Büyük Veri - Oren Etzioni' nin Bilet Satın Alma Macerası (Farecast)

2003′ te, Oren Etzioni’ nin erkek kardeşinin düğünü için Seattle’ dan Los Angeles’ a uçması gerekti. Ne kadar önceden rezervasyon yaptırılırsa o kadar az ödeneceğini düşündüğü için, büyük günden aylar önce, çevrimiçi oldu ve bir uçak bileti satın aldı. Uçakta, merakına yenildi ve yanında oturan kişiye biletini kaça ve ne zaman satın aldığını sordu. Biletini çok daha yakın bir zamanda almış olmasına rağmen, Etzioni’ den çok daha az ödediği anlaşıldı. Bu duruma kızan Etzioni bir başka yolcuya ve sonra bir başkasına daha sordu. Çoğu ondan az ödemişti.

Çoğumuz için, ekonomik ihanet duygusu, önümüzdeki masayı kapatıp koltuğumuzu dik ve sabit pozisyona getirene kadar dağılıp gider. Ancak Etzioni Amerika’ nın önde gelen bilgisayar uzmanlarından biridir. Dünyayı bir dizi büyük – veri problemi -onun çözebileceği – olarak görür. Ayrıca 1986′ da Harvard Üniversitesinden bilgisayar biliminde uzmanlaşacak ilk öğrenci olarak mezun olduğundan bu problem-lerin üstesinden geliyordu.

“Büyük veri” terimi bilinmeden önce, Washington Üniversitesindeki koltuğundan, çok sayıda büyük-veri şirketi kurdu. Web’ in ilk arama motorlarından biri olan MetaCrawler’ ın kurulmasına yardım etti; bu arama motoru 1994’te faaliyete geçti ve dönemin en büyük çevrimiçi varlıklarından biri olan Infaspace tarafından hemen satın alındı. İlk büyük karşılaştırmalı alışveriş web sitesi Netbor’ un kurucularındandı ve bu siteyi de Excite’a sattı. Metin belgerinden anlam çıkarmak için kurduğu ClearForest daha sonra Reuters tarafından satın alındı.

Uçak indiğinde, Etzioni insanların internette gördükleri bir bilet fiyatının iyi bir alışveriş olup olmadığını sağlayacak bir yol bulmaya kararlıydı. Uçak koltuğu bir metadır; Aynı uçuşta temel olarak birbirinden ayırt edilemezler. Yine de fiyatlar, çoğunlukla sadece havayolu şirketleri tarafından bilinen bir sürü etkene göre, büyük ölçüde değişkenlik gösterirler.

Etzioni fiyat farklılıklarının anlamını çözümlenmesine gerek olmadığına karar verdi. Onun yerine, gösterilen fiyatın gelecekte düşme ya da yükselme olasılığı olup olmadığını tahmin etmesi gerekiyordu sadece. Bu, kolay olmamakla birlikte yapılabilecek bir şeydi. Tek yapılması gereken, belirli bir rota için bütün bilet fiyatlarını analiz etmek ve kalkış tarihinden önceki gün sayısına göre ödenen fiyatları incelemekti.

Eğer bir biletin ortalama fiyatı düşme eğilimindeyse, beklemek ve bileti saha sonra almak daha anlamlı olacaktı. Eğer ortalama fiyat genellikle yükselmişse, sistem bileti gösterilen fiyata hemen satın almayı önerecekti. Başka bir deyişle, bu Etzioni’nin 30.000 fitte yaptığı resmi olmayan araştırmanın geliştirilmiş bir versiyonuydu. Şüphesiz, bu da yine çok büyük bir bilgisayar bilimi problemiydi. Ama onun çözebileceği bir problemdi. Böylece çalışmaya koyuldu.

Etzioni, bir seyahat web sitesinden 41 günlük bir döneme ait bilginin kazılmasıyla elde edilen 12.000 fiyat gözlemi örneklemini kullanarak, temsili yolcularına hatırı sayılır miktarda tasarruf sağlayan kestirimci bir model yarattı. Sistem neden’i anlamıyordu sadece ne’yi anlıyordu. Yani, havayolu şirketinin fiyatlama kararlarına giren satılmamış koltuk sayısı, mevsimsellik ya da bilecek ücretini düşürebielecek sihirli bir Cumartesi-gecesi-konaklama değişkenlerin hiçbirini bilmiyordu. Kestirimlerini bildiği şeye dayandırıyordu: Diğer uçuşlar hakkındaki veriden derlenen olasılıklar. Etzioni, “Satın almak ya da almamak, işte sorun bu” diye düşünüyordu. Buna uygun olarak, araştırma projesine Hamlet adını verdi.

Küçük proje, evrimleşerek Farecast adından girişim sermayesi destekli, yeni kurulmuş ve gelişme aşamasında bir şirket oldu. Bir uçak bileti fiyatının yükseleceğini mi yoksa düşeceğini mi ve bunun ne kadar olacağını tahmin ederek, tüketicilere “satın al” tuşuna ne zaman basacaklarını seçme yetkisi veriyordu. Onları, önceden hiçbir şekilde erişimleri olmayan bir bilgiyle silahlandırdı. Farecast, şeffaflık meziyetini sürdürerek, kendi tahminlerine duyduğu güven derecesine bile puan verdi ve bu bilgiyi kullanıcılara da sundu.

Çalışabilmesi için sistemin çok miktarda veriye ihtiyacı vardı. Performansını iyileştirmek için, Etzioni, endüstrinin uçuş rezervasyon veritabanlarından birine sahip oldu. Bu bilgiyle sistem, bir yıl boyunca Amerika’nın ticari hava ulaşımındaki her rota için her uçuştaki her koltuğa göre  tahminlerde bulunabiliyordu. Farecast, artık tahminlerini yapmak için yaklaşık 200 milyar uçuş fiyatı kaydını öğütüyordu. Bunu yaparken de müşterilere bir yığın tasarruf sağlıyordu.

Kumlu kahverengi saçları, dişlek sırıtışı ve melek gibi yakışıklı görünümüyle, Etzioni, havayolu endüstrisini milyonlarca dolar potansiyel gelirden mahrum edecek tipte birine benzemiyordu. Aslında gözünü daha da yukarılara dikmişti. 2008′ e kadar metodu, otel odaları, konser biletleri ve ikinci el arabalar gibi başka mallara -çok az ürün farklılaşması, yüksek miktarda fiyat oynaması ve tonlarca verinin olduğu her şey- da uygulamayı planlıyordu. Ama o planları daha tasarlayamadan, Microsoft gelip kapısını çaldı ve Farecast’ i 100 milyon dolara havada kapıp Bing arama motoruna entegre etti. 2012’ye kadar, sistem yüzde 75 doğru karar veriyor ve yolcuların bilet başına 50 dolar tasarruf etmelerini sağlıyordu.

Farecast, büyük-veri şirketinin simgesi ve dünyanın nereye gittiğinin bir örneğidir. Etzioni, şirketi beş yada on yıl önce kuramazdı. “İmkansız olurdu” diyor. İhtiyacı olan hesaplama gücü ve depolama miktarı çok pahalıydı. Ancak, teknolojideki değişiklikler bunu mümkün kılmada çok önemli bir etken olmasına rağmen ,daha önemli, daha incelikli bir şey de değişti. Verinin nasıl kullanılabileceğine dair zihniyette bir değişim oldu.

Artık veri, uçak indikten sonra olduğu gibi, toplanma amacına ulaşıldıktan sonra faydası sonra eren statik ve eski bir şey olarak görülmüyordu. Veri daha ziyade, yeni bir ekonomik değer biçimi yaratmak için kullanılan bir iş hammaddesi, hayati bir ekonomik girdi halini aldı. Aslında veri, doğru bir zihniyetle, bir inovasyon ve yeni hizmetler membağı olması için akıllıca yeninden kullanılabilirdi. Veri, tevazu, istek ve dinleme araçlarına sahip olanlara sırlar açıklayabilir.


Bu kısa yazı özetinde; Viktor Mayer ve Schönberger Kenneth Cukier tarafından yazılan Banu Erol tarafından Türkçe çevrilen “Big Data : A Revolution That will Transform How We Live, Work, and Think” (Büyük Veri: Yaşama, Çalışma ve Düşünme Şeklimizi Dönüştürecek Bir Devrim) kitabından alıntılanan ve Oren Etzioni’ nin Farecast şirketini kurma hikayesini anlatıyor. Şirketin kuruluş hikayesine bir yorum katmadan olduğu gibi aktardık. Örnek olması adına benzer hikayeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

Cevap Ver