Women Techmakers Eskişehir International Women Days 2018

Her yıl Dünya Kadınlar Günü’ne yakın tarihlerde WTM ekipleri tarafından büyük bir etkinlik
düzenleniyor. Dünya kadınlar gününü kutlarken teknoloji bilişim ve mühendislik alanında kadınları destekliyor ve ilham veriyoruz. Teknoloji, bilgisayar bilimleri ve yazılımla ilgilenen kadınların bu kapsamda sektördeki etkinliklerini artırmak ve motive amaçlı birçok ülkede gerçekleştirilen “Women Techmakers” etkinliklerinden bir tanesi, 24 Mart Cumartesi günü Eskişehir‘de gerçekleştirilecek.

Kadınların sektördeki başarısını vurgulamak ve konferanslardaki kadın sayısını ve görünürlüğü arttırmak amacıyla konuşmacıların tamamı kadınlardan oluşuyor fakat etkinlik kadın&erkek herkese açıktır.

Women Techmakers Eskişehir International Women Days 2018

Etkinliğin amaçları arasında teknoloji ile ilgili kadınların birbirleriyle iletişim-etkileşim içerisinde olması ve birbirlerini motive amaçlı bir araya gelmesi , kadınların bu sektördeki sorunlarını ve deneyimlerini paylaşması ve teknolojideki son gelişmelerden haberdar olmalarını sağlamak yer alıyor.

Konferanslar, mobil teknolojiler, web teknolojileri, back-end ve front-end teknolojileri, liderlik, oyun girişimciliği, UI/UX ve sanal gerçeklik ile ilgili birçok önemli içeriğe sahip.
Etkinlik süresinde alanında deneyimli kişiler tarafından verilecek olan sunumlar ve eğitimlerin yanı sıra, güncel teknolojik araçlara meraklı olanlar için stand alanları da bulunacak.

24 Mart Cumartesi günü düzenlenecek olan etkinlik 6 paralel oturum ve 10+ konuşmacıdan oluşacak ve 400+ katılımcının katılımı planlanıyor.

Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve kaydolmak için linkini ziyaret edebilirsiniz.

Women Techmakers Eskişehir International Women Days 2018
Women Techmakers Eskişehir International Women Days 2018

Bilmök 2018 – 9 Mart’ta Başlıyor

Bilgisayar Mühendisleri Öğrenci Kongresi her yıl farklı bir üniversitenin bilgisayar mühendisliği bölümü ve/veya ilgili kulübü tarafından organize edilen Türkiye’nin en büyük öğrenci kongresi Bilmök bu sene 9 Mart’ta düzenleniyor.

Bilmök Nedir?

Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi her yıl farklı bir üniversitenin bilgisayar mühendisliği bölümü ve/veya ilgili kulübü tarafından organize edilir.

Türkiye’nin en büyük öğrenci kongresi ünvanına sahiptir. BİLMÖK, bilgisayar mühendisleri arasındaki etkileşimi ve iletişimi arttırarak onların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak, ülkenin bilişim alanındaki yönelimlerini belirlemek ve bu alanda gelişimine destek vermek amacıyla düzenlenen mesleki ve sosyal toplantıdır.

14. BİLMÖK etkinliği, 9-10-11 Mart 2018 tarihlerinde İstanbul Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.

Bilmök Organizasyonun Amacı

13 yıldır, her yıl farklı bir üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından gerçekleştirilen BİLMÖK yılda bir kez toplanarak, iletişim ve düşünce ağını genişletmektedir. BİLMÖK, bilgisayar mühendisleri arasındaki etkileşimi ve iletişimi arttırarak onların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak,ülkenin bilişim alanındaki yönelimlerini belirlemek ve bu alanda gelişimine destek vermek amacıyla düzenlenen mesleki ve sosyal toplantıdır.

BİLMÖK organizasyonu bilgisayar mühendisliği öğrencileri tarafından yapılmasına rağmen, katılımcılar bilgisayar bilimleri ve bilişim teknolojilerine dair herhangi bir bölümden olabilmektedir.

Kongreye her üniversitenin ilgili bölümünden resmi temsilcilerin yanı sıra ilgili bölümlerin öğrencileri, akademisyenleri, sektör temsilcileri ve mezunları katılabilir.

Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak için linkini ziyaret edebilirsiniz. Etkinliğe kaydolmak için de linkini ziyaret edebilirsiniz.

İngilizce Öğrenme Yolları – Kurslar ve Bloglar

HD Tekno Haber olarak kullanmaya başladığımız, kullanıcıların işini kolaylaştıran uygulamaları veya web sitelerini elimizden geldiğince tanıtmaya devam ediyoruz.

Bugünkü yazımızda hemen hemen hepimizin kanayan yarası konumunda olan ve bir türlü sonuna kadar gidip tamamlayamadığımız İngilizce öğrenme sürecine değinmek istiyoruz. Okul dönemi ile başlayan bu süreçte; İngilizce müfredatı olmasına rağmen tüm derslerin Türkçe verilmesi nedeniyle İngilizce’de bir türlü istediğimiz noktaya gelemiyoruz.

Gelinen noktada dünya dili konumunda olan, dünyayı anlamak için öğrenmemiz, konuşmamız, yazmamız gereken İngilizce’yi öğrenmek için sürekli olarak bireysel çaba göstermemiz gerekiyor.

Teknolojik gelişmeler ve yaygınlaşan internet sayesinde her geçen gün globalleşen dünyamızda İngilizce artık iletişimin tartışmasız tek adresi haline geldi. İngilizceyi ikinci dil olarak konuşan insan sayısı 900 milyonu aştı. Bu iki cümle bile bu dili öğrenmenin gerekliliğini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor.

İngilizceyi öğrenmenize yardımcı olacak binlerce uygulama ve yöntem mevcutken geleneksel sistemlerden uzaklaşmayan eğitim sistemlerini de görmeniz mümkün. Klasik olmayan en özgün yöntemlerden biri olan KO-KO tekniğini hikaye anlatıcısı Barış Özcan çok güzel bir şekilde anlatıyor. Yazımızın başlığı da olan İngilizce kurslar ve bloglara geçmeden önce Barış Özcan’ın önerdiği KO-KO (Korkusuzca Konuş) tekniğini aşağıdaki YouTube videosundan izleyebilirsiniz.

Videoda anlatılan bu güzel teknik ve benzeri çok sayıda yöntemi bulmanız mümkün. Bu yöntemler dışında biz biraz daha farklı olarak kurslar ve bu konularda düzenli bir şekilde yayın yapan blogların öneminden bahsetmek istiyoruz.

Kurumlara ve bireylere özel İngilizce Eğitiminde lider olan kurumlardan, geleneksel sistemlerden tamamen farklı eğitim sistemiyle ihtiyacınıza en uygun çözümleri bulabilirsiniz. Bu gibi kurumlarda bir öğrenci olarak, yanlış yapma endişesine kapılmadan ve kendi temposunda görerek, işiterek, okuyarak, pratik yaparak dili bir alışkanlık – beceri haline getirebilirsiniz. En önemli avantajı sürekli pratik yaparak aslında dili yaşayarak öğreniyorsunuz. Düzenli bir şekilde kurslara devam ederseniz; İngilizce’yi çok akıcı bir şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz.

Kurslardan sonra en önemli kaynaklardan biri de İngilizce ile ilgili sürekli paylaşım yapan web siteleri. Bu sitelerin blog yazılarına baktığınız zaman pratikte karşılaşabileceğiniz tüm senaryolar için örnek metinler, örnek diyalogları görebilir, gerçek hayatta dilin kullanımına aşina olursunuz.

Herhangi bir ortamda bir diyalog başlatmak için kullanabileceğiniz cümleler, bir restorana gittiğinizde kurabileceğiniz cümleler, bir makale yazdığınızda izleyeceğiniz yollar, herkesin ihtiyaç duyabileceği ingilizce aşk sözleri, İngilizce’nizi geliştirmenizi yardımcı olacak film önerileri, İngilizce adres yazma, yol tarifi vb. gerçek hayatta çok sık ihtiyaç duyabileceğiniz konularda güzel içerikleri bulmanız mümkün.

Women TechMakers Tekirdağ 3 Mart’ta Düzenlenecek

GDG Tekirdağ ekibi 2018 yılına güzel bir etkinlik ile başlıyor var 3 Mart’ta Women TechMakers etkinliğini düzenleniyor.

Women TechMakers Tekirdağ başlığı altında 03 Mart 2018 tarihinde Çorlu Mühendislik Fakültesinde kadın bilişimcilere destek olmak, iş hayatındaki duruşları için ilham ve güç vermek adına etkinlik düzenleyecekler. 3 Mart Cumartesi düzenlenecek olan etkinlik 7 sunum ve 7 konuşmacıdan oluşacak ve 300+ katılımcının katılımı planlanıyor.

Etkinlik duyurusu yeni yapılmakla birlikte; detaylar ortaya çıktıkça HD Tekno Haber olarak paylaşmaya devam edeceğiz.

Daha önceki yıllara baktığımız zaman GDG Tekirdağ ekibinin son derece güzel etkinliklere imza attığını görüyoruz.

GDG DevFest Tekirdağ 2017, 2 Aralık Cumartesi günü Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesin’de gerçekleştirildi ve etkinliğe 354 kişi katıldı. Etkinlik 8 sunum, 3 Workshop’tan oluştu. Etkinlik sonunda yapılan çekilişte şanlı katılımcılardan biri General Mobile GM6 telefonunun sahibi oldu.

Women TechMakers Tekirdağ etkinliği ile ilgili detaylı bilgi almak ve takip etmek için aşağıda paylaştığımız web adresi ve sosyal meyda hesaplarını takip edebilirsiniz.

Facebook: https://www.facebook.com/gdgtekirdag/
Twitter:     https://twitter.com/GdgTekirdag
Web Site:  www.gdgtekirdag.org

HD Tekno Haber olarak bizler de Women TechMakers Tekirdağ etkinliğinde basın sponsoru olarak yer alıyoruz ve etkinlik ile ilgili tüm detayları paylaşmaya devam edeceğiz. Bizi ve GDG Tekirdağ ekibini takip edebilirsiniz.

Intel İşlemcilerde Ortaya Çıkan Güvenlik Zaafiyeti Hakkında

Yakın zamanın en önemli olaylarından biri olan ve her kesim tarafından farklı şekillerde yorumlanan Intel işlemcilerdeki güvenlik sorunu ile ilgili Twitter’ da detaylı açıklama yapan Gökhan Topçu ile görüşüp konu hakkındaki paylaşımlarını bir yazı haline getirmeye çalıştık.

Gökhan Topçu’ nun Gözünden Intel İşlemcilerdeki Sorun Nedir?

  • Profesyonel güvenlik araştırmacısı, OS veya CPU designer değilim, bu nedenle yazdıklarım belirli bir oranda hata içer(ebil)ir. Amacım herkesin anlayacağı sadelikte konudan bahsedebilmek. Eksik ve yanlışlar için şimdiden özür dilerim.
  • Öncelikle dijital çağın en büyük güvenlik problemiyle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Son 10-20 yılda üretilen neredeyse tüm işlemciler sorundan etkileniyor.
  • Sorunun sadece Intel işlemcilere ait olduğu bilgisi yanlış. Açığı ortaya çıkartan(lardan) Project Zero ekibinin raporuna göre ARM ve AMD işlemciler de açıktan farklı biçimlerde etkileniyor.
  • Daha doğru ifade edersek, açığın çeşitli türevleri var. AMD ve ARM bunların bir kaçından etkileniyor. Bu anlamda Intel’e göre bir nebze daha güvenli oldukları söylenebilir.
  • Teknik detaylara girersek; modern CPU’larda out of order execution isimli bir feature var, bu feature sayesinde işlemciler önbelleği ve registerları daha efektif kullanmak için çalıştırılan instruction(komut)ların sırasını değiştirebiliyor.
  • Speculative execution; CPU’larda pipeline’ın daha efektif kullanılması adına, bir sonraki işlemin sonucunun tahmin edilerek ona uygun sonucun çalıştırılmasını sağlayan bir optimizasyon. Eğer bu tahminde yanılma varsa CPU geri dönerek diğer sonucu çalıştırmaya devam eder.
  • Bu işlem için CPU üzerinde özel branch predictor devreler ve branch target predictor ve branch target buffer bulunur. Bu sayede CPU kendi üzerinde akıllı bir yöntemle bir sonraki komutu bulur ve pipelina alıp işlemeye başlar.
  • Örneğin; 1 den 1000’e kadarlık bir for döngüsünde, döngünün bitip bitmediğinin kontrolü esnasında branch predictor ilk değerleri baz alarak döngünün bitmediğini varsayarak işleme devam eder.
  • Paralelde ise döngünün bitip bitmediği kontrolünü yapar. Predictor’ın tahmini doğruysa çok ciddi bir performans kazanımı olur, değilse CPU yaptığı işlemleri geri alır ve diğer senaryoyu işlemeye devam başlar.
  • Diğer kavramlarımız; user space ve kernel space. Uygulamalarımıza işletim sistemi tarafından verilen sanal bellek user space ve kernel space olarak ayrılır. User space’de uygulamaya ait memory alanı, kernel space ise işletim sistemine ait ortak bir alanı temsil eder.
  • Uygulamalar kernel space’e erişemez. Bunu gerektiren bir işlem olduğunda uygulama sistem çağrısı (syscall) yaparak bu işlemi kernel a devreder. Bu sürecin güvenliği işletim sisteminin kernel mode a geçmesi ve CPU protection ring’ler sayesinde sağlanır.
  • Kernel mode’da çalışan bir işlem, işletim sisteminin -neredeyse- tüm kaynaklarına erişebilir ve bir şeyleri değiştirebilir. Bu nedenle sadece sistem yazılımları, donanım sürücüleri ve anti-virüs yazılımları gibi buna gerçekten ihtiyacı olan yazılımlar kernel mode’da çalışabilir.
  • Konumuza dönersek; mevcut açık temel olarak, out of order execution ve speculative executiondan faydalanarak, normalde erişilememesi gereken, kernel space’de yer alan bir memory alanına erişilebilmesini sağlıyor.
  • Bunu yaparken izlediği yöntem AFAIU; branch predictor’ın yanlış tahmin yapmasını sağlayarak, bu erişimin kontrolünü yapacak kodun daha geç çalıştırılmasına neden olarak, bu süre zarfında erişilmese de cache’lenmiş olan kernel space e ait adres bilgilerine erişiyor.
  • Açığın çeşitli türevleri var. Bu türevler, benzer yöntemlerle, farklı bir kod blogunun çalıştırılması(branchin manipüle edilmesi), kullanıcıya ait herhangi başka bir dataya erişilebilmesi/değiştirilebilmesi gibi yeteneklere sahipler.
  • Zaten bahsettiğim bu senaryolara göre kernel space’e erişimi olan bir zararlı yazılım, yeterince yetenekliyse sistem genelinde istediği her şeyi yapabilir. Örneğin kendi bulunduğu disk veya memory alanını taramaya çalışan bir anti-virüsü yanıltabilir.
  • Kernel space’e erişimi olan herhangi bir zararlı yazılım da aynı şeyi yapabilirken bu sefer durumu farklı kılan açığın etki alanının genişliği.
  • Bugüne kadarki tüm açıklar bir işletim sistemini, bir uygulamayı veya bunların spesifik bir versiyon grubunu etkilerken bu açık son 10+ yıldaki modern işlemcilerin tamamını etkiliyor.
  • Açığın hardware seviyesinde bir çözümü yok. Çözüm olarak; işletim sistemlerinin mimarilerinin yamalarla değiştirilerek, eskiden performans için her process’in virtual memory’isi içerisinde yer alan kernel space’in dışarıya alınması ve kernel space’e ASLR uygulanması var.
  • ASLR -> Adress space layout randomization; process in memory de her sefer farklı adreslere load edilmesi ve bu sayede saldırganın hedeflediği kısma (genelde fonksiyon adresi) ulaşmasını engelleyen bir yöntem.
  • Tabi bu durumun da ilk testlere göre %5 ile %30 arasında bir performans kaybı oluşturacağı tahmin ediliyor. Bu kaybın oranı uygulama içerisinde yapılan sistem çağrılarıyla doğru orantılı, peki bu ne anlama geliyor?
  • Eğer uygulamanız kendi içerisinde algoritmik hesaplamalar yapan bir uygulama ise kaybınız oldukça düşük olacaktır. Ancak sistem çağrısı içeren virtualization, I/O, memory allocation gibi operasyonlara çokça ihtiyacınız performans kaybını daha ciddi biçimde hissedebilirsiniz.
  • Son kullanıcı ne yapmalı? MacOS işletim sisteminin Aralık güncellemesinde açığı -kısmen- kapattığı söyleniyor. Windows ve Linux için ise yamalar yolda. Bu yamaların çıkar çıkmaz yüklenmesi gerekiyor. Bu tarihe kadar web siteleri dahil dikkatli olmakta büyük fayda var.
  • 10+ yıllık bu açığın 2 farklı grup tarafından aynı gün(!) bulunma tarihi Haziran 2017. Açığın açıklanması için planlanan tarih ise gelecek hafta. Bu süreye kadar bu açıktan kimler faydalandı veya bu 2 grup bunu nasıl aynı anda buldu bu soruların yanıtlarını bilmiyoruz.
  • Üzülerek belirtmeliyim ki, bugüne kadar ki tüm dijital verilerimiz birilerinin eline geçmiş olabilir. Sanırım bu duruma da hazırlık olmamız gerekiyor 🙂

Paylaşmamıza izin verdiği için Gökhan Topçu’ ya teşekkür ediyoruz. Konu ile ilgili olarak katılmadığınız maddeler varsa yorum ekleyebilir veya Twitter’ dan Gökhan’ a cevap yazabilirsiniz.

Gökhan Topçu Twitter Adresi: @ifndefgt

Amazon’un Bugünlere Gelmesinde Greg Linden’ in Etkisi

Amazon'un Bugünlere Gelmesinde Greg Linden' in Etkisi

Greg Linden, 1997 yılında 24 yaşında iken, internetten çevrim içi kitap yeni kurulmuş yeni bir şirkette çalışmak için Washington Üniversitesinde yapay zeka alanında yaptığı doktora araştırmasına ara verdi. Şirket kurulalı daha iki yıl olmuştu ama hareketli bir iş yapıyordu. Linden “Kitap ve bilgi dağarcığı satma -ve insanların keyfini çıkarmak istedikleri bir sonraki bilgi dağarcığı parçasını bulmalarına yardım etme- fikrini sevdim,” diyor eski günlerden bahsederken. Mağaza Amazon.com’ du ve Linden’i yazılımın düzgün çalıştığından emin olmak için yazılım mühendisi olarak işe almıştı.

Amazon’un personel kadrosunda sadece usta teknisyenler yoktu. O dönemde, kitap eleştirileri yazmaları ve yeni başlıklar önermeleri için yaklaşık bir düzine kitap eleştirmeni ve editör de istihdam ediyordu. Amazon’un hikayesi birçok insana tanıdık gelmesine rağmen, çok azı içeriğinin ilk başta insan eliyle işlediğini hatırlar. Editörler ve eleştirmenler Amazon’un web sitesinde öne çıkan başlıkları değerlendiriyor ve  seçiyorlardı. ‘Amazon sesi’ -şirketin saray mücevherlerinden biri, rekabet avantajının kaynağı kabul ediliyordu- denen şeyden sorumluydular. O döndem Wall Street Journal‘da öne çıkan bir makale, çok fazla satışa yön verdiklerinden, onları ülkenin en etkili kitap eleştirilerine yer verdikleri için kutladı.

Daha sonra, Amazon’un kurucusu ve CEO’ su Jeff Bezos, etkili bir fikri denemeye başladı: Şirket kişisel alışveriş tercihlerine göre müşterilere belirli kitaplar önerebilse ne olurdu? Amazon başlangıcından beri, müşterilerinin hepsi hakkında çokça veri ele geçirmişti: Ne satın aldıkları, hangi kitapları satın almayıp sadece inceledikleri ve onlara ne kadar süre baktıkları, hangi kitapları birlikte aldıkları.

Veri o kadar büyüktü ki, Amazon ilk başta, müşteriler arasındaki benzerlikleri bulmak için bir örneklem alıp onu analiz etmek suretiyle veriyi geleneksel biçimde işledi. Sonuçta ortaya çıkan tavsiyeler hamdı. Polonya hakkında bir kitap satın aldığınızda Doğu Avrupa yolculuklarının bombardımanına uğruyordunuz. Bebekler hakkında bir kitap aldığınızda, aynısından bir sürü kitaba boğuluyordunuz. 1996-2001 arasında Amazon’da kitap eleştirmeni olarak çalışan James Marcus, “Size sonsuza kadar, bir önceki alışverşinizin ufak tefek varyasyonlarını öneriyorlardı” diye yazıyor anı kitabı Amazonia‘da. “Sanki kasabanın aptalıyla alışverişe gitmiş gibi hissediyordunuz”.

Greg Linden bir çözüm gördü. Öneri sisteminin, aslında insanları insanlarla karşılaştırması gerekmediğini fark etti. Bu teknik olarak külfetli bir işti. Yapması gereken tek şey ürünlerin kendi arasında birliktelikler bulmaktı. 1998′ de Linden ve meslektaşları, “Üründen ürüne” denen işbirliğine dayalı filtreleme tekniği üzerine bir patent almak için başvurdular. Yaklaşımdaki bu değişiklik büyük fark yarattı.

Hesaplamalar zamanın önünde yapılabildiğinden, tavsiyeler hızlı bir şekilde ortaya çıkıyordu. Metot aynı zamanda çok yönlüydü, ürün kategorileri arasında da çalışabiliyordu. Bu nedenle Amazon, kitap dışında başka ürünlerde satmak için genişlediğinde, filmler yada tost makineleri de önerebildi. Tavsiyeler de öncekinden çok daha iyiydi çünkü sistem verinin hepsini kullanıyordu. Linden, “Eğer mükemmel çalışıyorsa Amazon’un size sadece bir kitap -satın alacağınız bir sonraki kitap- önermesi gerekir diye grup içinde şakalar yapılıyordu” diye anlatıyordu.

Şimdi şirketin sitede neyin görünmesi gerektiğine kara vermesi gerekiyordu. Kişisel tavsiyeler ve çok satanlar listeleri gibi makinenin ürettiği içerik mi, yoksa Amazon’u bünyesinde yer alan editörlerin yazdığı eleştiriler mi? Tıklamaların ne söylediği mi yoksa eleştirilerin ne söylediği mi? Bu fareler ve insanlar arasındaki bir savaştı.

Amazon, insan editörlerin neden olduğu satışlarla, bilgisayarın ürettiği içeriğin neden olduğu satışları karşılaştırmak için bir test yaptığında, sonuçlar yakın bile değildi. Veriden üretilen malzeme çok daha fazla satış üretmişti. Bilgisayar, Ernest Hemingway okuyan bir müşterinin neden F. Scott Fitzgerald da satın almak isteyebileceğini bilmeyebilirdi. Ama bu önemli değil gibi görünüyordu. Yazar kasa çalışıyordu. Sonunda editörlere, Amazon onların eleştirilerini çevrim içi öne çıkardığında feragat etmesi gereken tam satış yüzdesi sunuldu ve grup tasfiye edildi. Liden, “Editörler ekibinin ezilmesi beni çok üzdü. Ama veri yalan söylemez ve maliyeti çok yüksekti.” diyor.

Bugün Amazon’ un tüm satışlarının üçte birinin tavsiyelerinden ve kişiselleştirme siteminden kaynaklandığı söyleniyor. Bu sistemlerle, Amazon bir çok rakibini bu iş kolundan atıyor: Sadece büyük kitapçılar ve müzik mağazaları değil, yanı zamanda kişisel temaslarının onları değişim rüzgarlarından koruyacağını düşünen yerel kitap satıcıları da. Aslında Linden’in çalışması, metot neredeyse herkes tarafından benimsendikçe, e-ticarette devrim yarattı. Çevrim içi film kiralama şirketi Netflix için, yeni siparişlerin dörtte üçü tavsiyelerden geliyor. Amazon’un peşinden giden binlerce web sitesi, insanların neden onlarla ilgilenebileceklerini bilmeden, ürün, içerik, arkadaş ve gruplar tavsiye edebiliyor.

‘Neden’i bilmek hoş olabilir ama satışları tetikleme açısından önemsizdir. Ancak ‘Ne’ yi bilmek tıklamalara yön verir. Bu iç görü, sadece e-ticareti değil bir çok endüstriyi yeniden şekillendirme gücüne sahiptir. Bütün sektörlerdeki satıcılara uzunca bir süre müşterileri neyin memnun ettiğini anlamaları, kararların arkasındaki nedenleri kavramaları gerektiğini söylemişti. Profesyonel becerilere ve yıllarca edindikleri deneyime çok değer veriliyordu. Büyük veri, bazı açılardan daha pragmatik bir başka yaklaşım olduğunu gösteriyor. Amazon’un inovatif tavsiye sistemleri, altta yatan nedenleri bilmeden değerli korelasyonları açığa kavuşturdu. “Neden” değil “Ne” yi bilmek yeterince iyidir.


Bu kısa yazı özetinde; Viktor Mayer ve Schönberger Kenneth Cukier tarafından yazılan Banu Erol tarafından Türkçe çevrilen “Big Data : A Revolution That will Transform How We Live, Work, and Think” (Büyük Veri: Yaşama, Çalışma ve Düşünme Şeklimizi Dönüştürecek Bir Devrim) kitabından alıntılanan ve Greg Lenin’ in Amazon’ a kazandırdıkları o dönüşüm hikayesini anlatıyor. Şirketin dönüşüm hikayesine bir yorum katmadan olduğu gibi aktardık. Örnek olması adına benzer hikayeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

Oren Etzioni hikayesi için de tıklayabilirsiniz.

Çin’in Teknoloji Devleri Baidu ve Xiaomi Birlikte Çalışacak

Çin teknoloji dünyasının en önemli şirketlerinden olan Baidu ve Xiaomi nesnelerin interneti ve yapay zeka konularında beraber çalışmak için anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Bilindiği üzere Çin’de “Goolge Çin“in yasaklanması ile birlikte yerli arama motoru olarak Baidu kuruldu ve ciddi anlamda kullanılmaya başlandı. Şu aşamada Çin?deki halka açık en değerli üçüncü şirket konumuna yükselmiş durumda.

Anlaşma masasının diğer ucunda bulunun Xiaomi ise Amerika’nın en başarılı teknoloji üreticisi olan Apple’ı örnek alan ve geliştirdiği akıllı telefonlarla tüm dünyaya başarısını kanıtlayan bir diğer firma.

Pekin’de geliştiricilere yönelik ilk konferansını düzenleyen Xiaomi; Baidu ile varılan ortak çalışma anlaşmasını duyurmuş oldu.

86 milyar dolar piyasa değeri ile Baidu globalleşen bir firma olmakla birlikte; Xiaomi başarıları ile Çin dışında Hindistan’da da gelişen piyasalarda önemli bir oyuncu konumuna gelmiş durumda.

Gelişmekte ve dünya devi olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen iki firmanın ortak noktada buluşması ve birlikte çalışma anlaşmaları ciddi anlamda bir sinerji yaratacaktır.

Bu iki firmanın ortak çalışma neticesinde geliştireceği ürünleri merakla beklemeye başlayacağız.

SendGB.com | Büyük Dosya Göderme, Yükleme, Paylaşma

Email ile birlikte gönderemeyeceğiniz kadar büyük dosyalarınız varsa yerli girişimlerden SendGB.com size büyük kolaylık sağlayacaktır. Dosya paylaşım sitesi olarak kendini konumlandıran SendGB hakkında biraz detay bilgi verelim.

SendGB nedir? Sizin için Neler Yapar?

  • Merkezi Türkiye’de olup tamamen yerli bir girişimdir.
  • 12 Dilde hizmet veren servisin Türkiye dışında birçok ülkeden kullanıcısı vardır.
  • SendGB.com tamamen ücretsiz bir dosya transfer sitesidir.
  • 4GB’a kadar büyük dosyları ister masaüstü bilgisayarınızdan ister mobil cihazınızdan üye olmadan hızlıca paylaşabilirsiniz.
  • Cep telefonu ya da tabletten dosya paylaşmak için uygulama indirmenize gerek kalmaz. Sadece mobil cihazınız tarayıcısı (Browser) üzerinden SendGB.com sitesine giriş yaparak dosya paylaşılabilir.
  • SendGB.com’u rakiplerinden ayıran en önemli özelliği hızıdır. Büyük dosyaları paylaşmak sabır isterken SendGB ile bu daha az sorun olur. Hızlı altyapısı ve bant genişliği ile diğer dosya gönderme sitelerine göre avantaj sağlar.
  • Tamamen bedava olan sitenin farklı özellikleri de var. Örneğin paylaştığınız bir dosyanın alıcı tarafından indirildiğinde otomatik silinmesini sağlamak mümkündür.
  • Dosya transferi için üye olmaya gerek yoktur ancak daha fazla güvenlik isterseniz paylaşımlarınız için şifre belirleyebilirsiniz.
  • SendGB her dosya paylaşım aşamasında sizi bilgilendirir. Dosyanızın yüklemesi bittiğinde, karşı taraf dosyayı indirdiğinde ve dosyalarınız silindiğinde bilgilendirme mailleri alırsınız.
  • Yüklenen dosyalar 7 gün sonra otomatik silinir. SendGB ile her tür dosya paylaşabilirsiniz.
  • SendGB.com’un en sevimli yanı ise sosyal sorumluluk konusundaki duyarlılığıdır. Geniş arka planında kurumların sosyal sorumluluk kampanyalarını duyurarak onlara katkı sağlar.
  • Bugüne kadar KAÇUV (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı), LÖSEV (Lösemili Çocuklar Vakfı), Tohum Otizm Vakfı ve TOG (Toplum Gönüllüleri Vakfı), Darüşşafaka kampanyalarına destek verdi ve vermeye devam ediyor.

Yerli girişim SendGB.com hakkında detaylı bilgi almak ve kullanmaya başlamak için linkini ziyaret edebilirsiniz.

SendGB Sosyal Sorumluluk

SendGB Hakkında  Detay Bilgiler

SendGB.com ile 4GB’a kadar üye olmadan dosya gönderimi yapılırken dosyalar 7 gün sonra otomatik siliniyor. 20 alıcıya aynı anda 500 dosya kadar gönderilebiliyor. İstenirse dosyaların indirildikten sonra silinmesi de sağlanıyor. Kullanıcılar için gönderim esnasında parola belirleme seçeneği de mevcut.

Dosya gönderimi yapıldıktan sonra alıcıya ve göndericiye bilgilendirme epostaları otomatik gönderiliyor. Ayrıca dosyalar karşı taraftan indirilince alıcıya yine otomatik bildirme epostası gönderiliyor. Böylece gönderici dosyalarının indirilip indirilmediğini kolayca takip edebiliyor.

Paylaşılan dosyalar 7 gün sonra silindikten sonra yine dosyaların silindiğine dair bilgi otomatik olarak alıcıya eposta ile gönderiliyor.

SendGB’nin 169 ülkeden kullanıcısı bulunuyor. 12 Dilde hizmet veriyor.

Kullanıcıların %32’si Türkiye’den. İspanya, Şili ve Meksika ise Türkiye’yi takip ediyor.
SendGB’nin bazı özellikleri:

  • 4GB’a kadar aynı anda 20 kişiye 500 dosya transferi
  • Üye olmadan her gönderim için parola koruması
  • Dosyaların istenirse indirildikten sonra otomatik silinmesi
  • Hız kısıtlamasının olmaması
  • Mobil uygulama olmadan mobil cihazlardan dosya gönderilebilmesi

Türk Hava Yolları 22-24 Aralık’ta Hackathon Düzenliyor

Dijital yolcu deneyimini bir üst seviyeye taşımak için 48 saat sürecek bir yarışa hazır mısın?

Türk Hava Yolları tarafından sunulacak servisler ve veri setlerinin yanı sıra, farklı sektörlerden farklı API sağlayıcı paydaşların servislerini de kullanarak uçtan uca seyahat sürecinde yenilikçi uygulamalar geliştirin.

Uçakla seyahatin farklı aşamalarında aşılması gereken zorluklara yönelik geliştireceğiniz çözümlerle daha iyi, daha verimli, daha stressiz, daha mutlu ve daha dijital bir yolculuk deneyimi yaşatın.

Bunu yaparken yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, sanal ve artırılmış gerçeklik, blockchain, biyometri gibi yeni ve yükselen teknolojileri kullanmaktan çekinmeyin.

Ve en önemlisi birlikte geliştirmenin, yeni şeyler öğrenmenin keyfini çıkarın!

THY Hackathon hakkında detaylı bilgi almak ve başvurmak için linkini ziyaret edebilirsiniz.

Türk Hava Yolları Hackathon 22-24 Aralık'ta

Elektrikli araç için ilk şarj noktası Gebze’de açıldı

Petrol Ofisi, ilk elektrikli araç şarj istasyonunu Gebze’de hizmete açtı. Osmangazi Köprüsü girişindeki istasyon ilk üç ay ücretsiz hizmet verecek. İstasyonların sayısı yıl sonuna kadar 10’a ulaşacak.

Dünya’dan Mehmet Kara’nın haberine göre, Gebze yakınlarında, İstanbul- İzmir otoyolu üzerinde yer alan, Osmangazi Köprüsü girişindeki Oksijen O3 Dinlenme Tesisleri’ndeki istasyon hizmete açıldı.

Haberin kaynağı ve detaylı bilgi için linkini ziyaret edebilirsiniz.

Bitcoin 10.000 Dolar’ı Geçti

İki gün önce 9.000 dolar olan ve üzerinden sadece iki gün geçtikten sonra 10.000 doları geçen bitcoin sınır tanımıyor.

Anlık olarak bitcoin’in kaç dolar olduğunu öğrenmek için linkini ziyaret edebilirsiniz.

Tumblr CEO’su David Karp Görevini Bırakıyor

Tumblr CEO’su David Karp çalışanlara gönderdiği bir mail ile 11 yıldır sürdürdüğü görevini bıraktığını duyurdu.

Ayrılık sebebi ile ilgili net açıklamalar yapmamakla birlikte şimdilik bu görevi COO Jeff D’Onofrio ‘ nun yürüteceğini belirtti. David Karp çalışanlarına gönderdiği maili Tumblr üzerinden paylaştı.

2007 yılında David Karp tarafından kurulan Tumblr; blogger dünyasına yeni bir soluk getirdi. Tumlr 2013 yılında Yahoo’ya satıldı ve en son geçen sene Verizon tarafından satın alındı.

Tüm bu süreçleri yürüten CEO; artık bayrağı devretmeye karar vermiş.

Black Friday – 100 Milyar Doları Geçen Servet

Kara Cuma indirimleri Jeff Bezos’ a yeni bir servet kazandırdı.

“Black Friday” ile tüm zamanların en iyi satışarına imza atan Amazon’ da keyifler yerinde görünüyor. Şirketin hisseleri Kara Cuma etkisiyle yüzde 2’den fazla yükselmesiyle kurucusu Jeff Bezos’un serveti 100 milyar doları geçti.

53 yaşındaki Bezos böylece Microsoft kurucusu Bill Gates’ten sonra serveti 100 milyar doları geçen ikinci isim oldu.

Bill Gates’in serveti 1999’da 12 haneye ulaşmıştı. Gates Bloomberg Milyarderler Endeksinde ikinci sırada bulunuyor. Warren Buffett ise sıralamada üçüncü.

Amazon, Temmuz 2018’de Türkiye’ye giriyor

Bir süredir cevabı aranan, online perakendecilik devi Amazon.com’un ne zaman Türkiye pazarına gireceği ile soruya ilgili ilk yanıt piyasanın gündeminde yer etmeye başladı.

Bloomberg HT TV Haber Koordinatörü Ali Çağatay’ın e-ticaret sektörü içerisinden kaynaklara dayandırdığı haberine göre dev firma, Temmuz 2018’de Türkiye’ye girecek. “Önce kendisinin geleceğini, ardından sektörde bazı satın almalar yapacağını söyleyen Çağatay, “Bu tip küresel markalar, yerel bir piyasaya girdiklerinde oradaki firmaların rekabet şansını zorlar” diye konuştu.

Haberin detayları ve kaynağı için BloombergHT‘yi ziyaret edebilirsiniz.

code.yapıkredi Hackathon 8-10 Aralık’ ta

Türkiye’ de gün geçtikçe düzenlenen hackathon sayısı artıyor. Hemen hemen her hafta sonuna bir hackathon bulmanız mümkün.

Son hackathon etkinlik duyurumuz Yapı Kredi Bankası’ ndan geliyor.

Yapı Kredi “code.yapkredi | Kodla geleceği tasarla!” mottosuyla 8-10 Aralık’ ta etkinliğini düzenleyecek.

17-28 Kasım tarihlerinde yapılacak başvurular, 28-30 Kasım’ da değerlendirilecek ve Hackathon 8-10 Aralık tarihlerinde düzenlenecek.

Yapı Kredi Hackathon hakkında detaylı bilgi almak ve başvuruda bulunmak için linkini ziyaret edebilirsiniz.


code.yapıkredi Hackathon Nedir?

Banka API’larını kullanarak fintech ve bankacılık ekosistemine yön verecek öğrenci ve genç girişimcilerin fikirlerini yarıştırdığı bir maratondur. Katılımcılar fikirlerini 48 saat içerisinde prototipe dönüştürme şansı elde eder.

Sultans of Turkiye – Darüşşafaka Eğitim Kurumları Robot Kulübü

HD Tekno Haber olarak; Darüşşafaka Eğitim Kurumları Robot Kulübü öğrencilerinin hikayesini paylaşmaktan büyük bir onur duyuyoruz.


Her yıl FIRST Vakfı (For Inspiration and Recognition of Science and Technology) tarafından düzenlenen FRC(FIRST Robotics Competition) adlı uluslararası bir robotik yarışmaya katılıyoruz. Amacımız her yıl ocak ayının ikinci cumartesinde NASA TV tarafından açıklanan temaya gore 6 hafta içinde bir robot inşa inşa etmek.

Darüşşafaka Eğitim Kurumları Robot Kulübü

Sultans of Turkiye olarak Türkiye’de FRC alanında ilk robotik takımıyız. 2009 yılından beri Amerika başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen binlerce liseli öğrencinin katıldığı bu yarışmada Görsellik Ödülü, Takım Ruhu Ödülü, Jüri Özel Ödülü ve NASA’nın sponsor olduğu ve yarışmanın en prestijli ikinci ödülü olan “Engineering Inspiration Award” (İlham Verici Mühendislik Ödülü) almaya hak kazandık, FIRST Dünya Şampiyonası’na gitmeye hak kazanan ilk Türk takımı olduk.

ROBOTURKA - Darüşşafaka Eğitim Kurumları Robot Kulübü

İki yıldır Türkiye’de, 2017 yılında ise San Francisco’da düzenlenen yarışmalarda en prestijli ödül olan “Chairman’s Award” (Başkanlık Ödülü) alarak şampiyon olduk. Ardından dünyanın dört bir yanından binlerce FIRST takımının katılım gösterdiği Houston Dünya Şampiyonası’nda “Takım Ruhu Ödülü” alarak ülkemizi bir kez daha gururlandırdık.

Bu yaz Çin’de dördüncüsü düzenlenen “China Robotics Challenge” (CRC) ile birçok Çinli robotik takıma yardım ettik ve “İlham Ödülü” almaya hak kazanan takım olduk.

ROBOTURKA - Darüşşafaka Eğitim Kurumları Robot Kulübü

Katıldığımız robotik yarışmaların haricinde topluma faydalı bireyler olarak yetişmemiz gerektiğinin de farkındayız. Birçok sosyal sorumluluk projesi düzenleyerek çocukların STEM Eğitimi ile iç içe büyümesini amaçlıyoruz.

Birçok dernek, kuruluş, atölye ve bilim merkezinde gönüllü olarak yer alıyoruz.
Fuar, etkinlik ve konferanslarda stand açıyor, robot şovu yapıyor ve insanları robotik ile tanıştırmaya çalışıyoruz. Robotik takımları açıyor, onlara mentorlük ediyoruz.

Bu güzel öğrenci topluluğunu takip etmek için Twitter hesaplarına göz atabilirsiniz veya web adreslerini ziyaret edebilirsiniz. (Team 2905)

DETTO ve HUGO BOSS’ dan Hackathon Duyurusu

Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme A.Ş – DEPARK, Dokuz Eylül Teknoloji Transfer Ofisi – DETTO ve HUGO BOSS işbirliğinde düzenlenecek olan Hugo Boss HuHackathon Vol II , 23-24 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecektir.

Her şey zamana karşı daha iyisini bulmak için.

Ekibinizi kurarak ya da bireysel olarak başvurunuzu yapabilirsiniz.

Sizi 23 Kasım 2017 günü saat 9.00’da DEÜ Tınaztepe Yerleşkesi’nde bulunan DEPARK ALFA Binası, BAMBU Ön Kuluçka Merkezi’nde bekliyor olacağız.

Etkinlik programı:

23 Kasım 2017 Nov. PERŞEMBE/THURSDAY:

Kayıt&Takımlaşma / Registration & Teaming
  • 09.00 Açılış Konuşmaları / DETTO & HUGO BOSS
  • 09:30 Hackathon Time
  • 09:45 Takımlarınızı Oluşturun / Teaming Time
  • 12:30 Öğle Yemeği / Lunch
  • 13:30 Çalışmaya Devam / Keep on Working!
  • 18.00 Akşam Yemeği / Dinner
  • 19.00 Çalışmaya Devam / Keep on Working!
  • Mentör Buluşmaları/Team Mentoring
  • 23:00 Çalışmaya Devam / Keep on Working!

24 Kasım 2017 Nov. CUMA/FRIDAY :

Çalışma&Mentörlük Buluşmaları / Working & mentoring appointment
  • 09:00 Kahvaltı / breakfast
  • 09:30 Çalışmaya devam! / Keep on Working!
  • Mentör Buluşmaları / Team Mentoring
  • 12:30 Öğle Yemeği / Lunch
  • 16.00 Jüri Sunumları / Time to be on Stage
  • 17:30 Ödül Töreni / And the Winner is…

Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve kayıt olmak için http://hacktheboss.com linkini ziyaret edebilirsiniz.

Tesla’ dan Elektrikli TIR – Semi Truck

Tesla CEO’su Elon Musk, ilk elektrikli TIR Semi Truck‘ i tanıtarak dünyaya yeni bir ürün daha kazandırdı. Üstelik bildiğimiz tır’ lar gibi olmayacak, çok daha yetenekli bir tır.

Şuan bir tır 1′ dan 100′ e kaç saniyede çıkabiliyor? Testa’ nın ürettiği Semi Truck eğer yüklü değilse 5 saniyede yüklü ise 20 saniyede 100 km’ ye çıkabilecek.

Elektrikli tır, tam dolum halinde 800 km gibi bir mesafe gidebilecek. Üstelik 40 dakikalık bir sarj sonrası 640 km gidebileceksiniz. Tır’ ın tasarımında mermiden esinlenilmiş ve aracın rahat hızlanması için tüm seçenekler düşünülmüş.

“Otomatik pilot” özelliği sayesinde Semi Truck; şeridini koruyacak ve sürücüye fren yardımı yapabilecek.

Heyecan verici tasarım ve özelliklere sahip olan Semi Truck çok yakın zamanda müşterileri ile buluşmaya başlayacak. 2019 yılında yollara düşecek olan Semi Truck’ ı almak istiyorsanız 5 bin dolar gibi bir kapora ödemeniz gerekecek.

Türk e-ticaret Tarihinde Yeni Rekorlara İmza Atan Kampanya

N11.com tarafından hayata geçirilen ve “yılın en uğurlu kampanyası- 11.11” bu sene Türkiye’deki e-ticaret adına rekor rakamlara ulaştı.

Yılın en uğurlu kampanyasında neler yaşandı, rakamlarla alt alta yazalım:

  • 1 günlük toplam işlem hacmi 140.000.000 TL
  • 1 günde devlete sağladığı KDV geliri 22.000.000 TL
  • Toplam ziyaret 8.400.000
  • Satılan toplam ürün 660.000
  • İlk 60 saniyede 81 otomobil satıldı
  • 30 dakikada 111 otomobil satıldı
  • 20.000 cet telefonu satıldı
  • 4.400 bilgisayar satıldı
  • 6 ton zeytinyağı satıldı
  • 26.000 ayakkabı satıldı
  • 11.500 parfüm satıldı
  • 13.600 kitap satıldı
  • 2 ton kuruyemiş satıldı

Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Detaylı bilgi almak için linkini ziyaret edebilirsiniz.

Teknoloji Eğitiminde Hibrit Bilişim Sınıfı Projesi

Bir okulumuzdan gelen tanıtım bültenini büyük bir keyifle olduğu gibi paylaşıyoruz.

İstanbul Bahçelievler Kemal Hasoğlu İmam Hatip Ortaokulu’nda BT Öğretmeni Burak E. tarafından yürütülen Hibrit Bilişim Sınıfı Projesi büyük ilgi gördü.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla İstanbul’da gerçekleşen GESS (Global Educational Supplies and Solutions Turkey) Uluslararası Eğitim Fuarında tanıtımı yapılan proje, temel olarak yerli teknolojiyi üretebilecek öğrencilere uygun ortam sunmayı amaçlıyor.

Öğrencilerin kodlama, robotik, siber güvenlik, dijital tasarım ve uzay bilimleri alanlarında kendilerini geliştirmeleri için geniş imkânlar sunan Hibrit Bilişim Sınıfı Projesinde fikir aşamasından bugüne kadar önemli gelişme kaydedildi.

2016 yılı başında standartların altında bir bilgisayar laboratuvarında uygulanmaya başlanan projeyle birlikte, öncelikle ortamın fiziksel ve donanımsal olarak geliştirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda, yapılan çalışmalarla, kamera sistemi ve parmak iziyle denetimi yapılan, özel tasarlanmış çalışma önlüklerinin kullanıldığı, öğrencilerin özgürce proje ürettikleri, inovatif bir eğitim ortamı haline getirildi.

Proje kapsamında ortamın daha da geliştirilmesi çalışmaları devam etmektedir.
Konuya ilgi duyan öğrencilerin bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaşmalarını da sağlayan proje kapsamında, yapılan çalışmalar çeşitli alanlarda ödüller kazanarak takdir topladı.

Teknoloji Eğitiminde Hibrit Bilişim Sınıfı Projesi

Hibrit Bilişim Sınıfı Projesi çok yönlü kullanıma uygun ve daha ekonomik olması nedeniyle de bilişim sınıfı olmayan ya da yetersiz olan okullar tarafından da büyük ilgi gördü. Fuar sonrasında birçok okuldan bu sınıfı kendi okullarına kurabilmek için gelen talepler üzerine, yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar sürüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da ilgiyle karşılanan ve sosyal medya platformlarında geniş yer verilen Hibrit Bilişim Sınıfı Projesi, Bakanlık tarafından 17-18 Kasım 2017’de Ankara’da düzenlenecek olan Eğitim Teknolojileri Zirvesi’nde tüm Türkiye’ye daha kapsamlı bir şekilde tanıtılacaktır.

HD Tekno Haber olarak başarılar diliyoruz.