Yazılımcı Salısı’ nda bu hafta da sektörde uzun yıllardır yer alan bir konuğumuz var. Teknoloji dünyasına neredeyse ortaokul yıllarından itibaren başlayan yazılımcımız; yazılıma meslekten çok bir hobi olarak yaklaşıyor ve bundan büyük keyif alıyor. Google Geliştirici Gruplarını yakından takip eden hemen hemen herkesin bildiği; konuğumuz Murat Yener‘ in deneyimlerini, bizimle paylaştıklarını okuyabilirsiniz. 

Hdteknohaber: Murat Bey, öncelikle merhabalar. Yoğun temponuza biraz olsun ara verip; bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Ekip olarak sizleri yakından biliyoruz. Sektörde uzun yıllardır yer aldığınızı, Türkiye’ de GDG kapsamında düzenlenmesine öncülük ettiğiniz etkinlikleri, yazılım dünyasına renk katan kitaplar yazdığınızı biliyoruz. Sizi tanımayan ya da sizi sizden duymak isteyen takipçilerimize; kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Kimdir Murat Yener?

Murat Yener: Hmm sanırım en zor soru. Ortaokula başlarken aldığım Commodore 64′ e (kafa ayarı nedir bilmediğim den) oyun yükleyemeyip, Basic ekranını karıştırmaya başladığımdan beridir kod yazıyorum. Kod yazmayı bir işten çok hobim olarak görüyorum ve birileri bana bunun için para veriyor. Elimden geldiğince konferanslara katılıp konuşmalar yapmaya çalışıyorum, arada kitap yazıyorum.

Hdteknohaber: Yazılım dünyasına çok erken yaşlarda adım attığınızı söyleyebiliriz. Peki Commodore 64 ile başlayan yolculuğunuz nereye doğru gidiyor, şuan hangi sektörde üretmeye devam ediyorsunuz?

Murat Yener: Ben Intel’de çalışıyorum fakat çalıştığım departman aşina olduğunuz Intel’in biraz dışında, yeni cihaz ve ürünler yapan bir birim. Tabii ki genel giyilebilir teknoloji tabanlı.

Hdteknohaber: Şuan çalıştığınız sektörde ağırlıklı olarak hangi teknolojileri, yazılım ürünlerini kullanıyorsunuz?

Murat Yener: Ben genellikle Android tarafında çalıştığım için klasik Android geliştirme araçlarını çok sık kullanıyorum. Bunun dışında Git, issue tracking ve build server konusunda da popüler her çözüm kullanılıyor/kullanıyorum.

Hdteknohaber: Türkiye’ de başlayıp yurt dışında devam eden bir kariyeriniz var. Bu kariyer boyunca hangi kaynaklardan ya da kişilerden faydalandınız/faydalanırsınız?

Murat Yener: İlginç bir dönemdeyiz artık. Bilgi çok çok kolay ulaşılabilir durumda. Eskiden zar zor bulacağınız bir kitabı kolaylıkla e-book olarak satın alıp 30 saniye sonra okumaya başlayabiliyorsunuz. Ben eskiden bayağı basılı kitap siparişi verirdim, simdi daha çok henüz basılmamış ‘early access‘ kitapları dijital olarak satın alıyorum. Kitabın basılmasını beklemeden bölüm bölüm okuyabiliyorsunuz. İsim vermek gerekirse kariyerime etki etmiştir diyebileceğim kitaplar var. Effective Java, Java Concurrency In Practice, Design Patterns (GoF). Bunun dışında blog, podcast ve web sitesi birçok kaynak takip ediyorum. Kişiler olarak da kariyerimin daha başlangıcı olan dönemlerde çok takip ettiğim ve etkilendiğim bir kaç isim Heinz Kabutz, Yakov Fain, Reza Rahman, Arun Gupta‘yı verebilirim. Daha sonraki dönemde her halde beni en çok şekillendiren şey Naci Dai ile çalışma şansı oldu hatta tek başına en çok faydalandığım kaynaktır diyebilirim sanırım. Android konusunda da Google’in Android Developer Youtube kanalını yakından takip ediyorum.

Hdteknohaber: Birçok teknolojiyi kullanmış biri olarak sizce bir yazılımcı bir teknoloji üzerinde mi uzmanlaşmalı, yoksa birden fazla teknoloji hakkında fikir sahibi olmalı mıdır?

Murat Yener: Öncelikle yazılım kesinlikle zevk almanız gereken bir şey. Eğer sadece bundan para kazanırım mantığı ile hareket edecekseniz yol yakınken başka iş seçmek daha da çok para kazanmanıza yardım edebilir. Dolayısıyla bu da biraz kişiye bağlıdır. Çok genelleme yapmak gerekirse bence bir ana teknolojide uzmanlaşıp beraberinde diğer teknolojilerle ilgilenmekte fayda var. Şöyle dönüp baktığımda ben hep iyice uzmanlaştığım şeyden kaçıp daha zayıf gördüğüm ne varsa ona yöneldiğimi hissediyorum. Örneğin ilk isimde tamamen server side J2EE geliştirirken sonraları web frameworkleri ve UI ile daha çok ilgilendim. Sonrasına bakınca bunlardan biraz uzaklaşıp mobile yöneldim. Ama hiçbirini tam olarak bıraktım da diyemem. Mesela web ile ilgilendiğim dönem oturup Java EE kitabı yazdım, şu anda Android yazarken de Angular kitabı okuyorum.

Hdteknohaber: Söylediklerinizden yola çıkarak, teknoloji dünyasını yakından takip ettiğiniz ortada. Takip etmek için kullandığınız siteler hangileridir?

Murat Yener: Çok dünyasını çok yakından takip ederim. Aslında en değerli takip kaynağım Twitter. Çok özet bir takip listem var hiç bir zaman 200′ ü geçmez. İlk başta aklıma gelen siteler Cnet, Wired, Android Police sanırım. Ayrıca birçok dergi aboneliğim var; Wired, American Scientific, T3, Stuff gibi dergilerin İngilizce dijital aboneliklerini oldukça hesaplı bicimde alabiliyorsunuz.

Hdteknohaber: Bir yazılımcı olarak iş hayatı dışında mesleki anlamda kendinizi geliştirmek için neler yaparsınız?

Murat Yener: Aslında yazılımı tam olarak bir meslek gibi görmüyorum. İlk Commodore 64′ ümden beridir kod yazmak benim hobim ve hayatımın en büyük kısmını kapsıyor. Bu hobimi yaparken de üstüne para kazandığım iş kısmı ve para kazanmayıp gerçekleştirdiğim kısımları var ama her iki kısımda da zevk aldığım şeyleri yapmaya çalışıyorum. Mesela, İstanbul? dayken benim de organizatörü olduğum ‘User Group’ etkinliklerini kaçırmamaya çalışıyorum. Bunun dışında öğrenmek istediğim konularda kitap okuyorum, kod yazıyorum, ya da Open Source kodları indirip inceliyorum. Bunların hepsi bir kenara; konferanslara konuşmacı veya dinleyici olarak katılmak, vazgeçilmezim. Her sene en azından 4-5 konferansa katılıyorum.

Hdteknohaber: Sektörün gelişimini gören biri olarak sizce Türkiye?de yazılım sektörü ne durumda? Gelecekte hangi alanların daha popüler olacağını öngörüyorsunuz?

Murat Yener: Çok büyük resme bakınca her şey pek tozpembe değil ama tabii ki güzel şeyler yapan ve yapmaya çalışanlar var. En büyük sorun gerçek anlamda teknoloji üretiminin olmaması. Bu da yazılımcıları nispeten eski teknolojileri takip eden banka ve telekom sektöründe çalışmaya muhtaç bırakıyor. Popülerlik konusunda yazılım hep belli trendlerin yükselip sonra değiştiği moda dünyasına benzer ilginç bir sektör. Ama aslında bakınca bunlar sanal olarak yaratılan bazı etiketler. Cloud dediğimiz şey; seneler önce server farm vs diye isimlendirilirdi, yine bugün IoT dediğimiz şeyde aslında senelerdir hayatımızda. Bu açıdan bakınca mevcut konulara daha renkli isimler koyup trend hale getirmek dışında mutlak tek değişim ‘form-factor’ ler. Oda boyundaki bilgisayarlar küçülüp masaüstü oldu onlarda küçülüp dizüstü bilgisayarı oldu. Dizüstü bilgisayarların telefon ve tablete dönüşmesini de giyilebilir dediğimiz cihazlar takip ediyor. Kısaca teknoloji ve işlem gücü gitgide daha küçük formda üretilebiliyor bu da cihazların şekillerini, dolayısıyla da kullanıcı ile iletişim tarzlarını değiştiriyor.

Hdteknohaber: Gelelim biraz da eksiklerimizi konuşmaya. Size göre ülkemizde yazılım sektöründeki eksiler neler?

Murat Yener: Dediğim gibi gerçek anlamda teknoloji üretimi olmayınca Startuplar ya da teknoloji şirketleri çok fazla sayıda ve kalitede olamıyor. Durum bu olunca da iş güvencesi ve para diye düşünen herkes ya bir bankada EFT gönderme ekranı yazıyor ya da bir Telekom firmasında kontör yükleme. Tabii ki bu sektörlerde de enteresan projeler yapılıyor ama sonuçta oldukça dar bir piyasa bence. Bunun üstüne birde çok ünvan sever insanlar olduğumuz gerçeği eklenince 30 yaşına gelen kod yazmayı bırakıp bir şeyin yöneticisi olmalı yaklaşımı ortaya çıkıyor. Böylece yeni yeni güzel kod yazma tecrübesi edinmiş iyi geliştiriciler pek de becerikli olmayan proje yöneticilerine dönüşüyor. Startuplar konusunda güzel gelişmeler olsa da biraz zamana ihtiyacımız var gibi. Henüz yatırım ve fonlama tam oluşmadığı için genelde Startup demek Linkedin den birinin size çok güzel iş teklifim var ama para veremeyeceğim demesinden öte somut bir yapıya gidemiyor.

Hdteknohaber: Düşünceleriniz aslında ülkemizdeki yazılım ekosistemini genel olarak açıklıyor. Bu durumda sizce ülkemiz dünyanın neresinde?

Murat Yener: Dünya?ya baktığınızda ilk grup çok iyi eğitim alan ve ülkesinde teknoloji üretilen ülkeler, örneğin ABD, Almanya, Fransa, İngiltere… Sonuçta Almanya’da mezun olan adamın gidip çalışabileceği konusunda bir numara olan ve git gide daha çok yazılım kullanan bir otomobil endüstrisi var. İkinci grup endüstrisi o kadar kuvvetli olmayan ama yazılımcı yetiştirmeye önem veren ülkeler. Bunlar içinde de Hindistan başı çekiyor. Doğu Avrupa?da bu konuda hiç fena değil. Türkiye?ye bakınca bu iki grupta da değil. İlk gruba girmek çok uzun vadeli planlar, yatırımlar ve teknoloji birikimi gerektiriyor. Dolayısıyla sanırım yazılım eğitimine yatırım yapıp, yetişen geliştiricilerin de erkenden kod yazmayı bırakmasını önleyerek ikinci gruba dahil olmaya çalışmak biraz daha gerçekçi.

Hdteknohaber: Ülkemizde yapılan etkinlikler hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce etkinlikler yeterli midir? Takip ettiğiniz, katıldığınız/katılacağınız etkinlikler var mıdır?

Murat Yener: Türkiye?de 2010 öncesine bakınca oldukça az etkinlik yaşanmaktaydı. Dönüp bakınca o donemde tek hatırladığım o dönemki Sun Microsystems’ in Java Günleri ve Eclipsist konferansı. Son yıllarda ise özellikle ‘user group ve toplulukların gelişmesi ile çok fazla ve kaliteli etkinlik gerçekleşmeye başladı. Ben de Türkiye’ de iken; GDG İstanbul?un bir parçasıydım, aylık ve senede bir büyük etkinlik olmak üzere oldukça aktiftik. Bunun dışında diğer GDG’lerin, İstanbul JUG ve Ankara JUG’ unda etkinliklerine katılmaya çalışıyordum. Bu nispeten küçük etkinliklerde daha sıcak ve samimi ortamlar oluyor ve kendinizi çok ilginç kendi tarzınızda insanlarla tanışmış bulabiliyorsunuz. Büyük etkinlik olarak Devfest İstanbul, Android Developer Days, Voxxed, Özgür Yazılım günleri gibi etkinlikler aklıma geliyor. Bu etkinliklerde yerli yabancı çok iyi kalitede sunumlar vardı.

Hdteknohaber: Konudan konuya atlamak gibi oluyor farkındayız ancak sizleri bulmuşken her alandan sormak istiyor, fikirlerinizi öğrenmek istiyoruz. Sizce akademik eğitim sektörde nasıl karşılık buluyor?

Murat Yener: Aslında çok yüksek. İyi bir mühendis olabilmeniz, doğru düşünmeyi, problem çözmeyi ve bilgiye ulaşmayı akademik geçmişinizde öğreniyorsunuz. Tabii bunun devamında Türkiye?deki akademik eğitimin kalitesi ne sorusu geliyor. Aslında burada durup; bizde eğitim kötü filan diye söylenmek yerine eskiden imkânsız olsa da bu gün çok kolayca erişilebilir olan online içeriğe bakmak lazım. Şu an internet üzerinde birçok sitede ücretsiz algoritma, veri yapıları, programlama dilleri eğitimleri bulunmakta. Hem de bu eğitimleri verenler en ünlü üniversitelerdeki en ünlü isimler. Örneğin algoritmaları Skienna ya da Sedgewick ten, ya da Scala’yi Martin Odersky den öğrenme sansına sahipsiniz. Bu herhalde 10 yıl önce hayal bile edilemeyecek bir durumda ve çok güzel bir imkan.

Hdteknohaber: Düşünceleriniz bizim için gerçekten değerli. Son olarak yazılım dünyasına yeni girmiş ya da girecek olan meslektaşlarımıza önerileriniz nelerdir?

Murat Yener: Yazılım eğer zevk aldığınız ve hoşunuza giden bir şey ise bunu canlı tutup kod yazmayı bırakmamalarını tavsiye ederim. Türkiye?deki 30 yaşında bir şey müdürü olmalıyım yaklaşımı yüzünden sektörde tecrübeli mühendis sayısı oldukça az. Kendinizi geliştirmeyi, yeni dil ve teknolojileri öğrenmeyi bırakmayın. Ben genelde her 1-2 yılda bir yeni bir dil öğrenmeye çalışırım. İnternetten ulaşılabilir ders, kitap ve diğer kaynakları iyi değerlendirin. Gene kendimden örnek vereyim 2 sene önce Coursera üzerinden Sedgewick’in Algorithms eğitimini alıp gününe ödevlerimi teslim ettim. Sanırım en önemlisi işinize sadece para kazandığınız bir zorunluluk olarak bakmamak. Eğlendiğiniz, zevk aldığınız, pazartesi gelse de şunu yapsam dediğiniz bir işte çalışmak, biraz daha fazla para kazanıp saat sayarak hayatınızı geçirmekten çok çok daha değerli.

Uzun yıllar sektörde emek veren Murat Yener ile konuşmak bizim için büyük bir keyif. Bizimle paylaşmış olduğu bu değerli düşünceleri için Murat Yener?e ekibimiz ve Hdteknohaber okuyucuları adına teşekkür ediyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorum giriniz!
Lütfen isminizi giriniz