Facebook Sayfalarının Nereden Yönetildiğini Artık Görebileceksiniz

Facebook sayfaları; şirketlerin, kuruluşların, organizasyonların seslerini tüm dünyaya duyurabilecekleri muhteşem bir araç olarak kullanılıyor.

ABD başkanlık seçimleri ile birlikte ortaya çıkan ve Facebook’un başını ağrıtmaya başlayan olaylar nedeniyle, Facebook bazı adımlar atmaya başladı ve bundan sonra süreçlerini daha şeffaf hale getirecekleri yöntemler izlemeye başladı. Bir çok değişikliğe giden Facebook, yayınladığı son duyuru (Facebook Duyuru) ile birlikte Facebook Sayfa’larına da yeni bir düzenleme getireceğini açıkladı.

Şuan sahte bir hesapla Facebook’a üye olabilir, bir sayfa açabilir ve sesinizi çok geniş kitlelere duyurabilirsiniz. Takipçi sayını az olduğunda etki alanınız küçük iken, milyonlara ulaşan takipçi sayısına ulaştığınızda etkileyeceğiniz çok geniş bir kesim elde etmiş oluyorsunuz. Böyle bir durumda iken sahte haberler yayınlamanız çok ciddi sorunlar yaşatabilir. Böyle bir harekette bulunduğunuzda da kimse sayfanın arkasında kimin olduğunu göremiyordu.

Facebook Sayfalarının Nereden Yönetildiğini Artık Görebileceksiniz
Facebook Sayfalarının Nereden Yönetildiğini Artık Görebileceksiniz

Yeni gelen duyuru ile birlikte; çok sayıda takipçisi olan sayfaları yöneten kişilerin yetkilendirilmeleri adına iki aşamalı doğrulama sürecinden geçmeleri gerekecek. Bu yekilendirme sürecinden geçemeyenler sayfada yeni paylaşımda bulunamayacaklar.

Geniş bir kitleye sahip sayfa yöneticisi; sayfasının en yukarısında doğrulama ile ilgili bir bildirim alacak. Bu bildirime tıkladıktan sonra çok da uzun sürmeyecek iki faktörlü kimlik doğrulama sürecini tamamlayacak ve sayfada paylaşım yapmaya devam edebilecek. Bu kimlik doğrulama sürecinde sayfayı hangi ülkeden yönettiğini belirtmiş olacak.

Bu süreç tamamlandığında Facebook Sayfa’ larının bilgi kısmında bu sayfayı yöneten kişileri ve hangi ülkeden yönettiklerini görmeye başlayacağız.

Yeni Yılda Teknoloji Trendleri

Teknolojinin exponansiyel olarak geliştiği bu dönemde hayatımıza giren onlarca kavram var.

Kulak aşinalığımızın olduğu bu kavramlar için bir çok jargon kullanılıyor. Ancak araştırmalar, çoğu insanın bu terimlerin gerçekte ne anlama geldiğine dair kendinden tam anlamıyla emin olmadığını gösteriyor.

Internet of Things, Big Data, Digital Factory, Artificial Intelligence/Machine Learning hakkında bilgi sahibi olanların sayısı %10 un altında.

Bu kavramlar nedir, bu teknolojiler ne işimize yarar biraz açıklamaya çalışalım.

Internet of Things – Nesnelerin İnterneti

Internet of Things(IoT) hem işyerlerinde hem de dışarda bir çok konuşmada gittikçe büyüyen bir konu haline geliyor. Peki bu Internet of Things nedir?

Geniş bant internet daha yaygın hale geliyor, bağlantı maliyeti düşüyor, Wi-Fi özellikleri ve bunlara entegre sensörlerle daha fazla cihaz oluşturuluyor, bütün bunlar IoT’un gelişmesinde önemli rol alıyor.

Internet of Things - Nesnelerin İnterneti

Nasıl yaşadığımızdan tutun nasıl çalıştığımıza kadar her alanımızı etkileyecek olan bu kavram, birçok farklı öğenin ve nesnenin internet üzerinden birbirine nasıl bağlanılacağını tanımlıyor. Ancak neden bu kadar çok birbirine bağlı cihazların birbirleriyle konuşmasını istersiniz? Örneğin bir toplantıya gidiyorsunuz; Giderken aracınız takviminize erişebilir ve en iyi güzergahı biliyor olabilir. Trafik yoğunsa, arabanız toplantıya geç kalacağınızı bildiren bir metin gönderebilir. Alarmınız saat sabah 6’da çalabilir ve siz kahve makinenize sizin için kahve hazırlamasını söyleyebilirsiniz?

Ofis ekipmanınız, malzemelerinin ne zaman tükeneceğini anlayabilir ve otomatik olarak daha fazla sipariş verebilir. İş yerinde kullandığınız giyilebilir cihaz, size en aktif ve üretken zamanınızı ve yerinizi söyleyebilir ve bu bilgiyi çalışırken kullandığınız diğer cihazlarla paylaşabilir. Ve daha nicesi, cep telefonları, kahve makineleri, çamaşır makineleri, kulaklıklar, lambalar, giyilebilir cihazlar ve aklınıza gelebilecek her şey internet ile birbirine bağlanabilir. Her anınız takip edebilebilir ve hayatınız zindana dönüşebilir 🙂

Big Data – Büyük Veri

Basitçe ve temel olarak büyük miktarda veri diyebiliriz. Her gün milyarlarca insan arama motorlarında arama yapıyor. Bir çok sosyal medya hesaplarından paylaşımlara bulunuyor. Bir çok farklı platformda oyunlar oynanıyor. Globalde akıl almaz derecede data oluşturuluyor ve depolanıyor. Peki ya bu raw data yani anlamlandırılmamış veri ile ne yapılabilir? Bu bilgiler neden toplanıyor?

İnternet sayesinde, bu veriyi toplamak ve analiz etmek, altta yatan kalıpları ve eğilimleri ortaya çıkarmak ve bunlara dayalı olarak gelecek için öngörülerde bulunmak mümkün. Big datanın önemi de bu noktada belirginleşiyor. Yani işin aslı sizin bu toplanan datalarla ne yaptığınız. Toplayıp analiz ettiğimiz bu data ile maliyetler düşürülebilir, bir işe ayrılan vakit düşürülebilir, ihtiyaçlara yönelik yeni ürünler geliştirilebilir ve akıllı karar verme mekanizmaları kurulabilir.  Başarılı yapılan veri toplama ve analizi ile hataların kök sebepleri gerçek zamanlı bulunabilir. Müşterilerin alış-veriş alışkanlıklarına göre indirim kuponu düzenlenebilir.

Big Data - Büyük Veri

Tüm risk portföylerini birkaç dakika içinde yeniden hesaplayabilirsiniz. Sahteciliği önceden belirleyerek sisteminize zarar vermeden önleyebilirsiniz. Haiti depreminden sonra Twitter’daki verileri kullanarak Kolera’nın yayılmasını izleyebilir, potansiyel suçla ilgili sıcak noktalar hakkında tahmin yapılabilirsiniz. Bu sistemi aslında biz her gün besliyoruz. Ve yeni çıkarımların yapılmasına katkıda bulunuyoruz.

Digital Factory – Dijital Fabrika

Endüstri 4.0 ile beraber gelen bu kavram fabrikalardaki imalat sürecini yönetmek için teknoloji ve internetin kullanılması olarak tanımlanabilir.

Dijital Fabrika, geliştirme, üretim ve tedarikçilerden gelen verilerin kapsamlı bir şekilde entegrasyonunu sağlayan kapsamlı bir donanım ve yazılım ürünleri portföyüdür.

Dijital Fabrika teknolojisi ile fabrikanın tüm aksamları, ham madde, nakliye araçları, makineler, personeller, tedarikçiler dijital verilere dönüştürülüyor.

Digital Factory - Dijital Fabrika

Daha sonra bu veriler ile nerede ne zaman verimliliği arttırmak gerektiği belirlenebiliyor. Maliyetler düşürülebiliyor. Fabrika daha hızlı, daha az enerji tüketerek ürün çıkarabiliyor.

Dijital Fabrika teknolojisi sayesinde  fabrika yöneticileri tarafından henüz fabrika kurulmadan önce fabrikadaki tüm aksamların kontrolü, yönetimi, simülasyonu, modellemesi, yapılandırılması ve değerlendirilmesi sağlanabiliyor.

Birçok işlem, kaynak ve operasyon standartlaştırılabiliyor. Bir nevi bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz fantastik fabrikalar yaratılıyor 🙂

Artificial Intelligence/Machine Learning – Yapay Zeka

Yani yapay zeka. Teknoloji devleri her gün yeni bir yapay zeka ürün haberi ile karşımızdalar. Google, Amazon, Tesla, Boston Dynamics ve daha nicesi.

Yapay zeka ne demek hemen inceleyelim örneklerle açıklamaya çalışalım. Herkes Apple’ın kişisel asistanı Siri’yi biliyor. Siri, günlük olarak etkileşime girdiğimiz bir bilgisayar. Bize bilgi bulmamıza yardımcı olur, yol tarifi verir, takvimimize etkinlik katar, mesaj göndermemize yardımcı olur vb. Daha akıllı olabilmek için Machine Learning dediğimiz makina öğrenme teknolojisini kullanıyor ve sorularınızı ve isteklerinizi daha iyi tahmin edebiliyor ve anlayabiliyor.

Trend Teknoloji Yapay Zeka

Tesla, duymayanımız kalmamıştır. Bu büyük olasılıkla şimdiye kadar yapılmış en iyi otomobillerden biri. Öngörülebilir yetenekleri, kendinden sürüş özellikleri ve daha nice teknolojisi. Bu araba günden güne akıllanıyor.

Boston Dynamics’in Yapay Zekalı robotunu gördükten sonra hangimizin tüyleri ürpermiyor ki. Efsane bir çekilde robot tüm engellere rağmen kapıyı açmayı başarıyor, engel görünce takla atıyor…Daha geçtiğimiz sene tekniklerini geliştirdikçe Facebook un yapay zeka ürünü sohbet botlarının, kendiliğinden, adeta insan gibi,  daha önce olmayan bir dil geliştirdiklerini duyduk. Tehlikeyi fark eden ve bu olayı çözemeyen araştırmacılar botları kapatmıştı. Bir çok filmde, dizide yapay zeka ürünleri yeri geliyor insan ırkının sonunu getiriyor, yeri geliyor insan hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor.

İzlediyseniz eğer West world dizisinde tam da bu konu işlenmiş. Bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve gittiğiniz yer apayrı bir dünya. Bu dünyada, robotlarla etkileşimde bulunuyor ve önceden kurgulanmış ve sürekli olarak geliştirilen senaryoların içinde yer alma imkanı buluyorsunuz. Bu robotların deneyimlerinden sonuçlar çıkarması ve bu çıkarımları daha sonraki aktivitelerde kullanması amaçlanıyor. Yeni sezonda umarım hep beraber bunları izleyeceğiz.

Yapay zeka (AI), makinelerin tecrübelerden öğrenmesini, yeni girdileri ayarlamasını ve insan benzeri görevleri gerçekleştirmesini mümkün hale getiriyor. Satranç oynayan bilgisayarlardan kendinden araba kullanan otomobillere kadar, bugün duyduğunuz çoğu yapay zeka örneği, deep learning dediğimiz derin öğrenme ve doğal dil işlemesine dayanır. Bu teknolojileri kullanarak, bilgisayarlar büyük miktarda veri işleyerek ve verilerdeki kalıpları tanımlayarak belirli görevleri yerine getirmek üzere eğitilebiliyorlar.

Sanal ve Hazır Ofis Avantajları

İş hayatında insanlara birçok açıdan çeşitli kolaylıklar sağlayan ve fiyat olarak uygun olan ofis türlerine sanal ofis denir.

Sanal Ofis Nedir?

Sanal ofis, kişinin her alandan çalışmasına imkan tanıyan genel itibari ile freelance çalışan kişilerin tercih ettiği çeşitli avantajları içerisinde barındıran hizmete denir. Ofis adres şeklinde gösterilebilmekte ve sekreter gelen telefonları firmanın ismiyle açmaktadır. Bunun yanı sıra sanal ofisi olan kişi uygun ise sekreter karşı taraftaki müşteriyi ofis sahibine aktarmaktadır. Ofis sahibi müsait değilse müşterinin mesajı e-mail aracılığı ile ofis sahibine gönderilmektedir.

Sanal Ofis Ne İşe Yarar?

Ofis ve ofis koşulları olmadan çalışan insanların günümüz şartlarında kullandıkları çözüm sanal ofis olarak ifade edilir. Bu ofis şirket kurulumunu gerçek hayata geçirmek için gerekli olan resmi adresi sağlamaktadır. Bahsi geçen ofis sayesinde müşteriler ile prestij sahibi bir alanda karşılaşılır. Çeşitli meslek grupları herhangi bir ofise ihtiyaç duymadan varlıklarını sürdürebilmektedirler.

Home-office çalışanları, freelance çalışan, girişimci kişiler, proje bazlı iş yapanlar, İşinden dolayı sık sık seyahat edenler, müşteri ziyareti yapan, işi denetim, danışmanlık olan ve buna benzer mesleği olan kişiler sanal ofis kullanabilmektedir. Hali hazırda kişilere sunulan bu hizmet teslimatın tam zamanlı olarak yapılmasını, gelen telefonlara cevap verilmesini ve kargoların alınmasını, güvenli bir şekilde saklanmasını sağlamaktadır.

Çeşitli ihtiyaçlara cevap veren sanal ofis aracılığı ile insanlar küçük detay işlere zaman ayırmadan ve bu teknik işlerden kaynaklı olarak zaman ve efor harcamadan işlerine odaklanabilmektedirler. Bu durum kişinin işinde daha verimli ve başarılı olmasını sağlamaktadır. Fakat kişinin bahsedilen süreçleri tek başına veya ekiple yönetmeye çalışması para ve zaman kaybına yol açmaktadır. Sanal ofis kişinin zamanına, verimliliğine ve bütçesine yaptığı güzel bir yatırımdır. Bireyi gündelik işlerin yoğunluğundan kurtaran bu hizmet birçok çalışan tarafından fazlaca talep edilmektedir.

Hazır Ofis Kullanımı

Yeni girişimciler dahil olmak üzere kurumsal hale gelmiş birçok firma tarafından tercih edilen hizmete hazır ofis denir. Kişi tercihine göre senelik ya da günlük olacak şekilde ofisini kiralama avantajına sahip olmaktadır. Bu ofisin sağladığı fırsatlar sayesinde işe odaklanmak, başarıya ulaşmak, angarya işlerden kurtulmak hayal olmaktan çıkarak gerçeğe dönüşmektedir.

Yeni bir ofis kurma sürecinde kişinin karşısına çıkan bütün angarya işlerin ortadan kaldırılmasını sağlayan hazır ofis hizmetidir. Temizlik, internet, stopaj ödeme, su, kira, elektrik, kira, ofis araçları şeklindeki angarya işleri yapmaya gerek kalmadan her şeyin önceden hazırlandığı ofis konsept olarak tanımlanır. Hizmet sayesinde kişi bu teknik süreci takip edip yönetmek zorunda kalmaz. Hal böyle olunca insanların işine odaklanması çok kolay bir hale gelmektedir. Birey tek başına ofis kiralamak istediği zaman bu süreçteki teknik yapılması gereken işleri tamamlamak zorundadır. Fakat bahsedilen iş ve masraflardan hazır ofis sayesinde kurtulmak mümkündür. Hazır ofisin kiralanması ile telefonlara firma ismi ile yanıt verilir. Bu işlemi sekreterlik hizmeti yapmaktadır. Bunun yanı sıra danışma, resepsiyon, kafe, kargo takip ve posta gibi hizmetler hazır ofis hizmetinin içerisinde yer almaktadır.

Sanal ofis ve diğer hizmet türlerini sağlayan, son zamanlarda popüler bir noktaya gelen Kamara kurulduğu günden bu yana bin dört yüzün üzerinde profesyonel kuruma hizmet sunmuştur. Birbirinden uygun fiyat seçenekleri ve yeni nesil ofis çözümleriyle müşterilerin karşısına çıkan firma her geçen gün yerini sağlamlaştırmaktadır. Profesyonel ekiple çalışan firma hakkında detaylı bilgi edinmek için iletişime geçerek merak ettiklerinizi öğrenebilirsiniz.

2018 için En Etkili Dijital Pazarlama Teknikleri

Günümüzde artan akıllı telefonlar ve tabletler sayesinde, artık gün içinde en az 2-3 saat ekran başında vakit geçiriyoruz. Facebook üzerinden gelen akışa, instagram’dan fotoğraflara veya youtube üzerinden yeni çıkan videolara her gün bakıyoruz, her hangi bir ihtiyacımız olduğunda hemen Google’dan aratıyoruz.

Sosyal medya ve Google arama motoru gün içi vazgeçilmezlerimizden oldu. Durum böyle olunca, artık birçok işletme ve marka dijital pazarlama mecralarına yatırım yaparak, dijital reklamlara ağırlık vermeye başladı. Dijital mecraları iyi yöneten işletmeler, internet üzerinden satışlarını başarıyla arttırıyorlar.

AjansAD – Dijital Pazarlama Ajansı, bu alana yatırım yapan işletmelerin sektörden sektöre değişsede 4 ile 40 kat arasında bir satış geliri sağlayabildiklerinden bahsetti. Hedef kitleyi tam 12’den vuran pazarlama kampanyaları sayesinde, satış dönüşüm oranları geleneksel dönüşüm oranlarından çok yüksek seyretmektedir. Ancak, aşırı bir şekilde reklam dolu olan sosyal medya ve arama motoru sonuç sayfarını etkili kullanmak ve bu alandan verim almak çok zahmetlidir. Peki, dijital pazarlama araçlarını kullanarak, bu alandan nasıl satış verimi alabiliriz.

Satış Dönümleri Nasıl Arttırılır?

Dijital pazarlamanın en güzel yanı, yaptığınız tüm harcamaların ne kadar satış getirdiğini kolaylık ölçebiliyor olmanızdır. 2017 yılında kullanılan ve 2018’de etkili olacak dijital pazarlama teknikleri aşağıdaki gibidir.

1. Google Trends ile popüler konuları takip etmek
2. Mobil odaklı bir stratejiye sahip olmak
3. Yaratıcı sosyal medya reklam kampanyaları düzenlemek
4. E-ticaret siteleri için SEO çalışmalarına ağırlık vermek
5. Site içi kullanıcı deneyimini yüksek tutmak
6. SEM yani arama motoru reklamları kullanmak
7. Kişiselleştirilmiş email pazarlaması yapmak.

SEO, SEM ve Dijital Pazarlama konularında AjansAD.com’dan ücretsiz bilgi talep edebilirsiniz. Birçok işletmenin internet ve sosyal medya üzerinden yaptığı cirolar, normal şubelerinden aldıkları gelirlerin çok çok üzerindedir. Bu alana yapacağınız yatırımlar doğru kullanılırsa olağanüstü getiri sağlayabilir.

Rekabetin yüksek olduğu dijital mecralarda maliyetleri kontrol etmek ve ciroları yükseltmek zordur. Eğer işletmeniz için planlı ve etkili bir dijital pazarlama stratejisi uygulamıyorsa, bu alana harcadığınız tutarlar satışa dönüşmez ve boşa gitmiş olur.

Google Çin’de Yapay Zeka Araştırma Merkezi Açacağını Duyurdu

Kısa bir süre önce Çin teknoloji dünyasının en önemli şirketlerinden olan Baidu ve Xiaomi’nin nesnelerin interneti ve yapay zeka konularında beraber çalışmak için anlaşmaya vardıklarını duyurmuştuk.

Bu duyurunun ardından Google da harekete geçti ve Pekin’de Yapay Zeka araştırma merkezi kuracağını duyurdu.

Google, Asya’daki ilk yapay zeka araştırma merkezinin Çin’de kurulacağını ve ülkenin hızla büyüdüğü bu alanda hakim olma kapasitesinin karar vermede önemli bir etken olduğunu belirtti.

Pekin’de kurulacak yeni merkezde; Yapay Zeka üzerine yoğunlaşan insanlara ev sahipliği yapılacak. Bu alanda konferansları ve atölye çalışmalarını finanse edecek, Yapay Zeka araştırma toplulukları ile işbirliği içinde olacak.

Çin’in Teknoloji Devleri Baidu ve Xiaomi Birlikte Çalışacak

Çin teknoloji dünyasının en önemli şirketlerinden olan Baidu ve Xiaomi nesnelerin interneti ve yapay zeka konularında beraber çalışmak için anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Bilindiği üzere Çin’de “Goolge Çin“in yasaklanması ile birlikte yerli arama motoru olarak Baidu kuruldu ve ciddi anlamda kullanılmaya başlandı. Şu aşamada Çin?deki halka açık en değerli üçüncü şirket konumuna yükselmiş durumda.

Anlaşma masasının diğer ucunda bulunun Xiaomi ise Amerika’nın en başarılı teknoloji üreticisi olan Apple’ı örnek alan ve geliştirdiği akıllı telefonlarla tüm dünyaya başarısını kanıtlayan bir diğer firma.

Pekin’de geliştiricilere yönelik ilk konferansını düzenleyen Xiaomi; Baidu ile varılan ortak çalışma anlaşmasını duyurmuş oldu.

86 milyar dolar piyasa değeri ile Baidu globalleşen bir firma olmakla birlikte; Xiaomi başarıları ile Çin dışında Hindistan’da da gelişen piyasalarda önemli bir oyuncu konumuna gelmiş durumda.

Gelişmekte ve dünya devi olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen iki firmanın ortak noktada buluşması ve birlikte çalışma anlaşmaları ciddi anlamda bir sinerji yaratacaktır.

Bu iki firmanın ortak çalışma neticesinde geliştireceği ürünleri merakla beklemeye başlayacağız.

Elektrikli araç için ilk şarj noktası Gebze’de açıldı

Petrol Ofisi, ilk elektrikli araç şarj istasyonunu Gebze’de hizmete açtı. Osmangazi Köprüsü girişindeki istasyon ilk üç ay ücretsiz hizmet verecek. İstasyonların sayısı yıl sonuna kadar 10’a ulaşacak.

Dünya’dan Mehmet Kara’nın haberine göre, Gebze yakınlarında, İstanbul- İzmir otoyolu üzerinde yer alan, Osmangazi Köprüsü girişindeki Oksijen O3 Dinlenme Tesisleri’ndeki istasyon hizmete açıldı.

Haberin kaynağı ve detaylı bilgi için linkini ziyaret edebilirsiniz.

GDG DevFest İzmir 2017 – 3 Aralık Pazar Günü Yaşar Üniversitesi’nde

GDG Devfest İstanbul etkinliğinin ardından güzel bir etkinliğin daha bilgisini sizlerle paylaşmak istiyoruz. GDG DevFest İzmir 2017 etkinliği 3 Aralık Pazar günü İzmir Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenecek. (Etkinlik Detayı)

Etkinliğe Kimler Katılabilir?

GDG İzmir ekibinin düzenlediği etkinlik serilerinden en büyüğü olan DevFest etkinliklerine  İzmir’deki tüm üniversitelerden Mühendislik, İktisad ve İşletme Fakültelerinden öğrenciler, Teknokent’lerdeki Ar-Ge firma çalışanları, İzmir ve çevre illerdeki teknoloji girişimcileri, lise öğrencileri başta olmak üzere yazılım dünyasına merak duyan herkes katılabilir.

Etkinlikte Sizleri Neler Bekliyor?

Bu seneki etkinlik 5 farklı salonda paralel oturumlar şeklinde olacak.

GDG İzmir Devfest etkinliği konferans konuşması ve workshoplar şeklinde olup, iki paralel oturumda konferans konuşması için 14 konuşmacı planlanıyor.

Konferans konuşması dışında 11:00 ile 18:00 saatleri arası 3 farklı 70-100 kişilik workshop salonunda toplam 12 workshop yapılacaktır. Etkinliğe bilgisayarı ile gelip workshop’a katılmak isteyenler bu saatler arası workshop salonlarında kod yazıyor olacaklar.

Konferans salonu 400 kişilik olup, hemen yanındaki 100 kişilik salonda da konferansın canlı yayını yapılacaktır.

Etkinliğin Belli Olan Konuşmacıları ve Konuları?

  • Erdem Güven – Google
  • Muharrem Derinkök – Insider
  • Şadi Evren Şeker – Bilgisayar Kavramları
  • Okan Alper – Linovi
  • Mert Şimşek – Sahibinden.com
  • Murat Can Bur – Android Developer @Dolap.com

Etkinlik hakkında güncel bilgi almak için HD Tekno Haberi takip edebilir, etkinlik sayfasını ziyaret ederek ücretsiz bir şekilde kaydolmak için linkini ziyaret edebilirsiniz.


GDG (Google Developer Groups); geliştiricilere ve eğitimsel teknik içeriklere odaklı olup, herkesin üye olarak bu kamuya açık hizmetten yararlanabileceği ve teknoloji dünyasındaki ilginç, akıllı insanlarla tanışabileceği bir geliştirici ağıdır.

GDG’ ler; Google geliştirici topluluğundaki tutkulu bireyler tarafından yönetilen dünyanın bir çok şehrinde kurulan birer takımdan oluşuyor. HD Tekno Haber olarak yakından takip ettiğimiz GDG İzmir son derece güzel işlere imza atıyor.

GDG İzmir’ in kim olduğunu ve bugüne kadar neler yaptıklarını aşağıdaki resim üzerinden tek bir karede inceleyebilirsiniz.

GDG İzmir Ekibi Kimdir?


Developer Festival (DevFest) Nedir?

Google tarafından yazılım geliştiricilerini bir araya getirmek üzere her yıl düzenlenen konferanslardır.

2011 itibariyle bu konferansların organizasyonu GDG’lere bırakılmış ve Google her türlü desteği vererek organizasyon bünyesinde yer almaya devam etmiştir. DevFest sezonunun başlamasıyla birlikte dünyanın bir çok şehrinde GDG’ler tarafından 360’ın üzerinde DevFest düzenlenmekte.

GDG Izmir ekibi tarafından düzenlenecek etkinlikte; alanlarında başarılı konuşmacılar, Code-lab, Workshop ve Hackathonlar ile katılımcılara farklı deneyimler yaşatmak hedeflenmektedir.

Yapılmış ve yapılacak olan bu etkinlikler gönüllü toplulukların etkinlikleridir. Ortak amaç paylaşmak, tanışmak , öğrenmek, öğretmek, eğlenmek ve onların deyimiyle büyük harflerle KOD YAZMAK!


HD Tekno Haber olarak bu sene düzenlenecek GDG İzmir Devfest etkinliğine medya sponsoru olmaktan ve bu güzel bilgilerin yayılmasına katkı sağlamaktan bir bir onur duyuyoruz.

Devfest İstanbul 26 Kasım’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde

Geçen sene medya sponsoru olduğumuz ve bu sene de aynı gururu yaşadığımız; GDG İstanbul ekibi tarafından organize edilen, Türkiye’ de yazılım dünyasına yönelik düzenlenen en önemli etkinliklerden biri olan Devfest İstanbul, 26 Kasım’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde düzenlenecek.

GDG İstanbul Kimdir?

Google Developer Group(GDG) İstanbul dünya üzerindeki 100+ ülkedeki 500+ diğer GDG toplulukları gibi Google teknolojilerine ilgi duyan yazılım geliştiricilerin bir araya gelerek oluşturduğu gönüllülük temeline dayalı bir topluluktur. Toplululuk, senelerdir aylık bazda etkinlikler düzenleyerek güncel konuları ele alıp, katılımcılarıyla paylaşıyor. Bunun yanında yılın son çeyreğinde düzenledikleri, büyük ilgi gören Devfest ve bahar döneminde gerçekleştirdiğimiz Women Techmakers IWD etkinlikleriyle de her yıl büyük katılım ve ilgi topluyor.


GDG hakkında detaylı bilgi almak için daha önce ekip üyelerinden Elif Boncuk ve Burcu Geneci ile röportaj yapmıştık.

  • Elif Boncuk röportajını okumak içi linkini tıklayabilirsiniz.
  • Burcu Geneci röportajını okumak içi linkini tıklayabilirsiniz.

GDG Devfest nedir?

GDG Devfest’ler GDG topluluklarında yer alan kişiler tarafından organize edilen non-profit konferanslardır. Geçtiğimiz yıl dünya üzerinde gerçekleştirilen 200 Devfest’den biri olan ve 8’i yabancı 32 konuşmacı, 4 paralel salonda 32 oturum ve %25’i kadın 1000 kadar katılımcıyla sınırlayarak dünya üzerindeki en büyük devfestlerden ve İstanbul’daki en prestijli yazılım konferanslarından biri GDG İstanbul ekibi tarafından gerçekleştirildi.

Devfest İstanbul 2017′ nin Konu Başlıkları

  • Mobil
  • Web teknolojileri
  • Cloud
  • Iot
  • Machine learning & ai
  • Kullanıcı deneyimi
  • Workshoplar

Devfest İstanbul 2017′ ye Kimler Sponsor Oluyor?

Her yıl olduğu gibi Google’ın general sponsor olarak yer aldığı etkinlikte, Microsoft gold sponsor olarak etkinliği destekliyor. Tüm katılımcılara sağladığı %50 indirim koduyla Careem ulaşım sponsoru olarak yer alırken, etkinlik günü katılımcılara verilecek 20 adet indirim çekiyle Robotistan ise hediye sponsoru olarak yer alıyor. Devfest İstanbul’un bu seneki mekan sponsoru ise Kadir Has Üniversitesi.

HD Tekno Haber olarak bizler de basın sponsoru olarak etkinliğe destek veriyoruz.

Konferansta Sunum Yapmak İster Misiniz?

Konferansların en anlamlı yanı da deneyimlerimizi alanında uzman diğer kişilerle paylaşmaktır. Ben de deneyimlerimi paylaşmak istiyorum diyenler için CFP 10 Kasım’a kadar açık kalacak. Çok geç kalmadan başvurmayı unutmayın. Başvuru linki: gdg.ist/devfest17-cfp 


Etkinlik kapsamında sunum yapacak profiller yavaş yavaş netleşmeye başlarken; kesinleşen isimlere linkinden bakabilirsiniz.

Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve biletinizi almak içib devfest.istanbul linkini ziyaret edebilirsiniz.

Devfest 2017 Konu Başlıkları
Etkinlik tarihinin yaklaşması ile beraber güncel bilgileri yeni bir yazıda paylaşıyor olacağız. HD Tekno Haber’i takip etmeye devam edin.

Pil Ömrü İyi ve Belli Bir Bütçeyi Aşmayan Telefonlar

Cep telefonları en iyi arkadaşımız olduğundan bu yana her gün daha çok kullanmaya başladık. Kullandıkça bataryasını daha çok / daha hızlı tüketmeye başladık.

Bugün kendiniz için belirlediğiniz bütçenin altında bir fiyata sahip telefon ararsanız piyasada bir sürü seçenek görebilirsiniz. Ama pil ömrü iyi  olan, bataryası sizi yarı yolda bırakmayan bir telefon aradığınızda seçenekleriniz bir hayli azalmaya başlıyor.

Pil ömrü iyi olan ve çok da pahalı olmayan (1000 TL’ i aşmayacak) bir kaç akıllı telefonu sizler için listeleyelim.

Xiaomi Redmi Note 4

Akıllı cep telefonunda temel önceliğiniz batarya/pil ise Xiaomi’den Redmi Not 4 listenizin ilk sırasında yer alabilir. Telefonu şarja takmadan iki gün kadar kullanabileceğiniz 4100 mAh’ lik bir pile sahip. 5.5 inç’ lik bir ekrana ve Full HD görüntüye sahip olan Redmi Not 4 fiyat performans olarak da tercih sebebi olabilir. 2 GB’ lık versiyonu yukarıda listelediğimiz özellikleri size sunacaktır ancak fiyatı biraz daha arttırarak 4 GB’ lik versiyonunu da alabilirsiniz. Güzel kareler yakalayabileceğiniz 13 MP’ lik bir kameraya sahip ayrıca. Türkiye’ de online satış yapan sitelerden 800-1000 TL civarında satın alabilirsiniz.

Redmi Not 4′ ün özellikleri

RAM 2 GB | 4 GB
Hafıza 64 GB
Ekran 5.5 inç (1080 X 1920)
İşlemci 2 GHz, Octa
İşletim Sistemi Android
Arka Kamera 13 MP
Ön Kamera 5 MP
Batarya 4100 mAH

Xiaomi Redmi Note 4

Lenovo K6 Power

Lenovo’ nın K6 Power isimli telefonu 4000 mAH’ lık bataryası ile listemize girmeye hak kazanan ikinci telefonumuz oluyor. Listemize üçüncü sıradan girecek olan Redmi 3S Prime ile aynı performansı almanız mümkün. Selfi çekmeyi çok sevenlere 8 MP’ lik ön kamerası ile göz kırpıyor. Türkiye’ de online satış yapan sitelerden 700-800 TL civarında satın alabilirsiniz.

Lenovo K6 Power’ in Özellikleri

RAM 3 GB | 4 GB
Hafıza 32 GB
Ekran 5.5 inç (1080 X 1920)
İşlemci 1.4 GHz, Octa
İşletim Sistemi Android
Arka Kamera 13 MP
Ön Kamera 8 MP
Batarya 4000 mAH

Lenovo K6 Power Pil Ömrü

Xiaomi Redmi 3s Prime

Listemizin üçüncü sırasında Xiaomi ailesinin başka bir üyesini misafir ediyoruz. Performans olarak iyi ve bataryası sizi yarı yolda bırakmayacak 5 inçlik Redmi 3s Prime; ön (13 MP) ve arka (5 MP) kameraları ile de öne çıkıyor. Türkiye’ de online satış yapan sitelerden uygun fiyata bulmanız mümkün.

Xiaomi Redmi 3s Prime’ ın Özellikleri

RAM 3 GB
Hafıza 32 GB
Ekran 5.5 inç (1080 X 1920)
İşlemci 1.4 GHz, Octa
İşletim Sistemi Android
Arka Kamera 13 MP
Ön Kamera 5 MP
Batarya 4100 mAH

Xiaomi Redmi 3s Prime Pil Ömrü - Fiyatı

Xiaomi Redmi 3S

Hemen yukarıda tanıttığımız Xiaomi ailesine ait Redmi 3s Prime ile aynı özellikleri sahip olmakla birlikte daha düşük RAM ve depolama alanı nedeniyle Redmi 3S listemizde dördüncü sırada yer almak durumunda kalıyor. Eğer parmak izi tarayıcısı olmazsa olmazlarımdan diyorsanız; pil ömrü ve fiyatı ile birlikte Redmi 3S tam size göre. Bu telefonu da Türkiye’ de uygun fiyata bulmanız mümkün.

Xiaomi Redmi 3S’ in Özellikleri

RAM 2 GB
Hafıza 16 GB
Ekran 5.5 inç (1080 X 1920)
İşlemci 2 GHz, Octa
İşletim Sistemi Android
Arka Kamera 13 MP
Ön Kamera 5 MP
Batarya 4100 mAH

Xiaomi Redmi 3S Pil Ömrü - Fiyatı

Asus ZenFone Max

Bir önceki Zenfone Max işlemci gücü nedeniyle çok sevilmezken; bu yeni versiyon (2016) bu özelliğini biraz geliştirilmiş olarak kullanıcı karşısına çıkıyor. 5000 mAH’ lık bataryası ile size iki günlük kullanım güzelliğini sunuyor. Sahip olduğu 13 MP arka ve 5 MP ön kamerası ile de diğer telefonlardan çok geride olmadığını bizlere gösteriyor.

Asus ZenFone’ un Özellikleri

RAM 2 GB
Hafıza 16 GB
Ekran 5.5 inç (1080 X 1920)
İşlemci 1 GHz, Quad
İşletim Sistemi Android
Arka Kamera 13 MP
Ön Kamera 5 MP
Batarya 5000 mAH

Asus ZenFone Max Pil Ömrü - Fiyatı
Listemizi çok uzatmadan burada bitirmek istiyoruz. Genel olarak uygun fiyata bulabileceğiniz ve pil ömrü açısından sizleri rahatlatacak bir kaç telefonu kısaca sizlere tanıtmaya çalıştık. Sizler de kullandığınız ve bataryasından memnun kaldığınız telefonlar varsa yorum kısmında belirtmenizi rica ederiz.

Teknolojinin Efektif Kullanımı – Teknoloji Danışmanlığı

Teknoloji dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte; yeni şirketler doğup-büyüyüp dünya genelinde iş yapmaya başlarken, yıllardır varlığını sürdürmüş şirketler zamanın gerekliliklerine ayak uyduramadığı için iflas etmek zorunda kalmıştır.

Kısa bir süre önce yayınladığımız insan hayatına parlak bir gelecek sunacak yenilikler listesine bakıldığında dünyanın aslında nasıl büyük bir değişim geçirdiğini görmek mümkün. Öyle bir dünyaya doğru ilerliyoruz ki; hangi sektörde iş yaparsanız yapın yolunuz teknoloji ile kesişmek durumunda. Ya teknolojiye ayak uydurursunuz ya da teknoloji dönemine yenik düşersiniz.

Farklı sektörlerde iş yapan firmalar bile teknolojiyi işlerine absorbe etmek zorundayken işi teknoloji olan firmaların bu konuya çok daha fazla kaynak ayırmaları gerekiyor. İş yaptığınız sektördeki yeniliklere, gelişmelere ayak uydurma zorunluluğunu kendiniz yapamıyorsanız bunu bir danışmanlık hizmeti olmak durumunda kalmalısınız. İşi ustasına yaptırmak fikri bu konuda da geçerli olmalıdır. Siz rutin işinize devam ederken; sizi teknoloji dünyasında tutacak, bu konuda yönlendirecek, buradaki değişimleri size uygulayacak, bu çağda kalmanızı sağlayacak hizmeti satın alabilirsiniz.

Bugün yurt içinde veya yurt dışında Teknoloji Danışmanlığı hizmeti sağlayan çok sayı da firma varken EY danışmanlık hizmetleri bu konuda kendini biraz daha fazla hissettiriyor gibi görünüyor.

E&Y (ey.com); Otomotiv, finansal hizmetler, tüketici ürünleri, sağlık, medya ve eğlence, telekomünikasyon, teknoloji gibi sektörlerde çalışan firmalara yaklaşık 40.000 kişiden oluşan uzman bir ekip ile danışmanlık hizmeti veren uluslararası bir firmadır. Bu firma sizler için stratejik planlamalar yapabilir, organizasyon yapınız adına danışmanlık hizmeti sunabilir. Bizim odağımız genelde teknoloji olmakla birlikte diğer tüm sektörler hakkında da bilgisi olan bir firma teknoloji danışmanlığında daha fazla değer katabilir diye düşünüyoruz.

E&Y firması (Ey Türkiye) belirttiğimiz konular danışmak hizmeti veren firmalardan sadece bir tanesi. Google’ da Teknoloji Danışmanlığı diye arattığınız zaman yerli ve yabancı bir çok firman görmeniz mümkün.

Peki Teknoloji Danışmanlığı sizin adınıza neler yapmalı hangi konularda katkı sağlamalı?

  • Mevcut teknolojik altyapınızı inceleyerek analiz etmeli ve sisteminizin anlık durumunu size bir rapor olarak sunabilmelidir.
  • Şuan kullandığınız altyapı ve ihtiyacınız olan altyapıyı belirledikten sonra güncel teknolojiler ışığında yeni revizyonları size sunabilmelidir.
  • ERP, CRM gibi bilgi sistemleriniz analiz edilmeli, verimliliği değerlendirilmeli ve yeni öneriler sunabilmelidir.
  • Şirket planlamanıza göre teknolojik ihtiyaçlarınız ve bunun size maliyetini hesaplamalıdır.
  • Şirketiniz için kısa, orta ve uzun vadeli planları için Bilgi Teknolojileri stratejileri sunmalıdır.
  • Şirketin bu kapsamdaki ihtiyaçlarını projelendirmeli ve bu ihtiyacın bir ürüne dönüşüm sürecini size sunmalıdır.
  • Temel olarak bilgi güvenliği konusunda danışmanlık hizmetlerini sunabilmelidir.
  • Eğer e-ticaret işi yapıyorsanız bu konuda kapsamlı bir strateji belirleyebilmelidir.
  • Olağanüstü durumlar için yönlendirmeleri ve stratejileri olmalıdır.
  • Şirket olarak fikirleriniz projelendirilmeli ve projeleri hayata geçirmek için hizmetleri sağlayabilmelidir.

Bilişim ile ilgili olarak ihtiyaçlarınızı tamamen karşılayabilecek yetkinlikte ve yeterlilikte olmasına özen göstermelisiniz. Teknoloji danışmanlığı veren firmalar da şunu bilmelidirler ki; onlardan bu hizmeti alacak firmalar, gönderdiğiniz uzmanın çok fazla şey bilmesini bekleyeceklerdir. Sorulan sorulara tecrübeye dayanan cevaplar verilmeli ve tecrübesi ile firmanın aklındaki tüm soru işaretlerini gidermeli.

Video Pazarlamaya (Video Marketing) Eğilmeli Misiniz?

Pazarlama stratejilerinden belki de en önemlisi olan Video Pazarlama (Video Marketing) ile ilgili istatistiki bilgi içeren, bu konunun önemini anlatan, bu konuya eğilmemizi mecburi kılacak rakamları içeren ve insanların bu alandaki davranışlarını içeren detaylı bir yazı yazmak istedik.


Konunun detayına girmeden önce Video Marketing Nedir’ e teknik bir cevap verelim.

Video Marketing: Verdiğiniz hizmetleri veya sattığınız ürünleri görsel ve işitsel olarak açıklamak üzere hazırladığınız bir videoyu potansiyel müşterilerinize ulaştırmak olarak adlandırılabilir.

Bir konuyu anlatan bir tanıtım yazısını bir kişi okuduğunda anlayabilir. Eğer bunu resmedip sunarsanız kullanıcı daha iyi anlar. Eğer kısa bir video olarak hazırlarsanız kullanıcı çok çok daha iyi anlar ve hemen unutmaz. Hiçbir istatistiğe bakmadan sadece bu cümleler bile bu konuya eğilmeniz gerektiğini çok net bir şekilde ifade ediyor.

Bu noktada özellikle markalar; müşterileri ile aralarında güçlü bir bağ kurmak için son zamanlarda bu pazarlama yöntemine ciddi anlamda eğilmiş durumdalar. Güzel bir şekilde hazırlanan ve insanlarda güzel etki bırakan bu tarz videolar sosyal medyanın gücü ile de, bir anda milyonlarca insana ulaşabilir hale geliyor.

Bir ürünü tanıtmak veya müşteriye sunduğunuz hizmeti anlatmak üzere hazırlanmış basılı dokümanlar için bazen maddi anlamda büyük harcamalar yapılsa da insanların hafızasında yer almak mümkün olmayabilir. Marka bilinirliğinizi arttırmak o kadar kolay olmayabilir. Ama son zamanlarda çok sayıda örneğine rastladığımız videolar; insanlar arasında çok hızlı bir şekilde yayılmakta ve markalar ciddi bir kesime ulaşabilmektedir.


Peki video marketing’ i bu kadar kıymetli kılan şey ne?

Bu soruya cevap vermek için; duygusal hiç bir cümle kullanmadan bu alandaki istatistiki bilgileri sunmak en mantıklısı olacaktır.

HighQ tarafından hazırlanan ve Videoların 2017 yılında online stratejinizin bir parçası olmasına neden olacak 30 istatistiki bilgiden bazılarını Türkçe’ye çevirip aşağıda listeleyelim.

  1. 2017′ de web trafiğinin %74′ ü online video olacak.
  2. 2017 yılında bir ay içerisinde internet dünyasına yüklenen video içeriğin sayısı; geçtiğimiz otuz yıldaki televizyon reklamlarının ürettiği tüm içerikten fazla olacak. (1 Ay – 30 Yıl)
  3. Video izleyen kullanıcıların yüzde 65′ i izledikleri videonun dörtte üçünden fazla kısmını seyrediyor. (Yazdığımız yazıların hepsinin okunma oranı bunun yakınlarından geçmez). Video’ nun hemen hemen hepsi izleniyor. 
  4. Tableti olan kullanıcıların yüzde 33′ i günde yaklaşık bir saatlik video izliyor.
  5. Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 28′ i telefonda günde en az bir kere video izliyor.
  6. İnternete bağlanan insanların yüzde 78′ i haftada bir kere video izliyor.
  7. İnternete bağlanan insanların yüzde 55′ i her gün video izliyor. (İnternet kullanıcılarının hemen hemen hepsine ulaşabilir durumda olursunuz)
  8.  500 milyon kişi her gün Facebook videolarını izlemekle birlikte; izlenen bu videoların yüzde 85′ i sessiz modda seyrediliyor.
  9. Twitter’da da benzer durum var. Kullanıcıların yüzde 82′ si video içerik izliyor. 
  10. Şirketlerin tepesinde bulunan insanların yüzde 75′ i iş ile ilgili video izliyor ve haftada en az bir kere bu işlemi yapıyor.
  11. Şirketin üst düzey yöneticilerinden yüzde 59 gibi bir kesimi; eğer bir konuda aynı sayfada hem metin hem video içerik varsa, metin okuma yerine video içeriği izliyor.
  12. Bu üst düzey yöneticilerin yüzde 54′ ü haftada en az bir kere iş konulu video içerikleri iş arkadaşları ile paylaşıyor. (Bu konunda bizim de tecrübelerimiz var.)
  13. B2B şirketlerin %96?sı, videoyu önümüzdeki yıl içerik pazarlamasında kullanmayı planlıyor.
  14. Pazarlamacıların yüzde 93′ ü (yani hemen hemen hepsi) video içerikleri pazarlama, satış ve iletişim için kullanıyor.
  15. Video pazarlama email marketing için de ciddi anlamda getiri sağlıyor. “Video” kelimesi email konularında kullanıldığı zaman açılma oranın yüzde 19, tıklama oranını yüzde 65 arttırıyor. 
  16. Sitede kalma süreleri video içeriklere göre önemli bir değişim gösteriyor. Video içerikleri içeren sitelerde içermeyen sitelere göre ortalama 2 dakika daha fazla zaman geçiriliyor. (Ortalama iki dakika inanılmaz bir oran)
  17. Pazarlama uzmanlarının yüzde 52′ si videoyu en iyi yatırım geri dönüşü sağlayan içerik olarak görüyor. 

Yukarıda listelediğimiz ve geri kalanını aşağıda infografikte gösterdiğimiz tüm oranlar/rakamla video içeriklerin önemini anlatıyor. Bu istatistikler video içerikleri vazgeçilmez kılıyor ve temel strateji olarak belirtmeye yetiyor.

Video içerik üretmek konusunda alanında uzman şirketlerle çalışmakta fayda var. Bunun için video pazarlama üzerine rehberler bulabilirsiniz. İnternet dünyasında video pazarlama diye arattığınızda çok sayıda yerli/yabacı firma görmeniz mümkün. Bu firmaları inceleyebilir, onların bu alandaki içeriklerini okuyabilir ve önerdikleri yolları deneyebilirsiniz.
Hazırlamış olacağınız bir video için bu kadar geniş bir kullanıcı kitlesi varken yeterince dikkatli davranmanız gerekiyor. Hazırlayacağınız bir video sizi vezir de edebilir, rezil de edebilir.

Yukarıda detaylı bir şekilde yazdığımız yazıları bir infografik üzerinde görmek isterseniz; HighQ tarafından hazırlanan ve Video Pazarlama Yılı – 2017 konulu geniş resmi inceleyebilirsiniz. İnfografik kaynağında da ingilizce olduğu için hiç bir değişiklik yapmadan buraya da ekledik.

HighQ - 2107 Video Pazarlama Yılı

İnfografik Kaynağı : https://highq.com/2017-the-year-of-video-marketing/

İzmir’de Geliştirilen Yapay Zeka Öyküsü

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Prof. Dr. Süleyman Sevinç’in de aralarında bulunduğu bir grup bilim insanı tıpta kullanılmak üzere yapay zeka geliştirdi.

DEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ali Rıza Şişman ile İYTE Endüstriyel Tasarım Bölümü öğretim üyesi ve İYTE Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Başoğlu danışmanlığında, yapay zekayı tıpta kullanmak için harekete geçen bilim insanları “Lab Standards Plus” adlı İnovatif Laboratuvar Bilgi Yönetimi’ni hayata geçirdi.

DEPARK bünyesinde kurulan Labenko Bilişim A.Ş. çatısı altında hayat bulan yapay zeka, laboratuvar sonuçlarını yorumlayıp, referans değerleri belirleyebiliyor, bir hastaya verilmesi düşünülen ilaç gruplarının gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağına kadar tespit edebiliyor.

İnternet Dünyasına Taşınan Hizmetler – Sigorta

Bildiğiniz üzere kısa bir süre önce başladığımız ve bir seri olarak devam ettiğimiz; kullanmaya başladığımız, kullanıcıların işini kolaylaştıran uygulamaları veya web sitelerini elimizden geldiğince tanıtmaya devam ediyoruz.

Daha önceki derlemelerimizde BizPoint Enerjisa  ve Zingat ile ilgili birer yazı hazırlayıp, deneyimlerimizi aktarmıştık. Bu yazımızda da yine güzel bir servisi aktarmaya çalışacağız.

Günümüz şartlarında geldiğimiz noktaya baktığımızda; artık herhangi bir işimizi halletmek için uzun kuyruklara girmeden, günlerimizi ya da saatlerimizi harcamadan, internet dünyasında bir kaç tıklama ile ilerleyebilir durumda olmalıyız. İnternet dünyasına taşınan servisler sayesinde, işlerimizi kısa zaman içinde halletmenin yanında maddi anlamda uygun bir şekilde halletmemize de olanak sağlıyor. Bir ürün almak istediğimizde fiziksel anlamda tüm satış noktalarını gezip fiyat karşılaştırması yapamazken; internet dünyasında ürünün hangi kanaldan ne kadara satıldığını saniyeler içinde öğrenme şansımız var. Bu durum elbette sigorta şirketleri ve sigorta şirketlerinin sunduğu ürünler için de geçerli.

Yazımızın bu bölümünde sigorta şirketlerinden ilki diyebileceğimiz; İtalya’nın Trieste kentinde 1831 yılında kurulmuş, 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de de faaliyet gösteren eldeki verilere göre Avrupa’nın en büyük 3. sigorta firması olan Generali Sigorta’ dan bahsedeceğiz.

Generali sigorta ne yapıyor diye baktığımız zaman; genel olarak Trafik Sigortası, Kasko Sigortası, Yenileyen Kasko Sigortası, Konut Sigortası, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), Kişisel Güvencem Sigortası, Seyahatim Güvende Sağlık Sigortası, Kritik Hastalık Güvencem Sigortası gibi ürünleri sunuyor. Bu ürünlerin yanında web sitesinden de inceleyebileceğiniz üzere Kurumsal Sigorta ürünleri de mevcut.

Bize göre en önemli değer; çok güçlü bir geçmişinin ve bilgi birikiminin olması. Önemli diyebileceğimiz bir diğer özellik ise; ana sayfasında yer aldığı üzere bir dakikada teklif, üç dakikada poliçe hazır mottosu. Generali Kasko Fiyat Sorgulama

Sitesinden aldığımız yukarıdaki ekran görüntüsünde görüldüğü üzere; formu kısaca doldurup kasko sigortanız hakkında fiyat teklifleri alabilirsiniz. Fiyat teklifi aldıktan sonra kişisel sigorta danışmanı sizinle iletişime geçip uygun fiyata kaskonuzu ayarlamanızı sağlayabiliyor.

Generali; yüzyıllık bir sigorta firması olduğu için; Sigorta kapsamında aklınıza gelebilecek her türlü sigorta ürününü bulmanız mümkün. Bu konuda artık şüphemiz yok. Bu ürünlerden tek tek bahsetmeye veya ürün satışı sonrası destek hakkında bilgi vermeyi gerekli görmüyoruz. Bu konularda yılların tecrübesi ile standartlarını oluşturmuşlar ve müşteri memnuniyetine yönelik çalışmaları devam ediyor.

Generali gibi belli bir domainde hizmet veren firmaların takip ettiğim en temel özellikleri blog sayfaları. Çünkü firmanın sadece ürünü satması yetmez. Mühim olan o ürün ile ilgili sürekli araştırma yapması ve bununla ilgili değerlendirmelerini şeffaf bir şekilde paylaşması. Bu konuda Generali’ nin blog sayfasına baktığımız zaman sürekli içerik paylaşıldığını görmek bizleri memnun etti.

Uzun Yolda İyi Bir Sürücü Olmanın 13 Püf Noktası, İkinci El Araba Alırken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Önemli Adım, Seyahat Ederken Kullanabileceğiniz En İyi 15 Hava Durumu Uygulaması gibi sektör ile ilgili diğer konularda da paylaşım yapabiliyorlar. Sektördeki tüm bileşenlerle ilgili içerik bulmanız mümkün.

Generali‘ nin araştırıp hazırladığı infografikler de sektörde önemli bir bilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Şirket sigorta hakkında sahip olduğu tüm güncel ve geçmişe ait verilerini müşterileriyle paylaşma konusunda oldukça eli açık davranıyor, bilgi ve görsellerin harmanlandığı infografikler kullanıcıların tüketimine sunuluyor.

Rakamlarla Yaşamın Kötü Sürprizleri olarak adlandırılan; trafik kazaları, ev kazaları ve kapkaç gibi konularda güncel bilgiler içeren aşağıdaki infografiği inceleyebilirsiniz.

Generali Ferdi Kaza Risk Araştırması


Generali’ nin yıllar önce Alper Kul ve Aylin Kontante Kul ile gerçekleştirdiği reklam filmi akıllardaki tazeliğini halen daha koruyor. Aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Yazımızın bu serisinde; kullanıcılara güzel bilgiler sunan / hizmet veren bir siteyi daha  elimizden geldiğinde tanıtmaya çalıştık. Son kullanıcıya yönelik; hayatta kolaylık sağlayan – hizmet sunan uygulamaları – web sitelerini tanıtmaya devam edeceğiz.

Yeni bir yazı da görüşmek üzere.

HP Deskjet Ink Advantage 1515 ve Uyumlu Kartuş

İşyerlerinde sıklıkla kullanılan cihazlar arasında ilk akla gelenlerden biri de yazıcılardır. Evde, ofiste, okulda ya da bir etkinlikte her an çıktı almamız gerekebiliyor. Bu kadar geniş bir kullanım ağı olan yazıcıları kullanım amacına göre de sınıflandırmak mümkün. Her cihazdan çok sayıda çıktı almanız mümkün değil. Aynı şekilde her yazıcının hızlı çıktı vermesi de beklenemez.

Biz de bu yazımızda günlük olarak çok fazla çıktı almayan ofisler için kartuş maliyeti düşük ve kullanımı kolay yazıcılardan birisi olan mürekkep püskürtmeli yazıcı HP Deskjet Ink Advantage 1515 modelini ele alacağız. Çıktı almanın yanı sıra fotokopi çekebilen ve tarayıcı özelliği de bulunan yazıcı hem renkli hem de siyah çıktı alınmasına uygun. Bir dakikada 7 sayfa siyah ve 4 sayfa renkli baskı yapabilen hızı da sık çıktı alınan ofislerde kullanımını cazip kılabiliyor.

Çıktı alınması gerektiğinde dakikada 20 sayfa siyah, 16 sayfa renkli baskı alınabiliyor. Aynı zamanda otomatik olarak güç moduna geçebilen cihaz enerji tasarrufu sağlayabiliyor. Kağıt besleme haznesi 60 yaprak kağıt kapasitesine sahip. Baskı çıkış haznesi ise 25 yaprak kapasitesi ile gayet ideal bir kapasite düzeyi sunabiliyor. Cihaz 1200dpi tarama çözünürlüğü ile de beklentileri karşılayabiliyor. Yazıcı modelinin tarama hızı da son derece ideal.

Cihaz üzerinde toplamda 4 adet tuş yer alıyor. Bu tuşlar güç, siyah beyaz fotokopi, renkli fotokopi ve iptal tuşlarından oluşuyor. Tek tuşla bu fonksiyonlara ulaşabilme ise kullanımda kolaylık ve rahatlık sunuyor. Özellikle fotokopi çekiminde maksimum kolaylık sunan tuşlar estetik bir dizayn eşliğinde cihaza kazandırılmış.

Tarama bölümünde maksimum 21,6 cm x 29,7 cm (8,5 inç x 11,7 inç) ölçülerinde kağıt boyu taraması yapabiliyor. Bu ölçüler A4 kağıt ölçüleri olduğundan daha geniş kağıt taraması yapmak isteyenler farklı bir modele yönelebilir. Ancak sadece A4 kağıt taraması yapanlar için yeterli bir özellik olduğu söylenebilir.

HP Deskjet Ink Advantage 1515 dakikada 4,5 sayfa siyah ve 3 sayfa renkli fotokopi çekebiliyor. Yazıcıyı satın aldığınızda kutu içerisinden cihazın yanı sıra 2 adet demo kartuş, kullanım kılavuzu ve CD?si, güç kablosu çıkıyor.

HP Deskjet Ink Advantage 1515 Hangi Kartuş ile Uyumlu?

HP Deskjet Ink Advantage 1515 teknik özelliklerinin yanı sıra kartuşunun diğer kartuşlardan daha ekonomik bir fiyata sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Yazıcı HP 650 siyah CZ101AE (http://www.avansas.com/hp-650-siyah-kartus-cz101ae.html ) ve HP 650 üç renkli CZ102AE (http://www.avansas.com/hp-650-renkli-kartus-cz102ae.html ) kartuş ile uyumlu. HP 650 siyah kartuş 360 sayfa, HP 650 üç renkli kartuş ise 200 sayfa çıktı alınabilmesini sağlayacak mürekkep kapasitesine sahip.

Yapay Zeka Herkesi İşinden Edebilir

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte yeni meslek grupları ortaya çıkarken; yıllardır süregelen mesleklerin sonu gelmeye başlıyor.

Janpoya’ da bir sigorta şirketi, 34 çalışanını işten çıkarıp , yapay zeka çalışmaları ile sistemi işler hale getirmeye çalışıyor.

Buradaki temel amaç nedir diye sorulduğunda; işletme verimliliğinin artırılması olarak cevaplanıyor.

Fukoku Mutual isimli şirket çalışanlarının yüzde 30’unu işten çıkararak yapay zeka ile yoluna devam etmek istiyor. Bu kapsamda şirket işten çıkarmak istediği 34 kişi ile Mart ayında yollarını ayırıyor olacak.

Şirket istediği gibi ilerlerse; yeni yapılanma ile birlikte yıllık 1 milyon 200 bin dolar tasarruf edeceğini tahmin ediyor.

Tanzanya’ da Drone’ larla Kan Teslimatı

Gün geçtikçe drone’ ların hayatımızdaki kullanım alanları artıyor.

Sokağı aydınlatan mobil Drone’ lar, paket teslimatı yapan drone’ lar, internet dağıtan drone’ lar, pizza teslimatı yapan drone’ lar derken; Tanzanya hükümeti drone’ ları sağlık sektöründe teslimat için kullanmaya başladı.

Tanzanya’ daki fiziksel koşullar, karayolu ile teslimatı zorlaştırıyor. Sağlık alanında zamanın önemini dikkate alacak olursak; bu konuda yapılacak geliştirmelerin ne kadar hayati olduğu anlaşılabilir.

Tanzanya hükümeti drone ile kan transferi sistemi kurulmaya başladı.

Sistem içinde kullanılan Drone’ lar 290 km mezile sahip, GSP sistemi ile donatılmış ve 152 metre yükseklikten uçabilecekler.

Bu özellikleri ile hava taşımacılığı için bir tehdit oluşturmuyor ve sahip olduğu özellikler sayesinde teslimatı yaptıktan sonra merkezine geri dönüyor.

Teslimat yapılacağı zaman yaklaşık beş metre yukarıda durup paraşüt ile paketi yere indiriyor.

Bu yeni yöntem ile; taşımacılıkta ciddi anlamda tasarruf sağlanmış olunacak.

2017’de Yazılımcıları Neler Bekliyor?

Açık Veri kavramı daha da büyüyecek

Açık dediğimiz devletin ya da kurumların ellerindeki veriyi açık hale getirmesiyle herkesin elde edebildiği ve kullanabildiği veri kavramı daha da büyüyecek. Kaynakta da belirtildiği üzere 2016 yılı bu alanda çok ilerlenilen bir yıl oldu. Geliştiriciler CSV, TSV, JSON, XML gibi birçok formatta bilgileri elde edip kendi yazılımlarını ya da analizlerini gerçekleştirebiliyorlar. Bu tip veriye göz atmak için https://www.data.gov/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Devlet altında halka hizmet sektörü daha çekici hale gelecek

Dünya genelinde özel sektör ve startup şirketler her zaman yazılımcıları daha çok kendine çekmiştir. Birleşik Krallık başta olmak üzere bu farkedildi ve devlet altında startup benzeri departmanlar oluşturulmaya başlandı. Diğer devlet kurumlarındaki çalışma şeklinden farklı olarak burada çalışan yazılımcılara istenen işin tamamlanması karşılığında tam bir özgürlük sağlanıyor. Yani istedikleri frameworklerle istedikleri dillerle ve araçlarla çalışabiliyorlar bunun sonucu olarak da halk vergi ödeme gibi devlet işlerine daha kolay ve hızlı bir erişim sağlayabiliyor.

Machine Learning as a Service(MLaaS) büyümeye devam edecek

Birçok firma makine öğrenimi işine yaptıkları yatırımın yararlarını gördü. Bu teknoloji dolandırıcılık takibinden fotoğraf tanımaya kadar uzanan bir alanda kullanılıyor. Ancak öğrenmesi ve uygulaması hala çok zor. Öğrenildiğinde bile yazdığınız programın istediği sistem kaynağı gerçekten çok büyük olabiliyor.

makine-öğrenimi

İşte bu noktada devreye MLaaS giriyor. Amazon, Microsoft, Google gibi büyük şirketlerin sunduğu AmazonML, AzureML, Google Prediction API bunlardan bazıları.

Bütün bu servisler yazılımcıların programlarını çalıştırmak için hazır bir ortam sunuyor ve gerekli kaynakları istedikleri gibi şekillendirmelerine olanak sağlıyor.

2017 yılında da bu alandaki hizmetlerin büyümesi ve ilerde makine öğrenimi uygulamalarının yazılmasının daha ulaşılabilir bir hale gelmesi bekleniyor.

Github proje yönetimi konusunda büyüyecek

Github bildiğiniz gibi hepimizin sevip kullandığı, beraber kod geliştirebildiğimiz, versiyonlama yaptığımız ve kodlarımızı sakladığımız bir ortam.

Github’a Eylül ayında birçok yeni proje yönetimi özelliği eklendi ve çok sayıda yazılımcı bu özellikleri kullanmaya başladı. Çok sayıda yazılımcının projelerini burada tuttuğunu düşünürsek Github’ın proje yönetim özellikleriyle daha da popülerleşeceğini tahmin etmek zor değil.

JavaScript başı çekmeye devam edecek

React, Babel, Broswerify, VueJS gibi yeni teknolojileri gören JavaScript 2017 yılında da popülerliğini koruyacak.

Hollanda Polisi Cinayet Vakalarında Arttırılmış Gerçekliği Kullanacak

Hollanda Polis Teşkilatı, Delft Teknoloji Üniversitesi tarafından geliştirilen Arttırılmış Gerçeklik  projesini denemeye başladı.

Hollanda polisine göre artırılmış gerçekliğin kullanışlı olabileceği birçok senaryo mevcut. Proje sayesinde olay yerinde olmayan uzmanların olayı uzaktan izlemesini sağlıyor. Olay yerinde işaretleme yapıp, polisler kendi aralarında tartışıp bir sonuca varabiliyor.

Artırılmış Gerçeklik

Gelecekte ise olay mahallinin mahkeme salonunda tekrar oluşturulması hakimin kararı için  faydalı olabilir. Artırılmış gerçeklik sayesinden olay yerinde yapılan dijital animasyonlar ve açıklamalar ile hakimin olay yerinde tam olarak ne olduğunu anlaması daha kolay olacak.

Her şey yoluna girerse, polis önümüzdeki dört ya da beş yılda teknolojinin bir sürümünü kullanmak istiyor.

Neden Netflix’te indirdikleriniz cihazınızda çok yer kaplamayacak?

Onur Karagünlü‘nün Netflix artık çevrimdışı çalışabilecek yazısında bahsettiği gibi artık Netflix kullanarak favori dizilerimizi cihazımıza indirip izleyebiliyoruz.

Akıllara takılan sorulardan biri bu indirmelerin cihazımızda ne kadar yer tutacağıydı. Aşağıdaki resimde ‘The 100’ dizisinin ilk 2 40 dakikalık bölümünün yüksek çözünürlükte ne kadar yer tuttuğunu görebilirsiniz.

Netflix dizilerin ne kadar yer kapladığı
Netflix’te indirilen dizilerin cihazınızda ne kadar yer kapladığı

Peki bölümlerin boyutları nasıl bu kadar küçük olabiliyor?

Variety adlı sitede yayınlanan habere göre Netflix yayınlarında H.264/AVC formatını kullanıyordu. Android kullanıcıları indirdikleri videoların ise Google’ın geliştirdiği VP9 codec‘ini kullandığını olduğunu gördüler. Bu codec her ne kadar H.264/AVC codec’inden daha az yer tutsa ve çok sayıda bu codec’i destekleyen cihaz olsa bile Apple cihazlarının VP9 codec’ini destekleme planlarının olmaması Netflix’i başka bir yöne itti.

Netflix’in kendi blog yazısında paylaştığına göre Netflix ekibi her videonun farklı yoğunlukta içeriklere sahip olduğunu baz alarak her video için ayrı bir sıkıştırma gerçekleştiriyorlardı. Şimdi videolarının sadece internetten optimum bir şekilde yayınlanmasının değil cihazlarda da mümkün olduğu kadar az yer kaplaması gerektiğini düşünerek şöyle bir sıkıştırma metoduna başvurdular; her video için ayrı sıkıştırma uygulamaktan ziyade her videonun her 3 dakikasına farklı bir sıkıştırma uygulayarak çok küçük boyutlar elde edebiliyorlar.

Böylece ortalama indirdiğimiz videoların boyutları normalden %19 – %36 daha küçük oluyor.