Yazılımcı Salısı‘ nda bu hafta da çok önemli bir isim bizimle olacak. Düşünün ki daha internetin yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı yıllar. O günlerden bu günlere değişen teknolojiye tanıklık etmiş, çalıştığı bir çok sektör, deneyimlediği bir çok durum. Bu hafta da siz değerli okurlarımızın sesi olduk, biz sorduk, Bora Kaşmer kendi deneyimlerini, gözlemlerini anlattı. Deneyimlerini aktardığı bu samimi sohbet için kendisine yeniden teşekkür ediyoruz.
HD Tekno Haber: Bora Bey merhaba, öncelikle kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz? Bora Kaşmer kimdir?
Bora Kaşmer: Merhabalar. Öncelikle böyle bir röportaj için size çok teşekkür ederim. Böylece ben de ilk kez bir yazıyı, hiç kod yazmadan tamamlama imkanı bulacağım:)
Ben Cacık Sever’i biraz geç keşfettim ama sonradan aradaki farkı kapattım. Gerçekten biz yazılımcılar için çok faydalı bir oluşum olarak görüyorum. Umarım yeni başlayan arkadaşlar, bu röportajlar ile deneyimli arkadaşların tecrübelerinden faydalanıp en iyi şekilde değerlendirirler deyip konuya gireyim :
1978 doğma büyüme İstanbul’ luyum. Daha 3-4 yaşında iken “Büyüyünce ne olacaksın”? dediklerinde “bilgisayar mühendisi” derdim. Cenkut Abimin bu konuda benim üzerimde etkisi büyüktür. Kendisi 40 yıldır Amerika’da developer. Türkiye’ ye geldiği zamanlar o kod yazardı, ben de öyle bakardım:)
Bilgisayarla ilk 1987 yılında Commodore 64 ile tanıştım. Acaba bu oyunları nasıl yazıp da kasede koyuyorlar? diye giriştiğim yazılım hayatıma 1985 basımlı Basic – GwBasic kitabı ile başladım.
Ailemin kolejde okumam yönündeki ısrarına ve bütün sınavları geçmeme rağmen günde 2.5 saatlik tren yolculuğunu da göze alarak S.T.F.A Anadolu Teknik Lisesinde yazılım okudum. Hatta lisede aldığım eğitimlerin ışığında o zamanki bilenler hatırlar “GameBoy“‘um a  AC adaptör yapmam ve sonrasında yakmam bile beni yıldırmadı. Daha sonrasında hazır yanmış GameBoyun ekranından saat yapmam hala beni gülümseten anılardan biridir:)
Basic, Turbo Pascal ve C++ ile 1996 yılına kadar uğraştım. 1994’de ilk paramı kazandım. Ve dedim ki bir fabrika benim yazdığım bir uygulama sayesinde, malzeme boyutlarına göre parça sayısı hesaplıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Derece ile bir şekilde mezun olmama rağmen yazılımdan hiç kopmadım. Bitirme tezimi bile komple kod yazarak tamamladım:) 2. öğrenimde okuyarak özel firmalarda hem Web hem de Windows developer olarak yıllarca çalışma imkanı buldum. Son üç yıldır Doğan Gurubunda Takım Lideri olarak çalışıyorum.
CacıkSever: Yazılıma, bilgisayara olan sevdanız çocukluğunuza dayanıyor. Yol ayırımlarınızda hep yazılıma dönmüş yönünüz. Gerçekten bu bir aşk diyebiliriz. Uzun zamandan beri bilişim sektöründesiniz , peki başladığınız günden bu güne neler değişti? Neler vardı şimdi yok? Neler yoktu şimdi var? Bu konuda çok sayıda örnek verebileceğinize inanıyoruz 🙂
Bora Kaşmer: Bu işe ilk başladığımda malesef Windows dahi yoktu. Bir hatanın çözümünü bulabilmek için programcı arkadaşlar ile kafelerde haftada bir toplanıp, kağıda yazdığımız kodları tartışırdık.
Daha sonra birbirimizi ev telefonundan arayıp sorunun çözülüp çözülemediğini bildirirdik. Şimdi ise internet ile sorununuzun çözümü olan kodu direkt uygulamamıza adapte edebiliyoruz. “Copy & Past“:) Bu hem iyi hem de kötü. Üzerinde emek harcanmadan yapılan her iş sabun köpüğü gibi kayboluyor. Ama üstünde 3 gün uğraşılmış bir iş, kolay kolay kendini unutturmuyor. Bütün bunlara rağmen 1993 yılında Visual Studio gibi bir IDE ile çalışabilme imkanı bulabilmek ya da IntelliSense gibi kod tamamlama özelliği ile geliştirme yapabilmek sanırım harika olurdu:) Hele hele “Github” keşke o zamanlarda olabilse idi:) En üzüldüğüm nokta, eskiden beri  var olan türkçe kaynak sıkıntısının, yılın 2016 olmasına rağmen tüm hızı ile devam etmesi. Bu uğurda fırsat buldukça ilgilendiğim konularda, kendimce makaleler yazıyor, webinarlar  veriyor ve mümkün olduğunca seminerlere gidiyorum. Klasik bir laf ama öğrenmenin en iyi yolu öğretmektir.
HD Tekno Haber: Zor ve güzel zamanlar diyebiliriz. Peki geçen bunca zaman içinde gözlemlerinize ve deneyimlerinize dayanarak yazılım geliştirme süreçlerindeki değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Bora Kaşmer: Eskiden Agile, OOP, Unit Test gibi yapılar yoktu. TFS gibi yapılarında olmamasından dolayı toplu kod geliştirme alışkanlığı ancak toplanarak yapılabiliyordu. Artık Azure gibi birçok Cloud teknoloji çözümleri var.
HD Tekno Haber: Bilişim sektürüne adım attığınıza, internet yeni yeni duyuluyordu. İnternet kullanımı bu kadar yaygın değildi. Sürecin ilk zamanlarında, geleceğe dair öngürülerinize dayanarak, ileride ihityaç duyulabilecek herhangi bir girişiminiz oldu mu?
Bora Kaşmer: Web uygulamalarında canlıda bile debug yapabildiğimiz bir yüzyıldayız. İşte o yıllarda yazdığım kodların 4000 -5000 satırlara gelmesi ve bir türlü yönetilememesinden muzdarip ben, kendimce daha ne olduğunu bilmeden yazdığım küçük bugünkü adı ile patternler ile iyleştirmeler yapıp, buna benzer yapıların gelecekte ne kadar önem kazanacağını ön görmüştüm. Yıllarca siyah ve mavi&beyaz ekranlardan sonra 1992 yılında Windows 3.1 ile karşılaşmanın mutuluğu daha dün gibi aklımda. İnternet teknolojileri ile ilk 1993 yılında Amerikada karşılaştım. “WWW gören masum köylü:)” Halen o bilgisayar ve renkli monitör evimde çalışır vaziyette durmaktadır. Aklıma geldikçe bazen açıp Qbasic ve Turbo Pascal ile kod geliştirip nostalji yaşamaktayım. Merak edenlere üzerinde Windows95 var.  Mouse bile o zamandan:)
HD Tekno Haber: Bir ara biz de görmek isteriz:) Patternler hayatımızı kolaylaştıran yapılar bu konuda öngörüleriniz çok yerinde olmuş. Ayrıca, 1993 de İnternet henüz Türkiye’ ye gelmişken bunu Amerika’ da deneyimlemiş olmanız büyük şans. Biraz da günümüze dönecek olursak, MVP olduğunuzu biliyoruz. Son kullanıcıya sunulmadan önce çoğu teknolojik yenilikten sizin haberiniz oluyor ve deneyimleyebiliyorsunuz. Sizin açınızdan bu durumun artılarını-eksilerini aktarabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Aslında taze bir Visual Studio ve Development Technologies MVP‘siyim. Son teknolojileri ve yenilikleri malesef sadece bu ünvana sahip kapalı mail gruplarından ilk duyurular ile öğrenme şansını buluyorum. Keşke herkes faydalanabilse. Ayrıca neredeyse her hafta çeşitli Product Grouplar ile Skype üzerinden eventlere katılıp görüşüyorum. Aslında bu fırsata sahip olmanın benim gibi sinemadaki bir filme bile ya gala gecesi ya da çıktığı Cuma günü giden birisi olarak ne kadar mutlu ettiğini söylemem pek de yanlış olmaz. Doğal olarak bu konular NDA kapsamında, yani Microsoft’un açıklanmasına izin vereceği süreye kadar kimseyle paylaşamazsınız. Öncelikle bu konu benim gibi bu kadar çok paylaşımı seven biri için oldukça zor:) İkinci bir konu da bu yeni teknolojileri, ilk ağızdan açıklaması gereken kişilerden birinin de sizin olmanızın vermiş olduğu sorumluluk duygusu. “Ne demişler? Büyük güç, büyük sorumluluk getirir“…  Önceden hazırlanıp ilgili makaleleri yazıp izin çıktığı zaman, sokağa fırlayan çocuklar gibi paylaşımda bulunmak da apayrı bir duygu olsa gerek:)
HD Tekno Haber: Paylaşımlarınızı bu yüzden özenle takip ediyoruz 🙂 Önceki sorulara cevabınızda Amerika’ da bir anınızdan bahsettiniz. Yurt dışında çalışma fırsatınız oldu mu? Deneyimlerinizi bizimle paylaşıp Türkiye? deki süreçlerle kıyaslayabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Amcamın Boston’da daha çok sigorta uygulamaları üzerine çalışan bir yazılım firması var. “http://ezrater.com/“. Bu sayede Amerika’ da işlerin nasıl yürüdüğünü görme fırsatı buldum. Ve şunu anladım, her fırsatta eğitim ve herşeyin rayında ilerlediği bir düzen. Oradaki çalışma hayatında ilk şaşırdığım nokta genelde 2 kişi ile çalışılması idi. Bir çeşit backup. Öğlene kadar biri yazıyor diğeri izleyip fikir yürütüyor, öğleden sonra diğeri yazıp bir diğeri yorum yapıyordu. Önce bunu çok yadırgadım. Ama sonra ne kadar muhteşem bir imkan olduğunu gördüm. Ne demişler bir elin nesi var 2 elin sesi var. Şirket içi her hafta çalışanlar arasında birinin seminer vermesi ve herkesin belli bir score puanına göre hakkını alması bunun diğer artıları idi.
HD Tekno Haber:  Güzel bir sistem. Fikir alışverişleri ile ve birinin gözcülüğünde kod yazmak daha kaliteli çıktılar sağlıyor. Çalıştığınız sektörlere baktığımızda ATM, mobil, ERP, yayın organları gibi çok farklı platformlarda ve sektörlerde yer aldığınızı görüyoruz. Farklı sektörlerde çalışmanın artılarını, deneyimlerinize dayanarak aktarabilir misiniz?
Bora Kaşmer: Yurt dışında çalışma hayatında size ilk sorulacak soru uzmanlığınızdır. Türkiye’ de bu Mobil, Web, Windows, DataBase gibi konular ile ayrılsa da, yurtdışında sağlık, banka, sigorta gibi iş kolları kastedilmektedir. Bizim ülkemizde programcı olarak çalışmak bence ilk yıllar için çok avantajlı. Böylece Ninja gibi olabiliyorsunuz:) Sonrasında yurt dışı deneyimi bence çok faydalı olabilir. Bence ülkemizde mükemmel bir potansiyel var. Genç yaşlarda öyle muhteşem yazılımcılar ile karşılaşıyorum ki benim yaşıma gelince ne olacaklar tahmin bile edemiyorum. Bu da tabi beni çok mutlu ediyor. Farklı sektörlerde çalışma avantajı algoritma geliştirme becerinize çok büyük katkı sağlıyor. Bence bir developer’ın kendine verebileceği en büyük zarar bir yerde 10 yıl gibi bir süre çalışmasıdır. Malesef belli bir süreden sonra körelmek nerdeyse kaçınılmaz oluyor.
HD Tekno Haber: Yazılım hayatınız boyunca körelmemek için elinizden geleni aşkla yapmışsınız ve yapmaya devam ediyorsunuz.  Bu kadar çok tecrübeye rağmen, yönetim tarafında yer almak yerine kod yazmaya devam ediyorsunuz. Bu konudan biraz bahsetmek ister misiniz?
Bora Kaşmer: Benim için programcılık bir iş değil. Hiçbir zaman bitmeyen bir konsol oyunu. Hatta bir tutku. Bunca yıldır yazmama rağmen, halen yeni konuları öğrenmenin açlığını çekiyorum. Yani “Yaz yaz nereye kadar?” sözü benim en duymak istemediğim cümle. Bir de “Çalışan koda dokunma” var. Bu da beni malesef çok üzen bir cümle. Hal böyle olunca sadece yönetim koltuğunda oturmak bana göre değil. Ülkemizde 37 yaşında yönetici olmamış biri, başarısız gibi görülürken, yurt dışında genel müdürden daha yüksek maaş alan senior developerlar mevcuttur. Ama bu durum bence ülkemizde gitgide değişmekte ve sözüm meclisten dışarı:) yaşı ileri arkadaşların kıymeti daha da artmaktadır. Bir de dinozor tabir edilen eski teknolojilerin daha iyi olduğunu söyleyen bir kesim vardır ki onlara da o zaman neden akıllı telefon kullandıklarını sormadan edemiyorum:) Ev telefonu neye yetmiyor ki? 🙂
HD Tekno Haber: 🙂 Okurlarımız buraya kadar olan kısmı soluksuz takip ediyorlardır. Şimdi biraz da bu kadar tecrübe sahibi olmanızdaki yardımcı kaynaklara değinelim. İş hayatınızda faydalandığınız kaynaklar nelerdir? Kişiler kimlerdir? Takip ettiğiniz teknoloji siteleri nelerdir?Kendinizi geliştirmek için adına neler yapıyorsunuz?
Bora Kaşmer:  İş hayatında en çok Github’dan faydalanıyorum. Her ay birkaç tanesine katıldığım Mvp Pgi toplantıları şu an yolumu aydınlatan bir fener gibi. Her ay düzenli MSDN Magazine’i okuyorum. Değer verdiğim developer arkadaşları hem twitter’dan hemde Rss Feed ile takip ediyorum. Sağolsunlar gerçekten de çok faydalı oluyorlar. C# Corner  ve Channel9 çok başarılı hatta mükemmel kaynaklar. PluralSight ve Udemy deki görsel eğitimlerden neredeyse çıkmıyorum. Bunların haricinde yakın arkadaşlarımın çoğu developer. Konuşacak, tartışacak çok konu oluyor:) Bol bol makale yazmak ve aklıma gelen her konuyu kodlamak eğitimimin bir parçası. Bir seminer veya webinara hazırlanmak bence o konuyu öğrenmenin en iyi yolu. Ve bu süreç hiç bitmeyecek bir dalganın üzerinde dengede kalma yarışı:)
HD Tekno Haber: Bahsettiğiniz bu süreçte ayakta kalabilmek özveri isteyen bir süreç. Bunların yanında okurlarımıza gelecekte hangi alanların daha popüler olacağı konusunda da söylemek istediğiniz bir şeyler vardır diye düşünüyoruz.
Bora Kaşmer: Bence gelecek sanal gerçeklik Hololens, Google Glass gibi teknolojiler. IOT özellikle bu son yılların dahi çocuğu. Tabi hızla ilerleyen Robotik teknolojileri de göz ardı etmemek lazım. Ve bir de hepsinin üstünden bakan Azure, Amzon gibi Cloud teknolojileri.
HD Tekno Haber: Yurt dışı deneyimlerinize dayanarak yazılım sektöründe Türkiye’i dünyanın neresinden konumlandırıyorsunuz? Diğer ülkelere kıyasla ne durumdayız?
Bora Kaşmer:  Türkiye’ de iş dünyasında yazılım teknolojileri, bazı konularda yurtdışını bir kaç yıl geriden takip ediyor diyebiliriz. Ama bu süre gitgide kısalıyor. Genelde çok aceleciyiz. İşlerin hızlıca bitmesinin gerçek başarı olduğu düşünülürken, yurt dışında esas başarının hatalar yüzünden olan geri dönüşler ile ölçüldüğü bir dünyadayız. Ama potansiyelimiz çok fazla. Hergün hevesli birçok genç ve projeleri ile karşılaşmıyor değilim. Bir de en çok görüdüğüm durum sırf kullanılmış olmak için gereksiz yere projeye dahil edilen teknolojiler. Yani bence herşeyden önce kullanılacak bir kütüphanenin ne için  yazıldığının, artılarının ve eksilerinin neler olduğunun iyice araştırılması gerekir. Projelerin tamamlanma süreleri bazen planlananın aksine çok uzun bir zaman alabiliyor. Ama bunu etkiliyen bir çok faktör var. İstenilenin tam olarak ne olduğunun bilinmemesi, isteklerin sürekli değişmesi, bazen de tamamen vazgeçilmesi; yapılan tüm planların ve buna bağlı olan hedeflerin değişmesine ve malesef ötelenmesine neden oluyor..Örneğin anlık 1 milyon kişinin kaldırılabileceği bir siteye canlıda 500 kişinin gelmesi tam bir hayal kırıklığı. Kötü planlamanın en büyük kurbanı biz developerlar için zaman ve emek. Bence yazılım bilince Türkiye?de tabana yayılmalı. Halk bilinçlendirilmeli. “Kız isterken Programcıyım deyince “Hangi kanalda”? diye bir soru ile karşılaşılmamalı”:)
HD Tekno Haber: Güzel bir nokta 🙂 Peki sizce Türkiye’ de yeterince yazılım temalı  etkinlik yapılıyor mu? Sizin takip ettiğiniz etkinleri (Katıldığınız / Katılacağınız) paylaşır mısınız?
Bora Kaşmer:  Türkiye de yazılım temalı birçok etkinlik oluyor. Ama çoğu malesef İstanbulda. Ben de bu nedenle şehir dışı seminerlere İstanbuldakinden daha çok önem veriyorum. Seminerlerin kalitesine gelince malesef hepsi çok kaliteli demek güç. Ben baştan sona kod yazılan ve mümkün olduğunca  slaytlardan uzak olan etkinlikleri tercih ediyorum. Tabiki sunumlar da önemli. Ama yazılım temalı bir seminerde slaytlar, koddan fazla olamamalı diye düşünüyorum. Bu nedenle kendi seminerlerimde katılımcı arkadaşları iyice yoruyorum:) Ama kodları destekleyici, anlamayı kolaylaştırıcı slaytları da eksik etmiyorum. Genelde vakitten dolayı Türkiyede dinleyici olarak pek etkinliğe katılmıyorum. Ama her Kasım ayında Seattle’da olan MVP Global Summit‘e katılacağım:) Yakın dönemde Çanakkale ve Ankara’ ya bol kodlu seminerler vermeye gideceğim. Önümüzdeki dönem için de Microsoft Açık Akademi için kapsamlı bir Mvc eğitimi çekilmesi planlanıyor. Bir de beni baya bir heycanlandıran bir etkinlik var ki zaten ilerde herkes tarafından bilinecek:) Bakalım göreceğiz.
HD Tekno Haber: Biz de meraklanmadık değil 🙂 Bu arada İnşaat Mühendisliği mezunu olduğunuzu söylediniz. Buradan yola çıkarak akademik eğitimin iş hayatına katkısı ne orandadır diye sormak istiyoruz. Yazılım dünyasında yer almayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?
Bora Kaşmer:  Akademik eğitimin iş hayatına en büyük katkısı öğrenmeyi öğretmesidir. Bir de algoritma kurma gücünüzü geliştirir. Gerisi tamamen sizin ile bilgisayarınız arasındaki birşey. Yazılım dünyasında yer almayı planlayan arkadaşlara ilk önerim sevilmeden yapılabilecek bir iş değildir. Bu en önemlisi. Akıllarına gelen her konuyu veya projeyi koda dökmeye çalışsınlar. Bol bol başkalarının kodlarını okusunlar. GitHub’dan çıkmasınlar:) Beğendikleri kişilerin Rss Feedlerini, twitterlarını takip etsinler. Blog yazsınlar. Kodlarını GitHub’a koysunlar. Okul zamanı stajlarına önem versinler. Stajın hakkını versinler. Son olarak herşeyden önce OOP , SOLID ve Design Pattern öğrensinler.
HD Tekno Haber: Sohbete devam ediyoruz. Gelelim eğlenceli bir konuya. Yazılım sektöründe çalışanların egosunun yüksek olduğu düşünülüyor? Bu konuda aktarmak istedikleriniz var mı?
Bora Kaşmer:  Ego bana biraz Legoyu anımsatıyor:) Bence komik birşey. Bilgi ve deneyimle ters orantılı. Hiç kimse herşeyi bilemez. El elden üstündür. Bizimki de doktorluk gibi. Beyin cerrahı farklı, dahiliye farklı. Ego yazılım sektörünü baltalayan en büyük sorundur. İlacı, bilgi ve mütavazılıktır. Örneğin yan yana çalışan iki yazılımcı düşünün. Birinin geçen ay belki bir hafta uğraştığı bir konuyu diğer yazılımcı önceden yazmış olsun. Sırf gururdan sorulmayıp onca saat bir daha uğraşılması yazılım alanında milli servetin boşa harcanmasıdır. Hem emek hem de adam/saat olarak. Bu konudaki idolüm “Tim Berners-Lee“‘dir. Wikipedia’dan bakıldığında www (World Wide Web) ve HTTP(HyperText Transfer Protocol)’ün yaratıcısıdır. Şu an olmasa da bir zamanlar title’ı “Web Developer”‘mış:) Genelde yurtdışındaki product guruplar o kadar mütevazi ki inanamıyorsunuz. Peki bu ne kazandırıyor. Mutluluk ve huzur içinde çalışma haricinde birlikte çok daha verimli çalışarak, daha kaliteli işlerin çıkarılması sağlanıyor.
HD Tekno Haber: Yavaş yavaş röportajımızın sonuna gelirken, sormadan edemeyeceğimiz bir konu daha var. Yazılıma olan bu tutkunuz özel hayatınızı nasıl etkiliyor. Sevdiklerinize yeteri kadar zaman ayırdığınızı düşünüyor musunuz?
Bora Kaşmer: Yazılıma olan tutkumun özel hayatımı etkilemesi deyince gülme geldi:) Hayatım yazılım:) Bu konuda da idolüm “Bobby Fischer“. Yani bir insanın kendini işine verebileceği en üst nokta olarak görüyorum. İşin gerçeği yazılım benim için bir iş değil. Sizin de dediğiniz gibi tek taraflı bir aşk:) Herşeye rağmen aileme olan vakitten kesinlikle taviz vermem. Özellikle bir kız babası olarak bir an çok karmaşık bir algoritma ile uğraşırken, “Karlar kıraliçesi yazın ne yapıyor?” diyen kızıma hayran olmamak mümkün değil 🙂 Ama yine de malesef istediğim kadar vakit ayıramıyorum. Hatta ilk zamanlar bunu başaramıyordum. Şöyle komik bir örnek vereyim. Kinect için yurtdışına bir proje yazıyordum. Eşim de o zamanlar 9 aylık hamile. Geceyarısı saat 3 gibi eşim “çok sancım var dedi”. Ben de bir dakika dedim:) Sonra “neyy!” deyip panik halinde bir koşturmaca gitti 🙂 Çok şanslıyım ki eşim bu konularda çok anlayışlı. Yazdığım makalenin önemini anlıyor. Belki de doğudaki bir developer arkadaşımız için nadir bulunan türkçe kaynaklardan biri. Zaten tüm gayem de ne biliyorsam paylaşmak. Bir de gerçekten insanların işine yarayacak birşey yapmak. Mesela birkaç yıl önce ses teknolojiler ile engelli insanların sesli komutları ile internette gezinebilecekleri, bilgisayar kullanabilecekleri bir uygulama geliştirdim. Aynı zamanda çocukların sesli komutlar ile ingilizce öğrenebilecekleri bir yapı sağlıyordu. Gelecek ne gösterir artık ben de bilmiyorum.
HD Tekno Haber: Yazılım dünyasına aşık olduğunuz bir gerçek 🙂 Ayrıca geliştirdiğiniz ürünlere sebebiyle teşekkür ediyoruz. Çok yoğun bir çalışma hayatınız olduğunu görüyoruz. Bu kadar çalışmanın arasında yazılım dışında uğraştığınız, yapmaktan keyif aldığınız aktiviteleriniz nelerdir?
Bora Kaşmer:  Yazılım haricinde en büyük hobim motor sporları. Nedense belli bir hızdan sonra sadece ona odaklanıp başka birşey düşünmüyorum:) Bazen çok erken saatlerde motorla çıkıp ormanda köy yollarında geziyorum. Daha sonrasında gelsin kodlar:) Oyun konsolları ayrı bir tutkum. Oynamasam da  jelatininde duran oyunlarım var. Hatta kızım bazen evde “aduket” diye geziyor:) Bir de arada solo gitar çalıyorum. Okul yıllarından kalma bir alışkanlık. O da ruhu dinlendiriyor. Bence bu işe gönül vermiş herkesin kendine mola vereceği, ruhunu ve beynini dinlendirebileceği bir hobisi olmalı. Yoksa bu iş sizi bitirir. Örneğin ben son sekiz yıldır günde enfazla üç saat uyuyordum bir de şu anki halimden yaklaşık yirmi kilo fazla idim. Üç yıl önce yirmi kilodan kurtuldum. Uyku sorununuda ITP denen büyük bir kan hastalığından sonra altı saate çıkartıp zar zor atlattım. Bir developer olarak yaşamınızda spor, kendinize ayıracağınız vakit ve uyku çok önemli. Hayatınız düzenli olursa kodlarınız da düzenli olur:) Hoşçakalın…
Bora Kaşmer ile olan sohbetimizin sonuna geldik. Kendisinin yazılıma kodlamaya ne kadar aşık olduğunu hepimiz gördük. Kendisine teşekkür ediyoruz. Biz dinlerken keyif aldık. Çoğu noktada kendisine katıldık.  Bir çok farklı sektörde, farklı ülkelerde, farklı zamanlarda çalışmış biri olarak, deneyimlerini bizimle ve siz değerli okurlarımızla samimi bir dille paylaştığı için teşekkür ediyoruz. 

1 YORUM

  1. Röportaj gerçekten çok sağlam. Ağzınıza sağlık hocam. Değerli paylaşımlarınız için size ve bizim sesimiz olduğu için cacık sever e teşekkürler. Oku oku bitiremedim 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorum giriniz!
Lütfen isminizi giriniz