştikçe, sizden beklenin daha çok alanda daha fazla fikir sahibi olmanız olacak. Çünkü kıdemlileştikçe etki olanınızın artması veya daha fazla liderlik yapmanız bekleniyor. Çok limitli bir uzmanlık alanında bile kıdemleşiyor olsanız, o alanda daha sadece üst sevide bile olsa da genel geçer her şey ile ilgili fikir sahibi olmanız beklenecek.

Hdteknohaber: Fikirleriniz bizim için çok değerli. Bu büyük projelerde yer alıyor olmak başlı başına bir tecrübe. Bu çalışmaların dışında kariyer anlamında kendinizi geliştirmek adına neler yaparsınız?

Burcu Doğan: Listeleri takip ediyorum — işimle uzaktan veya yakından alakalı olabilecek her şeyi. Go komünitesi ile çok yakın bir ilişkim var ve ayrıca Rust ve Haskell programlama dillerini yakından gözlemliyorum. Hayatımın büyük bir kısmı Go listelerini ve Issue Tracker‘i okuyup programcıların algısını irdeleyerek geçiyor. Ayrıca büyük Go kullanıcılarından olan Docker‘la yakın bir ilişkim var. Zamanımın bir kısmı özel olarak onlara yardım etmekle ve karşılığında Google dışındaki büyük bir organizasyonun Go‘yü nasıl kullandığını her ayrıntısıyla anlamakla geçiyor. Seyahat etmekten bıktıracak seviyede konferansa katılıyorum. Sanırım açık kaynaklı projelerde çalışmanın en güzel yan etkisi sürekli dünyayı gezmek zorunda kalmak!

Hdteknohaber: Çok fazla Türkiye?de kariyer süresince bulunmadınız sanırım. En azından bulunduğunuz süre boyunca Türkiye?deki yazılım sektörü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Burcu Doğan: Türkiye‘de yazılım sektöründe birkaç yıl çalıştım ama küçük bir kavanozdaydım. Yazılım sektörü çok limitli ve maalesef yetenekli insan sıkıntısı büyük bir problem bence. Türkiye’de genellikle eğitimimizin ne kadar kalitesiz olduğuna üzülüyoruz ama dünya ortalamasında bilgisayar bilimi eğitimi Türkiye‘deki kadar kalitesiz. Bu noktada fazla bir potansiyel kaybımızın olduğunu düşünmüyorum. En büyük sorunumuz, kıdemli mühendis yetiştirememiş ve global ölçekte etki yaratan çok fazla projemizin olmayışıdır.

Türkiye, bilgisayar bilimi eğitimi konusunda elektroniğe çok daha dokunan bir eğitim sistemine sahip. Robotik, gömülü sistemler veya sinyal işleme konusunda çok daha kalifiye insana sahip olma artımız var. Bu potansiyeli fark edebilsek ve yeterli global fonu bulabilsek, bu alanların hızla popülerleşebileceğini düşünüyorum. En azından, IoT‘ye aktarılan paranın bir kısmını eve götürebiliyor olmamız lazım ama bana göre Türk girişimcilik dünyası mühendislik kökeninden çok uzaklaşmış ve Türkiye‘yi çok da tanımayan Internet Startup şirketlerinden oluşuyor büyük oranda. Fazla umutlu olduğumu söyleyemeyeceğim 🙂

Hdteknohaber: Samimi düşünceleriniz için teşekkürler 🙂 . Madem konu sıkıntılı konulara geldi, sizce ülkemizde eksik olan yada yanlış olan neler var?

Burcu Doğan: Karmaşıklık alkışlanırken, basitlik sofistikasyon eksikliğinden dolayı aşağılanıyor. Mühendisler üstten yönetiliyor — çoğu zaman teknik becerisi veya vizyonu olmayan müşteri tarafından. Tartışmaları sesi daha çok çıkan veya kıdemi daha fazla olan kazanıyor. Şirketler şeffaf değil, mühendislerin yönettiği yazılım şirketleri çok az. Beceri yerine tanıdıklık ve bağlantılara değer veriliyor.

Bahsettiğim problemler aslında tipik eski dünya problemleri ve yazılım sektörüne özgü değil. Fakat bunlar yazılım sektörü ile temelden çelişen değerler. ABD‘nin teknoloji sektöründe bu kadar domine olabilmesi büyük oranda da çalışma kültürü ile ilgili.

Hdteknohaber: Daha gitmemiz gereken çok yol, öğrenmememiz/sindirmemiz gereken kültürler mevcut sanırım. Peki, sizce bu noktada dünyanın neresindeyiz?  Farklı kültürleri ve disiplinleri görmüş biri olarak objektif bir kıyaslama yapacak bilginiz olduğunu düşünüyoruz.

Burcu Doğan: Doğu bloğuna benzetiyorum. Temel eğitimi dünya ortalaması kadar iyi, çok tecrübeli değil, ucuz ama yönlendirilmesi/yönetilmesi gereken iş gücü.

Kendine has dikkatimi çekenlere yer verecek olursam, genç nüfusumuz ne yeterince hırslı ne de bireysel potansiyelinin farkında. Bireysellik kültürümüzde çok önem gören bir değer değil. Bunu en iyi gözlemleyebileceğiniz yerlerden biri Silikon Vadisi hakkında yazılan çizilenler. Çok nadir birey hikâyeleri görüyorsunuz, okuyabileceklerinizin çoğu şirket kuranlar ve haliyle şirketleri hakkında. Bence bireylere inmediğimiz anda asıl hikâyeyi kaçırıyoruz, burası büyülü bir dünya izlenimi veriyor dışarıdaki izleyiciye. 75 milyonluk bir ülkeden gelmiş olmak ama iş yerinde bir tane bile aynı dili konuştuğum mühendisin olmayışı utanılacak bir şey. Bu kopukluğu çözmemiz gerek.

Hdteknohaber: Türkiye?yi ve diğer ülkeleri görmüş biri olarak tecrübelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz. Belli başlı sorunlar dikkat çekmeniz en azından yeni gelecek meslektaşlarımızda bir düşünme bir ileriye bakışlarında etki uyandıracaktır. Son olarak sektöre yeni girmiş yada girecek yazılımcı arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Burcu Doğan: Negatifliğin ve polarizasyonun yoğun olduğu bir kültürde doğmak büyük dezavantaj. Yapıcı olmak, yapıcı konuşmayı öğrenmek, farklı fikirlere ve kültürlere saygı göstermek, insanları fikirleri için aşağılamamak en öncelikli olarak öğrenilmesi gereken değerler.

İnsanları ve fikirleri kendi zevkiniz için bloke etmeyin. Bazen kod yazmamak veya silmek yapılabilecek en büyük katkıdır ama bloke etmeniz gereken noktada endişelerinizi iyi anlatabildiğinizden emin olun. İnsanları yönetmek yerine ikna etmeyi seçin. Çalıştığınız insanlara her zaman bir birey olarak davranın, limitlerine ve bireysel tercihlerine değer verin.

Kendinizi geliştirmek için çaba harcayın ama bu anlamda beyninizi yakmayın. Limitlerinizi bilin ve enerjinizi iyi harcayın. Emin olun enerjiniz sonsuz değil. Kendinize güvenin, kimse sizden iki kat daha zeki değil.

Hayat, kimlerle tanıştığınız ve onlarla ne ürettiğinizle ilgili. İkisinden de memnun değilseniz, kendinizi değil çevrenizi değiştirin. Her zaman yeterince hazır olmadığınız işleri yapın. Etrafınızda entelektüel olarak sizi etkileyen sadece birkaç kişi varsa bile bunun değerini bilin. Herkesin onayını almayı beklemeyin, her yaptığınız şeyin büyük oranda beğenilmesini beklemeyin. Kendi işinizin ve fikirlerinizin arkasında durmayı öğrenin. İzin almayın, yapın.

Tavsiyeleri ve fikirleri için Burcu Doğan’a Hdteknohaber ekibi ve okuyucuları adına teşekkür ederiz. Gerçekten çoğu yazılımcı için heyecan verici işlerde çalışan, hem yeni teknolojileri kullanıp hem de yeni teknolojileri üreten Burcu Doğan ile görüşmek bizim için de büyük keyifti. Bir başka röportajda görüşmek üzere?

Yazılımcı Salısı’nda Bu Hafta – Murat Yener

Yazılımcı Salısı’ nda bu hafta da sektörde uzun yıllardır yer alan bir konuğumuz var. Teknoloji dünyasına neredeyse ortaokul yıllarından itibaren başlayan yazılımcımız; yazılıma meslekten çok bir hobi olarak yaklaşıyor ve bundan büyük keyif alıyor. Google Geliştirici Gruplarını yakından takip eden hemen hemen herkesin bildiği; konuğumuz Murat Yener‘ in deneyimlerini, bizimle paylaştıklarını okuyabilirsiniz. 

Hdteknohaber: Murat Bey, öncelikle merhabalar. Yoğun temponuza biraz olsun ara verip; bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Ekip olarak sizleri yakından biliyoruz. Sektörde uzun yıllardır yer aldığınızı, Türkiye’ de GDG kapsamında düzenlenmesine öncülük ettiğiniz etkinlikleri, yazılım dünyasına renk katan kitaplar yazdığınızı biliyoruz. Sizi tanımayan ya da sizi sizden duymak isteyen takipçilerimize; kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Kimdir Murat Yener?

Murat Yener: Hmm sanırım en zor soru. Ortaokula başlarken aldığım Commodore 64′ e (kafa ayarı nedir bilmediğim den) oyun yükleyemeyip, Basic ekranını karıştırmaya başladığımdan beridir kod yazıyorum. Kod yazmayı bir işten çok hobim olarak görüyorum ve birileri bana bunun için para veriyor. Elimden geldiğince konferanslara katılıp konuşmalar yapmaya çalışıyorum, arada kitap yazıyorum.

Hdteknohaber: Yazılım dünyasına çok erken yaşlarda adım attığınızı söyleyebiliriz. Peki Commodore 64 ile başlayan yolculuğunuz nereye doğru gidiyor, şuan hangi sektörde üretmeye devam ediyorsunuz?

Murat Yener: Ben Intel’de çalışıyorum fakat çalıştığım departman aşina olduğunuz Intel’in biraz dışında, yeni cihaz ve ürünler yapan bir birim. Tabii ki genel giyilebilir teknoloji tabanlı.

Hdteknohaber: Şuan çalıştığınız sektörde ağırlıklı olarak hangi teknolojileri, yazılım ürünlerini kullanıyorsunuz?

Murat Yener: Ben genellikle Android tarafında çalıştığım için klasik Android geliştirme araçlarını çok sık kullanıyorum. Bunun dışında Git, issue tracking ve build server konusunda da popüler her çözüm kullanılıyor/kullanıyorum.

Hdteknohaber: Türkiye’ de başlayıp yurt dışında devam eden bir kariyeriniz var. Bu kariyer boyunca hangi kaynaklardan ya da kişilerden faydalandınız/faydalanırsınız?

Murat Yener: İlginç bir dönemdeyiz artık. Bilgi çok çok kolay ulaşılabilir durumda. Eskiden zar zor bulacağınız bir kitabı kolaylıkla e-book olarak satın alıp 30 saniye sonra okumaya başlayabiliyorsunuz. Ben eskiden bayağı basılı kitap siparişi verirdim, simdi daha çok henüz basılmamış ‘early access‘ kitapları dijital olarak satın alıyorum. Kitabın basılmasını beklemeden bölüm bölüm okuyabiliyorsunuz. İsim vermek gerekirse kariyerime etki etmiştir diyebileceğim kitaplar var. Effective Java, Java Concurrency In Practice, Design Patterns (GoF). Bunun dışında blog, podcast ve web sitesi birçok kaynak takip ediyorum. Kişiler olarak da kariyerimin daha başlangıcı olan dönemlerde çok takip ettiğim ve etkilendiğim bir kaç isim Heinz Kabutz, Yakov Fain, Reza Rahman, Arun Gupta‘yı verebilirim. Daha sonraki dönemde her halde beni en çok şekillendiren şey Naci Dai ile çalışma şansı oldu hatta tek başına en çok faydalandığım kaynaktır diyebilirim sanırım. Android konusunda da Google’in Android Developer Youtube kanalını yakından takip ediyorum.

Hdteknohaber: Birçok teknolojiyi kullanmış biri olarak sizce bir yazılımcı bir teknoloji üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi olmalı mıdır?

Murat Yener: Öncelikle yazılım kesinlikle zevk almanız gereken bir şey. Eğer sadece bundan para kazanırım mantığı ile hareket edecekseniz yol yakınken başka iş seçmek daha da çok para kazanmanıza yardım edebilir. Dolayısıyla bu da biraz kişiye bağlıdır. Çok genelleme yapmak gerekirse bence bir ana teknolojide uzmanlaşıp beraberinde diğer teknolojilerle ilgilenmekte fayda var. Şöyle dönüp baktığımda ben hep iyice uzmanlaştığım şeyden kaçıp daha zayıf gördüğüm ne varsa ona yöneldiğimi hissediyorum. Örneğin ilk isimde tamamen server side J2EE geliştirirken sonraları web frameworkleri ve UI ile daha çok ilgilendim. Sonrasına bakınca bunlardan biraz uzaklaşıp mobile yöneldim. Ama hiçbirini tam olarak bıraktım da diyemem. Mesela web ile ilgilendiğim dönem oturup Java EE kitabı yazdım, şu anda Android yazarken de Angular kitabı okuyorum.

Hdteknohaber: Söylediklerinizden yola çıkarak, teknoloji dünyasını yakından takip ettiğiniz ortada. Takip etmek için kullandığınız siteler hangileridir?

Murat Yener: Çok dünyasını çok yakından takip ederim. Aslında en değerli takip kaynağım Twitter. Çok özet bir takip listem var hiç bir zaman 200′ ü geçmez. İlk başta aklıma gelen siteler Cnet, Wired, Android Police sanırım. Ayrıca birçok dergi aboneliğim var; Wired, American Scientific, T3, Stuff gibi dergilerin İngilizce dijital aboneliklerini oldukça hesaplı bicimde alabiliyorsunuz.

Hdteknohaber: Bir yazılımcı olarak iş hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek için neler yaparsınız?

Murat Yener: Aslında yazılımı tam olarak bir meslek gibi görmüyorum. İlk Commodore 64′ ümden beridir kod yazmak benim hobim ve hayatımın en büyük kısmını kapsıyor. Bu hobimi yaparken de üstüne para kazandığım iş kısmı ve para kazanmayıp gerçekleştirdiğim kısımları var ama her iki kısımda da zevk aldığım şeyleri yapmaya çalışıyorum. Mesela, İstanbul? dayken benim de organizatörü olduğum ‘User Group’ etkinliklerini kaçırmamaya çalışıyorum. Bunun dışında öğrenmek istediğim konularda kitap okuyorum, kod yazıyorum, ya da Open Source kodları indirip inceliyorum. Bunların hepsi bir kenara; konferanslara konuşmacı veya dinleyici olarak katılmak, vazgeçilmezim. Her sene en azından 4-5 konferansa katılıyorum.

Hdteknohaber: Sektörün gelişimini gören biri olarak sizce Türkiye?de yazılım sektörü ne durumda? Gelecekte hangi alanların daha popüler olacağını öngörüyorsunuz?

Murat Yener: Çok büyük resme bakınca her şey pek tozpembe değil ama tabii ki güzel şeyler yapan ve yapmaya çalışanlar var. En büyük sorun gerçek anlamda teknoloji üretiminin olmaması. Bu da yazılımcıları nispeten eski teknolojileri takip eden banka ve telekom sektöründe çalışmaya muhtaç bırakıyor. Popülerlik konusunda yazılım hep belli trendlerin yükselip sonra değiştiği moda dünyasına benzer ilginç bir sektör. Ama aslında bakınca bunlar sanal olarak yaratılan bazı etiketler. Cloud dediğimiz şey; seneler önce server farm vs diye isimlendirilirdi, yine bugün IoT dediğimiz şeyde aslında senelerdir hayatımızda. Bu açıdan bakınca mevcut konulara daha renkli isimler koyup trend hale getirmek dışında mutlak tek değişim ‘form-factor’ ler. Oda boyundaki bilgisayarlar küçülüp masaüstü oldu onlarda küçülüp dizüstü bilgisayarı oldu. Dizüstü bilgisayarların telefon ve tablete dönüşmesini de giyilebilir dediğimiz cihazlar takip ediyor. Kısaca teknoloji ve işlem gücü gitgide daha küçük formda üretilebiliyor bu da cihazların şekillerini, dolayısıyla da kullanıcı ile iletişim tarzlarını değiştiriyor.

Hdteknohaber: Gelelim biraz da eksiklerimizi konuşmaya. Size göre ülkemizde yazılım sektöründeki eksiler neler?

Murat Yener: Dediğim gibi gerçek anlamda teknoloji üretimi olmayınca Startuplar ya da teknoloji şirketleri çok fazla sayıda ve kalitede olamıyor. Durum bu olunca da iş güvencesi ve para diye düşünen herkes ya bir bankada EFT gönderme ekranı yazıyor ya da bir Telekom firmasında kontör yükleme. Tabii ki bu sektörlerde de enteresan projeler yapılıyor ama sonuçta oldukça dar bir piyasa bence. Bunun üstüne birde çok ünvan sever insanlar olduğumuz gerçeği eklenince 30 yaşına gelen kod yazmayı bırakıp bir şeyin yöneticisi olmalı yaklaşımı ortaya çıkıyor. Böylece yeni yeni güzel kod yazma tecrübesi edinmiş iyi geliştiriciler pek de becerikli olmayan proje yöneticilerine dönüşüyor. Startuplar konusunda güzel gelişmeler olsa da biraz zamana ihtiyacımız var gibi. Henüz yatırım ve fonlama tam oluşmadığı için genelde Startup demek Linkedin den birinin size çok güzel iş teklifim var ama para veremeyeceğim demesinden öte somut bir yapıya gidemiyor.

Hdteknohaber: Düşünceleriniz aslında ülkemizdeki yazılım ekosistemini genel olarak açıklıyor. Bu durumda sizce ülkemiz dünyanın neresinde?

Murat Yener: Dünya?ya baktığınızda ilk grup çok iyi eğitim alan ve ülkesinde teknoloji üretilen ülkeler, örneğin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere… Sonuçta Almanya’da mezun olan adamın gidip çalışabileceği konusunda bir numara olan ve git gide daha çok yazılım kullanan bir otomobil endüstrisi var. İkinci grup endüstrisi o kadar kuvvetli olmayan ama yazılımcı yetiştirmeye önem veren ülkeler. Bunlar içinde de Hindistan başı çekiyor. Doğu Avrupa?da bu konuda hiç fena değil. Türkiye?ye bakınca bu iki grupta da değil. İlk gruba girmek çok uzun vadeli planlar, yatırımlar ve teknoloji birikimi gerektiriyor. Dolayısıyla sanırım yazılım eğitimine yatırım yapıp, yetişen geliştiricilerin de erkenden kod yazmayı bırakmasını önleyerek ikinci gruba dahil olmaya çalışmak biraz daha gerçekçi.

Hdteknohaber: Ülkemizde yapılan etkinlikler hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce etkinlikler yeterli midir? Takip ettiğiniz, katıldığınız/katılacağınız etkinlikler var mıdır?

Murat Yener: Türkiye?de 2010 öncesine bakınca oldukça az etkinlik yaşanmaktaydı. Dönüp bakınca o donemde tek hatırladığım o dönemki Sun Microsystems’ in Java Günleri ve Eclipsist konferansı. Son yıllarda ise özellikle ‘user group ve toplulukların gelişmesi ile çok fazla ve kaliteli etkinlik gerçekleşmeye başladı. Ben de Türkiye’ de iken; GDG İstanbul?un bir parçasıydım, aylık ve senede bir büyük etkinlik olmak üzere oldukça aktiftik. Bunun dışında diğer GDG’lerin, İstanbul JUG ve Ankara JUG’ unda etkinliklerine katılmaya çalışıyordum. Bu nispeten küçük etkinliklerde daha sıcak ve samimi ortamlar oluyor ve kendinizi çok ilginç kendi tarzınızda insanlarla tanışmış bulabiliyorsunuz. Büyük etkinlik olarak Devfest İstanbul, Android Developer Days, Voxxed, Özgür Yazılım günleri gibi etkinlikler aklıma geliyor. Bu etkinliklerde yerli yabancı çok iyi kalitede sunumlar vardı.

Hdteknohaber: Konudan konuya atlamak gibi oluyor farkındayız ancak sizleri bulmuşken her alandan sormak istiyor, fikirlerinizi öğrenmek istiyoruz. Sizce akademik eğitim sektörde nasıl karşılık buluyor?

Murat Yener: Aslında çok yüksek. İyi bir mühendis olabilmeniz, doğru düşünmeyi, problem çözmeyi ve bilgiye ulaşmayı akademik geçmişinizde öğreniyorsunuz. Tabii bunun devamında Türkiye?deki akademik eğitimin kalitesi ne sorusu geliyor. Aslında burada durup; bizde eğitim kötü filan diye söylenmek yerine eskiden imkânsız olsa da bu gün çok kolayca erişilebilir olan online içeriğe bakmak lazım. Şu an internet üzerinde birçok sitede ücretsiz algoritma, veri yapıları, programlama dilleri eğitimleri bulunmakta. Hem de bu eğitimleri verenler en ünlü üniversitelerdeki en ünlü isimler. Örneğin algoritmaları Skienna ya da Sedgewick ten, ya da Scala’yi Martin Odersky den öğrenme sansına sahipsiniz. Bu herhalde 10 yıl önce hayal bile edilemeyecek bir durumda ve çok güzel bir imkan.

Hdteknohaber: Düşünceleriniz bizim için gerçekten değerli. Son olarak yazılım dünyasına yeni girmiş ya da girecek olan meslektaşlarımıza önerileriniz nelerdir?

Murat Yener: Yazılım eğer zevk aldığınız ve hoşunuza giden bir şey ise bunu canlı tutup kod yazmayı bırakmamalarını tavsiye ederim. Türkiye?deki 30 yaşında bir şey müdürü olmalıyım yaklaşımı yüzünden sektörde tecrübeli mühendis sayısı oldukça az. Kendinizi geliştirmeyi, yeni dil ve teknolojileri öğrenmeyi bırakmayın. Ben genelde her 1-2 yılda bir yeni bir dil öğrenmeye çalışırım. İnternetten ulaşılabilir ders, kitap ve diğer kaynakları iyi değerlendirin. Gene kendimden örnek vereyim 2 sene önce Coursera üzerinden Sedgewick’in Algorithms eğitimini alıp gününe ödevlerimi teslim ettim. Sanırım en önemlisi işinize sadece para kazandığınız bir zorunluluk olarak bakmamak. Eğlendiğiniz, zevk aldığınız, pazartesi gelse de şunu yapsam dediğiniz bir işte çalışmak, biraz daha fazla para kazanıp saat sayarak hayatınızı geçirmekten çok çok daha değerli.

Uzun yıllar sektörde emek veren Murat Yener ile konuşmak bizim için büyük bir keyif. Bizimle paylaşmış olduğu bu değerli düşünceleri için Murat Yener?e ekibimiz ve Hdteknohaber okuyucuları adına teşekkür ediyoruz.

Yazılımcı Salısı' nda Bu Hafta – Bora Kaşmer

Yazılımcı Salısı‘ nda bu hafta da çok önemli bir isim bizimle olacak. Düşünün ki daha internetin yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı yıllar. O günlerden bu günlere değişen teknolojiye tanıklık etmiş, çalıştığı bir çok sektör, deneyimlediği bir çok durum. Bu hafta da siz değerli okurlarımızın sesi olduk, biz sorduk, Bora Kaşmer kendi deneyimlerini, gözlemlerini anlattı. Deneyimlerini aktardığı bu samimi sohbet için kendisine yeniden teşekkür ediyoruz.
HD Tekno Haber: Bora Bey merhaba, öncelikle kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz? Bora Kaşmer kimdir?
Bora Kaşmer: Merhabalar. Öncelikle böyle bir röportaj için size çok teşekkür ederim. Böylece ben de ilk kez bir yazıyı, hiç kod yazmadan tamamlama imkanı bulacağım:)
Ben Cacık Sever’i biraz geç keşfettim ama sonradan aradaki farkı kapattım. Gerçekten biz yazılımcılar için çok faydalı bir oluşum olarak görüyorum. Umarım yeni başlayan arkadaşlar, bu röportajlar ile deneyimli arkadaşların tecrübelerinden faydalanıp en iyi şekilde değerlendirirler deyip konuya gireyim :
1978 doğma büyüme İstanbul’ luyum. Daha 3-4 yaşında iken “Büyüyünce ne olacaksın”? dediklerinde “bilgisayar mühendisi” derdim. Cenkut Abimin bu konuda benim üzerimde etkisi büyüktür. Kendisi 40 yıldır Amerika’da developer. Türkiye’ ye geldiği zamanlar o kod yazardı, ben de öyle bakardım:)
Bilgisayarla ilk 1987 yılında Commodore 64 ile tanıştım. Acaba bu oyunları nasıl yazıp da kasede koyuyorlar? diye giriştiğim yazılım hayatıma 1985 basımlı Basic – GwBasic kitabı ile başladım.
Ailemin kolejde okumam yönündeki ısrarına ve bütün sınavları geçmeme rağmen günde 2.5 saatlik tren yolculuğunu da göze alarak S.T.F.A Anadolu Teknik Lisesinde yazılım okudum. Hatta lisede aldığım eğitimlerin ışığında o zamanki bilenler hatırlar “GameBoy“‘um a  AC adaptör yapmam ve sonrasında yakmam bile beni yıldırmadı. Daha sonrasında hazır yanmış GameBoyun ekranından saat yapmam hala beni gülümseten anılardan biridir:)
Basic, Turbo Pascal ve C++ ile 1996 yılına kadar uğraştım. 1994’de ilk paramı kazandım. Ve dedim ki bir fabrika benim yazdığım bir uygulama sayesinde, malzeme boyutlarına göre parça sayısı hesaplıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Derece ile bir şekilde mezun olmama rağmen yazılımdan hiç kopmadım. Bitirme tezimi bile komple kod yazarak tamamladım:) 2. öğrenimde okuyarak özel firmalarda hem Web hem de Windows developer olarak yıllarca çalışma imkanı buldum. Son üç yıldır Doğan Gurubunda Takım Lideri olarak çalışıyorum.
CacıkSever: Yazılıma, bilgisayara olan sevdanız çocukluğunuza dayanıyor. Yol ayırımlarınızda hep yazılıma dönmüş yönünüz. Gerçekten bu bir aşk diyebiliriz. Uzun zamandan beri bilişim sektöründesiniz , peki başladığınız günden bu güne neler değişti? Neler vardı şimdi yok? Neler yoktu şimdi var? Bu konuda çok sayıda örnek verebileceğinize inanıyoruz 🙂
Bora Kaşmer: Bu işe ilk başladığımda malesef Windows dahi yoktu. Bir hatanın çözümünü bulabilmek için programcı arkadaşlar ile kafelerde haftada bir toplanıp, kağıda yazdığımız kodları tartışırdık.
Daha sonra birbirimizi ev telefonundan arayıp sorunun çözülüp çözülemediğini bildirirdik. Şimdi ise internet ile sorununuzun çözümü olan kodu direkt uygulamamıza adapte edebiliyoruz. “Copy & Past“:) Bu hem iyi hem de kötü. Üzerinde emek harcanmadan yapılan her iş sabun köpüğü gibi kayboluyor. Ama üstünde 3 gün uğraşılmış bir iş, kolay kolay kendini unutturmuyor. Bütün bunlara rağmen 1993 yılında Visual Studio gibi bir IDE ile çalışabilme imkanı bulabilmek ya da IntelliSense gibi kod tamamlama özelliği ile geliştirme yapabilmek sanırım harika olurdu:) Hele hele “Github” keşke o zamanlarda olabilse idi:) En üzüldüğüm nokta, eskiden beri  var olan türkçe kaynak sıkıntısının, yılın 2016 olmasına rağmen tüm hızı ile devam etmesi. Bu uğurda fırsat buldukça ilgilendiğim konularda, kendimce makaleler yazıyor, webinarlar  veriyor ve mümkün olduğunca seminerlere gidiyorum. Klasik bir laf ama öğrenmenin en iyi yolu öğretmektir.
HD Tekno Haber: Zor ve güzel zamanlar diyebiliriz. Peki geçen bunca zaman içinde gözlemlerinize ve deneyimlerinize dayanarak yazılım geliştirme süreçlerindeki değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Bora Kaşmer: Eskiden Agile, OOP, Unit Test gibi yapılar yoktu. TFS gibi yapılarında olmamasından dolayı toplu kod geliştirme alışkanlığı ancak toplanarak yapılabiliyordu. Artık Azure gibi birçok Cloud teknoloji çözümleri var.
HD Tekno Haber: Bilişim sektürüne adım attığınıza, internet yeni yeni duyuluyordu. İnternet kullanımı bu kadar yaygın değildi. Sürecin ilk zamanlarında, geleceğe dair öngürülerinize dayanarak, ileride ihityaç duyulabilecek herhangi bir girişiminiz oldu mu?
Bora Kaşmer: Web uygulamalarında canlıda bile debug yapabildiğimiz bir yüzyıldayız. İşte o yıllarda yazdığım kodların 4000 -5000 satırlara gelmesi ve bir türlü yönetilememesinden muzdarip ben, kendimce daha ne olduğunu bilmeden yazdığım küçük bugünkü adı ile patternler ile iyleştirmeler yapıp, buna benzer yapıların gelecekte ne kadar önem kazanacağını ön görmüştüm. Yıllarca siyah ve mavi&beyaz ekranlardan sonra 1992 yılında Windows 3.1 ile karşılaşmanın mutuluğu daha dün gibi aklımda. İnternet teknolojileri ile ilk 1993 yılında Amerikada karşılaştım. “WWW gören masum köylü:)” Halen o bilgisayar ve renkli monitör evimde çalışır vaziyette durmaktadır. Aklıma geldikçe bazen açıp Qbasic ve Turbo Pascal ile kod geliştirip nostalji yaşamaktayım. Merak edenlere üzerinde Windows95 var.  Mouse bile o zamandan:)
HD Tekno Haber: Bir ara biz de görmek isteriz:) Patternler hayatımızı kolaylaştıran yapılar bu konuda öngörüleriniz çok yerinde olmuş. Ayrıca, 1993 de İnternet henüz Türkiye’ ye gelmişken bunu Amerika’ da deneyimlemiş olmanız büyük şans. Biraz da günümüze dönecek olursak, MVP olduğunuzu biliyoruz. Son kullanıcıya sunulmadan önce çoğu teknolojik yenilikten sizin haberiniz oluyor ve deneyimleyebiliyorsunuz. Sizin açınızdan bu durumun artılarını-eksilerini aktarabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Aslında taze bir Visual Studio ve Development Technologies MVP‘siyim. Son teknolojileri ve yenilikleri malesef sadece bu ünvana sahip kapalı mail gruplarından ilk duyurular ile öğrenme şansını buluyorum. Keşke herkes faydalanabilse. Ayrıca neredeyse her hafta çeşitli Product Grouplar ile Skype üzerinden eventlere katılıp görüşüyorum. Aslında bu fırsata sahip olmanın benim gibi sinemadaki bir filme bile ya gala gecesi ya da çıktığı Cuma günü giden birisi olarak ne kadar mutlu ettiğini söylemem pek de yanlış olmaz. Doğal olarak bu konular NDA kapsamında, yani Microsoft’un açıklanmasına izin vereceği süreye kadar kimseyle paylaşamazsınız. Öncelikle bu konu benim gibi bu kadar çok paylaşımı seven biri için oldukça zor:) İkinci bir konu da bu yeni teknolojileri, ilk ağızdan açıklaması gereken kişilerden birinin de sizin olmanızın vermiş olduğu sorumluluk duygusu. “Ne demişler? Büyük güç, büyük sorumluluk getirir“…  Önceden hazırlanıp ilgili makaleleri yazıp izin çıktığı zaman, sokağa fırlayan çocuklar gibi paylaşımda bulunmak da apayrı bir duygu olsa gerek:)
HD Tekno Haber: Paylaşımlarınızı bu yüzden özenle takip ediyoruz 🙂 Önceki sorulara cevabınızda Amerika’ da bir anınızdan bahsettiniz. Yurt dışında çalışma fırsatınız oldu mu? Deneyimlerinizi bizimle paylaşıp Türkiye? deki süreçlerle kıyaslayabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Amcamın Boston’da daha çok sigorta uygulamaları üzerine çalışan bir yazılım firması var. “http://ezrater.com/“. Bu sayede Amerika’ da işlerin nasıl yürüdüğünü görme fırsatı buldum. Ve şunu anladım, her fırsatta eğitim ve herşeyin rayında ilerlediği bir düzen. Oradaki çalışma hayatında ilk şaşırdığım nokta genelde 2 kişi ile çalışılması idi. Bir çeşit backup. Öğlene kadar biri yazıyor diğeri izleyip fikir yürütüyor, öğleden sonra diğeri yazıp bir diğeri yorum yapıyordu. Önce bunu çok yadırgadım. Ama sonra ne kadar muhteşem bir imkan olduğunu gördüm. Ne demişler bir elin nesi var 2 elin sesi var. Şirket içi her hafta çalışanlar arasında birinin seminer vermesi ve herkesin belli bir score puanına göre hakkını alması bunun diğer artıları idi.
HD Tekno Haber:  Güzel bir sistem. Fikir alışverişleri ile ve birinin gözcülüğünde kod yazmak daha kaliteli çıktılar sağlıyor. Çalıştığınız sektörlere baktığımızda ATM, mobil, ERP, yayın organları gibi çok farklı platformlarda ve sektörlerde yer aldığınızı görüyoruz. Farklı sektörlerde çalışmanın artılarını, deneyimlerinize dayanarak aktarabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Yurt dışında çalışma hayatında size ilk sorulacak soru uzmanlığınızdır. Türkiye’ de bu Mobil, Web, Windows, DataBase gibi konular ile ayrılsa da, yurtdışında sağlık, banka, sigorta gibi iş kolları kastedilmektedir. Bizim ülkemizde programcı olarak çalışmak bence ilk yıllar için çok avantajlı. Böylece Ninja gibi olabiliyorsunuz:) Sonrasında yurt dışı deneyimi bence çok faydalı olabilir. Bence ülkemizde mükemmel bir potansiyel var. Genç yaşlarda öyle muhteşem yazılımcılar ile karşılaşıyorum ki benim yaşıma gelince ne olacaklar tahmin bile edemiyorum. Bu da tabi beni çok mutlu ediyor. Farklı sektörlerde çalışma avantajı algoritma geliştirme becerinize çok büyük katkı sağlıyor. Bence bir developer’ın kendine verebileceği en büyük zarar bir yerde 10 yıl gibi bir süre çalışmasıdır. Malesef belli bir süreden sonra körelmek nerdeyse kaçınılmaz oluyor.
HD Tekno Haber: Yazılım hayatınız boyunca körelmemek için elinizden geleni aşkla yapmışsınız ve yapmaya devam ediyorsunuz.  Bu kadar çok tecrübeye rağmen, yönetim tarafında yer almak yerine kod yazmaya devam ediyorsunuz. Bu konudan biraz bahsetmek ister misiniz?
Bora Kaşmer: Benim için programcılık bir iş değil. Hiçbir zaman bitmeyen bir konsol oyunu. Hatta bir tutku. Bunca yıldır yazmama rağmen, halen yeni konuları öğrenmenin açlığını çekiyorum. Yani “Yaz yaz nereye kadar?” sözü benim en duymak istemediğim cümle. Bir de “Çalışan koda dokunma” var. Bu da beni malesef çok üzen bir cümle. Hal böyle olunca sadece yönetim koltuğunda oturmak bana göre değil. Ülkemizde 37 yaşında yönetici olmamış biri, başarısız gibi görülürken, yurt dışında genel müdürden daha yüksek maaş alan senior developerlar mevcuttur. Ama bu durum bence ülkemizde gitgide değişmekte ve sözüm meclisten dışarı:) yaşı ileri arkadaşların kıymeti daha da artmaktadır. Bir de dinozor tabir edilen eski teknolojilerin daha iyi olduğunu söyleyen bir kesim vardır ki onlara da o zaman neden akıllı telefon kullandıklarını sormadan edemiyorum:) Ev telefonu neye yetmiyor ki? 🙂
HD Tekno Haber: 🙂 Okurlarımız buraya kadar olan kısmı soluksuz takip ediyorlardır. Şimdi biraz da bu kadar tecrübe sahibi olmanızdaki yardımcı kaynaklara değinelim. İş hayatınızda faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir? Takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?Kendinizi geliştirmek için adına neler yapıyorsunuz?
Bora Kaşmer:  İş hayatında en çok Github’dan faydalanıyorum. Her ay birkaç tanesine katıldığım Mvp Pgi toplantıları şu an yolumu aydınlatan bir fener gibi. Her ay düzenli MSDN Magazine’i okuyorum. Değer verdiğim developer arkadaşları hem twitter’dan hemde Rss Feed ile takip ediyorum. Sağolsunlar gerçekten de çok faydalı oluyorlar. C# Corner  ve Channel9 çok başarılı hatta mükemmel kaynaklar. PluralSight ve Udemy deki görsel eğitimlerden neredeyse çıkmıyorum. Bunların haricinde yakın arkadaşlarımın çoğu developer. Konuşacak, tartışacak çok konu oluyor:) Bol bol makale yazmak ve aklıma gelen her konuyu kodlamak eğitimimin bir parçası. Bir seminer veya webinara hazırlanmak bence o konuyu öğrenmenin en iyi yolu. Ve bu süreç hiç bitmeyecek bir dalganın üzerinde dengede kalma yarışı:)
HD Tekno Haber: Bahsettiğiniz bu süreçte ayakta kalabilmek özveri isteyen bir süreç. Bunların yanında okurlarımıza gelecekte hangi alanların daha popüler olacağı konusunda da söylemek istediğiniz bir şeyler vardır diye düşünüyoruz.
Bora Kaşmer: Bence gelecek sanal gerçeklik Hololens, Google Glass gibi teknolojiler. IOT özellikle bu son yılların dahi çocuğu. Tabi hızla ilerleyen Robotik teknolojileri de göz ardı etmemek lazım. Ve bir de hepsinin üstünden bakan Azure, Amzon gibi Cloud teknolojileri.
HD Tekno Haber: Yurt dışı deneyimlerinize dayanarak yazılım sektöründe Türkiye’i dünyanın neresinden konumlandırıyorsunuz? Diğer ülkelere kıyasla ne durumdayız?
Bora Kaşmer:  Türkiye’ de iş dünyasında yazılım teknolojileri, bazı konularda yurtdışını bir kaç yıl geriden takip ediyor diyebiliriz. Ama bu süre gitgide kısalıyor. Genelde çok aceleciyiz. İşlerin hızlıca bitmesinin gerçek başarı olduğu düşünülürken, yurt dışında esas başarının hatalar yüzünden olan geri dönüşler ile ölçüldüğü bir dünyadayız. Ama potansiyelimiz çok fazla. Hergün hevesli birçok genç ve projeleri ile karşılaşmıyor değilim. Bir de en çok görüdüğüm durum sırf kullanılmış olmak için gereksiz yere projeye dahil edilen teknolojiler. Yani bence herşeyden önce kullanılacak bir kütüphanenin ne için  yazıldığının, artılarının ve eksilerinin neler olduğunun iyice araştırılması gerekir. Projelerin tamamlanma süreleri bazen planlananın aksine çok uzun bir zaman alabiliyor. Ama bunu etkiliyen bir çok faktör var. İstenilenin tam olarak ne olduğunun bilinmemesi, isteklerin sürekli değişmesi, bazen de tamamen vazgeçilmesi; yapılan tüm planların ve buna bağlı olan hedeflerin değişmesine ve malesef ötelenmesine neden oluyor..Örneğin anlık 1 milyon kişinin kaldırılabileceği bir siteye canlıda 500 kişinin gelmesi tam bir hayal kırıklığı. Kötü planlamanın en büyük kurbanı biz developerlar için zaman ve emek. Bence yazılım bilince Türkiye?de tabana yayılmalı. Halk bilinçlendirilmeli. “Kız isterken Programcıyım deyince “Hangi kanalda”? diye bir soru ile karşılaşılmamalı”:)
HD Tekno Haber: Güzel bir nokta 🙂 Peki sizce Türkiye’ de yeterince yazılım temalı  etkinlik yapılıyor mu? Sizin takip ettiğiniz etkinleri (Katıldığınız / Katılacağınız) paylaşır mısınız?
Bora Kaşmer:  Türkiye de yazılım temalı birçok etkinlik oluyor. Ama çoğu malesef İstanbulda. Ben de bu nedenle şehir dışı seminerlere İstanbuldakinden daha çok önem veriyorum. Seminerlerin kalitesine gelince malesef hepsi çok kaliteli demek güç. Ben baştan sona kod yazılan ve mümkün olduğunca  slaytlardan uzak olan etkinlikleri tercih ediyorum. Tabiki sunumlar da önemli. Ama yazılım temalı bir seminerde slaytlar, koddan fazla olamamalı diye düşünüyorum. Bu nedenle kendi seminerlerimde katılımcı arkadaşları iyice yoruyorum:) Ama kodları destekleyici, anlamayı kolaylaştırıcı slaytları da eksik etmiyorum. Genelde vakitten dolayı Türkiyede dinleyici olarak pek etkinliğe katılmıyorum. Ama her Kasım ayında Seattle’da olan MVP Global Summit‘e katılacağım:) Yakın dönemde Çanakkale ve Ankara’ ya bol kodlu seminerler vermeye gideceğim. Önümüzdeki dönem için de Microsoft Açık Akademi için kapsamlı bir Mvc eğitimi çekilmesi planlanıyor. Bir de beni baya bir heycanlandıran bir etkinlik var ki zaten ilerde herkes tarafından bilinecek:) Bakalım göreceğiz.
HD Tekno Haber: Biz de meraklanmadık değil 🙂 Bu arada İnşaat Mühendisliği mezunu olduğunuzu söylediniz. Buradan yola çıkarak akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır diye sormak istiyoruz. Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?
Bora Kaşmer:  Akademik eğitimin iş hayatına en büyük katkısı öğrenmeyi öğretmesidir. Bir de algoritma kurma gücünüzü geliştirir. Gerisi tamamen sizin ile bilgisayarınız arasındaki birşey. Yazılım dünyasında yer almayı planlayan arkadaşlara ilk önerim sevilmeden yapılabilecek bir iş değildir. Bu en önemlisi. Akıllarına gelen her konuyu veya projeyi koda dökmeye çalışsınlar. Bol bol başkalarının kodlarını okusunlar. GitHub’dan çıkmasınlar:) Beğendikleri kişilerin Rss Feedlerini, twitterlarını takip etsinler. Blog yazsınlar. Kodlarını GitHub’a koysunlar. Okul zamanı stajlarına önem versinler. Stajın hakkını versinler. Son olarak herşeyden önce OOP , SOLID ve Design Pattern öğrensinler.
HD Tekno Haber: Sohbete devam ediyoruz. Gelelim eğlenceli bir konuya. Yazılım sektöründe çalışanların egosunun yüksek olduğu düşünülüyor? Bu konuda aktarmak istedikleriniz var mı?
Bora Kaşmer:  Ego bana biraz Legoyu anımsatıyor:) Bence komik birşey. Bilgi ve deneyimle ters orantılı. Hiç kimse herşeyi bilemez. El elden üstündür. Bizimki de doktorluk gibi. Beyin cerrahı farklı, dahiliye farklı. Ego yazılım sektörünü baltalayan en büyük sorundur. İlacı, bilgi ve mütavazılıktır. Örneğin yan yana çalışan iki yazılımcı düşünün. Birinin geçen ay belki bir hafta uğraştığı bir konuyu diğer yazılımcı önceden yazmış olsun. Sırf gururdan sorulmayıp onca saat bir daha uğraşılması yazılım alanında milli servetin boşa harcanmasıdır. Hem emek hem de adam/saat olarak. Bu konudaki idolüm “Tim Berners-Lee“‘dir. Wikipedia’dan bakıldığında www (World Wide Web) ve HTTP(HyperText Transfer Protocol)’ün yaratıcısıdır. Şu an olmasa da bir zamanlar title’ı “Web Developer”‘mış:) Genelde yurtdışındaki product guruplar o kadar mütevazi ki inanamıyorsunuz. Peki bu ne kazandırıyor. Mutluluk ve huzur içinde çalışma haricinde birlikte çok daha verimli çalışarak, daha kaliteli işlerin çıkarılması sağlanıyor.
HD Tekno Haber: Yavaş yavaş röportajımızın sonuna gelirken, sormadan edemeyeceğimiz bir konu daha var. Yazılıma olan bu tutkunuz özel hayatınızı nasıl etkiliyor. Sevdiklerinize yeteri kadar zaman ayırdığınızı düşünüyor musunuz?
Bora Kaşmer: Yazılıma olan tutkumun özel hayatımı etkilemesi deyince gülme geldi:) Hayatım yazılım:) Bu konuda da idolüm “Bobby Fischer“. Yani bir insanın kendini işine verebileceği en üst nokta olarak görüyorum. İşin gerçeği yazılım benim için bir iş değil. Sizin de dediğiniz gibi tek taraflı bir aşk:) Herşeye rağmen aileme olan vakitten kesinlikle taviz vermem. Özellikle bir kız babası olarak bir an çok karmaşık bir algoritma ile uğraşırken, “Karlar kıraliçesi yazın ne yapıyor?” diyen kızıma hayran olmamak mümkün değil 🙂 Ama yine de malesef istediğim kadar vakit ayıramıyorum. Hatta ilk zamanlar bunu başaramıyordum. Şöyle komik bir örnek vereyim. Kinect için yurtdışına bir proje yazıyordum. Eşim de o zamanlar 9 aylık hamile. Geceyarısı saat 3 gibi eşim “çok sancım var dedi”. Ben de bir dakika dedim:) Sonra “neyy!” deyip panik halinde bir koşturmaca gitti 🙂 Çok şanslıyım ki eşim bu konularda çok anlayışlı. Yazdığım makalenin önemini anlıyor. Belki de doğudaki bir developer arkadaşımız için nadir bulunan türkçe kaynaklardan biri. Zaten tüm gayem de ne biliyorsam paylaşmak. Bir de gerçekten insanların işine yarayacak birşey yapmak. Mesela birkaç yıl önce ses teknolojiler ile engelli insanların sesli komutları ile internette gezinebilecekleri, bilgisayar kullanabilecekleri bir uygulama geliştirdim. Aynı zamanda çocukların sesli komutlar ile ingilizce öğrenebilecekleri bir yapı sağlıyordu. Gelecek ne gösterir artık ben de bilmiyorum.
HD Tekno Haber: Yazılım dünyasına aşık olduğunuz bir gerçek 🙂 Ayrıca geliştirdiğiniz ürünlere sebebiyle teşekkür ediyoruz. Çok yoğun bir çalışma hayatınız olduğunu görüyoruz. Bu kadar çalışmanın arasında yazılım dışında uğraştığınız, yapmaktan keyif aldığınız aktiviteleriniz nelerdir?
Bora Kaşmer:  Yazılım haricinde en büyük hobim motor sporları. Nedense belli bir hızdan sonra sadece ona odaklanıp başka birşey düşünmüyorum:) Bazen çok erken saatlerde motorla çıkıp ormanda köy yollarında geziyorum. Daha sonrasında gelsin kodlar:) Oyun konsolları ayrı bir tutkum. Oynamasam da  jelatininde duran oyunlarım var. Hatta kızım bazen evde “aduket” diye geziyor:) Bir de arada solo gitar çalıyorum. Okul yıllarından kalma bir alışkanlık. O da ruhu dinlendiriyor. Bence bu işe gönül vermiş herkesin kendine mola vereceği, ruhunu ve beynini dinlendirebileceği bir hobisi olmalı. Yoksa bu iş sizi bitirir. Örneğin ben son sekiz yıldır günde enfazla üç saat uyuyordum bir de şu anki halimden yaklaşık yirmi kilo fazla idim. Üç yıl önce yirmi kilodan kurtuldum. Uyku sorununuda ITP denen büyük bir kan hastalığından sonra altı saate çıkartıp zar zor atlattım. Bir developer olarak yaşamınızda spor, kendinize ayıracağınız vakit ve uyku çok önemli. Hayatınız düzenli olursa kodlarınız da düzenli olur:) Hoşçakalın…
Bora Kaşmer ile olan sohbetimizin sonuna geldik. Kendisinin yazılıma kodlamaya ne kadar aşık olduğunu hepimiz gördük. Kendisine teşekkür ediyoruz. Biz dinlerken keyif aldık. Çoğu noktada kendisine katıldık.  Bir çok farklı sektörde, farklı ülkelerde, farklı zamanlarda çalışmış biri olarak, deneyimlerini bizimle ve siz değerli okurlarımızla samimi bir dille paylaştığı için teşekkür ediyoruz. 

Yazılımcı Salısı' nda Bu Hafta – Gülçin Yıldırım

Yazılımcı Salısı‘nda Veri Tabanı Yöneticiliği konusunda kariyerine devam eden Gülçin Yıldırım var. Kendisi hem yazılım sektörünün farklı bir dalında olması ile hem de kullanmakta olduğu açık kaynak sistemler sebebiyle bize farklı bir bakış açısı kazandıracaktır.
Gülçin Yıldırım‘a Türkiye’de yazılımı veri tabanı yöneticisi gözüyle anlatmasını istedik Gülçin Hanım‘da okuyucularımız için cevap verdi.

Hdteknohaber: Merhaba Gülçin Hanım. Bize öncelikle biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Gülçin Yıldırım: Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği 2011 mezunuyum, o zamandan bu yana çeşitli şirketlerde çalıştım. Şu an Londra merkezli bir şirkette PostgreSQL veri tabanı yöneticisi (DBA) olarak uzaktan çalışıyorum ve Tallinn Teknik Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Sistem Mühendisliği yüksek lisansı yapıyorum.

Hdteknohaber: Gülçin Hanım şu anda aktif olarak hangi sektörde çalışmaktasınız?

Gülçin Yıldırım: IT sektöründe PostgreSQL servis ve danışmanlığı veren bir şirkete bağlı çalışıyorum. Çalıştığım şirketin odak noktasında PostgreSQL teknolojisi bulunmakta.

Hdteknohaber: Veri Tabanı Yöneticiliği yapmaktasınız. Yazılım sektörünün güzellikleri arasında belki bu seçenekte birbirinden çok farklı alanlarda kariyerinize devam edebiliyorsunuz. Peki, veri tabanı yöneticili kariyerinizde hangi teknolojileri yazılım ürünlerini kullanmaktasınız?

Gülçin Yıldırım: Genellikle açık kaynak kodlu yazılımlar kullanmaktayız. Çoğunlukla Linux sistemlere destek veriyoruz. Kullandığımız temel yazılım ürünü PostgreSQL. Bunun dışında veri tabanı yönetimi için gereken birçok açık kaynak yazılım daha kullanıyoruz. Örnek vermek gerekirse PgBouncer, Barman, repmgr, pglogical, BDR, Ansible, Nagios, Icinga, Redmine, Github, vs.

Hdteknohaber: Cacıksever ekibi olarak Yazılımcı Salısı etkinliğimizde tüm yazılım sektörü aktörleri ile iletişim kurmayı amaçlıyoruz. Bu zamana kadar olan röportajlarımızda .Net altyapısında kariyer sahibi olan yazılımcılarla iletişim kurduk. Daha ziyade açık kaynak sistemler üzerinde kariyere sahip olmanız hem bizim hem okuyucularımız için büyük bir bilgi kaynağı olacak. Bu sektörde çalışırken hangi kaynaklardan faydalanırsınız bize biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Gülçin Yıldırım: Benim kutsal kaynağım PostgreSQL dokümantasyonu ve PostgreSQL mail listeleri. Ayrıca Planet PostgreSQL blogu var ve PostgreSQL topluluğunda aktif olarak blog yazan hemen herkesin blogu burada toplanıyor. Ben de şirket blogumuzda yazıyorum ve yazılarımı Planet PostgreSQL üzerinden takip edebilirsiniz. Twitter’ı kullanma sebebim takip ettiğim teknolojileri ve bununla uğraşan kişileri takip etmek, bu yüzden tek tek isim vermem yıllarımı alabilir.

Hdteknohaber: İş hayatınızda PostgreSQL’in yeri büyük sanırım. Sizce bir yazılımcı veri tabanı yönetimi alanında kariyerini oluşturmak isterse; bir teknoloji üzerinde mi uzmanlaşmalı yoksa diğer sistemler hakkında da fikir sahibi olmalı mıdır?

Gülçin Yıldırım: Kişisel olarak görüşüm bir teknoloji üzerinde uzmanlaşmanın daha yararlı olduğu yönünde ama bu tamamen bir teknoloji üzerinde bilgi toplamak ile edinilebilecek bir şey değil. Örneğin ben şu an PostgreSQL veri tabanı yönetimi üzerine uzmanlaşmış bulunuyorum ama bu noktaya gelene dek birçok başka veri tabanı yönetim sistemi ile çalıştım. Aynı zamanda hiçbir zaman sadece bir tek teknoloji ile çalışmak mümkün değil. Bir konuda uzman olabilirsiniz ama başka birçok konuda da bilgi sahibi oluyorsunuz ve bilgileriniz pekişiyor. Örneğin ben aynı zamanda sistem yönetimi konusunda da ilerliyorum ve Ansible öğrendim. Linux sistem yönetimi için gereken araçları kullanıyorum vs. Bu demek değil ki asıl uzmanlık alanımdan uzaklaşıyorum, kastettiğim şey zamanla bilgileriniz gelişiyor ve pekişiyor ve işin doğası gereği yakın alanlarda ilerlemeye devam ediyorsunuz.

Hdteknohaber: Bu fikirler bizim için çok değerli. Birazda işin magazinsel boyutuna değinelim isterseniz. Teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeyi sever misiniz? Güncel olarak takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?

Gülçin Yıldırım: Sektörde olup teknoloji dünyasını takip etmeyen biri olabileceğini düşünmüyorum. Her gün okumak ve sizi ilgilendiren konularda fikir sahibi olmak durumundasınız. Ben çoğunlukla blog okuyorum, onlara da toplu olarak Planet PostgreSQL’den ulaşıyorum. Takip ettiğim her teknolojiyi ayrı olarak paylaşan kişiler var ve onları okuyorum. Kadın Yazılımcı oluşumunun kurucu üyelerinden olduğum için, blogumuzu özel bir ilgi ile takip ediyorum.

Hdteknohaber: Bir veri tabanı yönetici olarak iş hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek için neler yaparsınız?

Gülçin Yıldırım: Etkinliklere katılıyorum. Şu an Brüksel’de FOSDEM‘deyim ve geçen gün PGDay Fosdem etkinliğinde konuşmacıydım. Bazen konuşmacı, bazen sadece katılımcı bazen ise organizasyon görevlisi olarak yer alıyorum. Önemli olan aktif olmanız ve ilgilendiğiniz teknolojilerin içinde yer almanız. Sadece fiziksel etkinlikler değil burada söz konusu olan online olarak da birçok eğitimi ücretsiz olarak takip edebilirsiniz. Örneğin üç gün önce otelde kendi sunumuma hazırlanırken o sırada gerçekleşen bir Ansible Webinarı vardı ve onu izliyordum. Birçok üniversitenin online programları var, veya Coursera gibi online eğitim platformları var. Coursera’da çok güzel dersler oluyor, ilginizi çeken alanlarda bu derslere kaydolup kendinizi geliştirebilirsiniz.

Hdteknohaber: Peki, sizce Türkiye’de IT sektörü ne durumda. Gelecekte hangi alanların daha popüler olacağını öngörüyorsunuz?

Gülçin Yıldırım: Türkiye’de genç nüfusun çok parlak olduğunu ve teknolojiye ilgi duyduklarını gözlemliyorum. Gelecekte daha güzel olacağını öngörüyorum.
Yapay zeka, nesnelerin interneti, robotik, yenilenebilir teknolojiler gelecekte de popüler olacağı kesin alanlar.

Hdteknohaber: Şimdi birazda şapkamızı önümüze koyma zamanı. Türkiye’deki IT sektöründe gördüğünüz eksiler nelerdir?

Gülçin Yıldırım: Bence en büyük sıkıntı sistemsizlik olmasıdır. Ülkedeki her alanda beni en çok üzen şey sistemsizliktir. Bir işe yeni başladığınızı düşünün, çok yüksek olasılıkla sisteme dahil olmanız çok zamanınızı alacaktır. Dokümantasyonunu oturtmuş bir şirket bulmak Türkiye’de çok zor. İş tanımları halen net değil, bir işe girdiğinizde sizden ne beklendiği uzmanlığınıza göre değil şirketin bu uzmanlıktan ne anladığına bağlı değişiyor. Şirket politikaları şeffaf değil ve uygulamalar kişiden kişiye değişiyor. Daha iyi performans gösterdiğiniz halde daha az zam artışı alabilirsiniz. Örneğin aykırı ve eleştirel yanı güçlü biriyseniz yönetim ile her konuda hemfikir değilseniz, size verilen işleri sorgulayıp değişiklik talep ediyorsanız performansınızdan çok tutumunuza bakıyor olabilirler. Oysaki Türkiye’den ayrıldıktan sonra benim deneyimim eleştirdiğimde farklı bir bakış açısı sunduğum için teşekkür almak oldu. Ayrıca sektörde egosu yüksek arkadaşlara rastlanabiliyor, paylaşımcı olmayan ve peşin hükümlü kişileri her yerde görmek mümkün.

Hdteknohaber: Türkiye IT sektörü olarak dünyanın neresinde sizce?

Gülçin Yıldırım: Gelecek vadedici buluyorum ama gidilmesi gereken çok yol var. Girişimciliği destekleyen programların yaygınlaştırılması ve girişimcilere daha çok mentörlük desteği verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrımcılık içeren politikaların güncellenmesi ve yasal hakların korunması gerekiyor. Ekonominin stabil olmadığı, yasakların ve belirsizliklerin olduğu bir ortamda girişimciliğin ilerlemesi ne yazık ki mümkün değil. Daha özgür, yaratıcılığın desteklendiği ve farklı fikirlerin özgürce dolaşabildiği bir Türkiye’de iş yapmak ve iş kurmak kolaylaşacak yeni iş fikirleri doğacaktır.

Hdteknohaber: Sizce yazılım temalı Türkiye’de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Takip ettiğiniz katıldığınız etkinlikler nelerdir?

Gülçin Yıldırım: İstanbul’da fazlasıyla etkinlik bulabilirsiniz ama Anadolu’ya doğru gidildikçe bu rakam azalıyor. Geçtiğimiz yıl Kadın Yazılımcı Topluluğu‘muz ile birlikte Türkiye’nin her yerinde 40’tan fazla etkinliğe katıldık, üniversitelerdeki etkinliklere öncelik veriyor ve destekliyoruz. Artık Türkiye’de yaşamadığım için yurt dışındaki etkinliklere katılıyorum. PGDay etkinliklerinin hemen hepsinde yer alıyorum ve özgür yazılım etkinliklerini de takip ediyorum, fırsat bulabildiklerime katılıyorum.

Hdteknohaber: Peki, akademiden biraz bahsedebilir misiniz? Akademik eğitimin iş hayatına etkisi sizce ne oranda?

Gülçin Yıldırım: Sertifikaların, üniversite diplomalarının devri kapandı. Bir şeyi ne kadar iyi biliyorsanız o kadar öndesiniz, nereden öğrendiğiniz kimsenin umrunda değil. Eğer yurtdışında bir ülkede çalışmayı düşünüyorsanız diplomanız vize almanızı kolaylaştıracaktır, maalesef buna bakan ülkeler hala var. Ben eğitimin çok önemli olduğunu ve hiç bitmeyen bir süreç olduğunu düşünüyorum, kendi adıma elbette önemsiyorum ama iş hayatı için artık bir zorunluluk değil. Bazı kurumsal şirketler politikalarını diplomaya (2 yıllık, 4 yıllık, mühendislik veya değil) göre şekillendirip kıdem ve maaş artışlarında buna bakabiliyorlar ama bence zaten böyle arkaik politikaları olan kurumsal devlerden uzak durmak daha güzel bir duruş. Ben özgür düşünen ve çalışanlarını miadı dolmuş politikalarla boğmayan, ast üst ilişkileri kaotikleşmemiş şirketleri tercih ediyorum çalışmak için.

Hdteknohaber: Bu değerli bilgiler için gerçekten teşekkürler. Son olarak IT sektörüne yeni giren yada girecek meslektaşlarımıza neler söylemek istersiniz?

Gülçin Yıldırım: Kimsenin moralinizi bozmasına, sizi sevdiğiniz işten uzaklaştırmasına izin vermeyin. Çalıştığınız insanlara saygı duyun ve önerilerine kulak asın. Bir şeyi sormadan önce araştırdığınızdan ve internette veya şirket içindeki kaynaklarda bulamadığınızdan emin olun, insanları sürekli bölerseniz bir yerden sonra ciddi bir sorununuz olduğunda sizinle ilgilenmek istemeyeceklerdir. Şirket içi dedikodu kaynaklarından uzak durun ve yakınmayın. Sevmediğiniz veya hoşlanmadığınız bir durum varsa bunu önce o kişi ile konuşun, çözemiyorsanız üstünüze iletin. İlerleme kaydedemiyorsanız söylenmek, negatiflik saçmak, motivasyonunuzu kaybetmek yerine daha mutlu olacağınız bir şirkete geçin. Risk almaktan ve denemekten korkmayın. Bir de kimse sizden işe yeni başladığınızda her şeyi bilmenizi beklemiyor, istekli ve çalışmaya hevesli olun ama endişelenip panik olmayın. IT sektöründe gençlere ihtiyaç var, bir köşesinden tutunun ve istediğiniz yönde ilerleyin. Sevgiler.

Öncelikle Gülçin Yıldırım ‘a Hdteknohaber ekibi ile bu değerli düşüncelerini paylaştığı için ekibimiz ve okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz. Hdteknohaber ekibi olarak sektörden kadınlara yer vermek bizim için büyük bir mutluluk. Yazılımcı Salısı röportajlarımızda bundan sonra da kadın yazılımcılara yer vermek için çalışmalara devam edeceğiz.
Gülçin Hanım aynı zamanda Kadın Yazılımcı Topluluğu kurucu üyelerinden. Kadın Yazılımcı Topluluğu gerçekten güzel ve değerli bir çalışma. Aslında tüm dünya geneline bakıldığında tüm iş ortamlarında kadınların öncelikli olarak belli başlı sorunları mevcuttur. Bunun aslında hiç olmaması ve kadın erkek gözetmeksizin herkesin çalışan çatısı altında eşit olduğu bir dünya isteriz biz de Hdteknohaber ekibi olarak. Ancak gerçekler hiç de böyle değil. Ama Kadım Yazılımcı Topluluğu bu yanlışları düzeltmek için çaba sarf eden topluluklardan biri. Bizde Hdteknohaber ekibi olarak Kadın Yazılımcı Topluluğu’ na yapabileceğimiz her konuda destek olmaktan mutluluk duyarız.

Yazılımcı Salısı'nda Bu Hafta – Erdem Avni Selçuk

Yazılımcı Salısı’nda bu hafta uzun yıllardır yazılım sektörünün içerisinde olan Erdem Avni Selçuk var. Yazılım sektörünü enine boyuna kendisi ile görüştük. Okuyucularımız için biz sorduk Erdem Avni Selçuk cevapladı.

Hdteknohaber: Erdem Bey merhabalar. Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Erdem Avni Selçuk: 1980 İstanbul doğumluyum. 99 senesi benim için hala devam eden uzun bir maratonun başlangıcı sayılır. Bu süreç zarfında irili ufaklı projelerde ve takımların içinde farklı teknolojileri kullanma ve metodololijeri tanıma şansım oldu.

Aktif iş hayatımın yanında evli ve ikiz babası olarak aslında yoğun da bir ev çalışma ortamına sahibim. Microsft Web Teknolojileri(Asp.net- MVC ..) , C# , Sharepoint Client Side , Sharepoint Web Servisleri, Web Servisler  ve Web API’ler  alanlarında uzmanlaşmaya çalışmaktayım.

Öğrenmeye çalıştığım  yazlım dilleri ise , C# , vb.net , php , java dır. Bunların yanında Pyhton ve Mobil Yazılım geliştirmeye de hobi olarak devam etmekteyim.

2014 senesi için Microsoft Tarafından SharePoint MVP ödülüne layık görüldüm ve hala aktif MVP ünvanım devam etmekte.

Hdteknohaber: IT sektöründe uzun zamandır bulunuyorsunuz. Şu sıralar IT sektörünün hangi alanında çalışmaktasınız?

Erdem Avni Selçuk: Şu anda aktif olarak E-Ticaret sektöründe yazılım geliştirme yöneticisi olarak çalışmaktayım. Bu sektör çalışma açısından yoğun olmasına rağmen insana çeviklik ve devamlı araştırma bilgisi katıyor.

Hdteknohaber: E-Ticaret sektörü de Türkiye’de öncü sektörlerden. Peki, bu alanda hangi teknolojileri yazılım altyapılarını kullanmaktasınız?

Erdem Avni Selçuk: Firmamız inovasyon ve yeni teknoloji adına çok açık ve aktif olarak ekibimi desteklemektedir. Yazılımsa olarak hem Microsoft hemde Open Source yazılımları kullanıyoruz. Örneklemek gerekirse bir tarafta SharePoint diğer tarafta Solr ve Hybris. Tabi bu yapı içerisinde spesifik tek bir yetiye sahip olan arkadaşlarımız olduğu gibi çok fonksiyonlu multitask çalışan arkadaşlarımız da mevcut 🙂

Hdteknohaber: Uzun zamandır bu sektörde yer alan biri olarak, faydalandığınız kaynaklar yada kişiler vardır. Bunlardan biraz bahsedebilir misiniz?

Erdem Avni Selçuk: İsmini vermeyeceğim ama muhtemelen bu yazıyı okuduğunda kendini duygulanmış olarak hissedebilecek bir abimiz vasıtası ile o yıllarda yazılım sektörüne adım atmıştım. Allahtan hala arkamda ve destekçim. Birçok hocamız ve içerisinde bulunduğum ÇözümPark topluluğundan da ismini sayamayacağım kadar çok arkadaşımız  birbirimize bildiğimiz tüm konularda destek oluruz.

Genel olarak kaynak herkesin takip ettiği siteler ve google üzerinden faydalanırım, yeni frameworkler ve kodları denemekten kaçınmıyorum. GIT Hub en iyi arkadaşım diyebilirim.

Hdteknohaber: Sizin de tecrübelerinize güvendiğimiz için kritik bir soru soralım. 🙂 Sizce bu gelişen dünyada bir yazılımcı belirli bir teknoloji üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birçok teknoloji hakkında fikir sahibi olmalı mıdır?

Erdem Avni Selçuk: Herkese göre değişen bir kavram bu soru uzar gider. Tartışmalara da meyal vermemek adına bence insan kendini ne konuda özgür hissediyorsa onu yapmalı. Bir saat pyhton yazmaktan hoşlanacak ve bu sizi mutlu edecek ise yazın mutlu olun J. Tabi her zaman söylediğimi de tekrarlamakta fayda var, bir adet yazılım dili bilmek faydalı olacaktır.

Hdteknohaber: İşin biraz magazin boyutuna bakmaya ne dersiniz? Magazinsel boyutta teknoloji dünyasını takip eder misiniz? Takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?

Erdem Avni Selçuk: Son zamanlarda buna pek vaktim olmuyor genelde Microsoft ve Technet üzerinden takip etmeye çalışıyorum arada mashable vari sitelere de bir göz atarım. İşim düşmedikçe uğramam desek daha doğru olur. Saatlerce teknoloji haberi okumak bana göre değil. Çoğu zaman ilgimi çekecek yazıları dostlarım sağolsunlar abi bu da senin kalemin deyip gönderirler ve bende elimden geldiğince değerlendirmeye çalışırım.

Hdteknohaber: İş hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek için neler yaparsınız?

Erdem Avni Selçuk: Android ve mobil yazılımcılık tecrübelerimi arttırmak için ufak uygulamalar yapıyorum, Javascript ve AngularJS üzerinde + bunun yanına FireBase de katarsak bu konularda ufak tefek inovatif sayılabilecek projelere zaman ayırmaya çalışıyorum. Totalde haftada 5 – 6 saati geçmez diyebilirim.

Hdteknohaber: Peki, Türkiye’deki yazılım sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz? Size göre gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Erdem Avni Selçuk: Çok geniş bir camia :). Bir çok arkadaşımız birbirini tanımıyor bence tanışılmalı. Neticede aynı kazanda yaşıyoruz, bir gün elbet herkes birbiri ile çalışma ortamında olabilir. Çok değerli hocalarımız var onların izinden gitmek iyi olur.

Sektör kendi içinde derya deniz. İşsiz kalma derdiniz de var kafayı kaşıyamama derdinizde. Egosu yüksek kişiler de var pamuk gibi insanlarda. Bu camia içinde 5 sene içerisinde 3D yazılımların artacağını ve prototiplerin yapılacağını , belkide real cihazlar yapılacağını düşünüyorum. Sanayi ve endüstriyel alanda da çok fazla yazılım ve arge çalışması olduğunu duyuyoruz bunlar IoT ile birleşerek güzel projeler çıkacaktır.

Hdteknohaber: Türkiye’deki sektörün uzun zamandır içerisindesiniz. Sizce Türkiye’de yazılım sektörünün eksileri/sıkıntıları nelerdir?

Erdem Avni Selçuk: Ben bir politikacı değilim ama kalifiye eleman sıkıntımız olmaya başlayacak gibi ileride. Üniversitelerin N bölümlerinden mezun olan arkadaşlar alınmasınlar ama dipten başlamak gerekiyor bu konuda anlaşmamız gerekiyor.  Merdivenleri birer birer çıkabiliriz.  Bence ülkenin teknik olarak bir sıkıntısı bulunmuyor. Daha çok personel odaklı diyebiliriz.

Hdteknohaber: Dünyada yazılımın ne kadar önemli olduğu açık. Peki, bu rekabet ortamının çok zorlu olduğu yazılım sektöründe Türkiye dünyanın neresinde?

Erdem Avni Selçuk: Biraz felsefi olacak ama biz varsak herkes var mantığı ile haraket etmemiz gerekiyor. Dünyanın yazılım merkezi bizim için türkiyedir. Realist olmak gerekirse ilk 20 ülke içinde olduğumuzu düşünüyorum. Bu konuda bir araştırmam olmadı J

Hdteknohaber: Türkiye’de yazılım temalı ekinlikleri sizce ne oranda? Takip ettiğiniz etkinlikler var mıdır?

Erdem Avni Selçuk: Bu konuda benim zaten her etkinlikte bir serzenişim bulunmakta. Evet aslında yapılmakta ama çoğu etkinlik sistem ve network ekiplerine hitab etmekte. Yazılım etkinlikleri ise genelde bu tip etkinliklerin arasına sıkıştırılmış sezonlar olabiliyor.

Çözümpark topluluğunda Forum moderatörü olarak devam ediyorum ve çözümpark ile etkinliklere , webcastlere devam ediyoruz. En son Pass SQLSaturday  451 istanbul eventinde Power BI üzerine bir sunum yapma şansım oldu. İleriye dönük olarak da geçen sene takip ettiğim ve workshop yapma şansım olan Gediz Üniversitesi gibi üniversitelerimizde etkinliklere devam etmeyi istemekteyim.

Hdteknohaber: Erdem Bey sektöre baktığımızda temelde her yazılımcının temelinde bir lisans eğitimi var. Bu eğitim Mühendislik olmak zorunda da değil. Sizce yazılım sektörü için akademik eğitim ne kadar önemli?

Erdem Avni Selçuk: Her şeyin başı akademidir. Akademik eğitim almayı düşünmeyen arkadaşlarımız mutlak almalı. Çeken biliyor öğrenmek ve tecrübe etmek çok uzun sürüyor J

Hdteknohaber: Bu güzel bilgiler bizim ve okuyucularımız için çok değerli. Son olarak sormak istesek yazılım sektörüne yeni girmiş ya da girecek genç yazılımcı adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Erdem Avni Selçuk: Çok çalışsınlar, azimli olsunlar. Yaş ilerledikçe de hala öğrenme sürecinin ve teknolojinin çok hızlı değiştiğini hiç bir zaman unutmasınlar. Kendilerine kaynak ayırabilecek herkesden doğru bilgiye ulaşmak için yardım taleb etsinler.

Bu sektörde herkese  her konuda ve yetkinlikte beyin gücüne ihtiyaç var aramıza hoş gelsinler.

Erdem Avni Selçuk‘a Hdteknohaber ekibi ile yapmış olduğu röportaj adına teşekkür ediyoruz. Bu değerli fikirleri okuyucularımıza iletmek bizim için büyük mutlululuk. Bir başka röportajda görüşmek üzere.

Kadın Yazılımcı Topluluğu Röportajı

Cacıksever ekibi olarak yeni bir röportajla karşınızdayız. Bu röportajımızda Kadın Yazılımcı Topluluğu üyelerinden Elif T. Kuş Gülçin Yıldırım Bilge Aslan ile tüm sektörlerde olduğu gibi kadınların BT sektöründe yaşadıkları sorunlar üzerine konuştuk. Sadece yazılım sektöründe değil aslında diğer tüm sektörlerde kadınların gücünü ön plana çıkarmalı ve bu konuda elimizden geldiğince çaba göstermeliyiz. Haftalık olarak düzenlediğimiz Yazılımcı Salısı etkinliğimizde sizin de fark ettiğiniz gibi bugüne kadar kadın yazılımcı röportajımız olmamıştı. Bu noktadan sonra Kadın Yazılımcı Topluluğu’nun desteği ile kadın yazılımcı röportajlarına Yazılımcı Salısı etkinliğimizde daha çok yer vereceğiz. Bu bizim için çok sevindirici bir gelişme.

Cacıksever: Merhabalar Kadın Yazılımcı Topluluğu. Öncelikle böyle önemli bir konu hakkında bizim sorularımıza cevap verdiğiniz için teşekkürler. Sorularımıza başlamadan önce Kadın Yazılımcı Topluluğu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Kadın Yazılımcı, yazılımcı ve yazılımcı adayları kadınlardan oluşan bir topluluktur. 2013?ün Aralık ayında Elif?in girişimi ile blog olarak başladı. Daha sonra Elif?in daveti ile çeşitli şirketlerde çalışan yazılımcı kadınlar olarak ilk kez 2014 Şubat?taki toplantımızdan sonra bir topluluğa dönüştük. Ağırlıklı olarak davet edildiğimiz etkinliklere konuşmacı olarak katılıyoruz, etkinliklerin özelliklerine göre teknik konuşmalar veya toplumsal/sosyal konuşmalar yapıyoruz. Önceliğimiz davet edildiğimiz üniversite etkinliklerinde yer almak, gerekirse organizasyonlarına yardımcı olmak ve mentörlük etmek üzerine olsa da grup olarak çeşitli etkinlikler (atölyeler, seminerler) düzenliyoruz.

Cacıksever: Bir bilinç oluşması açısından da teknik bilgi sahibi olmak açısından da çok yararlı bir topluluk. Peki, topluluğunuzun amaçları nelerdir ve bu amaçları gerçekleştirmek için neler yapıldığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Öncelikli amacımız kadın yazılımcıların görünürlüğünü ve bilinirliğini artırmak. Aynı zamanda kadın yazılımcı adaylarına ve özellikle İstanbul dışındakilere ilham vermek, motivasyonlarını ve kendilerine güvenlerini artırmak. Sektörde, üniversitelerde ve toplumda kadın yazılımcılara yapılan ayrımcılık ve önyargıları konuşmak ve farkındalık yaratmak. Ayrıca kadın yazılımcıların kendini ait hissedeceği bir haberleşme/iletişim ağı sağlamak ve topluluğun güçlenmesine katkıda bulunmak.

Amaçlarımız doğrultusunda ilgilendiğimiz teknik konular ve kadın yazılımcılar ile ilgili yazılar yazıyoruz. Üniversite ve liselerdeki kadın yazılımcı adaylarını etkinliklerde bir araya getirip topluluktaki rol modelleri ile tanışmalarına olanak sağlıyoruz. Kızlara etkinlik sonrasında da gerçekleştirecekleri projelerde ve/veya diğer konularda (sorularını cevaplayarak, fikir vererek vs) destek oluyoruz.

İletişim için bir eposta listesi yürütüyoruz. Bu liste üzerinden sektördeki kadın yazılımcı ihtiyacından dolayı bize ulaşan işverenler ile iş arayan kadın yazılımcıları buluşturuyoruz. İş ilanlarını siteden/sosyal medya hesaplarından/mail grubundan duyuruyoruz ve geri dönüşleri ulaştırıyoruz. Ayrıca kadın yazılımcıları ilgilendireceğini düşündüğümüz etkinlikleri ve eğitim imkanlarını duyuruyoruz.

Cacıksever: Neden kadınlara özel bir topluluk yapma ihtiyacı duydunuz?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Kadın yazılımcı genel olarak toplumda ve özel olarak bilişim sektöründe ve üniversitelerde gördüğümüz, tanık olduğumuz ve olduğunu bildiğimiz ayrımcı tutuma karşı yalnız olmadığımızı hatırlamak için kuruldu. Ayrımcılık olgusuna karşı bir araya gelmek tüm dezavantajlı gruplar için olağan bir durum. Biz de kadın yazılımcıların, bir araya gelerek dayanışma ve yardımlaşma sağlayabileceği bir platform oluşturmak istedik. Önyargıların yıkılması, daha yolun başında veya meslek seçimi öncesinde cesareti kırılan üniversite ve lise öğrencilerini sektöre kazandırmak açısından önemli. Kurduğumuz ağ ile birbirimize destek olmak, çalıştığımız süre boyunca başarılı bir şekilde yola devam etmemizi sağlamak ihtiyacı bu oluşumu doğurdu.

Cacıksever: Bu topluluk sayesinde kadınlarda kendi aralarında bir dayanışma için de olabilecekler. Anladığımız kadarı ile topluluk süreç içerisinde baya büyümüş. Bu büyüme umut verici. Topluluğunuzda hangi sektörden insanlar var hangi teknolojileri kullanıyorlar?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Hepimiz teknik işlerle uğraşan kadınlarız; aramızda yazılımcılar, veritabanı yöneticileri, sistem yöneticileri, güvenlikçiler var. Bilişim, telekom, bankacılık ve finans, eğitim sektörlerinde ve çeşitli startup?larda çalışan ve akademide olanlar var.

Aramızda birçok farklı sektörden arkadaşımız olduğu için çalıştığımız teknolojiler de çeşitlilik gösteriyor. Kulllandığımız yazılım ürünleri: Python/Django, Ruby/Rails, C, Java, C#/.NET, PostgreSQL, PL/SQL, Android, iOS, Linux ve Windows sistemleri.

Cacıksever: Sizin gibi takip ettiğiniz iletişimde olduğunuz kişiler yada gruplar var mı?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: GDG grupları, Pamukkale Üniversitesi Özgür Yazılım Topluluğu, Linux Kullanıcıları Derneği (LKD), İstanbul Php, Women Techmakers, Kadın Bilişimci gibi yazılım ve kadın grupları ile iletişimimiz var. Üniversitelerden Necdet Hoca ve 18 Mart Üniversitesi?ndeki öğrenciler, Boğaziçi Üniversitesi?nden Suzan Üsküdarlı ve Mustafa Akgül hocamız ile görüşüyoruz.

Cacıksever: Genel olarak teknoloji konusunda takip ettiğiniz başka topluluklar mevcut mu?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Kadın Yazılımcı grubu olarak, kendimizi geliştirmek ve bir grup olarak bizden çok daha önce kurulmuş ve aynı konular üzerine yoğunlaşan grupların deneyimlerinden faydalanmak adına takip ettiğimiz belli başlı gruplar ve siteler var.

Anita Borg Institute: 1987?de bilgisayar bilimci Anita Borg bilişimdeki kadınlar için bir dijital komunite başlattı. Günümüzde ABI 50?den fazla ülkedeki kadınlarla çalışıyor, lider akademik kuruluşlarla ve Fortune 500 şirketleri ile ortaklıkları bulunuyor. Anita?nın kuruluşta benimsediği amaç teknolojinin her alanında kadınların etkisini artırmak iken bu amaç zamanla kadınların dünyasında teknolojinin pozitif etkisini artırmaya dönüştü.

Learn IT Girl: Amacı, kadınların yeni bir programlama dilinde proje geliştirmesine yardımcı olmak olan bir topluluk. Kişiler, seçtikleri proje üzerinde çalışırlarken, onlara yardımcı olan birer mentörleri bulunuyor.

Geek Feminism: Takip ettiğimiz benzer birçok blok gibi, bu blok da geçek topluluklarda (bilim ve teknoloji, oyun vs.) kadınları desteklemek, cesaretlendirmek ve karşılaştıkları durumları (sorunları) tartışmak için mevcut. Çok güzel de bir wikileri bulunuyor: http://geekfeminism.wikia.com/wiki/Geek_Feminism_Wiki

Kadınlara kod yazmayı tanıtmayı ve sevdirmeyi amaçlayan Django Girls ve Rails Girls etkinlikleri, kadın Python?cuların bir araya geldiği Py Ladies toplulukları.

Cacıksever: Size göre ülkemizde kadınların yazılım sektöründeki sıkıntıları nelerdir? Sizce kadınların sektördeki durumu gelecekte nasıl olacak?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Kadın yazılımcıların kadın olmakla ilgili sıkıntıları çok değişken. Banka, telekom şirketleri gibi büyük firmaların IT departmanlarında çalışan kadın yazılımcılar doğrudan bir ayrımcılığa uğradıklarını hissetmeyebiliyorlar. Kişisel gözlemlerimize göre de çoğunlukla bu yerlerde kadın yazılımcı oranları da daha ufak şirketlere göre daha yüksek oluyor. Veya patronunun kadın ve erkek eşitliğine önem verdiği ufak şirketlerde çalışan kadın yazılımcıların görünürde ciddi bir sıkıntısı yok.

Duyduğumuz karşılaştığımız -kötünün iyisi cinsinden tepkilerden biri- kadınların işverenlerinden, yöneticilerinden ?Seninle tanışmadan önce kadınların iyi yazılımcı olmayacağını düşünmüyordum? şeklinde yorumlar.

Kadın yazılımcıların çokça söylediği başka bir şey kadın oldukları için erkeklerden daha iyi performans gösterme baskısı hissettikleri. Erkekler yapamayınca ?yapamadı?, ama kadın birşeyi yapamayınca ?kadın yapamadı? şeklinde bakılması. Kadınların da kötü yazılımcı olma hakkı var.

Nasıl çalıştığı https://xkcd.com/385/

Kadınlardan açıktan açığa ayrımcılık yapıldığını da duyuyoruz. Açıktan yapılan ayrımcılıktan mücadele etmesi daha zor olanı kapalı kapılar ardında yapılan ayrımcılık. 250 kişilik bir şirkette %30 civarında kadın varken 10 kişilik bir ekibin yöneticisi yüksek ihtimalle ayrımcıdır ama bunu dile getirmiyordur (ayrımcı olmayabilir de ama yakından bakmak gerekir). Ayrımcı bir yönetici kadınların cv?lerini daha eline aldığında eleyecektir. Gene eğer bir yöneticinin kafasında erkeklerden daha iyi yazılımcı olacağı fikri varsa performansı birbirine yakın elemanlarından erkek olanına şirket açısından stratejik önemi daha yüksek işler verecektir. Bunun sonucunda erkek ister istemez kadından önce yükselecektir.

Katıldığımız panellerden erkek yazılımcıların da anlattığı ayrımcılık örnekleri var. Şirketteki İK?cıların sistemci ararken ?Kadınlar mesaiye kalmaz? diyerek görüşmeye çağırmadıklarını anlattılar. İş arkadaşlarının ?kadınların yanında rahat küfür edemeyiz? diyerek kadın iş arkadaşı istemediklerini anlattılar.

Bu ve bunun gibi birçok hikaye duyduk. Elimizdeki bilgiler daha çok anekdot niteliğinde. Aslında sektördeki durumla ilgili araştırmalara ve bilgiye ihtiyacımız var. Sektördeki teknik pozisyonlardaki kadın erkek oranını ve bu oranın genel ortalamaya göre durumunu bile bilmiyoruz aslında.

Umuyoruz ki, tüm bu önyargılar kırır; profesyonel, işinde iyi ve yetkin kadınların sektörde daha çok yer bulur. Sayıların da artmasıyla bizim gibi topluluklara ihtiyaç duyulmadığı bir gelecek hayal ediyoruz.

Cacıksever: Türkiye?deki yazılım sektöründe kadınların durumunu diğer ülkelere kıyasla nasıl yorumluyorsunuz?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Kişisel deneyimlerimizden sektörümüzdeki kadınların durumunu umut verici buluyoruz. Yurt dışında çalışan ve oradaki projelere ve etkinliklere katılan arkadaşlarımızla durumu karşılaştırdığımızda Avrupa?da da ayrımcı tutumun halen epey güçlü olduğunu görebiliyoruz. Türkiye?deki karşılaştırmayı büyük şehirlerden özellikle İstanbul?dan yapacak olursak durum çok daha iyi. Üniversitelerde kadın erkek dağılımı arasında uçurum yok, etkinliklerde kadın katılımcı oranları epey iyi ve bunun zamanla daha da gelişeceğini öngörüyoruz. Elimizde yeterli veri olmadığından, bu konudaki araştırmaların yapılması daha net öngörülerde bulunmamızı sağlayacaktır.

Cacıksever: Yazılım temalı, Türkiye’ de yeterince etkinlik yapılıyor mu? Katıldığınız / Katılacağınız paylaşır mısınız?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: İlk katıldığımız etkinlik DevFest Women 2014 etkinliği oldu. Aramızdan iki kişi konuşmacı olarak katıldı. Özgür Yazılım Günleri 2014?de stand açtık. GDG Istanbul ile ortak etkinlikler yaptık.

Amaçlarımız arasında kadın yazılımcı adaylarına ilham vermek olduğu için üniversite etkinliklerine önem veriyoruz. Katıldığımız etkinlikler şöyle: Pamukkale Üniversitesi Women Developer?s Day?e katıldık. WTK İzmir, Yalova Üniversitesi Bilişim Zirvesi, Süleyman Üniversitesi Dev Woman, Fatih Üniversitesi ACM Woman, Eskişehir DevFest Student 2014, Eskişehir DevFest Women 2014, Anita Borg Etkinliği 2015, Php Konf 2015, Agile Turkey Summit, Aralık 2015?deki inet-tr konferansı. Davet edildiğimiz etkinliklere gitmeye çalışıyoruz.

Buna ek olarak kendi yaptığımız etkinlikler var. Android Atölyesi, Ekim 2014?te Teknolojinin Kadınları, Aralık 2015?te Garaj ve Boğaziçi Üniversitesi?nden gönüllülerle yaptığımız Django Girls etkinliği.

Şubat ayında da bir tanışma toplantımız olacak. Etkinliğimiz hem kadınlara hem erkeklere açık: https://www.eventbrite.com/e/kadn-yazlmc-tansma-toplants-tickets-21004645460

Katıldığımız etkinliklerin duyurularını ve etkinlik sonrası izlenimlerimizi de blog yazısı olarak yazıyoruz.

Etkinlik duyuruları için: http://www.kadinyazilimci.com/category/kadin/duyuru/

Etkinlik sonrası izlenimlerimiz için: http://www.kadinyazilimci.com/category/kadin/kisisel-deneyimler/

Cacıksever: Sizce akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Diplomanız sektöre kabulünüzü kolaylaştırsa da yazılım sektörü için zorunlu değil.

Temel bilimler ve mühendislik eğitimlerinde edinilen problem çözme, analitik düşünme yetilerinin pek çok iş için gerekli olduğunu düşünürsek, yazılım için de bu durum çok farklı değil.

Akademik eğitim iyi bir yazılımcı olmak için şart değil. Ama bilgisayar bilimlerinin konusu olan çalışmalarda önemi büyüktür. Belirli bir disiplin içinde çalışmanın ve araştırma yapmanın öğrenilmesi açısından da faydalı.

Cacıksever: Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere özellikle genç kadınlara önerileriniz nelerdir?

Kadın Yazılımcı Topluluğu: Yazılım dünyasında yer almak isteyen herkese blokların, mail listelerinin takibinde olarak bağlarını hiç koparmamalarını tavsiye ediyoruz.

Yeni bir şeyler öğrenirken küçük projeler geliştirerek, bilgilerini uygulayarak öğrenmelerini öneriyoruz. Özellikle açık kaynaklı projelerde birçok geliştiriciye ihtiyaç duyuluyor. Kod yazarak, belge geliştirerek, hata bildirerek birçok projeye destek verebilirler.

Özellikle hevesli olduğu halde geride duran genç kadınlara denemekten korkmamalarını, vazgeçmemelerini öneriyoruz. Bizim gibi gruplarla iletişim kurmaktan çekinmesinler. Biz işlerimizi seviyoruz ve bu alanda ilerlemekten memnunuz. Şunu hatırlatalım ki biz yaptık siz de yapabilirsiniz.

Öncelikle kadınların başta da belirttiğimiz gibi tüm sektörlerde eşit haklara sahip olacağı bir dünya düşlemeliyiz. Bu konuda Kadın Yazılımcı Topluluğu‘nu yapmış olduğu çalışmalar için tebrik ediyoruz. Bizimle yapmış oldukları röportaj ile bizimle paylaştıkları bu güzel düşünceleri sitemizde yayınlamaktan mutluluk duyuyoruz.

Yazılımcı Salısı' nda Bu Hafta – Hakan Uzuner

Yazılımcı Salısı‘nda bu hafta yazılım sektörünün içerisinde ancak kariyerini Sistemcilik üzerine sürdüren Hakan Uzuner. Yazılım sektörüne bu sayede biraz dışarıdan bakma imkanı bulduk. Okuyucularımız için biz sorduk Hakan Uzuner cevapladı.

Hdteknohaber: Hakan Bey öncelikle Cacıksever ekibi ile röportaj yaptığınız için teşekkürler. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hakan Uzuner: 2002 yılından beri aktif olarak bilişim sektöründe çalışmaktayım. Bu süreç içerisinde özellikle profesyonel olarak Microsoft teknolojileri üzerinde çalıştım. Profesyonel kariyerim içerisinde eğitmenlik, danışmanlık ve yöneticilik yaptım. Özellikle danışmanlık ve eğitmenlik tecrübelerimden kaynaklı pek çok farklı firmanın alt yapısının kurulum, yönetimi ve bakımında bulundum. Şu anda ise Mayasoft Bilgi Sistemlerinde Profesyonel Çözümler Direktörü olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda ÇözümPark Bilişim Portalının Kurucusu olarak portal üzerinde aktif olarak rol almaktayım.

Hdteknohaber: Bilişim sektöründe uzun bir süredir çalışmaktasınız. Bu sektörde hangi teknolojilerinin kullanımına ağırlık veriyorsunuz?

Hakan Uzuner: Sektörümde daha çok Microsoft teknolojileri üzerine yazılımlar kullanıyorum.

Hdteknohaber: Çalışma hayatınızda ne gibi kaynaklardan faydalanırsınız?

Hakan Uzuner: İş hayatımda daha çok Microsoft teknolojilerini kullandığım için en önemli kaynağım Microsoft Technet internet sitesidir. Sonrasında ise “Regional Directory” ve “MVP” unvanlarına sahip olduğum için bu unvana sahip olan kişilere özel olarak sunulan kapalı mail gruplarından yararlanıyorum.

Hdteknohaber: Peki, sizce bir sistemci bir alanda mı uzmanlaşmalı yoksa diğer alanlarda da bilgi sahibi olmalı mıdır?

Hakan Uzuner: Öncelikle iyi bir sistemci veya yazılımcı olmak isteniyor ise uzmanlaşmak istediğiniz konu özelinde ve ilişkili olduğu teknolojilerde genel bilgi sahibi olmanız lazım. Bu genel bilgiden sonra ise uzmanlaşmak istediğini alanda daha fazla zaman harcayarak kendinizi geliştirebilirsiniz. Ancak hiçbir zaman teknolojinin sürekli olarak geliştiğini ve uzmanlaştığınız konuların da ilişkili olduğu diğer başlıkları yakından takip etmeyi unutmamalısınız.

Hdteknohaber: Hakan Bey magazinsel olarak teknolojiyi takip eder misiniz? Göz gezdirdiğiniz siteler neler?

Hakan Uzuner: Evet, Çözümpark Bilişim Portalı başta olmak üzere ZDNet, Mashable, Computerworld, How-To Geek, ITBusinessEdge takip ettiğim diğer blog sayfalarıdır.

Hdteknohaber: Hakan Bey bir sistemci olarak iş hayatınız dışında kendinizi geliştirmek adına neler yaparsınız?

Hakan Uzuner: Bir sistemci olarak Powershell bilgimi geliştirmeye gayret gösteriyorum.

Hdteknohaber: Türkiye’de bilişim sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce gelecekte hangi alanlar daha popüler olacak?

Hakan Uzuner: Aslında gelecek geldi gibi bir klişe ile IoT konusunun çok popüler olacağının aşikâr olduğunu söyleyebilirim, mutlaka bu alanda bir şeyler yapmak gerekiyor.

Hdteknohaber: Hakan Bey kariyer olarak sistemcisiniz. Sizin bakış açınızla ülkemizde yazılım sektörünün eksileri nelerdir?

Hakan Uzuner: Bu benim gibi bir sistemci için çok iddialı bir soru, ama yine bir sistemci olduğum için aslında dışarıdan daha net bazı yorumlarım olabilir. Çok fazla kopya iş var, yani üretmek yerine tüketmeyi tercih ettiğimiz için ne yazık ki benzersiz ürünler veya dünya markaları çıkaramıyoruz.

Hdteknohaber: Peki sizce ülkemiz sektör olarak dünyanın neresinde?

Hakan Uzuner: Ne yazık ki pek çok konuda olduğu gibi bir hayli gerideyiz.

Hdteknohaber: Sizce Türkiye’de yazılım konulu etkinlikler ne oranda. Bu etkinlikleri yeterli görüyor musunuz?

Hakan Uzuner: Sistemci olduğum için pek yazılım etkinliğine katılmıyorum ama bence yeterince etkinlik var, sorun okullar seviyesinde yeterince eğitim yok.

Hdteknohaber: Lisans seviyesinde bazı eksiklerin olduğunu düşünüyorsunuz sanırım. Peki sizce akademik eğitim sektöre ne kadar etki ediyor yada nasıl değişikliklere ihtiyaç var?

Hakan Uzuner: Ben Marmara Üniversitesi Kimya mezunuyum, ancak eğitmenlik yaptığım için çok fazla bilgisayar mühendisi öğrencim oldu, gördüğüm ne yazık ki bizim eğitim sistemimiz sektör için öğrencileri hazırlayacak bir alt yapı sunmuyor. Çok eski ve gereksiz konuları 2015 yılında dahi anlatmaya devam ediyoruz. Yani teknoloji bu kadar hızlı gelişirken bizim de eğitim öğretim sistemimizin özellikle yazılım temelli daha hızlı güncellenmesi gereklidir.

Hdteknohaber: Cevaplarınız bizim için çok değerli. Peki Bilişim Sektörüne yeni girecek arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Hakan Uzuner: Eğer fırsatları olur ise yurt dışına çıkıp bu işi iyi öğrenip buraya dönerek ki bu kısmının gerçekleşeceğine pek inanmıyorum burada yaşayan ve yurt dışına çıkma imkânı olmayan gençlere eğitim vermeleri, iş imkânı sunmaları, seminer ve benzeri etkinlikler ile sektöre yardımcı olmaları. Tabiki gençlerden beklentim yüksek, bunu hemen yapmaları mümkün değil, ama hedefleri sadece kendileri geliştirmek veya kurtarmak değil de sektörü kurtarmak olursa, bu bilinç ile yetişen gençler geleceğimizin yazılım alanındaki teminatı olacaktır.

Teşekkürler.

Hakan Uzuner bizde hem Hdteknohaber ekibi adına hem okuyucularımız adına bu değerli cevapları için teşekkür ediyoruz. Yazılım sektörüne biraz da dışarıdan bakmak farklı bir bakış açısı üzerinden değerlendirmek hepimiz için değerli olacaktır.

Yazılımcı Salısı' nda Bu Hafta – Burak Selim Şenyurt

Yazılımcı Salısı’ nda bu hafta uzun yıllardır yazılım sektöründe bulunan Burak Selim Şenyurt konuğumuz. Burak Selim Şenyurt Türkiye‘de yazılıma yön veren tüm sektörlerde büyük projelerde bulunmuş bir yazılımcı. Okuyucularımız için biz sorduk Burak Selim Şenyurt cevapladı.

Hdteknohaber: Burak Bey öncelikle merhaba. Röportaja geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Burak Selim Şenyurt:  Merhabalar. Öncelikle böyle bir fırsatı bana sunduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Cacık Sever’ i ilgi ile takip ediyorum ve oldukça başarılı buluyorum. Umarım bu oluşum bizleri aydınlatmaya devam eder.

Yazılım dünyası ile üniversite yıllarında tanıştım. İlk uygulamamı çok sevdiğim sınıf arkadaşım Orkun ile ikinci sınıfta yazıp 125′ er dolar kazanmıştık. Orkun kendi parası ile 14.4 Kbps hızından bir Modem ben ise Delphi programlama dili ile ilgili iki kitap almıştım. Ancak esasen 1999 yılında özel bir firmada Delphi programcısı olarak sektöre adım attım.

Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği bölümü mezunuyum. Doğuş Üniversitesinde MBA(Master of Business Administration) programını tamamladım. Bugüne kadar farklı yazılım firmalarında çalışma fırsatı buldum. Son dört yıldır ise turuncu bir bankada Kıdemli Yazılım Danışmanı olarak görev almaktayım.

Ağırlıklı olarak .Net teknolojileri üzerine çalıştığımı ifade edebilirim. Özellikle bankamızın dış kurumlar ile olan entegrasyonlarında gerek duyulan servis geliştirmeleri ile ilgileniyorum. Ancak farklı programlama dilleri ile de uğraşıyorum. Şu sıralardaki gözdem ise Ruby.

2003 yılından bu yana blog tutuyorum ve özellikle .Net tarafında öğrendiklerimi değerli okurlarımla paylaşmaya gayret ediyorum. 2006 ve 2010 yılları arasında Microsoft MVP unvanı ile de paylaşımlarda bulundum. Ayrıca Nedirtv ve DevNot topluluklarında editör olarak görev almaktayım. Bu topluluklar ile birlikte zaman zaman seminerlere konuşmacı olarak katılma şansı da buluyorum.

Hdteknohaber: Uzun bir tanışma oldu. Yazılımdaki geçmişiniz azımsanamayacak boyutta. Peki bu uzun çalışma süresinde hangi sektörlerde çalıştınız?

Burak Selim Şenyurt: Yaklaşık olarak 14 senedir yazılım sektörü içerisindeyim. Bu anlamda pek çok firmada farklı sektörlerde görev alma fırsatı buldum. İlk işimde asistan hizmetleri veren bir firmada programcı olarak görev almıştım. Sonrasında dış kaynak elemanı olarak özel projelerde yazılım geliştirdim. Üç seneye yakın eğitmenlik tecrübem de oldu. Bu süre zarfında verdiğim kurumsal eğitimlerde sektörün farklı firmalarından pek çok değerli meslektaşımın dostluğunu da kazandım. Uzun süre telekomünikasyon sektöründe yer alan bir yazılım firmasında görev yaptım. Dış kaynak olarak çalıştığım dönemlerde finans sektörü dışındaki alanlarda da geliştirme yapma şansı buldum ve pek çok değerli projede görev aldım. Son dört yıldırsa tamamen finans sektörü odaklı çalışmaktayım.

Hdteknohaber: Türkiye?de yazılıma yön veren neredeyse her sektörde bulunmuşsunuz. Bu noktada Türkiye?nin önde gelen sektörlerinde hangi teknolojilerin kullanıldığını söyleyebilir misiniz?

Burak Selim Şenyurt: Sayıca fazla ve özellikle farklı teknolojileri benimseyen ürünlerin yer aldığı bir ortamda yaşamaktayız. Şubeleri, Internet bankacılığı, mobil uygulamaları ve irili ufaklı sayısız projesi olan bir bankanın kullandığı teknolojiler de oldukça çeşitli oluyor. Microsoft, Oracle, HP, IBM gibi pek çok firmaya ait hazır ürünler kullanıldığı gibi bankamızın ihtiyacı olan yazılımları da tamamen kendi bünyemizde geliştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca dış kaynak olarak satın aldığımız Framework’ ler de bulunuyor.

Diğer finans kurumları ile olan rekabetin bir gereği olarak sürekli yeni fikirlerin hayata geçirilmesi de kullanılacak teknolojilerin seçiminde önemli rol oynuyor. Günümüz modern yazılım geliştirme metodolojilerini uygulamaya gayret ediyoruz. Çevik yaklaşımları eski stil Waterfall metodolojisi yerine tercih ediyoruz. Scrum gibi ekip bazlı yaklaşımlar haricinde kurum çapında da SAFE(Scaled Agile Framework) oluşumunu göz önüne alıyoruz. Bunlara ek olarak bir DevOps ekibimiz de bulunuyor.

Uygulama yaşam döngüsünün yönetimi(Application LifeCycle Management) için Microsoft’ tun TFS ürününü kullanıyoruz. İçeride geliştirdiğimiz yazılımlar .Net ağırlıklı ancak Java, C, Objective C gibi diller ile geliştirilen uygulamalar da çoğunlukta. WSO2 gibi ESB ürünlerini, TIBCO gibi süreç çözümlerini kullanıyoruz. Veri, finans kurumları için son derece önemli. Bankamız ilk kurulduğu günden beri asıl sistemlerinde Oracle veri tabanını kullanıyor. Bazı ürünler Microsoft SQL veri tabanı ile de çalışmakta ve bunlar arasında Entegrasyon da söz konusu.

Proje sayısı fazla ve ürün çeşitliliği de bol olunca yazılım mimarilerini tercih edip uygulamak da çok kolay olmuyor. SOA ve Micro Services gibi mimarileri benimseyerek hareket etmeye çalışırken çok uzun zamandır yaşayan pek çok ürün klasik katmanlı mimarilerinde çalışmaya devam ediyorlar. Bazı eski Sistemleri yenileme maliyeti yüksek. Bu yüzden bunları çevreleyecek servisleri de geçici çözüm olarak uyguluyoruz.

Kalabalık bir ekibe sahibiz. Bu nedenle kod kalitesini tutturmak pek kolay olmuyor. Her ne kadar yazılım geliştirirken KISS, YAGNI, DRY gibi temel ilkelere dikkat edip SOLID ilkelerine bağlı kalmak istesek de sıkışık proje planları sebebiyle kodun kalitesini bozabiliyoruz. Yardımcı olması açısından CAST gibi araçlardan yararlanıyoruz.

Hdteknohaber: Peki bu yoğun iş hayatında sektörü takip etmek için nereleri takip edersiniz, hangi kaynaklardan besleniyorsunuz?

Burak Selim Şenyurt : Bireysel olarak önem verdiğim şeylerin başında araştırma geliyor. Mesleki konularda günümün önemli bir zamanını da araştırmaya ayırıyorum diyebilirim. Sizin de bildiğiniz üzere yazılım teknolojilerindeki gelişim hızı inanılmaz. Ayak uydurabilmek için sürekli okumak gerekiyor. Başlıca kaynağım basit bir Chrome eklentisi olan RSS Feed Reader Bu eklenti ile takip ettiğim pek çok blok yeniliklerden haberdar olmamı sağlıyor. Ayrıca düzenli olarak Amazon’dan yazılım konulu kitaplar getirtmeye çalışıyorum. Her ne kadar dolardaki artış ve ulaştırma bedellerinin yüksek olması kitap sipariş hızımı düşürse de almaktan vazgeçmiyorum.

Tabii okumak bir yere kadar yeterli. Araştırılan konuları tatbik etmek ve deneyerek öğrenmek gerekiyor. Bloğum bu anlamda bana büyük yarar sağlıyor. Çalıştıklarımı bloğuma yazarak daha iyi öğreniyorum.

Tabii bu da yeterli değil 🙂 Öğrendiklerimi çevremdeki meslektaşlarım ile tartışmayı da seviyorum. Farklı görüşlere ve bakış açılarına sahip olmamda önemli bir aktivite. Bu anlamda güncel projelerimizi birlikte yazdığım çalışma arkadaşımın katkısı yadsınamaz(Hatta bu yazımın son haline gelmesinde onun çok önemli katkıları oldu). Aslında kendisi rol modellerimden birisidir. Okurlarıma kendileri için birer rol model seçmelerini önerebilirim. Kendilerinden yaşça büyük, küçük ve akran olan birer rol model ile mesleki anlamda daha verimli ilerleyebilirler. Yaşça büyük olan kişinin hayatı boyunca sahip olduğu tecrübe ile katkı sağladığını düşünüyorum. Yaşca daha genç olan rol model ile de yeni kuşağın sahip olduğu bilgiyi öğrenme fırsatı buluyorum. Akranım olan arkadaşımsa bu iki uç nokta arasındaki dengeyi kurmamda bana destek oluyor. En önemlisi ise iyi bir dinleyici olmaktır. Bu üç kuşağı konuşurken mutlaka dinlemek gerekiyor. İyi bir dinleyici olmak hiç kolay değil. Özellikle benim gibi aceleci insanlar için.

Hdteknohaber: İş hayatınızda çok farklı teknolojileri kullandıktan sonra size şunu sorsak; bir yazılımcı bir teknoloji üzerinde gerçekten hakim olmalı mı yoksa genel olarak tüm teknolojiler hakkında bilgi/fikir sahibi olmalı mıdır?

Burak Selim Şenyurt: Aslında bu konu tam anlamıyla bir karmaşa haline gelmiş durumda. Bir zamanlar uzmanlıklar öne çıkarken şimdi her şeyi bilmek de beklenir oldu(Full Stack Development kavramına dikkat çekmeye çalışıyorum) Teknolojik uzmanlıklar çalıştığımız firmaların geliştirdiği ürünlere göre değişiklik gösteriyor bence. Büyük çaplı projelerde var olan teknoloji çeşitliliği düşünüldüğünde bir kişinin tüm resme hakim olması çok da kolay görünmüyor. Bu nedenle kurumsal çözüm üreten, ölçeği nispeten daha büyük olan yazılımsal ürünleri geliştiren ekiplerde branşlaşma sanki daha çok tercih ediliyor gibi.

Kurumsal bir çözüme en yüksek noktadan bakan mimarın uzmanlığı, teknik bilgisinin yanında zaman içerisinde edindiği birikimlerle oluşurken, kodun içinde yer alan geliştiricinin büyük resme bakıp onu kolayca anlayabilmesi pek de olası değil. Bu benzetme ürünün farklı noktlarında yer alan farklı pozisyonlar için de geçerli. Bu sebeple en azından mesleğin ilk yıllarında zorunlu bir branşlaşma ister istemez olmak zorunda diye düşünüyorum. Elbette bir geliştirici bulunduğu alan içerisinde pek çok konuya hakim olmak zorunda. En azından bulunduğu alan içerisinde farklı teknolojileri kolayca kavrayabilecek yetkinliğe sahip olmalı.

Kendi iş tecrübeme ve çalışma hayatımda yer aldığım projelere baktığımda ağırlıklı olarak .Net tarafına ve bu çatı altındaki teknolojilere odaklandığımı görüyorum. Buna rağmen farklı teknolojileri araştırmaya ve en azından onlar hakkında bilgi sahibi olmaya gayret ediyorum. Söz gelimi .Net dışındaki dünyaya da bakıyor Ruby, Haskell, Go gibi dillere eğiliyor, sadece RDBMS odaklı veritabanlarına bağlı kalmayıp NoSQL konusuna bakıyor, sürekli SOA demiyor Micro Service mimarisinide inceliyor, IoT de neler varmış merak ediyorum. Yani işim gereği belli bir teknolojiye odaklanırken(ekmek parası için 🙂 ) kişisel gelişim açısından diğer teknolojilere gözümü kulağımı kapamıyorum. 

Hdteknohaber: Bu bilgiler bizim ve okuyucularımız için çok değerli. Peki, işin biraz magazinsel tarafına eğilsek. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eder misiniz? Takip etiğiniz siteler nelerdir.

Burak Selim Şenyurt: Buna mecburum. Hatta bu sektörde olan herkes mecburdur. Ben bunun için RSS Feed Reader uygulamasını kullanıyorum. Takip ettiğim oldukça fazla sayıda blog ve teknoloji portalı bulunuyor. Ayrıca Delicious’ a beni bilgilendiren bana katkı sağlayan adresleri ekliyorum. Diğer yandan son zamanlarda özellikle sosyal ağlara ait geliştirici blog’ larını da takip etmeye başladım. Facebook, Twitter, Amazon, Instagram ve LinkedIn gibi sosyal ağların geliştirici bloglarında beni aydınlatan çok değerli yazılar buluyorum. Hepimizin vazgeçilmezi olan bu ağların arkasında kullanılan teknolojileri, neden tercih edildiklerini okudukça bir yaşıma daha giriyorum. Şu an epey yaşlıyım 🙂

Hdteknohaber: Peki, iş hayatı dışında kendiniz mesleki olarak geliştirmek için neler yaparsınız?

Burak Selim Şenyurt: Mesleki gelişim açısından öğrendiklerimi mutlaka denemeye gayret ediyorum. Günün belirli zaman dilimlerinde mutlaka takip ettiğim bloglardan yazı seçiyor ve okuyorum. Eğer kayda değer bir konu bulursam daha iyi öğrenebilmek için bloğuma yazmayı tercih ediyorum. Özellikle yenilikleri çevremdeki meslektaşlarımla fırsat buldukça tartışıyorum. Bu tartışmalardan elde ettiğim değerli kazanımlar var. Zaman zaman çok önceden gördüğüm konulara tekrar dönüş yapıyor ve onları hatırlamaya gayret ediyorum. Gerekirse pratik yapıyorum. Pratik yapmak mükemmelleştiriyor.

Hdteknohaber: Türkiye’de yazılım sektörünü nasıl görüyorsunuz. Gelecekte sizce hangi alanlar popüler olacak?

Burak Selim Şenyurt: Dünyanın peşinden koştuğu teknolojilerin ülkemiz için de popüler olacağı düşüncesindeyim. Özellikle IoT(Internet of Things), Robotik teknolojiler ve Sanal Gerçeklik(Virtual Reality) gibi alanların ön plana çıkacağını öngörüyorum. Bu soruya aslında en iyi cevap Thought Works firmasının düzenli olarak yayınladığı Tech Radar‘ dır. Hatta bu yayın artık Türkçe olarak da sunulmaya başlandı. Popüler olacak alanlar hakkında önemli fikirler verecektir. Mutlaka göz atılması ve dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

Hdteknohaber: Şimdi sıra büyük resme bakma zamanı sanırım. Sizce ülkemizde yazılım sektörünün eksikleri nelerdir?

Burak Selim Şenyurt: Ülkemizde yazılım tarafındaki gelişmeler oldukça kıymetli. Ancak bazen herhalde doğamız gereği fazla aceleci davranabiliyor ve adapte etmek istediğimiz teknolojileri doğru şekilde uygulamadığımız için başarısız olabiliyoruz. Burada başarısızlıktan kastım bir projenin ortaya çıkmaması değil. Projeler herhangi bir sebeple iptal olmadığı sürece bitiyor. Fakat hedeflenen özelliklerine sahip olana kadar geçen süreçte, zaman ve verimlilik kaybı gibi sebeplerden ek maliyetlerin doğması da söz konusu olabiliyor.

Sadece teknoloji değil metodoloji seçiminde ve uygulanmasında da sıkıntılar olduğu kanısındayım. Örneğin çevik metodolojileri uygularken çoğunlukla orasını burasını çekiştirip değiştiriyor ve kendimize göre adapte ederek bir yol bulmaya gayret ediyoruz. Ama belki de ürünün gelişimi açısından çevik bir metodolojinin seçilmemesi gerekiyor.

Bu tip sıkıntıların oluşmasının pek çok sebebi var. İhtiyaçaların açık ve net olmaması, müşterinin tam olarak ne istediğini bilmemesi, önceliklendirmelerdeki hatalar, uygun teknolojiye karar verilememesi, ekibin ilgili teknolojiyi etkin kullanabilecek donanımda bilgiye sahip olmaması veya bunun için yetiştirilmemesi, sıkışık teslim süreleri sonucu kalitesiz kodların ortaya çıkması ve teknik borçlanmaların oluşması, Anti-Pattern kavramlarına aşina olunmaması ve benzerleri bu sebepler arasında yer alıyor.

Hdteknohaber: Türkiye’ ye yazılım sektörü bazında baktığımızda size göre dünyanın neresindeyiz?

Burak Selim Şenyurt: Bu konuda Gartner ve Bloomberg gibi firmaların ülke bazlı güncel raporlarına bakmakta yarar olduğu kanısındayım. Elimde rakamlar olmadığı için kesin bir teşhis koymam, olsa dahi iyi bir şekilde yorumlamam oldukça zor. Yine de hissi olarak bu alanda yatırım yapmaya hevesli bir ülke olduğumuzu ve önemli bir iş gücü barındırdığımızı düşünmekteyim. İş gücünü doğru alanlarda ve verimli olarak kullandığımızda, yapılan girişimlerin iyi sonuçlar verdiğini düşünüyorum. Bu anlamda ortaya çıkmış, çıkacak olan birçok yerli ürün bulunuyor. Kaynaklar kaliteli seçildiğinde, girişimler yeterli desteği aldığında ülke olarak öne çıkamayacağımız bir iş olmadığını söyleyebilirim. Zor olan ise dünyayı peşinde koşturacak fikirleri hayata geçirmenin zorluğu. Fikri bulmak kolay olsa da aslında gerçekleşmediği sürece ortada bahsedilebilecek bir değer oluşmuyor.

Hdteknohaber: Yazılım temalı etkinlikler sizce ülkemizde ne düzeyde? Hangi etkinlikleri takip edersiniz?

Burak Selim Şenyurt: Gerek Üniversitelerimizdeki kulüplerin düzenlediği etkinlikler gerek profesyonel anlamda firmaların katkıda bulunduğu etkinlikler olsun bence yeterli sayıda. Hatta yazılım sevdalısı pek çok topluluğun gerçekleştirdiği birbirinden değerli etkinlikler oluyor. Diğer ülkelerden önemli misafirler zaman içerisinde bizi ziyarete geldi(örneğin Martin Fowler) ve gelmeye de devam edeceklerdir. Ben iş yoğunluğu nedeniyle bu etkinliklere dinleyici olarak katılamıyorum maalesef. Ancak konuşmacı olarak davet edildiğim etkinlikere elimden geldiğince iştirak ediyor ve bilgilerimi paylaşmaya gayret ediyorum. Bu anlamda NedirTv Ekibi olarak güzel etkinliklerin altın imza attık ve atmaya da devam edeceğiz. Sektörü takip eden arkadaşlarımızın son zamanlarda artan atölye çalışmalarına katılmalarını da şiddetle tavsiye ederim. Farklı teknolojiler hakkında bilgi sahibi olunabilmesi adına bu tip çalışmalar son derece kıymetli ve katılımcılar tarafından desteklenmeli.

Hdteknohaber: Kendi tecrübelerinizden yola çıkarak akademik eğitimin iş hayatına etkisinden biraz bahsedebilir misiniz?

Burak Selim Şenyurt: Akademik eğitim her ne kadar önemli olsa da sektörel anlamda yeterli olmadığı ortada. Yazılım alanında ilerlemek isteyen bizlerin kişisel anlamda kendilerini geliştirmeleri ve kendi eğitim programlarını uygulaması şart. Ancak bu şekilde özel sektörün istediği donanıma sahip olabileceğimizi düşünüyorum. Özel sektör ile akademik çevre arasındaki iletişimin de daha kuvvetli olması gerektiği kanısındayım. Yüksek Lisans yaptığım dönemde bazı derslerimize sektörden misafir eğitmenler gelir ve bizleri bilgilendirirdi. Bu uygulamaların Lisans seviyesine indirilmesi çok önemli diye düşünüyorum. Yazılım tarafına kayan lisans programları az çok belli. Ancak doğrudan yazılım tarafı ile alakalı olmasa da, analitik düşünce yeteneği programlamaya yatkın olan pek çok arkadaş tanıdım. İyi kodlama yaptıklarını ve harika işler çıkarttıklarını gördüm. Sanırım biraz kişinin kendisini yetiştirmesi, yazılım geliştirmeye olan yatkınlığı ve daha da önemlisi mesleki hevesi bu noktada önem arz ediyor.

Hdteknohaber: Fikirleriniz bizim için gerçekten değerli. Bu sebeple son olarak yazılım sektörüne yeni girmiş/girecek meslektaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Burak Selim Şenyurt: Kişisel gelişime önem vermeleri gerekiyor. Düzenli olarak araştırma yapmalarında, yenilikleri takip etmelerinde, atölye çalışmalarına katılmalarında, etkinlikleri takip edip sektörün önde gelen isimlerini dinlemelerinde, kendi eğitim planlarını hazırlayarak öğrenmeye devam etmelerinde büyük yarar var. Özel yaşantılarında değil ama mesleki alanda mutlak suretle düzenli, planlı ve programlı hareket etmeliler.

Tabii ki yazılım sektöründe var olacağız diye hobilerimizden de feraget etmemeliyiz. Hatta rahatlamak, daha sağlıklı ve zinde düşünebilmek için hobilerimiz olmalı. Fotoğrafçılık, model uçak yapımı, robotik çalışmalar, sanatsal Aktiviteler, doğa yürüyüşleri, animasyon izlemek, çikolata kursuna gitmek ve daha sayamadığım edinilesi pek çok hobi var. Mutlaka spor yapmalıyız. Spor yapmaya vaktimiz olmuyorsa bile en azından uzun mesafe yürümeyi deneyebiliriz. Sevdiğimiz konulara ait kitaplar okumalıyız.

Benim de kendime göre farklı hobilerim var. Bol bol kitap okuyorum. Hatta filmini izlemek yerine kitabını okumak daha anlamlı geliyor. Hayal gücümü ve kurgumu zinde tutmayı başarabiliyorum bu sayede. Fırsat buldukça Lego yapıyorum. Hatta küçük yaş grupları için çıkan deney setleriyle uğraştığım da oluyor. Çok çok amatör seviyede fotoğrafçılık ile uğraşıyorum. Pek başarılı olduğum söylenemez ama beni rahatlattığı kesin. Bazen evle iş arasını yürümeyi tercih ediyorum. Yaklaşık olarak 4 k’ lik bir yürüyüş mesafesi var. Yaz kış, yağmur çamur demeden yürüdüğüm zamanlar oluyor. Tamamen o günkü psikolojime de bağlı biraz. Aslında düzenli hale getirmem gerekiyor. Ben getiremedim siz getirin.

Bir diğer önerim de sektörün küçük olduğunun farkında olunması. Bugün birlikte çalıştığımız bir iş arkadaşımız ile ileride karşılaşma ihtimalimiz var. Aynı projede olabileceğimiz gibi tekrar aynı çatı altında bir araya gelinebilir. Bu nedenle teknik borç bırakmamaya çalışmakta ve ilişkileri bozacak kırgınlıklara sebebiyet vermemekte yarar var(Ben yaptım siz yapmayın 🙂 )

Burak Bey bu değerli fikirleriniz için Hdteknohaber ekibi ve okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz. Umarım meslektaşlarımıza bir nebze bir bakış açısı oluşturabilmişizdir.

Yazılımcı Salısı' nda Bu Hafta – Burak Tungut

Yazılımcı Salısı’nda bu hafta yazılımı bir yaşam tarzı haline getirmiş bir yazılımcı var aramızda. Burak Tungut 12 yaşından bu yana kadar yazılımın içerisinde bulunmuş ve bunu bir keyif haline getirmiş. Burak’ a sizler için sorduk Burak da sizler için cevapladı.

Hdteknohaber: Merhabalar Burak. Bize öncelikle biraz kendinden bahseder misin?

Burak Tungut: Ben Burak TUNGUT. 12 yaşımdan beri yazılım ile ilgileniyorum. İlk Delphi ile gözümü açtım. O zamanlar sadece Form App’ler geliştiriyordum. Ardından internetin yaygınlaşması ile Classic Asp’ye biraz merak saldım. Windows XP yeni çıkmıştı bu yüzden gözlerimi IIS 5 ile açmıştım. PWS kullanmadım desem yeridir 🙂

Lise öğrenimim boyunca freelance işler alıp onlar ile uğraşıyordum. Bir yandan da Microsoft’un yazılım yarışmalarına katılıyordum. Derken liseden mezun olup Süleyman Demirel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne başladım.

Pek tabi 12 yaşında büyük bir zevk ile bu sektöre adım atınca önümdeki tek hedefim Bilgisayar ya da Yazılım Müh. Okumak olmuştu. Birinci sınıf dahil tüm yaz tatillerimi İstanbul’da çeşitli yazılım firmalarında çalışarak geçirdim. Açıkçası ekmeğini fazlasıyla yiyorum. Ama uzun zamandır yaz tatili yapamamanın üzüntüsünü de yaşamıyor değilim 🙂

Üniversite hayatım boyunca ise birçok proje geliştirdim. Gerek freelance, gerek open-source olarak paylaştığım gerekse akademik amaçlı yaptığım. Yine üniversitenin ikinci sınıfında ise Algoritma ve Programlama Mantığı adında bir kitap yazdım. Geçtiğimiz günlerde 4. Baskısı çıktı. Yazılım sektörüne atılmak isteyen arkadaşlara kitabı önermeden geçmeyeyim 🙂

Şimdi ise Türkiye’nin lider istihdam sağlama platformu Yazılım Geliştirme Uzmanı olarak çalışıyorum. Bir yandan open-source projeler geliştirmeye ise devam ediyor ve elimden geldiğince teknik bloklar yazmaya çalışıyorum.

Hdteknohaber: Baya küçük yaşlarda bu sektöre adım atmışsın. Peki şuanda hangi sektörde çalışıyorsun?

Burak Tungut: Yazılım sektöründe çalışıyorum. Şu anda çalıştığım firma sadece yazılım üreten bir firma değil, fakat online ortamlarda hizmet verdiğimiz ve IT departmanında çalıştığım için Yazılım sektörü dememde bir sakınca yok diye düşünüyorum 🙂

Hdteknohaber: Bu sektörde güncel olarak hangi teknolojileri kullanıyorsun?

Burak Tungut: Genel olarak Microsoft teknolojilerini tercih ediyoruz. Asp.Net, MVC, Web API’ı ve daha bir çok .Net platformu üzerinde çalışan teknolojileri sayabilirim. Bunun yanı sıra Redis, Elasticsearch ve RavenDB kullandığımız ürünlerimiz mevcut. Yakında başka teknolojilerde eklenecek. Online hizmet verdiğimiz için jQuery, JavaScript, TypeScript gibi teknolojileri de saymadan geçmeyeyim.

Hdteknohaber: Çok çeşitli teknolojiler kullanmışsın. Peki, bu teknolojileri kullanırken hangi kaynaklardan faydalanırsın?

Burak Tungut: Şüphesiz en büyük dostlarım Google ve Stackoverflow. Bunun haricinde MSDN ve open-source olarak paylaşılmış olan .Net source’u da ara sıra inceliyorum. Bazen .Net’in derinliklerine inmemiz gereken durumlar ile karşılaşabiliyoruz. Source code’un açık olması büyük bir avantaj sağlıyor bu konuda.

Onun haricinde profesyonel olarak yıllarca sektörde emeği geçen birçok kişiyi ve çalışmalarını yakından takip ediyorum. Bunları görmek isteyen arkadaşlar Twitter hesabımda takip ettiğim kişilere bakabilirler.

Şirkette beraber çalıştığımız üstatlarımı da unutmamak gerek tabi. Hem yazılım tarafında hem sistem ve veri yönetimi tarafında çalışan her çalışma arkadaşımdan olabildiğince yararlanmaya çalışıyorum. Bu bazen bir kahve molası, bazen öğle yemeklerinde olabiliyor. Hatta tam işin ortasındayken “Ya şu Redis clustering’i biraz anlatabilir misin”? şeklindeki rahatsız edişlerimde meşhurdur 🙂

Hdteknohaber: Çalışma ortamında yakın ilişkiler motivasyonunu da etkiliyordur tabi. Peki, sence bir yazılımcı bir teknoloji üzerine mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji üzerinde fikir sahibi mi olmalıdır?

Burak Tungut: Bu konuda eminim birçok meslektaşım farklı yorumlarda bulunacaklardır. Benim görüşüm tıpkı soruda olduğu gibi bir ya da bir kaç teknolojide uzmanlaşıp bunun yanına başka teknolojilerin, dillerin eklenmesi yönünde.

5-10 tane farklı teknoloji üzerine uzmanlaşma konusunu ise samimi ve gerçekçi bulmuyorum. Bazen böyle düşüncelere kapıldığımız olmuyor değil. Fakat .Net ile yazılım geliştiren birinin Web API’da uzmanlaşması yanına da MongoDB ve Cassandra’yı meze olarak koyması kadar normal bir şey olamaz.

Gel gelelim Ruby ile yazılım geliştirip hobi olarak Matlab’de görüntü işleme yapan tanıdıklarımda yok değil 🙂 Bu tamamıyla kişisel bir karar. Ama bahsettiğim bu üstadım 40 yaşında olmasına rağmen Matlab’de Ruby kadar uzmanlaşacak zaman ayırabileceğini düşünmüyorum.

Hdteknohaber: İki tarafa da bir göz kırpıyorsun sanki. Ancak dediklerinde çok doğru ne kadar bir konuda tecrübeli olsan da hiç olmazsa yan ürünler konusunda da fikir sahibi olmalısın. Teknolojiyi magazin olarak takip eder misin peki? Takipte olduğun siteler nelerdir?

Burak Tungut: Yazılım haricindeki teknolojilerde takip ederim elimden geldiğince. Fakat özellikle RSS feed’lerini aldığım ya da düzenli girip takip ettiğim bir teknoloji sitesi yok. Elimden geldiğince Facebook‘ta ki gönderilerden, Twitter‘da ki takiplerim ya da retweet’lerden bu açığımı kapatıyorum.

Fakat chip.com.tr ve donanimhaber.com’un yaptığı review’leri sevdiğimi söyleyebilirim.

Hdteknohaber: Bunlar uzak da olsa yine sektörle ilgili şeyler. Peki kendini teknik anlamda geliştirmek için neler yaparsın?

Burak Tungut: Genelde gün içinde ilgimi çeken makale ya da tartışmaların linkini trello.com’da tuttuğum To-Do listeme eklerim. Gün içinde boş vakit buldukça bu listeyi eritmeye çalışırım. Eğer çok çok ilgimi çekiyorsa elimdeki işi bırakıp direk okuduğum makaleler çok olmuştur.

Her ne kadar şu aralar biraz düzenimi değiştirmiş olsam da genelde 22.00 – 01.00 saatleri arasında teknik makaleler okurum. Geceleri çok daha iyi çalışabildiğimi hep söylemişimdir 🙂 Eğer ilgimi çeken konular olursa ve üşenmesem bir de kendim makale yazar, kendi bloğumda yayınlarım.

Hdteknohaber: Peki biraz geleceği tahmin etmeye ne dersin? Sence Türkiye’de gelecekte hangi alanlar popüler olacak?

Burak Tungut: Çok klasik bir cevap olabilir ama Data Minning (Veri Madenciliği), Machine Learning (Makine Öğrenmesi) ve Artificial Intelligence (Yapay Zekâ) konularının önünü açık görüyorum. Türkiye bu noktada geri kaldı bile diyebiliriz. Okuduğum bazı kitaplarda 80’li yıllarda dahi insanların yaptığı alışverişlerden tavsiye algoritmalarını kullanarak önerilerde bulunan çalışmalar mevcut. Gel gelelim Türkiye’de bunları yeni yeni görmeye başladık. Bunu birazda elimizde yeterli verinin bulunmamasına bağlıyorum. Ülkemizde birçok sektörde hizmet veren firmalar artık bu verileri daha anlamlı hale getirmeye çalışıyor. Buna şu anda çalıştığım firmada dâhil. Pek yakında çok güzel çalışmaların gün yüzüne çıkıp son kullanıcılar ile buluşacağını düşünüyorum.

Benim daha çok ilgimi çeken diğer bir nokta ise Türkiye’de ki yazılım geliştiren firmaların proje yönetim yöntemlerini modernize ediyor olmaları. Özellikle yıllardır hizmet veren firma ve projelerden bahsediyorsak spagetti kodlar ile karşılaşmamak ne mümkün. Bunun bir nedeni ise ağır bir eleştiride olsa yazılımın yıllardır firma patronları tarafından kasaptan et alır gibi üretilmesinin istenmesi. Halen devam etmiyor mu? Eminim devam ediyordur. Ama bu konuda Türkiye’nin değişiyor ve gelişiyor olduğunu söylemezsek ayıp etmiş oluruz.

Hdteknohaber: Bu noktada bazı sıkıntılar var sanki. Verdiğin cevaba bakınca sanki ülkemizde sıkıntılı bir şeyler var. Sence Türkiye’de yazılım sektörünün eksileri sıkıntıları neler olabilir?

Burak Tungut: Aslında bu konuya bir önceki cevabımda biraz değindim. En büyük eksikliklerden biri az önce söylediğim yazılım geliştirmenin kasaptan et almak gibi görülmesine benzetmem. Yine arkasında yatan kısıtlı zamanda hızlı sonuç istenen projeler. Düzgün analiz yapılmaması, test süreçlerinin yanlış olması da eksiler arasına eklenebilir. Risk analizlerinin yapılmamış ve kriz ortamında nasıl aksiyonlar alınacağının belirlenmemesi.

Daha da belirgin bir örnek verecek olursam müşterinin bakım / yeniden düzenleme gibi işleri gereksiz görmesi. Bu çoğu zaman çalışan bir projeyi ve son kullanıcıyı etkilemese de hata düzeltmeleri ya da yeni ekleme yapılması noktasında ciddi gayret artışlarına neden olabiliyor. Ülkece herkesi yeniden düzenleme sevmeye ve yapmaya davet ediyorum 🙂

Hdteknohaber: Peki, yazılım temalı etkinlikleri Türkiye’de yeterli buluyor musun? Takip ettiğin etkinlikler var mıdır?

Burak Tungut: “Yeterince” nin kararını verebileceğimi düşünmüyorum. Diğer ülkelerde yapılan etkinlikleri ülkemizin yüz ölçümüne ya da sektörde çalışan insan sayısına göre oranlamak sanırım acımasızca olacaktır. Bunu etkileyen o kadar faktör var ki.

Lakin meetup.com’u yakından takip etmelerini herkese öneririm. Gerçekten güzel etkinlikler paylaşılıyor. Önümüzdeki günlerde Amazon Cloud ile ilgili bir etkinliğe katılacağım. Şu aralar direkt yazılım ile alakalı etkinlik ve gelişmelerden çok sistem ve veri tarafındaki etkinliklere gözümü dikmiş durumdayım. Farklı teknolojileri görmek vizyon açısından faydalı olabiliyor.

Hdteknohaber: Bir de işin akademi tarafı var. Sence akademik eğitimin sektöre katkısı ne oranda?

Burak Tungut: Azımsamak yanlış olacaktır fakat yazılım alanında kariyer planı yapıyorsanız Bilgisayar, Yazılım ya da Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinin verdiği eğitimler yeterli olmuyor. Ancak üniversitede ciddi bir algoritma, veri yapıları bilgisinin aşılanmasını zorunlu olarak görüyorum. Böyle düşünmemin nedeni ise diller, teknolojiler sonradan öğrenilebilir. Önemli olan sağlam bir altyapının oluşturulmasını sağlamak gerekir. Buna bilgisayar mimarileri ve assembly de dâhil. Hiç kimse yüksek seviyeli diller üzerinde çalışan insanlardan assembly ya da CPU mimarisini bilmesini beklemez. Fakat kaliteli ve iyi bir iş çıkarılması isteniyorsa kendi düşüncem bu konular hakkında en azından bilgi sahibi olunması yönünde.

Yine veri yapıları ve optimizasyon algoritmaları içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. Short, unsigned int, int gibi tiplerin farklarını ya da reference-value tiplerin nasıl ve nerede ne gibi allocation’ lar yaptığı bilinmeden geliştirilen yazılım gerek maliyet gerek yeniden kullanılabilirlik açısından daima geri düşecektir. Bu nedenle mühendislik eğitiminin önemli olduğunu söyleyebilirim. Ama üniversitedeki arkadaşlardan “Hocam .net mi ? Java mı”? gibi soruları duyuyor olmak üzücü. Onun yerine böyle konuları tartışıyor olmalarını beklerim.

Hdteknohaber: Burak gerçekten çok değerli düşünceler paylaştın. Son olarak okuyucularımız arasında gelecekte meslektaşlarımız olacaklara tavsiyelerin nelerdir?

Burak Tungut: Boş durmamaları. Her anı, her bilgiyi ve kişiyi sürekli değerlendirmeleri gerekir. Bunu yaparken hayattan kendilerini koparmamaları, sosyal olmaları en büyük tavsiyem olacaktır. En önemlisi de uzun süreli (2-3 ay) ve verimli stajlar yaparak sektöre erken girmeleri. Bu onlara teknik bilgilerin yanında yazılım geliştirme süreçleri hakkında da bilgi sahibi olmalarını sağlayacaktır. Herkes bireysel olarak harikalar yaratabilir. Ama bunu bir takım içerisinde yapmak herkes için kolay değildir. Bunu erkenden görüp, kendilerini ve çevreyi tanımaları, üniversiteden mezun olduklarında sudan çıkmış balığa dönmemeleri konusunda yardımcı olacaktır.

Kendim hakkımda burada bir örnek vermek isterim. Amacım değerli üniversiteli arkadaşları teşvik edebilmek tamamıyla. Yaz tatillerini düşünmesinler ya da kısa tutsunlar. Birinci sınıf dahi olsalar Şubat, Mart aylarında staj yapacak güzel yerler bulmaya çalışsınlar. Bilgiye aç olduklarını göstersin ve farklı teknolojiler kullanan yerleri görmeye çalışsınlar. 4-5 senenin sonunda emin olsunlar ki nasıl bir yerde ve ne gibi teknolojiler kullanarak çalışmak istediklerini belirlemiş olacaklar. Gülerek, eğlenerek ve severek çalışmak için bunu yapmaları şart. Ben yaptım. Çokta mutluyum 🙂

Bu güzel fikirleri için Burak Tungut’a Hdteknohaber ailesi olarak okuyucularımız adına da teşekkür ediyoruz. Bir başka röportajda yeniden görüşmek üzere.

Yazılımcı Salısı'nda Bu Hafta – Bahadır Taşdemir

Yazılıma çok genç yaşlarda merak salan  bir yazılımcı var bu hafta karşınızda. Daha lise sıralarında Yazılıma ilgi duyan ve süreçte kariyerini bu yönde geliştiren Yazılım Salısı konuğumuz bu hafta Bahadır Taşdemir.

Hdteknohaber ekibi olarak başlatmış olduğumuz Yazılımcı Salısı’ nda bu hafta yine karşınızdayız. Yazılım sektöründe meraklı ve yeni teknolojileri takip eden ve denemekten keyif alan Bahadır Taşdemir ile keyifli röportajımızı okuyabilirsiniz.

Hdteknohaber: Bahadır öncelikle merhaba. Bizimle tecrübelerini paylaştığın için teşekkürler. Detaylara inmeden önce bize genel olarak kendinden bahsedebilir misin?

Bahadır Taşdemir:  İlk öğrendiğim anda yazılımı çok seven, ardından bunu iş ve hobime dönüştürebilmiş bir mühendisim. Yazılım ile ilk olarak ilkokul sıralarında bilgisayar dersinde bize öğretilen MsDOS komutları ile tanışmıştım. O zamanlar sene 1997-1998 olduğu için henüz bilgisayar Türkiye’de yaygın değildi, evinde bilgisayar olan arkadaşlarımızdan Windows’un nasıl kullanıldığını öğrenirdik.

Yazılım ile ikinci karşılaşmam ise lise yıllarında bir arkadaşımı sınıf bilgisayarında basit bir html sayfası hazırlarken yakaladığımda olmuştu. Çok merak edip sormuştum nasıl yapıldığını ve bana çok basit tablo ve renklendirme kodlarını öğretmişti.

İlk programlama dilini Kara Harp Okulunda Turbo Pascal kullanarak öğrendim ve ilk öğrendiğimde iyi bir başarı gösterdim. Okuldan ayrılırken bu alanda kendimi başarılı gördüğüm için bir yazılım mühendisi olmaya karar verdim ve bir senelik ÖSS çalışması yapmamın ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümüne girmeye hak kazandım. Sonrasında gelişen sürecin sonunda da şimdiki olduğum yerdeyim (daha fazla bilgi için btasdemir.com)

Hdteknohaber:
Geçmişinin üzerinden bir çırpıda geçtin. Peki şuanda hangi sektörde çalışmaktasın?

Bahadır Taşdemir: Şu anda telekomünikasyon sektöründe çalışmaktayım.

Hdteknohaber: Telekomünikasyon sektörü Finans sektörü ile birlikte Türkiye’de yazılama yön veren iki sektör diyebiliriz bir bakıma. Peki bu sektör içerisinde hangi teknolojilere daha fazla yakınsın?

Bahadır Taşdemir: Çalıştığımız projelerde iki adet programlama dili kullanmaktayız: Java ve C#. Java için Eclipse, C# için ise Visual Studio IDE’leri ile kodlarımızı geliştirmekteyiz. İşimiz yoğunluklu olarak network cihazları ile ilişkili olduğu için Putty ve Filezilla her zaman elimizin altındadır. Kodlarımızın versiyonlanması için ise SVN kullanmaktayız fakat yeni projelerimizde GIT’e geçiş yaptığımızı söyleyebilirim (Bu arada GIT kullandığımız projemizde rahatlık sağlaması açısından ücretsiz bir ürün olan SourceTree’den faydalanmaktayız). Proje yönetimimiz için kullandığımız JIRA bize büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Hdteknohaber: Bu bilgiler direk derinlemesine oldu. Peki bu teknolojileri derinlemesine kullanırken ihtiyacın olduğunda kimlerden yada nelerden yararlanıyorsun?

Bahadır Taşdemir:  İş hayatında (ve kod geliştirdiğim her an) Google benim en yakın arkadaşımdır. Ağırlıklı olarak Google arama motorunu kullanarak anlık bilgi ihtiyacımı karşılamaktayım. Tatbikî bir yazılımcı olarak en çok ziyaret ettiğim site stackoverflow.com olmuştur. Özel olarak takip ettiğim bir kişi bulunmamakta. Sadece Steve Jobs “Computers are like bicycles for our minds (Bilgisayarlar zihinlerimiz için bisiklet gibidir)” demiş Steve babamız, Bill Gates ve Mark Zuckerberg gibi başarılı ve ünlü kişilerin bulunduğu filmleri izleyerek ve farklı kaynaklardan bilgiler toplayarak başarılarını sağlayan yönlerinden kendime güzel dersler çıkarttığımı söyleyebilirim. Örneğin Steve Jobs’a, giriştiği işin en başında başarısız olmaktan korkup korkmadığı sorulduğunda, kaybettikleri durumda deneyimlerinin iyi bir kazanç olacağını dile getirmesi, benim bugün merak ettiğim her şeyi çekinmeden deneyebilmemi sağlamaktadır. Gündelik hayatımda işime yarayacağını düşündüğüm her türlü bilgiyi edinmeye devam ediyorum, buna kişisel gelişim konuları da dâhildir.

Hdteknohaber: Bahsettiğin kişiler teknolojinin bu noktalara gelmesinde büyük emeği olan ve başarmış insanlar. İlla ki bu kişilerin hayatlarında da hatalar olmuştur, ancak bu kişiler denemekten ve devam etmekten vazgeçmemişler. Aynı zamanda hepsinin farklı yolları yöntemleri var. Peki sence bir yazılımcı bir kulvarda mı ilerlemeli yoksa birçok kulvarda şansını denemeli mi?

Bahadır Taşdemir: Her gün yeni bir teknolojinin çıktığı 21. yüzyılda yazılımcıların tek bir teknolojide uzman olup sadece tek bir kanaldan gitmesi neredeyse imkânsız bir halde. Kişisel olarak yazılım dünyasında dinamizmden yanayım. Eğer bilgisayarın temel çalışma prensibini ve herhangi bir programlama dilini güzel bir altyapı oluşturarak öğrendiyseniz zaten ilgili teknolojileri ve diğer programlama dillerinde de büyük ihtimalle aynı oranda başarı göstereceksinizdir. Tek çekindiğimiz şey bilinmezliğin belirsizliğidir ki bu her alanda korku yaratan bir etmendir. İyi bilmeniz gereken bir şey varsa o da arama motorlarını etkin bir şekilde kullanabilmektir; günümüzde ihtiyacımız olan bilgilere birkaç tıkla ulaşabilmek mümkün olduğu için etkin arama yöntemlerinin edinilmesi anlık sınırsız bilgi erişimini sağlamaktadır.

Dinamik olarak çalışma ihtiyacının diğer bir sebebi de şudur; Her çıkan yeni bir teknoloji, bir önceki teknolojinin yaptığı işi daha hızlı ve kolay yapılabilmesini sağlama eğilimindedir. Eğer yeni çıkan modüllere hızlı bir şekilde adaptasyon sağlayamazsak, yaptığımız işlerin daha gelişmiş versiyonlarına ulaşabilmemiz pek mümkün olmayacaktır.

Kendimden örnek verecek olursam, ilk soruda da belirttiğim gibi, yazılım kariyerime Pascal dilini öğrenerek başladım. Ardından C, C#, Java gibi diğer programlama dilleri hakkında bilgi sahibi oldum. Resmi olarak ilk çalışmaya başladığım anlarda HTML + CSS + Javascript + Java teknolojilerini kullandım. Şu anda çalıştığım yerde Java + C# kullanmaktayım. Aynı zamanda mobil aplikasyonlara ilgim olduğu için birkaç tane Android aplikasyon geliştirerek Google Play Store’a koydum. Şimdilerde ise Python öğrenmekteyim.

Yeni teknolojilere adaptasyon en çok start-up’larda çalışmak isteyen yazılımcı arkadaşlarımız için gereklidir. Ağırlıklı olarak Java programlama dilini kullanan bir yazılımcı olarak İstanbul’da birçok iş görüşmesine gitme fırsatı buldum. Görüşme yaptığım şirketler arasında start-up’lar da mevcuttu ve bu görüşmelerde genel olarak yeni teknolojiler hakkında sorular yöneltildi.

Hdteknohaber: Bunlar sektördeki çalışma prensipleri hakkındaki görüşlerin. Hepsi de çok değerli. Peki, işin biraz magazinsel yönüne değinmeye ne dersin? Sosyal anlamda teknolojide neler olmuş neler bitmiş dediğin zaman nerelere göz atarsın?

Bahadır Taşdemir: En çok takip ettiğim kaynak The Next Web‘dir. Günümüzde moda olan teknolojileri ve bu teknolojileri geliştirmek için gerekli olan güncel teknik ve metotları paylaşılan haberlerden elde edebilirsiniz. Facebook üzerinden rahatlıkla takip etmek de mümkün. Tabi ki ikinci sırada Cacıksever var 🙂

Hdteknohaber: Güzel geri bildirimlerin için teşekkürler. Bahsettiğin gibi sürekli yeni teknolojiler giriyor hayatımıza bu teknolojiler konusunda kendini geliştirmek için iş hayatı dışında yaptığın bir şeyler var mı?

Bahadır Taşdemir:  Ben meraklı bir yazılımcıyım. Mobil aplikasyonlarımı da bu gerekçeyle geliştirdim. İlk olarak mobil tabanlı bir oyunun nasıl yapıldığını çok merak ettim, bu yüzden internette çeşitli öğretici dokümanları araştırarak işime yarayacak kaynaklara eriştim ve ilk (şimdilik tek) Android oyunum olan Remembrain’i geliştirdim. Eğer incelerseniz gayet basit bir oyun olduğunu göreceksiniz. Herhangi bir oyun geliştirme IDE’si kullanmadım; sadece gerekli resimleri oluşturdum ve ekranda çevirip kaydırdım çünkü esas merak ettiğim konu grafiklerin mobil cihazlarda ekranlara nasıl çizildiği idi. Şu aralar Python dilini çok merak ettiğim için onu öğrenmeye çalışıyorum. Bunun için gene internetten çeşitli kaynaklar ve dersler bularak onları tamamlıyorum. Bunlar dışında işime lazım olan ne varsa onları araştırıp öğrenmeye uğraşıyorum.

Hdteknohaber: Düşüncelerin bizim ve okuyucularımız için çok değerli. Sizce Türkiye’de yazılım sektörü ne durumda? Gelecekte neler popüler olup neler hayatımızdan çıkacak?

Bahadır Taşdemir: Türkiye’deki yazılım sektörünü görüşme yaptığım start-up şirketleri üzerinden edindiğim bilgilerle açıklayabilirim. Gerçekten güncel teknolojilerin takip edilmekte olduğunu ve yazılım sektöründe kıran kırana bir mücadele verildiğini söyleyebilirim, eğer bu alanda çarpışmaya niyetli olan yazılımcılar varsa gardlarını yüksekte tutsunlar. Görüştüğüm bu şirketlerin neredeyse tamamı mobil yazılım üzerineydi, bu yüzden günümüzde olduğu gibi yakın gelecekte de mobil teknolojilerin ağırlığının ülkemizde de devam edeceğini düşünüyorum.

Hdteknohaber: Peki, sence Türkiye’de yazılım sektöründen artılar eksiler neler?

Bahadır Taşdemir: En önemli eksikliğimiz dil konusu. Aynı dilde konuşan iki kişi bile birbirlerini zar zor anlarken ana dilimiz dışında yazılmış kaynakları bizler ne kadar algılayabiliyoruz? Yazılım ve IT teknolojileri bildiğimiz gibi İngilizce taban alınarak geliştirilmiştir ve ne zaman bir proje geliştirsek, muhakkak en az bir kere karakter kodlama hatası ile karşılaşmışızdır. Bu sebeple ulaşmak istediğimiz kaynakların da neredeyse tamamı İngilizce olarak hazırlanmıştır. Bu alanın dominant dili İngilizce olduğu için de ana dili İngilizce olan insanlar kavramları ve materyalleri daha iyi algılayıp kullanabilirken bizler bu konuda biraz daha yavaş kalıyor olabiliriz. Bu bağlamda yapabileceğimiz en iyi iki şey  var; birincisi kendimizi İngilizce dili konusunda en iyi şekilde geliştirmek, ikincisi ise yazılımcılar olarak öğrendiğimiz bütün kavram ve konuları Türkçeleştirmek ve Türkçe olarak yayınlayabilmektir. Böyle bir eksikliğin içerisinde bizlere Türkçe kaynak sağladıkları için Cacıksever ve ekibine teşekkürü bir borç biliriz.

Hdteknohaber: Bizde elimizden geldiğince bir damla taşımaya çalışıyoruz. Taşımaya da devam edeceğiz. Peki, dünyada yazılım sektöründe Türkiye sence nerede?

Bahadır Taşdemir: Yazılım sektörünün seviyesi ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile doğru orantılıdır diyebiliriz. Bu kanıya çıkış noktam ülke içerisindeki erişilebilir kaynaklardır. Örneğin, ünlü iPhone hackerı olarak tanınan George Hotz’un geçenlerde bir şoförsüz araç geliştirdiğini öğrendim. Günümüzde, Türkiye’de bir yazılımcı böyle bir proje üretmek istese ya ihtiyaç duyduğu parçaları bulamaz ya da kazancına göre yüksek maliyetler ödemek zorunda kalır. Bu sebeple imkân ve kabiliyetlerimiz açısından dünyada çok iyi bir konumda olamayabiliriz, fakat elimizdeki kaynakları kullanım açısından düşünürsek erişebildiğimiz kadarını kullanabiliyor ver her gün kendimizi biraz daha geliştirebiliyoruz, yani bu konudaki azmimizin tam olduğunu düşünüyorum.

Hdteknohaber: Dünyanın geleceğiniz yazılım şekillendirecek. Bu modanın içiresinde yer almalıyız. Umarız bu azimli insanlar azimlerinin karşılığını alırlar. Peki, işin seminer eğitim yönünden baktığımızda ne dersin? Türkiye’de yeterince seminer eğitim etkinlikleri var mıdır? Sen hangi etkinliklere katılmaya gayret ediyorsun?

Bahadır Taşdemir: İstanbul’da iyi miktarda etkinliğin gerçekleştirildiğini biliyorum. Bazı etkinlikler EventBride sistemi üzerinden keşfedilebilir ve gerekli ise biletleri temin edilebilir. En son katıldığım etkinlik DevFest Women’dı. Konsept olarak, kadınlar gününe denk geldiği için çeşitli kadın yazılımcıların sırayla söz alıp çeşitli IT konularında konuşma yapmalarından oluşmaktaydı, hatta bir Android aplikasyonumu, konuşmacılardan birisinin “şimdi bir proje fikri düşünün” demesiyle bulmuştum.

Hdteknohaber: Fikrin nereden doğacağı belli olmaz demek ki :). Peki, sence akademik eğitim de ne durumdayız. Sektöre katkısı sence ne oranda?

Bahadır Taşdemir: Akademik eğitim kişiye sadece yol gösterici olmalıdır: “Bak böyle bir şey var, bu da var, şöyle teknolojiler yapılmış” gibi. Eğer bu dediğim doğru olarak yapılabilirse artık kendisine bir gelecek kurmak isteyen birey, gidebileceği yolları, ışık tutulduğu için daha rahat görerek planlamalarını gerçekleştirebilecektir. Bu bağlamda üniversite hayatımda öğretilen çeşitli teknoloji ve metotlar ufkumu geliştirmiş, beni meraklandırmış ve IT kariyerimde kullanabileceğim gerekli şevki sağlamıştır.

Hdteknohaber:
Düşüncelerini bizimle paylaştığın için öncelikle Cacıksever ailesi ve okuyucularımız olarak teşekkür ediyoruz. Son olarak sektöre yeni girecek arkadaşlarımıza tavsiyelerini sorsak sen ne dersin?

Bahadır Taşdemir: Öncelikle belirlenmesi gereken şey, hangi kulvarda ilerleneceğidir. Bunlardan bazılarını şu şekilde listeleyebiliriz:

Freelancer olarak çalışmak isteyenler için: Gün geçtikçe popülerlik kazanan alanlardan birisi de freelancer olarak çalışmaktır ve bu çalışma tipi yazılımcı için oldukça uygundur. Buradaki avantaj, yaptığınız işin kazancın tamamını alabilmektir, çünkü bir kurumda çalışan olduğunuz zaman yapılan işin parasını kurum kazanır, size de aylık sabit ücret verir, kazanılan miktar sizin gelirinizi etkilemez. Aynı zamanda kişi hangi teknolojilerle, ne zaman, ne kadar, nerede ve nasıl çalışacağına kendisi karar verir. Bir bakıma kendi kendisinin patronu sayılır. Ama her zaman yapılan işin karşılığını almak kolay olmayabilir; birlikte çalıştığınız müşteriler ile doğru anlaşmalar yapamazsanız kural açıkları size ciddi kayıplar yaşatabilir. Bu tarz açıkların bir kısmı freelancerlar için hizmet sunan web siteleri kullanılarak giderilmektedir.

Kendi projesini geliştirmek isteyenler için: Öncelikle revaçta olan “ürün geliştirme metotları” hakkında yeterli bilgilere sahip olmalılar çünkü teknoloji pazarı sadece teknik bilgi yeterliliği ile başarı kazanılabilecek bir yer değil. Örneğin, bir mobil aplikasyon nasıl Facebook gibi çok kişi tarafından yoğun bir şekilde kullanılır hale getirilir? Cevap: “Geliştirilen projenin öyle bir özelliği olmalı ki, kullanıcılar sisteme dâhil oldukça bir şeyler katıyor olmalılar ki katılımcılarla gelişsin, geliştikçe daha çok kullanıcı çeksin”. Bu ve bunun gibi daha birçok soru (Bir örnek daha: Logo yapılırken nelere dikkat edilmeli, hangi renkler kullanılmalıdır?) cevaplanmak üzere beklemekte.

Start-up’larda çalışıp kendilerini geliştirmek isteyenler için: Tabi ki güncel teknolojilere hâkim olunmalı ancak bunun yanında çok yoğun mesailerin yapılacağı da göz ardı edilmemelidir. Aynı zamanda, başlangıçta yüksek bir ücret beklentisine girilmemelidir.

Kurumsal firmalarda çalışmak isteyenler için: Okullarda öğrenilen bütün metot ve tekniklerin doğru bir şekilde uygulanıldığı düşünülmemeli yoksa hayal kırıklığı yaratabilir. Böyle bir kariyer planına girilecekse genellikle kurumsal firmalarda çalışılmaya devam edileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Avantaj olarak bu tarz kurumlarda, herhangi bir yönetici pozisyonuna belirli prosedürler gerçekleştirerek erişebilir ve kariyere bu kulvarda devam edilebilir. 

Bizimle yapmış olduğu röportaj için Bahadır Taşdemir‘e Hdteknohaber ekibi olarak teşekkür ediyoruz. Kendisine iş hayatından başarılar diliyoruz.

Yazılımcı Salısı'nda Bu Hafta – Jamshid Hashimi

Hdteknohaber ekibi olarak bu hafta da Yazılımcı Salı‘sı ile karşınızdayız. Bu haftaki konuğumuz yine sektörden ancak, lisans eğitimini Türkiye’de tamamlayıp kendi vatanında mesleğini icra eden Jamshid Hashimi. Yazılım tecrübelerinin çoğunluğunda Web uygulamaları ve açık kaynak yazılımlara eğilen Jamshid Hashimi‘ye sorularımızı yönelttik.
Hdteknohaber: Sevgili Jamshid öncelikle seninle konuşmak bizim için de büyük keyif. Lisans eğitimini Türkiye’de yapmanın ardından yazılım sektörüne kendi vatanında devam ettin. Bize biraz kendinden bahseder misin?
Jamshid Hashimi: Öğrenmeyi seven ve paylaşmayı daha çok seven bir Bilgisayar mühendisiyim. Afganistan doğumluyum ve 2004 – 2010 seneleri arasında Türkiye’da bulundum, önce Kayseri sonra İzmir. Dokuz Eylül Bilgisayar Mühendisliğinden mezun oldum. Afganistan’nın önde gelen bilişim şirketlerinde çalıştım. Şu an özel bir üniversitede Web Uygulama Geliştirme derslerini veriyor ve yazılım eğitimi ve yazılım geliştirme konularında özel şirketlere ve kar amacı gütmeyen kurumlara danışmanlık yapıyorum. Aynı zamanda, teknoloji startuplarına “Lean Startup” kavramlarını anlatıyor ve bir çok farklı alanlarda destek sağlıyorum. CodeWeekend, Afganistan’in ilk ve en büyük geliştirici topluluğununda kurucusuyum.
Hdteknohaber: Akademik yöne biraz ağırlık vermişsin gibi. Peki yazılım sektörünü düşündüğümüzde kendini hangi teknolojilere yakın hissediyorsun.
Jamshid Hashimi: Yazılım geliştirme alanında 7 seneden fazladır çalışıyorum. Özellikle Afganistan’da bulunduğum 5 senede, Web uygulamaları ve açık kaynak yazılımları üzerine çalıştım.
Hdteknohaber: Web uygulamalarını daha aktif kullanıyorsun demek. Peki Web uygulamalarında hangi altyapıları tercih ediyorsun?
Jamshid Hashimi: Bu zamana kadar çalıştığım her yerde açık kaynak teknolojileri üzerinde çalıştım. Gönüllü olarak hep .NET ve Microsoft teknolojileri ile haşır neşir oldum. Bu aslında güzel bir birleşim oldu. Her iki platformun nimetlerinden faydalanıyorum.
Hdteknohaber: Peki bu çalışma hayatında örnek aldığın yada takip ettiğin kaynaklar var mı?
Jamshid Hashimi: Bizde bir söz vardır: “Tecrübe bilimin babasıdır” diye 🙂 araştırma, deneme, yine araştırma ve tekrar deneme ve yılmama, peşini bırakmama ve sonunda başarma ve bir tecrübe daha kazanma, ve bütün bunları yaparken zevk alıp, sonuca ulaştığında sevinme ve etrafındaki insanların belki anlayamadığı ve anlatamadığınız gülümseme ile bardaktaki kahve’den bir yudum daha alıp devam etme. Benim faydalandığım kaynaklar bunlar.
Hdteknohaber: Biraz önce hem açık kaynaklı yazılımları kullanmaktan hem lisanslı ürünleri denemekten bahsettin. İkisinin harmonisi senin hoşuna gitmişe benziyor. Yani bu söylediklerinden aslında yazılımcıların her konuda bir kültür sahibi olması gerektiğini düşünebiliriz. Bu konuyu detaylandırabilir misin? Ne yapmalıyız her konuda fikir sahibi olmalı mı yada bir konuda sağlam olmalı mı?
Jamshid Hashimi: Biri üzerine uzmanlaşmalı ama birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi de olunmalı. Yazılım sektörü tabiri caizse her saniye içinde bir değişime uğruyor, yeni teknolojiler, yeni çözümler, yeni icatlar ortaya çıkıyor. Bu kafileden geride kalmamak için bir yazılım geliştiricinin sürekli güncel kalması, hızla dönen dünyada sabit kalmanın geriye gitmek anlamında olduğunu bilmeli ve bilgisini, kapasitesini ve becerilerini hep irdelemeli ve yükseltmelidir.
Hdteknohaber: Bunlar işin altyapısı hakkındaki konular birazda sosyal boyutuna bakalım. Teknolojinin magazinini nereden takip ediyorsun.
Jamshid Hashimi: Scott Hanselman‘in yazılarını hep takip ediyorum. Phil Haack ve Jeff Atwood‘un bloglarını okuyor ve telefonumdaki Pocket uygulamasında kaydettiğim sevdiğim makaleleride vakit buldukça okuyorum. Karşılaştığım problemler için ve bazende yardımcı olmak için sıklıkla stackoverflow ve Quora’yi ziyaret ediyorum. Türkçe kaynaklardan Daron Hocanın blogunu takip ediyor ve özellikle Muhammed C. Tahiroğlu’nun yazılarını büyük bir keyif ile okuyor ve herkese tavsiye ediyorum.
Hdteknohaber: Sıkı bir blok takipçisisin anlaşılan. Peki kendini iş dışında bir şeyler katmak için neler yapıyorsun?
Jamshid Hashimi: Kitap okuyorum. Bir arkadaşımla Book Club Afghanıstan adında bir topluluk kurduk. Kitap okuma alışkanlığını artırmak ve insanları kitapların muhteşem ve gizemli dünyasına aşina etmek amacı ile, ve bir gün Afganistan’daki herkesin haftada en az bir kitap okuma hayali ile başladık. Okuyoruz, okutuyoruz. Sizde deneyin derim.
Hdteknohaber: Dediğin gibi kitap okumak önemli birazda kendimize bir şeyler katmalıyız. Hazır seni yakalamışken ne olacak Türkiye’de yazılım demek olmaz ama senin yaşadığın ortamda yazılım ne durumda nereye gidiyor bize de kıyaslama açısından yararlı olacaktır.
Jamshid HashimiAfganistan’da bulunduğum için, genel konuşmak daha doğru olur. Bence gelecek mobil. Türkiye’nin yazılım sektörü ile ilgili konuşmak benim hadimde değil. Ben, aldığım yazılım eğitiminden, aldığım destekten ve arkadaşlarımdan memnunum. Biraz değinmek gerekirse, bence Silicon Valley’yi özgü kılan oradaki ve genel olarak Amerika’n kültürüdür. Girişimciliğin, yaratıcılığın, desteğin ve başarının önce kültürün içinde bir yeri olmalı. Afganistan henüz ilk günlerini yaşıyor bu anlamda. Bize düşen büyük bir vazife var. Allah yardımcımız olsun.
Hdteknohaber: Önününde zorlu bir yol var ve sanırım çok daha emek vermek gerekecek. Peki daha yolun başındayken eksik gördüğün yada başlangıç aşamasında bile olsanız umut vadeden yönleri neler?
Jamshid Hashimi: Türkiye benim ikinci ülkem. Ülkemiz dendiğinde, Afganistan ile beraber Türkiye’de aklıma geliyor. Bir arkadaşım bana demişti: Jamshid, insanın doğduğu yer değil, doyduğu yer vatanıdır diye. Sevindirmişti beni. Ben Türkiye’de kendimi hep evimde hissettim. Neyse, mevzuya gelelim. Afganistan’daki sorun bambaşka, devletin desteği çok nadir ve insanların bilişim sektörü ile ilgili bilgileri henüz çok ilkel. Bu insanlar devlette çalışan yüksek mevki sahipleri veya özel sektörün önde gelen şirket sahipleridir. Bu ortamda yazılım geliştirmek bir hayli zor, geliştirmeden önce ıslah etmeniz gerekir fikirleri. Türkiye’nin durumu bambaşka, ve çok iyi bir yerde. 5 senedir uzakta kaldığım için ve sektörün içinde olmadığım için, bu konuda kesin bir fikir beyan etmem doğru gelmez.
Hdteknohaber: Afganistan’da yolculuğun bir hayli uzun olacağa benziyor; ama Türkiye Afganistan’a nazaran iyi durumda. Peki dünya geneline bakıldığında Türkiye ne durumda?
Jamshid Hashimi: Dünyaca ünlü uygulamalar ve girişimlere baktığınızda nadiren Türkiye’nin adını duyuyorsunuz. Bu gerçekten hayret verici bir durum. Eğitim, imkan ve gerekli destek var ama bir yerde duruyor. O kırmızı çizgiyi aşanlar gidip Türkiye’nin dışında aşıyor. Bunu irdelemek gerekir.
Hdteknohaber: Türkiye’de kaldığın dönemlerde yapılan etkinlikler hakkında fikirlerin neler sence sektör için yön vermek için yeterli miydi?
Jamshi Hashimi: İzmir’de yaşadığım yıllarda etkinlikler oluyordu ve ben çoğuna katılırdım ve hatta derdim, keşke İstanbul’da olsaydım, çünkü orada daha çok etkinlik oluyor. Yazılım temalı etkinliklerin bendeki etkisi çok. CodeWeekend’i o havayı Afganistantan’daki yazılımcılarada tattırayim diye kurdum. Bazı konular, bazı konuşmacılar size yüzlerce dersten daha önemli bilgileri, daha gerekli mevzuları anlatabiliyorlar. Bu bence heyecan verici.
Hdteknohaber: Hayat uzun bir yol. Bu yolculuğun büyük bir bölümünü iş hayatı oluşturuyor. Ama en başında akademi var. Sence akademinin tüm yolculuğa etkisi nedir?
Jamshid Hashimi: Yol göstericidir. Size özgüven sağlar ve önünüzde kapılar açar. İçeri girip girmemeniz veya girip de yapacağınız şeyler tamamen size kalmış.
Hdteknohaber: Jamshid gerçekten bize farklı bakış açıları sağladın başka ülkelerde olsak da hep yan yana olduğumuzu hatırlattın. Her şeyden önce bu yakınlığın için teşekkür ediyoruz ve son olarak sektöre yeni gireceklere ne dersin diyoruz?
Jamshid Hashimi: Pes etmeyin, güncel kalın, etkinliklere katılın ve kitap okuyun.
Jamshid’e kahvesini bizimle paylaştığı için ve fikirlerini anlattığı için Hdteknohaber ailesi olarak teşekkür ediyoruz. Haftaya görüşme üzere.

Microsoft Skype' ı İyileştirmek için Talko' yu Satın Aldı

Teknoloji devi Microsoft ürünlerini iyileştirmek, müşterilerine daha güzel hizmetler sunmak adına satın alma işlemlerine devam ediyor. Çok kısa bir süre önce big data girişimi Metanautix’ i satın aldığını duyurmuştuk.
Microsoft; TALKO olarak adlandırılan ve Microsoft’ un eski yöneticilerinden Ray Ozzie tarafından kurulan mobil ekipler için sohbet uygulamasını satın aldı.
Uygulamanın şuan için sadece iOS versiyonu mevcut, Android versiyonunun çıkarılması planlanmıştı. Uygulamayı kullanan ekipler, belirlenmiş bir proje için; mesajlaşabiliyor, sesli klipler eklenebiliyor, proje ile ilgili olası özellikler eklenebiliyor, takım içi etkileşimi son derece kolay hale getiriyor.
Microsoft yayınladığı blog yazısında; bu satın alma ile birlikte Talko’ nun özelliklerinin Skype ve Skype for Business’ e getirileceğini duyurdu.
Yapılan anlaşmadan kısa bir kesit; 
Anlaşmanın bir parçası olarak, TALKO çalışanları Skype ekibine katılacak. Birlikte yeni teknoloji ve yeteneklerle birlikte Skype for Business ve Skyp’ a yeni harika özellikleri ve yetenekleri eklememize yardımcı olacaktır.
Talko 2016 Mart ayından itibaren servislerini durduracak. Ray Ozzie hariç Talko çalışanları Microsoft bünyesinde çalışmaya başlayacak. Ray Ozzie ise şirkete geri dönmeyi düşünmüyor.
Talko; ana sayfasında yayınladığı bir yazı ile artık Skype’ ın bir parçası olduğunu belirtti.
Talko